porno,porno izle,bedava porno,türkçe porno izle,yerli porno,sikiş, porno porno izle porno

I, Tonya (Ben, Tonya)

TÜR: Biyografi, Komedi, Dram. SÜRE: 120 Dk. ÜLKE: Amerika. YAPIM YILI: 2017. imdb: 7,5. Tomatometer: %90…

Korkunç bir anne ve korkunç bir eşle mücadele ederek ayakta durmaya çalışan, tek bildiği buz pateni olan bir kadın sporcunun kara komedi vari hayat hikâyesini konu edinen Ben, Tonya, ilgi çekici bir biyografik komedi, dram filmi.

Konu

3 yaşından beri buz pistinde kayan Tonya Harding’in (Margot Robbie) annesiyle ilişkileri oldukça kötüdür. Adeta evden kaçmak için evlendiği eşi ise çoğunlukla annesinden daha da beterdir. Hayatta nefes aldığı tek yer olan buz pateninde önemli işlere imzasını atsa da, hem geçmişi, hem de etrafındakiler onun yükselmesinde hep köstek olacaklardır.

Hakkında

Steven Rogers’ın senaryosunu yazdığı Ben, Tonya’nın yönetmen koltuğunda Craig Gillespie oturuyor.

3 dalda Oscar, 2 dalda Altın Küre ve 5 dalda BAFTA’da ödüle aday gösterilen yapım, En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu (Allison Janney) dalında 3 farklı ödül töreninde de mutlu sona ulaştı.

11 milyon dolar bütçesi olan yapım 48 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

3 büyük ödül töreninde En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ödülünün sahibi olan Allison Janney’in tüm çekimleri sadece 8 günde yapıldı.

Tonya’nın annesini canlandıran Allison Janney, çocukluk ve ergenlik döneminde buz pateni yaptı. 17 yaşındayken kayan bir cam kapıdan içeri girerken sağ bacağından ağır bir şekilde yaralanarak kariyerine son vermek zorunda kaldı. Oyuncu bir röportajında bu olayı ,“vücudumdaki kanın 3’te 1’ini kaybettim. Atardamar ve tendonum kesildi. 8-9 hafta hastanede yattım ve belki de bacağımı kaybedebilirdim” diye anlattı.

Margot Robbie rolü için çok sıkı bir şekilde eğitildi. Fakat her şeye rağmen üçlü axel sıçrayışını yapması imkânsızdı. Aynı zamanda dublör olarak bu atlayışı yapacak bir kadını bulmak da imkânsızdı. Bu konuda yapımcı Tom Ackerley, “Tonya’ya kadar bu atlayışı yapabilen sadece 6 kadın oldu. Bugünlerde bunu yapabilen biri varsa bile muhtemelen Olimpiyatlara hazırlanıyordur ve çekimlerde kendini riske etmek istemez” dedi. Bu yüzden ilgili atlayış sahneleri görsel efekt kullanarak yapıldı.

Allison Janney, omzunda bir kuşun olduğu sahnelerin çekiminde zorlandı. Yapım ekibi “Küçük Adam” adını verdikleri kuşu seçmek için 3 tane kuşu teste aldılar ve en az hiperaktif olanını seçtiler.

Senaryo yazarı Steven Rogers, LaVona rolünü çok eski arkadaşı olan Allison Janney’i düşünerek yazdı.

Yapımın senaryosu, 2016’da Blacklist’te yılın en sevilen, filmi çekilmemiş senaryo seçildi.

En İyi Kadın Oyuncu Oscar’ına aday gösterilen Margot Robbie, bu dalda, En İyi Film ödülüne aday gösterilmeyen bir filmde oynayan tek oyuncuydu.

***Filmle İlgili İçerik / Spoiler Uyarısı***

Tonya Harding filmi izlediğinde, paten jürisine söylediği “benimkini yala!” repliğini beğendi ve kendisini oynayan Margot Robbie’ye “bunu söylemiş olmayı gerçekten isterdim” dedi.

