<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hayat... Futbol... Anlar... Bir Şeyler...</title>
	<atom:link href="http://www.mehmetalicetinkaya.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mehmetalicetinkaya.com</link>
	<description>Mehmet Ali Çetinkaya</description>
	<lastBuildDate>Sun, 20 May 2012 13:33:26 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<item>
		<title>Some Like It Hot (Bazıları Sıcak Sever)</title>
		<link>http://www.mehmetalicetinkaya.com/2012/05/some-like-it-hot-bazilari-sicak-sever/</link>
		<comments>http://www.mehmetalicetinkaya.com/2012/05/some-like-it-hot-bazilari-sicak-sever/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 May 2012 13:33:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>malicetinkaya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Film]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetalicetinkaya.com/?p=5258</guid>
		<description><![CDATA[Geçenlerde My Week With Marilyn (Marilyn İle Bir Hafta)&#8216;ı izlerken Marilyn Monroe&#8217;nun hiçbir filmini izlemediğimi fark etmiştim. Kısa bir araştırma ile onun en çok sevilen filminin Bazıları Sıcak Sever olduğunu öğrendim. 1958’de çekilen ve 1959&#8242;da yayınlanan Bazıları Sıcak Sever&#8217;in senaryosu Billy Wilder ve I.A. L. Diamond tarafından, Robert Thoeren ve Michael Logan&#8217;a ait bir öyküden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.mehmetalicetinkaya.com/2012/05/some-like-it-hot-bazilari-sicak-sever/some-like-it-hot-bazilari-sicak-sever/" rel="attachment wp-att-5259"><img class="alignnone size-medium wp-image-5259" title="Some Like it Hot - Bazilari Sicak Sever" src="http://www.mehmetalicetinkaya.com/wp-content/uploads/2012/05/Some-Like-it-Hot-Bazilari-Sicak-Sever-230x300.jpg" alt="" width="230" height="300" /></a></p>
<p>Geçenlerde <a href="http://www.mehmetalicetinkaya.com/2012/05/my-week-with-marilyn-marilyn-ile-bir-hafta/" target="_blank">My Week With Marilyn (Marilyn İle Bir Hafta)</a>&#8216;ı izlerken Marilyn Monroe&#8217;nun hiçbir filmini izlemediğimi fark etmiştim. Kısa bir araştırma ile onun en çok sevilen filminin Bazıları Sıcak Sever olduğunu öğrendim. 1958’de çekilen ve 1959&#8242;da yayınlanan Bazıları Sıcak Sever&#8217;in senaryosu Billy Wilder ve I.A. L. Diamond tarafından, Robert Thoeren ve Michael Logan&#8217;a ait bir öyküden yola çıkılarak sinemaya uyarlanmış ve Billy Wilder tarafından yönetilmiş. Film şu anda 91.999 kullanıcıdan aldığı 8.4 oy ortalaması ile imdb en iyi 250&#8242;de 85. sırada yer alıyor ve 2000 yılında Amerikan Film Enstitüsü tarafından tüm zamanların en iyi Amerikan komedi filmi seçilmiş.</p>
<p>Joe (Tony Curtis) ve Jerry (Jack Lemmon), iş aramakta olan zor durumdaki iki müzisyendir. ABD&#8217;de sıkı bir alkol yasağının uygulandığı bu günlerde, Saint Valentine&#8217;s Günü Katliamı (1929) olarak bilinen ve yedi kişini ölümüyle sonuçlanan çeteler arası bir çatışmaya tanık olurlar. Katliamı yapan ve geride tanık bırakmak istemeyen &#8216;Spats&#8217; Columbo ve adamları onları öldürmek üzereyken polislerin gelmesinden faydalanıp kaçarlar. Kılık değiştirerek kasabayı terk etmeye karar veren ikili, kadın kılığına girip tamamen kızlardan oluşan bir orkestraya katılmayı başarır. Bir tren dolusu genç kızla Florida&#8217;ya doğru yataklı trenle yola çıktıklarında artık isimleri Josephine ve Daphne&#8217;dir. Trende tanıştıkları ve orkestrada şarkı söyleyip kitara çalan Polonya asıllı &#8220;Sugar Kane&#8221;&#8216;e (Marilyn Monroe) ilk görüşte âşık olurlar&#8230; (tr.wikipedia)</p>
<p>Bazıları Sıcak Sever gayet eğlenceli bir film. Marilyn Monroe ise neredeyse her karede gerçekten eşsiz ve etkileyici. Konu ve anlatım da o yıllardaki filmlere göre (en azından benim izlediklerime göre) oldukça hızlı ve akıcı.</p>
<p>Film en başta renkli olarak çekilmesi planlanmış. Fakat deneme çekimlerinde Curtis ve Lemmon&#8217;e kadın kılığındayken çok ağır, açık yeşil makyaj yapılması gerektiği anlaşılmış ve siyah-beyaz çekilmesine karar verilmiş.</p>
<p>Filmle ilgili en enteresan bilgilerden biri Tony Curtis&#8217;in filmdeki Marilyn Monroe ile olan öpüşme sahnesi için &#8220;Hitler gibi öpüşüyor&#8221; demesiymiş. Fakat 2001&#8242;de Leonard Maltin, Curtis&#8217;in bu iddiayı hiçbir zaman kabul etmediğini söylemiş. Curtis, 2008&#8242;deki otobiyografisinde de bunun sadece bir şaka olduğunu belirtmiş. Ayrıca 2008&#8242;de Fransa&#8217;daki Jules Verne Festivalinde Curtis, ünlü olmaya çalıştıkları yıllarda (1940’ların sonları) Monroe ile sevgili olduklarını söylemiş.</p>
<p><iframe width="420" height="315" src="http://www.youtube.com/embed/2OhdD5n405I" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
<p><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.mehmetalicetinkaya.com%2F2012%2F05%2Fsome-like-it-hot-bazilari-sicak-sever%2F&amp;title=Some%20Like%20It%20Hot%20%28Baz%C4%B1lar%C4%B1%20S%C4%B1cak%20Sever%29" id="wpa2a_2"><img src="http://www.mehmetalicetinkaya.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_256_24.png" width="256" height="24" alt="Share"/></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetalicetinkaya.com/2012/05/some-like-it-hot-bazilari-sicak-sever/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gençlerbirliği’ni Ayakta Tutanlardan Biri: Rıfat Rafael Demircan</title>
		<link>http://www.mehmetalicetinkaya.com/2012/05/genclerbirligini-ayakta-tutanlardan-biri-rifat-rafael-demircan/</link>
		<comments>http://www.mehmetalicetinkaya.com/2012/05/genclerbirligini-ayakta-tutanlardan-biri-rifat-rafael-demircan/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 May 2012 10:16:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>malicetinkaya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Futbol]]></category>
		<category><![CDATA[Gençlerbirliği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetalicetinkaya.com/?p=5247</guid>
		<description><![CDATA[Geçen cumartesi günü evde kod yazarken telefonum çaldı. Ural heyecanlı bir şekilde, Rıfat Demircan&#8217;ı ya da Rafael Demircan&#8217;ı tanıyıp tanımadığımı soruyordu. Biraz da kod yazmanın verdiği afallama ile bir süre düşündükten sonra tanımadığımı söyledim. Bunun üzerine, Rıfat Demircan&#8217;ın 1948&#8242;li Ankaralı bir Ermeni olduğunu, babası ile birlikte sıkı birer Gençlerbirlikli olduklarını, özellikle Kırmızı-Siyahlıların parasız, sahipsiz geçen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.mehmetalicetinkaya.com/2012/05/genclerbirligini-ayakta-tutanlardan-biri-rifat-rafael-demircan/25-05-1980_genclerbirligi1-2corumspor_1/" rel="attachment wp-att-5248"><img class="alignnone size-medium wp-image-5248" title="25-05-1980_Genclerbirligi1-2Corumspor_1" src="http://www.mehmetalicetinkaya.com/wp-content/uploads/2012/05/25-05-1980_Genclerbirligi1-2Corumspor_1-271x300.jpg" alt="" width="271" height="300" /></a></p>