In Bruges (Brüj’da)

TÜR: Komedi, Suç, Dram. SÜRE: 107 Dk. ÜLKE: İngiltere, Amerika. YAPIM YILI: 2008. imdb: 7,9. Tomatometer: %84…

Pederi vurmak için görevlendirilen bir kiralık katilin yanlışlıkla kilisede dua etmekte olan bir çocuğu da vurması sonucu yaşananları konu edinen Brüj’da, konu, anlatım, oyunculuklar ve elbette Bruj’un büyülü atmosferiyle oldukça başarılı bir kara komedi, suç filmi.

Filmi izledikten sonra yapılması gereken ilk şey, eğer gidilmediyse, Bruj’u gezi planınıza dâhil etmek. İtiraf etmeliyim ki, 2009’da filmi izleyip 2013’te mutlu sona ulaşmıştım. 🙂

Konu

İngiltere’de bir pederi öldürmek için tutulan kiralık katil Ray (Colin Farrell), kilisede pedere ateş ederken yanlışlıkla dua etmekte olan bir çocuğu vurur. Son derece adil bir mafya adamı olan patronları Harry (Ralph Fiennes), Ray ve onu bu işe öneren Ken’i (Brendan Gleeson), Bruj’a gönderir ve ondan gelecek haberi beklemelerini ister.

Hakkında

Brüj’da’yı Martin McDonagh yazıp yönetti.

Yapım, Oscar ve BAFTA’da En İyi Senaryo dalında ödüle aday gösterildi ve BAFTA’da mutlu sona ulaştı. Ayrıca Colin Farrell ve Brendan Gleeson Altın Küre’de Komedi ve Müzikal Dalında En İyi Erkek Oyuncu ödülüne aday gösterildiler, kazanan Farrell oldu.

15 milyon dolar bütçesi olan yapım 35 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Normal senaryoya göre Ray ve Ken İngiliz’di. Fakat Colin Farrell ve Brendan Gleeson kadroya dâhil edilince, oyuncuların doğallıklarına uymak için karakterlerin İrlandalı olmasına karar verildi.

Geriye dönüş sahnesi dışında Ray film boyunca sürekli aynı takım elbiseyi giyiyor.

Çekimler Mart ayının sonunda yapıldığından, konu gereği filme Noel tatili atmosferi vermek için Brüj’daki bazı sokaklar dekore edildi. Kasaba meclisi resmi bir mesaj yayınlayarak bunun sebebini kasaba halkına anlattı.

Yapımın senaryosu, 2006’da Blacklist’te yılın en sevilen, filmi çekilmemiş senaryo seçildi.

Filmde f**k ve türevi 126 kelime kullanılıyor. Bu da dakika başına 1.18 kez demek.

“Bruges” Felemenkçe “Brugge” kelimesinden geliyor ve “köprü” veya “liman” anlamına gelen Felemenkçe “Brug”dan türetilmiş bir kelime.

***Filmle İlgili İçerik / Spoiler Uyarısı***

Senaryoda, Harry’nin filmdeki katı bir şekilde ahlaki değerlere uyma sebebini anlatan bir sahne yer alıyordu ve çekimleri yapıldı. Buna göre Harry, ortağının kulüpte ölü bir kadını tuttuğunu görür ve polis karakoluna gidip buna sebep olan kötü dedektifi vahşice öldürür. Fakat CGI olarak yapılan kafa kesme sahnesinin gerçekçi görünmemesi nedeniyle son kurguda ilgili sahne çıkartıldı.

Ken ve Ray’in “Ahiret Gününü anlatıyor” diye yorum yaptıkları eser, ünlü Hollandalı ressam Hieronymus Bosch’a ait. Cüce dâhil filmde yer alan bazı sahnelerde Bosch vari bir sembolizm kullanılarak, Ray ve Ken’in bir nevi Ahiret Günü’nü beklediği ya da Brüj’da Araf’ta oldukları belirtiliyor. Film çekimlerinde hayvan ve canavar maskeleri takan oyuncuların bulunduğu final sahnesi de ilgili tabloya bir gönderme.