<p>Geçen cumartesi günü evde kod yazarken telefonum çaldı. Ural heyecanlı bir şekilde, Rıfat Demircan&#8217;ı ya da Rafael Demircan&#8217;ı tanıyıp tanımadığımı soruyordu. Biraz da kod yazmanın verdiği afallama ile bir süre düşündükten sonra tanımadığımı söyledim. Bunun üzerine, Rıfat Demircan&#8217;ın 1948&#8242;li Ankaralı bir Ermeni olduğunu, babası ile birlikte sıkı birer Gençlerbirlikli olduklarını, özellikle Kırmızı-Siyahlıların parasız, sahipsiz geçen çöküş yıllarında (1969-82) ellerinden geldiğince takımı sırtlamaya çalışanlardan biri olduğunu, seksenlerin ortasında &#8220;çeşitli&#8221; nedenlerle ülkeyi terk edip Avustralya&#8217;ya yerleştiğini ve şu anda orada yaşadığını anlattı. Röportajı ve Rıfat Demircan&#8217;ın kim olduğunu merak etmiştim. Ural, gazeteyi saklayacağını ve bu röportajı bir şekilde nete koyup, paylaşırsak çok sevineceğini söyledi. Ben de ocr&#8217;dan geçiririz diye düşünmüştüm.</p>
<p>Salı günü Erdem röportajın linkini gönderdi. Yazıyı büyük bir ilgi, hüzün, şaşkınlık ve mutlulukla okudum. Gerçek adı olan Rafael&#8217;i kullanamayan, bu yüzden birçok ismi olan (Ermeni Rıfat, Rıfat, Refai, Rafi, Rafael) Rafael Demircan&#8217;ın çocukluk anıları, binlerce kilometre uzağa zorunlu gidişi ve orada duyduğu vatan hasreti ile hüzünlendim. Gençlerbirliği ile ilgili anlattığı ve hiç bilmediğimiz, hiç duymadığımız satır arası bilgileri ile şaşırdım. Gençlerbirliği sevgisi ve en kötü döneminde kulüp için yaptıkları ile mutlu olup, gurur duydum.</p>
<p><a href="http://www.mehmetalicetinkaya.com/2012/05/genclerbirligini-ayakta-tutanlardan-biri-rifat-rafael-demircan/25-05-1980_genclerbirligi1-2corumspor_2/" rel="attachment wp-att-5249"><img class="alignnone size-medium wp-image-5249" title="25-05-1980_Genclerbirligi1-2Corumspor_2" src="http://www.mehmetalicetinkaya.com/wp-content/uploads/2012/05/25-05-1980_Genclerbirligi1-2Corumspor_2-300x243.jpg" alt="" width="300" height="243" /></a></p>
<p>Röportajın yayılmasını da sağlamak için macanilari.com&#8217;da yer alan, 1979-80 sezonunun son haftasında Ankara&#8217;da oynadığımız ve amatör kümeye düşmekten son anda kurtulduğumuz Gençlerbirliği 1-2 Çorumspor (<a href="http://www.macanilari.com/getir.php?fid=197919804928&amp;aid=100155" target="_blank">http://www.macanilari.com/getir.php?fid=197919804928&amp;aid=100155</a>) maçına ekledim. Ardından da röportajda bahsi geçen diğer maçlara alıntılar yaptım.</p>
<p>Perşembe günü röportajı yapan Agos’tan Rober Koptaş&#8217;a ulaşarak &#8220;yaşından ötürü muhtemelen yoktur ama&#8221; diye içimden geçirerek Rafael Demircan&#8217;a ulaşabileceğim bir mail adresinin olup olmadığını sordum. O da göndermiş.</p>
<p>Dün sabah kelimeleri seçmeye özen göstererek ve biraz da kasılarak bir mail hazırladım. Merhaba Rafael amca diye başladığım mailde, röportajı okurken hissettiklerimi anlatıp, &#8220;Gençlerbirliği&#8217;nin tarihini araştıran Tanıl abi (Bora) veya benim gibi Gençlerbirlikliler, 1969-1982 arasında geçen ‘çok çok kötü’ dönemde takımın ayakta kalması için hayatlarını ortaya koyan sizin gibi birkaç Gençlerbirlikliyi sürekli karşılarında buluyorlar. Bizler bugün Gençlerbirliği&#8217;ni biliyorsak ve seviyorsak bunun en büyük sebebi sizin gibi bu işe gönüllerini ve hayatlarını koymuş insanlardır. Bu yüzden rahmetli babanıza ve size ne kadar teşekkür etsem/etsek azdır&#8230;&#8221; diye yazdım.</p>
<p>Yaklaşık 2 saat sonra Rafael amcadan cevap geldi. Şaşırdım ve heyecanlandım. Mail;</p>
<p>&#8220;Canim kardesim Mehmet Ali</p>
<p>gonderdigin mektup u okudum cok duygulandim guzel sozlerin icin tesekkur ederim sagol varol ben bu makinayi kullanmayi pek beceremiyorum nokta virgul yok beni idare et bu yastan sonra bu memlekette buna da sukur diyorum bende ingilizcede yok ama yasamaya calisiyoruz&#8221; diye başlıyordu.</p>
<p>Ardından da röportajını eklediğim Çorumspor maçımızın linkine tıkladığında yaşadıklarını yazıp aklına gelen anısını paylaşıyordu;</p>
<p>&#8220;Canim kardesim mail in altindaki link i tikladim karsima G Birligi 1 CR spor 2 yazdi tuylerim diken diken oldu ben o gun takimin basindaydim Fehmi bastuzel hocamizdi takimi asagi yukari sayarim o haftanin basinda bazi futbolcularimiz (isimleri aklimda ) ilk sali antremaninda rifat abi corum sporlu idareciler ellerinde canta dolusu paralarla bize geldiler Hasan Sengel abim hicte paramiz yokken takimi kizilca hamamda kampa aldik korktuk corum bizi 4 farkli yense bizi geciyordu mac gunu cebeci stadina direk geldik yedek kulubesinin arkasidaki turibin i corumlu taraftarlar doldumustu mac basladi hocayla ben titriyoruz ve korkuyoruz huylandigimiz seyler olabilir diye ve oldu da 30 .dakikada mac2 0 corum onde hocayla biz hemen 2 adami degistirdik(isimleri ezberimde) devre oldu cikardigimz 2 adam kacti BEN Devrede topculara ne dedigimi Kaleci Turgaya Haruna orta saha levent e yani ogun ordaki cocuklara sorun 2 yari Harun golu atinca biraz rahatladim ve macta oyle bitti o macta bizi arkadaslarini satan adamlar bir daha kulubun onunden gecemediler gozumuzede gorunmediler.&#8221;</p>
<p><a href="http://www.mehmetalicetinkaya.com/2012/05/genclerbirligini-ayakta-tutanlardan-biri-rifat-rafael-demircan/6-5-1973_genclerbirligi5-1-afyonspor/" rel="attachment wp-att-5250"><img class="alignnone size-medium wp-image-5250" title="6-5-1973_Genclerbirligi5-1-Afyonspor" src="http://www.mehmetalicetinkaya.com/wp-content/uploads/2012/05/6-5-1973_Genclerbirligi5-1-Afyonspor-300x157.jpg" alt="" width="300" height="157" /></a></p>
<p>Mailin sonunda da duygularını paylaşıyordu;</p>
<p>&#8220;Canim Mehmet Ali kardesim beni ne gunlere goturdun ama cok sagol bu da buda benim ilacim hatiralarla yasiyorum burasi Turkiye gibi degil herkes kendi keyfinde benim esim de 20 sene evvel vefat etti anliyacagin tek basimayim once Allahin sonra da devletin sayesinde yasamaya calisiyorum</p>
<p>Canim Kardesim once Tanil boraya cok selam soyle kitapta benden bahsettigi icin tesekkurlerimi ilet ayrica isim isim saysam yer yetmez G Birlikli olupta tanimadigim yokki sen tum camiaya beni taniyan tanimayan tum gencler lilere tum ankaraya tum anadoluya selam soyle</p>
<p>yazdigin icin sagol seni ve herkesi selam sevgi hurmetlerle operim saglicakla kalin rrr&#8221;</p>
<p>Maili okurken çok duygulandım. Ardından cevap yazarak elimden geldiğince selamlarını ileteceğimi söyledim. Ve izin verirse yazdığı maç anısını kendisini üye yapıp, kendi adına macanilari&#8217;na girmek istediğimi söyledim ve bizim gazete kupürleri dışında çok fazla bilgi sahibi olmadığımız 70 ve hatta 80li yıllardaki maçlarla ilgili anılarını zaman buldukça yazarsa ben de siteye girebileceğimi ekledim.</p>
<p><a href="http://www.mehmetalicetinkaya.com/2012/05/genclerbirligini-ayakta-tutanlardan-biri-rifat-rafael-demircan/12-11-1972_genclerbirligi1-1antalyaspor/" rel="attachment wp-att-5251"><img class="alignnone size-medium wp-image-5251" title="12-11-1972_Genclerbirligi1-1Antalyaspor" src="http://www.mehmetalicetinkaya.com/wp-content/uploads/2012/05/12-11-1972_Genclerbirligi1-1Antalyaspor-229x300.jpg" alt="" width="229" height="300" /></a></p>
<p>Hızlıca cevap geldi;</p>
<p>&#8220;Canim kardesim Mehmet Ali</p>
<p>Sen beni bayagi heyecanlandiriyorsun bu da bana keyif veriyor simdi mail i okudum aninda yaziyorum<br />
Canim Mehmetim ben sana 1972 1980 arasi hic unutamiyacagim maclar var bu maclari sana yazarim<br />
her her hafta olmadi 10 gun icinde sonucunu simdi bildigimiz ama ne sartlarda nasil gittigimiz neler yasandigini bilmediginiz deplasman<br />
maclardan sana yazarim sen yayinlarmisin anlatirmisin orasini ben bilemem bu arada sizin merak ettiginiz bir seyler olursa sorarsaniz<br />
aklimda kaldigi kadar yazarim istedigin zaman yaz cevaplarim simdilik kafam durdu su anda burasi akamin 10 u</p>
<p>canim kardesim Hasan Sengel abimi ilk gordugun yerde hic cekinme saril op bu avustralya dan rifat abim icin de gerisine sen karisma bak ne oluyor</p>
<p>sadece Hasan abim degil onun gibi yuzlerce abim arkadasim kardes lerim var sen bizim o surundugumuz zamanlardaki insanlari tanirsin hepsine selam soyle<br />
simdilik bunlari yaziyim sanirim gerisi kendiliginden gelir ama benim yazi seklim bu baskasina aklim ermez nokta virgul yok anadolu isi yazacagim<br />
herkese selam sevgi hurmetler saglicakla kalin rrr&#8221;</p>
<p>Bu güzel cevaptan sonra Rafael amcayı üye yapmak için siteye girdim. Fakat ortada bir sorun vardı. Rafael amca acaba hangi adı ile görünmek isterdi. Önce gerçek adı olan Rafael&#8217;i kullandım ama sonradan Türkiye&#8217;de tanınan ismi olan Rıfat&#8217;ı da eklemem gerekir diye düşündüm. Ama ona danışmalıydım. Rafael amcanın samimi cevapları ile birlikte ben de artık kendisine Rafael abi demenin daha doğru olduğunu düşünerek yeni mailimde abi diyerek durumu anlattım ve ne yapayım diye sordum.</p>
<p>&#8220;aslanim ali<br />
simdi oldu<br />
ben rrrr yaziyom cunki rifat refai rafael rafi diye gitti gidiyor<br />
sen ce raf i iyiyse rafi olsun ama turkiyede rifat derlerdi ona gore<br />
yayinliyacagin yazilari bana gonder bende okuyum<br />
saglicakla kalin rafi&#8221;</p>
<p>Böylece bir de Rafi ismi eklendi listeye. Ben de tüm isimleri kullanmanın doğru olduğunu düşünüp, &#8220;Rafi &#8220;Rıfat&#8221; Demircan ya da Rafi &#8220;Rafael Rıfat Refai&#8221; Demircan nasıl abi? <img src='http://www.mehmetalicetinkaya.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> &#8221; diye mail attım. Cevabına kahkahalar attım;</p>
<p>&#8220;yav alim<br />
sen beni oldurecen vallahi gulmekten catliyacam tam yaziyom bir tane daha<br />
ama en sonunda bulduk ermeni rifat tan terfii ettik rifat refai rafi rafael demircan<br />
tamam anlastik bir tane daha yazsan gulmekten gidecem ona gore<br />
hosca kal rrrr&#8221;</p>
<p>Ve sonunda &#8220;Rıfat Rafael Demircan&#8221; olarak üyelik işlemlerini tamamladık. İlk anısı olarak da Çorumspor maç anısını yazdım: <a href="http://www.macanilari.com/getir.php?fid=197919804928&amp;aid=100513" target="_blank">http://www.macanilari.com/getir.php?fid=197919804928&amp;aid=100513</a></p>
<p>Bu yazışmalar sırasında bundan sonraki maillerde &#8220;Rafi abi&#8221; diye hitap etmenin en doğrusu olacağına karar verdim.</p>
<p>Dün akşam Ural, Zeynep, Pınar, Yüce ve Özge ile birlikte yemek yedik. Akşamın tek konusu Rafi abi, röportajı ve yazışmalarımızdı. Gecenin ilerleyen saatlerinde Rafi abiden iki tane mail daha geldi. İkisinde de Avustralya&#8217;da gece yarısı olmasına rağmen uykusunun tutmadığını söyleyip Cemalettin Sakallıoğlu, Harun Erol ve transferinde rol oynadığı kaleci Turgay Keskin&#8217;e selamlarını iletmemi rica ediyordu. Az önce Cemallettin abiyi arayıp selamlarını ilettim. O da mutlu oldu ve Rafi abiye hemen ulaşacağını söyledi.</p>
<p><a href="http://www.mehmetalicetinkaya.com/2012/05/genclerbirligini-ayakta-tutanlardan-biri-rifat-rafael-demircan/genclerbirligi-logo/" rel="attachment wp-att-5252"><img class="alignnone size-medium wp-image-5252" title="Genclerbirligi-Logo" src="http://www.mehmetalicetinkaya.com/wp-content/uploads/2012/05/Genclerbirligi-Logo-300x300.jpg" alt="" width="300" height="300" /></a></p>
<p>Rafi abi ile yaptığımız tüm konuşmalarda onun Gençlerbirliği&#8217;ne, dostlarına, arkadaşlarına, Ankara&#8217;ya, Anadolu’ya olan özlemi vardı. Özellikle son attığı iki mailde uykusunun tutmadığını belirtmesi ve hatırladığı isimleri yazıp selamlarını iletmemi söylemesi içimi burktu. Ayrıca ilk mailden itibaren tüm yazışmalarda ortaya koyduğu sıcaklığı ve samimi tavırları ise ne kadar beyefendi ve saygı duyulası bir insan olduğunu gösterdi.</p>
<p>Tüm bu yazışmaları buraya aktararak, hem bu vatanlı olmalarına rağmen uzakta yaşmaya mahkûm edilen insanlardan birinin özlemini dile getirmek, hem de onca sahipsizliğe ve parasızlığa rağmen Gençlerbirliği’nin ayakta kalması için tüm kalplerini ortaya koyan Rıfat Rafael Demircan, Hasan Şengel, Cemallettin Sakallıoğlu, Harun Erol ve daha sayamadığım bir sürü Kırmızı-Siyahlıya kendi adıma teşekkür etmek istedim. Çünkü bu insanlar olmasaydı, sadece 3 takımın yaşama hakkının olduğu bu ülkede Gençlerbirliği de diğer onlarca köklü kulüp gibi ya kapısına kilit vurulmuş ya da amatör kümede sürünüyor olacaktı&#8230;</p>
<p><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.mehmetalicetinkaya.com%2F2012%2F05%2Fgenclerbirligini-ayakta-tutanlardan-biri-rifat-rafael-demircan%2F&amp;title=Gen%C3%A7lerbirli%C4%9Fi%E2%80%99ni%20Ayakta%20Tutanlardan%20Biri%3A%20R%C4%B1fat%20Rafael%20Demircan" id="wpa2a_4"><img src="http://www.mehmetalicetinkaya.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_256_24.png" width="256" height="24" alt="Share"/></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetalicetinkaya.com/2012/05/genclerbirligini-ayakta-tutanlardan-biri-rifat-rafael-demircan/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sıkışmak</title>
		<link>http://www.mehmetalicetinkaya.com/2012/05/sikismak/</link>
		<comments>http://www.mehmetalicetinkaya.com/2012/05/sikismak/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 May 2012 12:12:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>malicetinkaya</dc:creator>
				<category><![CDATA[An Analizi]]></category>
		<category><![CDATA[Karalamalar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetalicetinkaya.com/?p=5243</guid>