Uçmak

halet-i ruhiyen gibi parçalı bulutlu bir havada… uçtuğunu hissettiğin anlar… ama bu sefer üstlerinde olduğun… güneşle göz göze olduğundan… ruhsal durumundan bağımsız mutlu hissettiğin…

12:31-12:40, istanbul-amsterdam uçağı (prag üstünde)

Krigen (A War / Savaş)

TÜR: Suç, Savaş, Dram. SÜRE: 115 Dk. ÜLKE: Danimarka. YAPIM YILI: 2015. imdb: 7,1. Tomatometer: %91…

Afganistan’da sivilleri Taliban’dan korumakla yükümlü Danimarkalı askerlerin başında bulunan bir ekip komutanının, saldırı anında aldığı hızlı karar ve Danimarka’da onun eve dönmesini bekleyen eşi ve çocuklarını konu alan Savaş, seyirciyi konu hakkında bir karar almaya iten ilgi çekici bir suç, dram filmi.

Konu

Afganistan’da sivilleri Taliban’dan korumakla görevli Danimarkalı askerleri komuta eden Claus Michael Pedersen (Pilou Asbæk) saldırı anında, komutasındaki ağır yaralı bir askeri kurtarmak için hızlıca bir karar verir. Kampa döndüklerinde askerin kurtulmuş olmasından ötürü sevinçli olsa da savaş suçu işlemiştir.

Hakkında

Savaş’ı Tobias Lindholm yazıp yönetti.

Yapım, Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ına aday gösterildi.

1,2 milyon dolar bütçesi olan yapım sadece 800 bin dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Empire Magazine’de filme 5 üzerinden 4 yıldız veren Olly Richards filmi, “doğru cevabın olmadığı zaman ne yaparsınız? gibi basit bir soru soran, sürükleyici bir film” diye tanımadı.

Oyuncu kadrosunda yer alan 4 asker gerçekten de Afganistan’da görev yapmış Danimarka askerleri.
Filmin çekimleri Kopenhag ve Konya’da yapıldı. Afganistan çekimlerinin yapıldığı Konya’da çok fazla Türkiyeli sinema çalışanı görev aldı. Filmin teşekkür bölümünde Konya Valiliği ve Emniyet Müdürlüğü’ne teşekkür edildi.

Yapım, Pilou Asbæk ile yönetmen Tobias Lindholm’ün bir araya geldiği 4. film oldu.

Savaş, Onur Savaş’ından (Jagten / The Hunt) sonra Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ına aday gösterilen ikinci Tobias Lindholm’ün yönettiği film oldu.

Pilou Asbæk, dördüncü kez bir Danimarkalı askeri canlandırdı.

Three Billboards Outside Ebbing Missouri (Üç Billboard Ebbing Çıkışı, Missouri)

TÜR: Suç, Dram. SÜRE: 115 Dk. ÜLKE: İngiltere, Amerika. YAPIM YILI: 2016. imdb: 8,2. Tomatometer: %92…

Kızı vahşice öldürülen bir annenin, 7 aydır katille ilgili hiçbir iz bulunmayan soruşturmayla ilgili, halkın dikkatini çekmek için kasabadaki üç reklam panosuna ilan vermesi ve akabinde olanları konu alan Üç Billboard Ebbing Çıkışı, Missouri, katıksız karakterleri, doğal anlatımı, düz olay örgüsü ve çok iyi oyunculuklarla oldukça başarılı bir suç drama filmi.

İngiliz yönetmen Martin McDonagh imzasını taşıyan yapım, Fargo’nun başrol oyuncusu Frances McDormand’ın da etkisiyle Coen kardeşlerin kendine has “cool” tarzlarını anımsatıyor.

Konu

Polisin, kızının cinayetinde bir şüpheli bulamaması nedeniyle olaya halkın dikkatini çekmek isteyen Mildred (Frances McDormand), üç reklam panosu satın alır. Panolarda adı olan polis şefi Willoughby (Woody Harrelson) kanserdir ve yaşananlardan ötürü son derece üzgündür.

Hakkında

Üç Billboard Ebbing Çıkışı, Missouri’yi Martin McDonagh yazıp yönetti.

Frances McDormand filmdeki performansıyla Oscar, Altın Küre ve BAFTA’da En İyi Kadın Oyuncu, Sam Rockwell ise 3 ödül töreninde En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödüllerinin sahibi oldu. Ayrıca yapım, BAFTA ve Altın Küre’de En İyi Film ödüllerinin sahibi oldu.

12 milyon dolar bütçesi olan film, 160 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Mildred karakteri önerilen Frances McDormand, “rol teklifi geldiğinde 58 yaşındaydım ve oynadığım roldeki kadının ilk çocuğu için 38 yaşına kadar beklemesi düşünülemezdi o yüzden kabul etmekte tereddüt ettim. Sonra kocam (Joel Coen) ile konuştum ve bana ‘sadece çeneni kapat ve kabul et’ dedikten sonra teklifi kabul ettim ” dedi.

Martin McDonagh Mildred karakterini doğrudan Frances McDormand’i düşünerek yazdı.

Senaryo fikri yönetmenin, Georgia, Florida, Alabama’da çözülmemiş bir dava için verilmiş olan pano reklamlarını görmesiyle geldi.

Missouri’de Ebbing adında bir kasaba bulunmuyor. Film batı North Carolina’da Sylva adındaki bir dağ kasabasında çekildi.

Film yapım ekibi, herhangi bir sorun yaratmamak koşuluyla bölge halkının dış çekimleri izlemesine izin verdi. Bu yüzden çekimlerde 100’den fazla izleyici bulunuyordu. Aralarda oyuncular imza veriyorlardı.

Uzun bir çekim arasında Woody Harrelson, polis karakolu setinin yanındaki müzik dükkânında çekimleri izleyenlere doğaçlama olarak bir gitar performansı sergiledi.

Oynadığı karakteri hantal gösterebilmek adına Sam Rockwell dolgu maddeleri olan kostümler giydi.

Frances McDormand’ın kazandığı En İyi Kadın Oyuncu Oscar heykelciği törenin ardından düzenlenen partide çalındı. Heykelcikle video çekip paylaşan hırsız kısa sürede yakalandı ve heykelcik oyuncuya teslim edildi.

Filmde Mildred, Martin McDonagh ve Sam Rockwell’in hayranı olduğu Geyik Avcısı (The Deer Hunter) filmine bir saygı duruşu olarak bandana takıyor.

Yapım, yönetmen Martin McDonagh’ın Colin Farrell’a rol vermediği ilk film oldu.

Üç Billboard Ebbing Çıkışı, Missouri, Zoraki Kral’dan (The King’s Speech) sonra BAFTA’da hem En İyi Film hem de En İyi İngiliz Filmi ödüllerini aynı anda kazanan ikinci film oldu.

***Filmle İlgili İçerik / Spoiler Uyarısı***

Dixon bir sahnede, Mark Waid’in yazdığı Incorruptible çizgi romanını okuyor ve tişörtünü giyiyor. Eser, bir kahraman rolüne bürünen kötü bir adamı konu ediniyor. Bu da Dixon’ın filmdeki rol değişimine bir gönderme.

Gençlerbirliği Nasıl Başardı? (!)

Toplamda 46, aralıksız olarak ise son 29 sezondur en üst ligde yer alan Alkaralar, bitime bir hafta kala havlu atarak resmi olarak küme düştüler. Evet, Alkaralar’ı yakından tanıyanlar için “düşmek”, hiç de şaşılacak bir sezon finali değildi.

Mehmet Ali Çetinkaya

Gençlerbirliği’ni yakından tanıyanlar için “düşmek”, hiç de şaşılacak bir sezon finali değildi. Çünkü kulübü yönetenler, yüzlerce naylon üyenin tarihe imzalarını attığı 2006’daki skandal seçim ve ardından muhaliflerin kulüpten uzaklaştırılmasıyla adım atılan “duraksama ve çöküş” döneminde “sezon finali” için bol bol spoiler verdiler.