		<description><![CDATA[günlerin tepeden aşağıya koşar gibi geçtiğini fark ettiğin anlar&#8230; güneşin doğuşu ile batışı arasında geçen sürenin her geçen gün biraz daha kısaldığı&#8230; ayaklarına hükmedemediğin&#8230; tüm hakimiyetini kaybettiğin&#8230; kuzey ile güneyin yüksek duvarları arasında sıkışıp kalmış gibi&#8230; kendini yalnız, çaresiz ve küçük hissettiğin&#8230; korku ve panik eşliğinde&#8230; bulunduğun yeri sorguladığın&#8230; oysa beyazlar serpilmiş derin mavide süzülürken&#8230;  [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.mehmetalicetinkaya.com/2012/05/sikismak/delilah-pierce-the-city/" rel="attachment wp-att-5244"><img class="alignnone size-medium wp-image-5244" title="Delilah Pierce - The City" src="http://www.mehmetalicetinkaya.com/wp-content/uploads/2012/05/Delilah-Pierce-The-City-300x217.jpg" alt="" width="300" height="217" /></a></p>
<p>günlerin tepeden aşağıya koşar gibi geçtiğini fark ettiğin anlar&#8230; güneşin doğuşu ile batışı arasında geçen sürenin her geçen gün biraz daha kısaldığı&#8230; ayaklarına hükmedemediğin&#8230; tüm hakimiyetini kaybettiğin&#8230; kuzey ile güneyin yüksek duvarları arasında sıkışıp kalmış gibi&#8230; kendini yalnız, çaresiz ve küçük hissettiğin&#8230; korku ve panik eşliğinde&#8230; bulunduğun yeri sorguladığın&#8230; oysa beyazlar serpilmiş derin mavide süzülürken&#8230;  sol kanadını açıp yön değiştirmek istediğin&#8230;</p>
<p>14:31-15:03</p>
<p><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.mehmetalicetinkaya.com%2F2012%2F05%2Fsikismak%2F&amp;title=S%C4%B1k%C4%B1%C5%9Fmak" id="wpa2a_6"><img src="http://www.mehmetalicetinkaya.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_256_24.png" width="256" height="24" alt="Share"/></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetalicetinkaya.com/2012/05/sikismak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mephisto (Mefisto)</title>
		<link>http://www.mehmetalicetinkaya.com/2012/05/mephisto-mefisto/</link>
		<comments>http://www.mehmetalicetinkaya.com/2012/05/mephisto-mefisto/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 May 2012 13:37:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>malicetinkaya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Film]]></category>
		<category><![CDATA[Yabancı Dilde En İyi Film Oscar'ına Aday]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetalicetinkaya.com/?p=5236</guid>
		<description><![CDATA[1982 yılında Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ını kazanan 1981 yılı Macaristan, Batı Almanya ve Avusturya ortak yapımı Mefisto, Klaus Mann&#8217;ın aynı adlı romanından Péter Dobai ve István Szabó tarafından uyarlanmış ve Szabó tarafından yönetilmiş. Mefisto, Yabancı Dilde En İyi Film Oscar&#8217;ını Macaristan&#8217;a kazandıran ilk ve tek film olma özelliğini taşıyor. Aktör Hendrik Hoefgen (Klaus [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.mehmetalicetinkaya.com/2012/05/mephisto-mefisto/mephisto1/" rel="attachment wp-att-5237"><img class="alignnone size-medium wp-image-5237" title="mephisto1" src="http://www.mehmetalicetinkaya.com/wp-content/uploads/2012/05/mephisto1-210x300.jpg" alt="" width="210" height="300" /></a></p>
<p>1982 yılında Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ını kazanan 1981 yılı Macaristan, Batı Almanya ve Avusturya ortak yapımı Mefisto, Klaus Mann&#8217;ın aynı adlı romanından Péter Dobai ve István Szabó tarafından uyarlanmış ve Szabó tarafından yönetilmiş. Mefisto, Yabancı Dilde En İyi Film Oscar&#8217;ını Macaristan&#8217;a kazandıran ilk ve tek film olma özelliğini taşıyor.</p>
<p>Aktör Hendrik Hoefgen (Klaus Maria Brandauer)&#8217;ın Hamburg tiyatrosunda başlayan yükselişi Berlin&#8217;de de devam eder. Özellikle Goethe&#8217;nin ölümsüz eseri Faust&#8217;daki şeytan Mefisto&#8217;yu canlandırırken ortaya koyduğu performans büyük beğeni toplamaktadır. 1933&#8242;de karşıtı olduğu Hitler rejiminin yükselişi sırasında ülke dışında bir film çekiminde olan Hoefgen, Nazilerin sanatçılara iyi davrandığı yolunda aldığı bir haberle ülkesine geri döner. Önceleri birkaç ufak tiyatro oyununda görev aldıktan sonra çok istediği Mefisto&#8217;yu bir kere daha oynar. Bu oyunun ardından başbakan onu yanına çağırıp kendisini Nazizmin görünen yüzlerinden biri yapmak istediğini söyler&#8230;</p>
<p><a href="http://www.mehmetalicetinkaya.com/2012/05/mephisto-mefisto/mephisto/" rel="attachment wp-att-5238"><img class="alignnone size-medium wp-image-5238" title="mephisto" src="http://www.mehmetalicetinkaya.com/wp-content/uploads/2012/05/mephisto-187x300.jpg" alt="" width="187" height="300" /></a></p>
<p>Tiyatro&#8217;da Mefisto&#8217;yu oynayan Hendrik Hoefgen&#8217;in gerçek hayatta, gerçek Mefisto&#8217;ya ruhunu satan Faust&#8217;a dönüşüm sürecinin çok güzel anlatılıdğı filmde, Klaus Maria Brandauer inanılmaz bir oyunculuk sergiliyor.</p>
<p>Filmden;</p>
<p>Başbakan: &#8220;Senin Mephisto zihnimi işgal etti. Ona yaşam vermişsin. O bir adamın cehennemi. Hepimizin içinde ondan bir parça yok mu? Yani, her Alman&#8217;da bir parça Mephisto&#8217;luk yok mu? Eğer Faust&#8217;un ruhundan başka bir şeyimiz olmasaydı düşmanlarımız buna bayılmazlar mıydı? Hayır, Mephisto aynı zamanda bir Alman ulusal kahramanıdır. Sadece bunu herkese söylememeliyiz.&#8221;</p>
<p>Yazar ve roman hakkında;</p>
<p>Alman yazar Klaus Mann (1906-1949), 1933&#8242;de kız kardeşi Erika&#8217;nın kurduğu &#8220;Die Pfeffermühle&#8221; kabaresinde Faşizm&#8217;e karşi politik taşlamalar içeren kışkırtıcı programlar yapmış. Olası bir tutuklanmadan kurtulmak için 13 Mart 1933 tarihinde Paris&#8217;e kaçmış. Eski eniştesi Gustaf Gründgens&#8217;in Hermann Göring&#8217;den (Nazi Almanyası&#8217;nın Alman Hava Kuvvetleri komutanı, 1943’e kadar polis ve ekonomi bakanı) destek alması ve Üçüncü Reich&#8217;in kültür temsilcisi olması Klaus Mann&#8217;ı dehşete düşürmüştü. Bu nedenle belki de en ünlü romanı olan Mephisto romanında onu anlatmış. Romandaki baş karakter işbirlikçi Hendrik Höfgen, amcası Heinrich Mann&#8217;ın 1918 yılında Wilhelminische Epoche&#8217;de yayınlanan Kul (Der Untertan) taşlama romanındaki Diederich Heßling karakterine benziyordu. Klaus Mann, Mephisto&#8217;yu yazarken bu romanı yeniden okudu ve hayretle güncel bir roman olduğunu gördü. Roman 1936 yılında Amesterdam&#8217;da sürgündeyken yayınlanmış. İlk defa 1956 yılında Doğu Berlin&#8217;de yayınlanan roman, Batı Almanya&#8217;da 1960ların başında yayınlanmış ama yasaklanmış. 1981 yılında yasak kaldırılıp Batı Almanya&#8217;da tekrar yayınlanmış&#8230;</p>
<p><iframe src="http://www.youtube.com/embed/sZ0b2BWDoFk" frameborder="0" width="420" height="315"></iframe></p>