Türkiye futbol tarihinde “baş altı takımı” olarak adlandırılan Gençlerbirliği’nin 2006-2007 sezonundan bu yana puan cetvelinde sekizincilikten yukarı çıkamaması. Alt yapısıyla övünen kulübün 2004’ten bu yana transfer ettiği 218 futbolcudan 96’sını (%45) devre arasında ya da sezon sonunda göndermesi ki, bu oranın 2015-16’da %58 ve 2016-17’de %50’ye fırlaması oldukça ilginçtir. 2007’den bu yana anlaşılan teknik adamlardan 3’ünün hiç maça çıkmadan 6’sının ise 5 veya daha az maça çıktıktan sonra gönderilmesi… Kulübün son üç sezonda iki kez, lig tarihinin en kötü ilk devre performansını çizmesi… Seçimlerde verilen rakamlar ışığında, kulübe sezonluk olarak giren tüm paranın harcanması yetmiyormuş gibi İlhan Cavcav’ın meşhur, “kasadaki para”sının da azalmaya başlaması. Düşüşü işaret eden bariz göndermelerdi.

Fakat tüm bu işaretlere ve yapılan bütün eleştirilere kulaklarını tıkayan yönetim, ders çıkartmak şöyle dursun, bir önceki sezon yapılan hatalardan daha fazlasını yaparak başlıyordu yeni sezona. Kulübün geleceğini düşünmeyen bu merhametsiz tutumda, ne yapılırsa yapılsın sezon sonu kümede kalmanın şımartıcı ve yapılanları aklayıcı etkisi de yadırganmazdı elbette.

Kurumsallaşmayı unutmuş, tek adama muhtaç edilmiş yönetim şekliyle her geçen gün kan kaybeden Gençlerbirliği, 2017’nin ilk günlerinde İlhan Cavcav’ın vefatından birkaç gün önce başkan olması beklenen Niyazi Akdaş yerine oğlu Murat Cavcav’ı işaret etmesi ve kongre üyelerinin “emekleme çağı” olarak gördükleri 1,5 yıllık süre için oğul Cavcav’ı seçmeleri sonrası yaşananlar ise sezon finalinden çok daha şaşırtıcıydı.

İlhan Cavcav’ın adının verildiği sezonda, oğlunun ve yönetimin ince eleyip sık dokuyarak kalbur üstü bir takım kuracağını ümit edenlerin de olduğu sezon öncesinde, özellikle son yıllarda transfere karıştığı için gönderilen teknik direktörler çöplüğüne dönen kulüpte, transfer için tüm yetkilerin Ümit Özat’a verilmesi kulüp tarihi için oldukça ilginç bir gelişmeydi.

Bir önceki sezonun başarılı isimlerinin kulüpte tutul(a)maması ya da kalmak isteyenlerin gönderilmesine paralel olarak, oldukça vasat oyuncuların, hem de kulüp formlarına göre yüksek meblağlar ödenerek, kadroya dahil edilmesi iyiden iyiye camiada korku havasının yayılmasını sağlasa da Murat Cavcav ve yönetimi, kazanılmak üzere olan bir savaşın son demlerini izleyen muzaffer komutan edasıyla yaşananları takip ediyorlardı.

Haftalar ilerledikçe alınan kötü sonuçlarla birlikte Ümit Özat’ın taraftarları ve takım oyuncularını kamplaştıran fevri açıklamaları, yaklaşan büyük depremin öncüsüydü.

Özat’ın gönderilmesi, Mesut Bakkal’ın gelişi, yönetimden 4 üyenin, başkan ve ona ses çıkartmayanları eleştirerek istifa etmesi ve herkesi şok eden Ümit Özat’ın tekrar gelişi, iyiden iyiye köklü kulübü sallamaya başlamıştı.

Devre arasında kasadaki son paralar da harcanarak transferler yapıldı. Fakat 96 yıllık kulüp, Özat’ın oyuncu tercihlerinde, değişikliklerinde ve oyun mantalitesindeki deneysellik nedeniyle, ilk başlarda bir yükseliş kaydetse de Alanya maçıyla birlikte sert bir şekilde irtifa kaybetmeye başladı ve sonrasında da beklendiği üzere yere çakıldı.

Toplamda 46, aralıksız olarak ise son 29 sezondur en üst ligde yer alan Alkaralar, bitime bir hafta kala havlu atarak resmi olarak küme düştüler.