<p><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.mehmetalicetinkaya.com%2F2012%2F05%2Fmephisto-mefisto%2F&amp;title=Mephisto%20%28Mefisto%29" id="wpa2a_8"><img src="http://www.mehmetalicetinkaya.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_256_24.png" width="256" height="24" alt="Share"/></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetalicetinkaya.com/2012/05/mephisto-mefisto/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bu Sezon Samsunspor İle Kesişen Yollarımız</title>
		<link>http://www.mehmetalicetinkaya.com/2012/05/bu-sezon-samsunspor-ile-kesisen-yollarimiz/</link>
		<comments>http://www.mehmetalicetinkaya.com/2012/05/bu-sezon-samsunspor-ile-kesisen-yollarimiz/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 May 2012 06:25:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>malicetinkaya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Futbol]]></category>
		<category><![CDATA[Samsunspor Resmi Dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[Yayınlanan Yazılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetalicetinkaya.com/?p=5231</guid>
		<description><![CDATA[2011-12 futbol sezonunun başlamasına 2-3 hafta kala, yaklaşık 6 yıldır Samsun’da yaşayan Abreg ile birlikte Doğu Karadeniz turuna çıkmıştık. Çocukluğumdan beri hayalini kurduğum gezinin ilk günü Samsun-Hopa yapmış ardından da yavaş yavaş görmek istediğimiz yerlere uğrayarak başlangıç noktamıza geri dönmüştük. Bu turun en güzel yanlarından biri de futbol araştırmalarımdan dolayı ismini duyduğum Karadeniz takımlarının maçlarını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.mehmetalicetinkaya.com/2012/05/bu-sezon-samsunspor-ile-kesisen-yollarimiz/samsunspor-resmi-dergisi-mayis-2012/" rel="attachment wp-att-5232"><img class="alignnone size-medium wp-image-5232" title="Samsunspor Resmi Dergisi - Mayis 2012" src="http://www.mehmetalicetinkaya.com/wp-content/uploads/2012/05/Samsunspor-Resmi-Dergisi-Mayis-2012-212x300.jpg" alt="" width="212" height="300" /></a></p>
<p>2011-12 futbol sezonunun başlamasına 2-3 hafta kala, yaklaşık 6 yıldır Samsun’da yaşayan Abreg ile birlikte Doğu Karadeniz turuna çıkmıştık. Çocukluğumdan beri hayalini kurduğum gezinin ilk günü Samsun-Hopa yapmış ardından da yavaş yavaş görmek istediğimiz yerlere uğrayarak başlangıç noktamıza geri dönmüştük. Bu turun en güzel yanlarından biri de futbol araştırmalarımdan dolayı ismini duyduğum Karadeniz takımlarının maçlarını oynadıkları, çoğu deniz kenarındaki statları (dışarıdan da olsa) görmekti. O günlerde Samsun, Ordu ve Trabzon’a deplasman yapmaya karar vermiştim…</p>
<p>Şehr-i Samsun’a Yapılan Deplasman</p>
<p>Ankara’ya döndükten birkaç gün sonra lig fikstürü çekildi. İlk hafta maçımızın Samsun’da olması, sözlerimi yerine getirmem için bir ışıktı. Sezon başlamadan önce taraftarlarla bir söyleşi gerçekleştiren yeni teknik direktörümüz Fuat Çapa’nın başında olduğu Gençlerbirliği’nin ilk resmi maçını izlemek üzere 5 arkadaşla yola koyulduk. TŞOF’ta verdiğimiz mola sırasında çaprazımızda İlhan Cavcav’ın oturduğunu görüp önce afalladık, ardından yanına gidip selam verdik. Transfer yapmadığımız için zorlu bir sezonun bize beklediğini dile getirdik. O ise küsuratına kadar kulübün yaptığı harcamaları sıralayıp, ardından “Biz oyuncu yetiştiren ve bunları satarak ayakta kalmaya çalışan bir kulübüz. O yüzden genç takımla oynayacağız.” dedi. Teşekkür edip yanından ayrılırken, “ikna edebilecekmişiz gibi bir de konu açtık ya!” diyerek birbirimize hayıflanıyorduk…</p>
<p>Şehre yakın bir yerde Abreg bizi karşıladı ve stada doğru yol aldık. Deplasman biletinin ev sahibi biletleri ile aynı gişede satıldığını öğrenip sıraya girdik. Bileti aldık ve bir şeyler atıştırmak için büfelere doğru yürümeye başladık. Bizleri gördüklerinde afallayan ama ardından gülümseyerek “hoş geldiniz” diyen bazı Samsunsporlu taraftarlarla selamlaştıktan sonra bir yere oturup aldıklarımızı tüketmeye başladık. Bu arada 5-6 tane (muhtemelen Şirinler’den) taraftar gelip “hoş geldiniz” dedi ve onlarla bir süre futbol muhabbeti yaptık.</p>
<p>Daha önce gördüğüm Anadolu stadyumlarına çok benzeyen Samsun 19 Mayıs’taki maçımızın başında yediğimiz 3 golle tüm yol yorgunluğu 3-4 katına çıktı. İkinci yarıda Samsunspor’un rehavetiyle birlikte bulduğumuz 2 gol ve uzatma anlarında kaleci Ahmet Şahin’in arkasında duran Yasin’i unutarak topu yere bırakması ve Yasin’in topu kapıp zor pozisyonda kötü vuruşu ile bir puanı kaçırıyorduk. Dönüş yolunda ve bir hafta sonra İlhan Cavcav’ın hayatının konu alındığı belgesel galasında karşılaştığımız Fuat Çapa ve Yasin ile bu pozisyonu bol bol konuşuyorduk…</p>
<p>İlk devrenin son haftalarında çok iyi bir seri ve hava yakalayan ekibimiz, ikinci yarının ilk maçında Samsunspor’a karşı “9 yıl sonra 5’te 5” yapma umuduyla çıktı. Ama Samsunspor’un dengeli oyunu karşısında beraberliği zor kurtarıyorduk.</p>
<p>Bu maçtan birkaç gün sonra Samsunspor’un kariyerli, Yunan futbolcu Gekas’ı transfer etmesi birçok futbolsever gibi beni de şaşırtmıştı. Samsun’un maçlarını biraz daha yakından takip etmeye başladım. Özellikle Fenerbahçe’ye karşı yaptığı üçleme beni benden almaya yetti doğrusu.</p>
<p><a href="http://www.mehmetalicetinkaya.com/2012/05/bu-sezon-samsunspor-ile-kesisen-yollarimiz/bu-sezon-samsunspor-ile-kesisen-yollarimiz-mehmet-ali-cetinkaya/" rel="attachment wp-att-5233"><img class="alignnone size-medium wp-image-5233" title="Bu Sezon Samsunspor Ile Kesisen Yollarimiz - Mehmet Ali Cetinkaya" src="http://www.mehmetalicetinkaya.com/wp-content/uploads/2012/05/Bu-Sezon-Samsunspor-Ile-Kesisen-Yollarimiz-Mehmet-Ali-Cetinkaya-300x212.jpg" alt="" width="300" height="212" /></a></p>
<p>Bekleyiş Ve Yıkılan Hayaller</p>
<p>Sezonun 32. haftasında, bir gün Samsun gezisi ve akabinde yaptığımız Ordu deplasmanından dönüş yolunda Samsun’un Mersin’i yendiğini ve son iki haftaya Antalyaspor’un 6 puan gerisinde girdiğini öğrendik. Son 2 hafta Beşiktaş (D) ve Sivasspor ile oynayacaklardı. Antalyaspor ise Bursaspor ve Fenerbahçe (D) ile. Beşiktaş maçını düşünerek son haftalarda kümede kalmak için çok iyi sonuçlar alan Samsunspor’un işinin çok zor olduğunu düşünerek üzülmüştüm. Çünkü Samsunspor’un ligde kalıcı olmasını ve bir-iki yılda bir Samsun’a deplasman yapmayı planlıyordum.</p>
<p>Bir hafta sonra Ankara’da Manisaspor’u yendiğimiz gün tribünde Abreg ve Tanıl abi (Bora) ile birlikte Samsunspor’un iyi bir kadro kurmasına rağmen yaşadıklarını konuşmuştuk. Bir gün sonra Samsun, Beşiktaş’ı yendiğinde ise “başardılar” demiştik!</p>
<p>Son hafta Gençlerbirliği ile Samsunspor’un ve hatta İstanbul BB’nin yolları kesişiyordu. İstanbul BB deplasmanında Boz Baykuşlardan birkaç taraftar ile buluşmuştuk ve Samsunspor-Sivas maçı üzerinden Samsun’un kümede kalışı ve Play-Off senaryolarını konuşmuştuk. İBB maçımız esnasında Samsun’dan gelen gol haberi ise hepimizi mutlu etmişti. Ama sonrasında hikâye bu kadar güzel gelişmedi. Biz İBB’ye, Samsun ise Sivasspor’a yenilerek sezonu tamamladılar. Bir gün sonra Abreg, “Gençler Play-Off’u kaçırdı, Samsun küme düştü. Tüm üzüntüm ikiye katlandı” diyordu…</p>
<p>Uzun lafın kısası, bu sezon Samsunspor ile yollarımız defalarca kesişti. İlk hafta Samsunspor taraftarlarıyla yaptığımız selamlaşmalar ve futbol muhabbetleri, onlara duyduğum sempatiyi artırdı. Gekas’ın Samsun’a gelişi ve özellikle Fenerbahçe’ye 3 gol birden atışı hem ilgimi çekti, hem de mutlu etti. İkinci yarıda kesin düşer denilen Samsunspor’un ayağa kalkıp silkinmesi, ortaya koydukları mücadele, ligde kalması için tempo tutmamı sağladı. Ama hem Gençlerbirliği hem de Samsunspor için sezon iyi bitmedi. Biz Play-Off biletini almayı, Samsunspor ise kümede kalmayı son anda kaçırdı…</p>
<p>Sonuçta hem Gençlerbirlikliler hem de Samsunsporlular için buruk bir sezon geride kalsa da, futbol hayatımız devam ediyor. Samsunsporlu bir arkadaşımın dediği gibi “Çok üzücü bir son oldu bizim adımıza. Ancak yine de hayata devam etmek ve daha önce 7 kere yaptığımız gibi geri gelmek durumundayız.”</p>
<p>Evet, gelecek sezon Samsunspor bir kere daha en üst ligde yer almak için, Gençlerbirliği ise Avrupa Kupaları’na katılmak için mücadele verecek. Yol uzun, önümüzdeki maçlara bakacağız…</p>
<p>Mehmet Ali Çetinkaya – gencler.org ve macanilari.com sitesi yöneticisi ve Gençlerbirliği taraftarı</p>
<p><a href="http://samsunspordergisi.com/" target="_blank">Samsunspor Resmi Dergisi, Mayıs 2012</a></p>
<p><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.mehmetalicetinkaya.com%2F2012%2F05%2Fbu-sezon-samsunspor-ile-kesisen-yollarimiz%2F&amp;title=Bu%20Sezon%20Samsunspor%20%C4%B0le%20Kesi%C5%9Fen%20Yollar%C4%B1m%C4%B1z" id="wpa2a_10"><img src="http://www.mehmetalicetinkaya.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_256_24.png" width="256" height="24" alt="Share"/></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetalicetinkaya.com/2012/05/bu-sezon-samsunspor-ile-kesisen-yollarimiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir süre pozitif</title>
		<link>http://www.mehmetalicetinkaya.com/2012/05/bir-sure-pozitif/</link>
		<comments>http://www.mehmetalicetinkaya.com/2012/05/bir-sure-pozitif/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 May 2012 20:21:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>malicetinkaya</dc:creator>
				<category><![CDATA[An Analizi]]></category>
		<category><![CDATA[Karalamalar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetalicetinkaya.com/?p=5227</guid>
		<description><![CDATA[şanslı olduğunu düşündüğün anlar&#8230; bulunduğun yerden&#8230; ileriyi kurarken&#8230; ya da&#8230; geçmişe ait sadece artıları gördüğün&#8230; ilk tökezlemeye kadar yaşanacak&#8230; pozitif bir ruh hali&#8230; 01:33-01:49]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.mehmetalicetinkaya.com/2012/05/bir-sure-pozitif/georgia-okeeffe/" rel="attachment wp-att-5228"><img class="alignnone size-medium wp-image-5228" title="Georgia O'Keeffe" src="http://www.mehmetalicetinkaya.com/wp-content/uploads/2012/05/Georgia-OKeeffe-300x238.jpg" alt="" width="300" height="238" /></a></p>
<p>şanslı olduğunu düşündüğün anlar&#8230; bulunduğun yerden&#8230; ileriyi kurarken&#8230; ya da&#8230; geçmişe ait sadece artıları gördüğün&#8230; ilk tökezlemeye kadar yaşanacak&#8230; pozitif bir ruh hali&#8230;</p>
<p>01:33-01:49</p>
<p><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.mehmetalicetinkaya.com%2F2012%2F05%2Fbir-sure-pozitif%2F&amp;title=Bir%20s%C3%BCre%20pozitif" id="wpa2a_12"><img src="http://www.mehmetalicetinkaya.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_256_24.png" width="256" height="24" alt="Share"/></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetalicetinkaya.com/2012/05/bir-sure-pozitif/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bahane</title>
		<link>http://www.mehmetalicetinkaya.com/2012/05/bahane/</link>
		<comments>http://www.mehmetalicetinkaya.com/2012/05/bahane/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 May 2012 20:20:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>malicetinkaya</dc:creator>
				<category><![CDATA[An Analizi]]></category>
		<category><![CDATA[Karalamalar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetalicetinkaya.com/?p=5223</guid>
		<description><![CDATA[bahane bulmak istemediğin anlar&#8230; kendini kandırmak&#8230; uzaklaşmak yerine&#8230; bu seferlik burada olmak&#8230; yüzleşmek&#8230; söylemek&#8230; hafiflemek&#8230; rahatlamak&#8230; temizlenmek istediğin&#8230; 01:34-01:37]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.mehmetalicetinkaya.com/2012/05/bahane/leonard-ochtman/" rel="attachment wp-att-5224"><img class="alignnone size-medium wp-image-5224" title="Leonard Ochtman" src="http://www.mehmetalicetinkaya.com/wp-content/uploads/2012/05/Leonard-Ochtman-300x226.jpg" alt="" width="300" height="226" /></a></p>
<p>bahane bulmak istemediğin anlar&#8230; kendini kandırmak&#8230; uzaklaşmak yerine&#8230; bu seferlik burada olmak&#8230; yüzleşmek&#8230; söylemek&#8230; hafiflemek&#8230; rahatlamak&#8230; temizlenmek istediğin&#8230;</p>
<p>01:34-01:37</p>
<p><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.mehmetalicetinkaya.com%2F2012%2F05%2Fbahane%2F&amp;title=Bahane" id="wpa2a_14"><img src="http://www.mehmetalicetinkaya.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_256_24.png" width="256" height="24" alt="Share"/></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetalicetinkaya.com/2012/05/bahane/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Emile Ajar (Romain Gary) &#8211; Onca Yoksulluk Varken</title>
		<link>http://www.mehmetalicetinkaya.com/2012/05/emile-ajar-romain-gary-onca-yoksulluk-varken/</link>
		<comments>http://www.mehmetalicetinkaya.com/2012/05/emile-ajar-romain-gary-onca-yoksulluk-varken/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 May 2012 20:25:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>malicetinkaya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetalicetinkaya.com/?p=5213</guid>
		<description><![CDATA[1978 yılında Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ını kazanan 1977 Fransa yapımı Madam Rosa&#8217;yı izledikten sonra yaptığım ufak araştırmada, birçok kişinin filmin uyarlandığı kitaba övgüler yağdırdığını gördüm. Merak ettim haliyle ve ikinci el bir kopyasını edindim. Kitabın ilk sayfasında soyadını tam olarak okuyamasam da, &#8220;Abide Gürpöz 30/eylül/1978 İzmir&#8221; gibi bir not düşülmüş&#8230; 2. Dünya Savaşı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.mehmetalicetinkaya.com/2012/05/emile-ajar-romain-gary-onca-yoksulluk-varken/emile-ajar-onca-yoksulluk-varken/" rel="attachment wp-att-5215"><img class="alignnone size-medium wp-image-5215" title="Emile Ajar - Onca Yoksulluk Varken" src="http://www.mehmetalicetinkaya.com/wp-content/uploads/2012/05/Emile-Ajar-Onca-Yoksulluk-Varken-210x300.jpg" alt="" width="210" height="300" /></a></p>