Evet, Gençlerbirliği’ni yakından tanıyanlar için “düşmek”, hiç de şaşılacak bir sezon finali değildi. Şaşılacak olan, Murat Cavcav ve ekibinin ellerinde imkanları da varken hastayı iyileştirmek yerine fişini çekmeye karar vermeleri oldu.

Fitbol, Sayı 34, Haziran 2018

Deadpool

TÜR: Aksiyon, Macera, Komedi. SÜRE: 108 Dk. ÜLKE: Amerika. YAPIM YILI: 2016. imdb: 8,0. Tomatometer: %83…

Seyirciyle muhabbet eden, ünlülere, filmlere veya şarkılara bol ol göndermeler yapan ve benzer tarzdaki süper kahraman filmlerinden oldukça farklı bir çizgide ilerleyen Deadpool, oldukça eğlenceli bir aksiyon komedi filmi.

Konu

Eski bir özel kuvvetler operatörü ve paralı asker olarak çalışan Wade Wilson (Ryan Reynolds), yerel bir barda Vanessa (Morena Baccarin) adlı bir eskortla görüşür ve toplantıları bir ilişki haline gelir. Bir yıl sonra, Wade Wilson ona aşkını ilan etmek ister, ancak daha sonra karaciğer, akciğer, prostat ve beyin kanseri teşhisi konulduğunu öğrenir kendisine ve Vanessa’nın sevgisine rağmen, onu böyle görmesinden nefret eder ve gecenin bir yarısında onu terk eder.

Hakkında

Aynı adlı Marvel çizgi roman karakterinden uyarlanarak Rhett Reese ve Paul Wernick tarafından senaryosu yazılan Deadpool’un yönetmen koltuğunda Tim Miller oturuyor.

Yapım, En İyi Film ve En İyi Erkek Oyuncu dallarında Altın Küre’ye aday gösterildi.

58 milyon dolar bütçesi olan yapım 783 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Ryan Reynolds, filmdeki taksi sürücüsü karakteri olan Dopinder’in adının, ilkokulda “gerçekten iyi bir arkadaş” olan ve şimşek çarpması sonucu hayatını kaybeden arkadaşının adından geliyor. Reynolds bu şekilde arkadaşına bir saygı duruşu yapmak istedi.

Yazar Rhett Reese, Negasonic Teenage Warhead karakterinin normalde filmde düşünülmediğini söyledi. Aslında Cannonball gibi diğer X-Men karakterlerinin düşünüldüğünü ama sonunda ismi güzel olduğu için onu tercih ettiklerini söyledi.

Çekimler tamamlandıktan sonra Ryan Reynolds’ın Deadpool kostümünü almasına izin verildi.

Ryan Reynolds’ın tüm vücut makyajı tam 8 saat sürdü. Makyajın ardından oturmasına ya da uzanmasına izin verilmiyordu.

Ryan Reynolds, Deadpool’un kariyeri boyunca oynayacağı tek çizgi film karakteri olacağını ifade etti.

Orijinal Deadpool kostümünün içinde kas katmanı yer alıyor. Fakat Ryan Reynolds çok kaslı olduğu için kostüme böyle bir eklenti yapmak, hem oyuncu için çok dar oluyor, hem de fazla iri gösteriyordu.

Ryan Reynolds, 1 Nisan 2015’te Deadpool’un +13 olarak değerlendirildiğini söyleyen bir twit attı. Karakterin çizgi filmlerde bol küfürlü konuştuğu ve şiddet sahneleri içerdiği için Deadpool hayranları dumura uğradı. Reynolds, bir gün sonra şaka yaptığını ve filmin +18 olduğunu söyledi.

Pizza sahnesinde Wade’in giydiği tişörtte Bea Arthur’un fotoğrafı bulunuyor. Bu Deadpool karakterinin çok sevdiği Altın Kızlar dizisine ve onlardan biri olan Bea Arthur’a bir gönderme. Reynolds, fotoğrafı kullanmak için telif olarak 10.000 Dolar ödediklerini ve paranın bir hayır kuruma gittiğini söyledi.

Film 48 günde çekildi.

Ryan Reynolds’ın bazı sahnelerde repliklerini değiştirmesine izin verildi.

Çizgi romanlarda Negasonic Teenage Warhead telepati yapan görünmeyen şeyleri gören bir mutant. Fakat filmde patlama gücü olan bir mutant olarak kullanıldı.

Çizgi romanlarda Vanessa, şekil değiştiren bir mutant.

***Filmle İlgili İçerik / Spoiler Uyarısı***

Deadpool filmde stüdyonun yeterince parası olmadığı için bazı şeylerin eksik olduğunu söyleyip seyirciden özür diliyor. Gerçekte Fox, son anda film bütçesinden 7 milyon dolar kestiği için Wade ile Francis’in motosiklet kapışması gibi bazı sahnelerde kesintiye gidildi. Benzer nedenlerden ötürü son sahnede Deadpool silahlarını unuttu ve dövüş sahnesi sadeleştirildi.

Çizgi romanda Deadpool’a verilen kan Wolverine’in kanı.

El Club (The Club / Kulüp)

TÜR: Dram, Gizem. SÜRE: 98 Dk. ÜLKE: Şili. YAPIM YILI: 2015. imdb: 7,2. Tomatometer: %87…

Şili’deki ufak bir plaj kasabasında, çocuk tacizi, evli olmayan kadınların çocuklarını çalmak, ispiyon gibi suçlardan ötürü aforoz edilmiş ve dua edip günah çıkartmaları için tecrit altında tutulan 4 rahip ve onlara bakmakla yükümlü bir rahibenin yaşadığı bir olayı konu edinen Kulüp, Katolik Kilisesi’ni sert bir dille eleştiren, karanlık bir dram filmi.

Bilinçli bir tercih midir bilinmez ama yapımın çoğunluğunun ters ışıkta çekilmiş olması nedeniyle izleyicinin rahatsız olması sağlanıyor. Yönetmen 2012’deki bol ödüllü Hayır (No) filmini de konunun geçtiği dönemdeki sinema teknikleriyle filmi çekip bol bol ters ışık kullanmıştı.

Konu

Çocuk tacizi, evli olmayan kadınların çocuklarını çalmak, ispiyon gibi suçlardan ötürü gözden düşmüş rahiplerin dua edip günah çıkartmaları için tecrit altında yaşadıkları eve yeni bir rahip getirilir. Rahibi buraya kadar takip etmiş olan genç bir adam, rahibin çocukken kilisede kendisine defalarca tecavüz ettiğini söyleyerek bağırmaya başlar. İçerdeki rahiplerden biri, yeni gelene bir silah verip onu korkutmasını ya da uzaklaştırasını ister ama rahip kendisini öldürür.

Hakkında

Guillermo Calderón, Pablo Larraín ve Daniel Villalobos’un senaryosunu yazdığı Kulüp’ün yönetmen koltuğunda Pablo Larraín oturuyor.

Yapın Altın Küre’de En İyi Yabancı Dilde Film ödülüne aday gösterildi. Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı için yarıştı ve Büyük Juri Ödülünün sahibi oldu.

Yapım 500 bin dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Yapım Şili adına En İyi Yabancı Dilde Film Oscar’ına aday gösterildi fakat finale kalmayı başaramadı.

Yönetmen Pablo Larraín’in 2012 yapımı Hayır (No) filmi En İyi Yabancı Dilde Film Oscar’ına aday gösterilmişti.

Manchester By The Sea (Yaşamın Kıyısında)

TÜR: Dram. SÜRE: 137 Dk. ÜLKE: Amerika. YAPIM YILI: 2016. imdb: 7,8. Tomatometer: %95.

Abisinin ölümü üzerine Massachusetts’e giden ve abisinin vesayeti yeğenine bakmak zorunda olan boşanmış bir adamın hikayesini konu alan Yaşamın Kıyısında, güzel konusu, katıksız anlatımı, gerçekçi çekimleri ve başarılı oyunculuklarıyla oldukça iyi bir dram filmi.