<p>1978 yılında Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ını kazanan 1977 Fransa yapımı <a href="http://www.mehmetalicetinkaya.com/2012/03/la-vie-devant-soi-a-life-ahead-madame-rosa-onca-yoksulluk-varken/" target="_blank">Madam Ros</a>a&#8217;yı izledikten sonra yaptığım ufak araştırmada, birçok kişinin filmin uyarlandığı kitaba övgüler yağdırdığını gördüm. Merak ettim haliyle ve ikinci el bir kopyasını edindim. Kitabın ilk sayfasında soyadını tam olarak okuyamasam da, &#8220;Abide Gürpöz 30/eylül/1978 İzmir&#8221; gibi bir not düşülmüş&#8230;</p>
<p>2. Dünya Savaşı sırasında toplama kampına götürülmüş olan Madam Rosa, savaşın ardından Fransa&#8217;ya dönmüştür. Kendisi de eski bir hayat kadını olan Madam Rosa, 50 yaşından sonra hayat kadınlarının çocuklarına bakmak için &#8220;gizli&#8221; bir yuva kurar. Çünkü yasalar hayat kadınlarının çocuklarını yetimhaneye göndermektedir. Varoşlarda yer alan eski bir apartmanın 6. katında yer alan yuvaya inip çıkmak yaşlı kadın için gün geçtikçe daha zor gelmektedir. Madam Rosa, kendisine bırakılan çocuklar hakkında bilgileri çok düzgün bir şekilde tutmakta ve onları dinlerine göre yetiştirmektedir. En sevdiği çocuk, 10 yıl önce babası tarafından Rosa&#8217;ya bırakılan ve bir daha hiçbir bilgi alamadığı Müslüman Momo&#8217;dur&#8230;</p>
<p>Kitap, Momo&#8217;nun kendi ağızından çocukluğunu, Madam Rosa&#8217;yı, komşularını, fakirliği, ailesi hakkında bilgi almak için uğraşlarını konu alıyor. Anlatımı son derece yalın ve &#8220;çocuk gözünden&#8221; olan roman çok güzel. Çoğu zaman ağır drama tadındaki olayların Moma&#8217;nun çocuk gözlüklerinde görünenleri okumak çok enteresan bir deneyim.</p>
<p>Çocuk gözü ile yazılmış, okuduğum ilk roman Frank McCourt&#8217;un Angela&#8217;nın Külleri idi. Daha sonra Charles Bukowski&#8217;nin <a href="http://www.mehmetalicetinkaya.com/2011/06/ekmek-arasi-ham-on-rye-charles-bukowski/" target="_blank">Ekmek Arası</a>&#8216;nı ve John Fante&#8217;nin <a href="http://www.mehmetalicetinkaya.com/2011/07/gencligin-sarabi-john-fante/" target="_blank">Gençliğin Şarabı</a>&#8216;nı  okumuştum. Hepsi çok başarılı idi&#8230;</p>
<p><a href="http://www.mehmetalicetinkaya.com/2012/05/emile-ajar-romain-gary-onca-yoksulluk-varken/emile-ajar-onca-yoksulluk-varken-arka-kapak/" rel="attachment wp-att-5216"><img class="alignnone size-medium wp-image-5216" title="Emile Ajar - Onca Yoksulluk Varken - Arka Kapak" src="http://www.mehmetalicetinkaya.com/wp-content/uploads/2012/05/Emile-Ajar-Onca-Yoksulluk-Varken-Arka-Kapak-200x300.jpg" alt="" width="200" height="300" /></a></p>
<p>Kitabın yazarı olan Emile Ajar aslında Romain Gary&#8217;nin takma adı. Gary, Fransa&#8217;da bir kişiye birden fazla verilmeyen Goncourt Ödülü&#8217;nü iki kere (bir kez Romain Gary bir kez de Émile Ajar adlarıyla) aldı, bunu da intihar notunda açıklamış. Ödülü ilk olarak kendi adıyla yayımladığı Cennetin Kökleri romanıyla 1956 yılında alan Gary, Émile Ajar adıyla yazdığı Onca Yoksulluk Varken romanıyla, 1975 yılında ödülü tekrar almış. Gary, Onca Yoksulluk Var için bir akrabasının fotoğrafını kullanarak farklı bir yazar sanılmasını sağlamış. Sanırım bahsi geçen fotoğraf benim 2. el kitabımın arkasındaki fotoğraf&#8230;</p>
<p><a href="http://www.mehmetalicetinkaya.com/2012/05/emile-ajar-romain-gary-onca-yoksulluk-varken/jean-seberg/" rel="attachment wp-att-5214"><img class="alignnone size-medium wp-image-5214" title="Jean Seberg" src="http://www.mehmetalicetinkaya.com/wp-content/uploads/2012/05/Jean-Seberg-269x300.jpg" alt="" width="269" height="300" /></a></p>
<p>Romain Gary&#8217;yi araştırıken rastladığım en ilginç bilgilerden biri de eski eşi Amerikalı aktrist Jean Seberg&#8217;a ait. Gary, 1962 yılında kendisinden 24 yaş küçük olan ve bana göre kısa saçın yakıştığı en güzel kadın olan Jean Seberg ile evlenmiş. Gerisini wikipedia&#8217;dan alıntıladım;</p>
<p>&#8220;1969 yılının sonlarına doğru Meksikalı yazar Carlos Fuentes ile yaşadığı ilişki ile Romain Gary ile evliliğini sonlandırdı. Giysileri ve kısacık saçlarıyla Seberg&#8217;i sadece günün modacıları değil, FBI dedektiflerinden John Edgar Hoover de takip ediyordu. Fransız sinemasının Amerikalı aktristi Kara Panterler&#8217;e açıktan destek veriyordu. Carlos Fuentes ile olan birlikteliğinden hamile kaldığını bilen FBI, doğacak bebeğin babasının bir zenci olduğu söylentisini yayarak, Kara Panterler&#8217;e verdiği desteği önlemek istedi. Yaşadığı bunalım nedeniyle erken doğum yaptı. Bir basın toplantısında bebeğin beyaz ve cansız bedenini gazetecilere göstererek dedikodulara son verdi.</p>
<p>Yaşadığı bunalımlı günlerden sonra depresyona giren Seberg film çevirmeye devam etti.Fakat sık sık intihar teşebbüslerinde bulunuyordu. En son 1978 yılında Paris metrosunda bir trenin altına atlamaya çalıştı. Bir hafta ortadan kaybolduktan sonra 8 Eylül 1979&#8242;da Paris&#8217;in dışında bir yerde arabasında ölü bulundu. Yanında boşalmış bir kutu uyku ilacı ve bir intihar notu vardı. Ölümüyle FBI&#8217;ın bağlantısının olup olmaması hep tartışmalı oldu. Montparnasse Mezarlığına gömüldü.&#8221;</p>
<p>Kitaptan birkaç bölüm;</p>
<p>- Korktuğum zaman gider oraya gizlenirim.</p>
<p>- Neden korktuğunuz zaman Madam Rosa?</p>
<p>- İnsanın korkması için bir nedeni olması gerekemez Momo.</p>
<p>Hiç unutmadım bunu, bugüne dek duyduğum en doğru şeydir çünkü.</p>
<p>* * *</p>
<p>İlk kez bu kadar ilgi görüyor, bir teybe alınıyordum. Ben, ilgi çekmek için rehineler mi almam, adam mı öldürmem, yoksa başka bir şey mi yapmam gerektiğini hiçbir zaman bilemedim. Ah ah, valla dünyada o kadar bol miktarda ilgisizlik var ki, aynı anda hem dağa hem deniz kıyısına gidemediğiniz tatillerdeki gibi seçmek zorunda oluyorsunuz. Dünyadaki ilgisizlikler içinde en çok hangisi hoşunuza gidiyorsa onu seçmek zorundasınız, insanlar da hep bu tip şeylerin arasında en iyi ve en pahalı ne varsa onu seçerler, milyonlara malolan Naziler ya da Vietnam gibi. Geçmişinde zaten yeterince acı çekmiş, asansörsüz bri altıncı kattaki bir Yahudiyle gereken ilgiyi çekip televizyona geçecek değildik tabii, yok artık deve. İnsanların ilgisini çekmej için milyonlar gerekir, milyonlar, onlara da içerlememeliyiz, çünkü sayılar küçüldükçe verilen değer de o denli azalır&#8230;</p>
<p>* * *</p>
<p>Hiçbir zaman, hiçbir şey için genç olmadım Madam Rosa.</p>
<p>* * *</p>