Çekim tekniği nedeniyle filmin oldukça gerçekçi bir atmosferi var. Bu yüzden birçok sahnede oyuncuları değil de gerçek insanları izliyor hissine kapılıyorsunuz. Bu da izleyicinin hikayeyi sahiplenmesini sağlıyor.

Konu

Sessiz ve sakin bir kapıcı olan Lee Chandler (Casey Affleck), abisi Joe’nun (Kyle Chandler) kalp krizi geçirdiğini öğrenip hastanenin yolunu tutar. Fakat vardığında abisi hayatını kaybetmiştir. Lee, yeğeni Patrick’e (Lucas Hedges) babasının ölüm haberini vermek için daha önce yaşadığı Manchester-by-the-Sea’ye gider.

Hakkında

Yaşamın Kıyısında’yı Kenneth Lonergan yazıp yönetti.

Yapım, Oscar, Altın Küre ve BAFTA’da aralarında En İyi Film ve En İyi Erkek Oyuncu ödüllerine aday gösterildi. Her üç törende de Casey Affleck, En İyi Erkek Oyuncu ödülünün sahibi oldu.

8,5 milyon dolar bütçesi olan film, 75 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Morg sahnesinin çekimlerinde Casey Affleck, senaryoda olmamasına rağmen beklenmedik bir şekilde ağladı. Yönetmen çok beğendi ve kurguda bu sahneyi kullanmaya karar verdi.

Matt Damon ve Casey Affleck sürekli olarak Lee’nin dünyadaki her şeyden kendisini soyutlamasına rağmen, abisiyle arasındaki duygusal bağlantının ne kadar derin olduğu konusunda görüştüler.

Lee ile Patrick’in atıştığı ve yanlarından geçen bir adamın, “bravo nefis ebeveynlik” diye laf attığı sahne, yönetmenin kızıyla gerçek hayatta yaşadığı benzer bir olaydan alınma.

Yönetmen Lonergan, sorgu sahnesini çıkarmak istiyordu. Fakat Casey Affleck, olay gecesine ait önemli ayrıntıları içereceği için bu sahnenin olması konusunda ısrar etti.

Orijinal senaryoda sedyenin ayaklarının bir türlü toplanamaması ve Casey Affleck dahil oyuncuların müdahalesi yoktu. Fakat yönetmen çekimi kesmedi ve kurguda bu halini kullanmaya karar verdi.

Senaryo yazarı ve yönetmeni Kenneth Lonergan, film fikrinin temelde kendinine ait olmadığını söyledi. Ana karakterin ölüm sonrası aile üyelerinden birine bakması düşüncesi, Matt Damon ve John Krasinski’nin önerisiydi. Buna göre Lonergan senaryoyu yazacak, Damon ise yönetecekti. Fakat çekim programın Marslı’yla (The Martian) çakışması nedeniyle yönetmen koltuğuna Lonergan oturdu, Damon yapımcı oldu ve onun önerdiği Casey Affleck’e başrol verildi.

Filme ev sahipliği yapan Manchester-by-the-Sea kasabasının 1989’a kadar adı Manchester’dı. Yöre sakini Edward Corley’in yürüttüğü oldukça tartışmalı bir kampanyanın ardından kasabanın adı resmi olarak bugünkü haliyle değiştirildi.

Yaşamın Kıyısında, bir streaming servisinin, bu filmde Amazon, yayıncı ya da yardımcı yayıncı olduğu ve En İyi Film Oscar’ına aday gösterilen ilk yapım olma özelliği taşıyor.

Film afişinde yer almasına rağmen Michelle Williams film süresinin sadece %10’u kadar, 12 dakika, beyaz perde boy gösteriyor.

Filmde işçi sınıfı ve mavi yakalılar resmedilse de Macnhester-by-the-Sea aslında oldukça varlıklı ve üst sınıflıların yaşadığı bir kasaba.

Yaşamın Kıyısında’nın senaryosu 2014’de filme çekilmemiş en iyi senaryolar listesinde yer alıyordu.

Rock grubundaki oyuncuların hiçbirinin müzik geçmişi yoktu.

Film 32 günde çekildi.

Mehmet Ali Çetinkaya