<p>Yere yattım, gözlerimi kapadım. Ölmek için birtakım hareketler yaptım, ama çimento soğuktu, hastalanmaktan korktum. Böyle bir durumda eroin alan bir sürü herif tanıyorum, ama ben mutlu olmak için yaşamın kıçını yalayacak değilim. Yaşamı süslemek istemiyorum ben, bok yesin o. Birbirimize karşı hiçbir şey hissetmiyoruz. Yasal erginliğe kavuşacağım zaman televizyondaki gibi uçaklar kaçırıp, rehineler alıp, bir şeyler istemek için tehditçilik yapacağım belki, henüz ne isteyeceğimi bilmiyorum, ama boktan bir şey olmayacak. Esaslı bir şey olacak yani. Şimdilik ne istemek gerektiğini söyleyemeyeceğim, profesyonel eğitimden geçmedim çünkü.</p>
<p><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.mehmetalicetinkaya.com%2F2012%2F05%2Femile-ajar-romain-gary-onca-yoksulluk-varken%2F&amp;title=Emile%20Ajar%20%28Romain%20Gary%29%20%E2%80%93%20Onca%20Yoksulluk%20Varken" id="wpa2a_16"><img src="http://www.mehmetalicetinkaya.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_256_24.png" width="256" height="24" alt="Share"/></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetalicetinkaya.com/2012/05/emile-ajar-romain-gary-onca-yoksulluk-varken/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>La Historia Oficial (The Official Story / Resmi Tarih)</title>
		<link>http://www.mehmetalicetinkaya.com/2012/05/la-historia-oficial-the-official-story-resmi-tarih/</link>
		<comments>http://www.mehmetalicetinkaya.com/2012/05/la-historia-oficial-the-official-story-resmi-tarih/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 May 2012 21:01:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>malicetinkaya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Film]]></category>
		<category><![CDATA[Yabancı Dilde En İyi Film Oscar'ına Aday]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetalicetinkaya.com/?p=5209</guid>
		<description><![CDATA[1986 yılında Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ını kazanan 1985 Arjantin yapımı Resmi Tarih&#8217;i Luis Puenzo yönetmiş ve Aída Bortnik ile birlikte yazmış. Resmi Tarih, aynı zamanda En İyi Film Oscar’ını kazanan ilk Latin Amerika filmiymiş. Lisede tarih öğretmeni olan Alicia (Norma Aleandro) ve askeri cuntaya yakınlığı ile tanınan avukat-iş adamı Roberto (Héctor Alterio), 1970&#8242;lerin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.mehmetalicetinkaya.com/2012/05/la-historia-oficial-the-official-story-resmi-tarih/la-historia-oficial-resmi-tarih/" rel="attachment wp-att-5210"><img class="alignnone size-medium wp-image-5210" title="La Historia Oficial - Resmi Tarih" src="http://www.mehmetalicetinkaya.com/wp-content/uploads/2012/05/La-Historia-Oficial-Resmi-Tarih-207x300.jpg" alt="" width="207" height="300" /></a></p>
<p>1986 yılında Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ını kazanan 1985 Arjantin yapımı Resmi Tarih&#8217;i Luis Puenzo yönetmiş ve Aída Bortnik ile birlikte yazmış. Resmi Tarih, aynı zamanda En İyi Film Oscar’ını kazanan ilk Latin Amerika filmiymiş.</p>
<p>Lisede tarih öğretmeni olan Alicia (Norma Aleandro) ve askeri cuntaya yakınlığı ile tanınan avukat-iş adamı Roberto (Héctor Alterio), 1970&#8242;lerin ortalarından itibaren Arjantin&#8217;de yaşanan &#8220;Kirli Savaş&#8221;tan sonra Gaby (Analia Castro) adında bir kız çocuğunu evlat edinmişlerdir. 1976&#8242;da Jorge Rafael Videla önderliğindeki askeri cuntanın başa gelmesinin ardından ülkeden kaçan ve Alicia’nın çok yakın arkadaşı olan Ana (Chunchuna Villafañe) yıllar sonra ülkesine döner ve eski arkadaşları ile zaman geçirir. Bu buluşmaların birinde Ana, Alicia&#8217;ya ülkeden kaçmasına sebep olan işkenceleri ve tecavüzleri anlatır. O yıllarda askeri cuntanın işkence yaptığı hamile kadınların çocuklarını da başkalarına evlatlık verdiğini söyler. Bu sözlerden şüphelenen Alicia, Gaby’nin ailesini aramaya başlar. Roberto ise bu durumdan son derece rahatsızdır ve Alicia’nın çok fazla kurcalamasını istememektedir…</p>
<p>24 Mart 1976’da başa gelen ve 1981’e kadar ülkeyi yöneten Jorge Rafael Videla önderliğindeki askeri cuntanın iktidarı sırasında yıkıcı güçler olarak adlandırılan 9 ila 30 bin sol görüşlü insan kaybolmuş. Parlamento, sendikalar, siyasi partiler ve yerel yönetimler kapalı tutulmuş. 1981’de cuntayı komünizme karşı bir savunma duvarı olarak gören Ronald Reagan yönetiminin güçlü desteğini alarak başa Leopoldo Galtieri gelmiş. Resmi tarih, Arjantin’deki son diktatör olan Galtieri’nin 1983’de “düşmesinin” ardından dönemi irdeleyen ilk filmlerden biriymiş.</p>
<p><iframe src="http://www.youtube.com/embed/g7LF5II0wIY" frameborder="0" width="420" height="315"></iframe></p>
<p><iframe src="http://www.youtube.com/embed/drcYUlHBx1Y" frameborder="0" width="420" height="315"></iframe></p>
<p><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.mehmetalicetinkaya.com%2F2012%2F05%2Fla-historia-oficial-the-official-story-resmi-tarih%2F&amp;title=La%20Historia%20Oficial%20%28The%20Official%20Story%20%2F%20Resmi%20Tarih%29" id="wpa2a_18"><img src="http://www.mehmetalicetinkaya.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_256_24.png" width="256" height="24" alt="Share"/></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetalicetinkaya.com/2012/05/la-historia-oficial-the-official-story-resmi-tarih/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TFF Zorlu Süreci Başarıyla İdare Etti (!)</title>
		<link>http://www.mehmetalicetinkaya.com/2012/05/tff-zorlu-sureci-basariyla-idare-etti/</link>
		<comments>http://www.mehmetalicetinkaya.com/2012/05/tff-zorlu-sureci-basariyla-idare-etti/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 May 2012 12:39:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>malicetinkaya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Futbol]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Futbolundaki Çarpıklıklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetalicetinkaya.com/?p=5205</guid>
		<description><![CDATA[3 Temmuz&#8217;dan bugüne kadar geçen sürede, Türk futbolunun içine yerleşmiş olan şike ve teşvik illetini, ilelebet uzaklaştırmak için, tüm sorumlu mercilerimiz üzerlerine düşen görevleri eksiksiz olarak yaptılar. Türk futbolunun kafa takımı, gerçeğe ulaşmak için çok titiz bir şekilde çalıştı. Soruşturma kapsamında adı geçen tüm kulüp ve kişilerle görüştü. Bu işin tepesinde yer alan UEFA ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.mehmetalicetinkaya.com/2012/05/tff-zorlu-sureci-basariyla-idare-etti/200534363-001/" rel="attachment wp-att-5206"><img class="alignnone size-medium wp-image-5206" title="200534363-001" src="http://www.mehmetalicetinkaya.com/wp-content/uploads/2012/05/Gorev-Tamamlandi-224x300.jpg" alt="" width="224" height="300" /></a></p>
<p>3 Temmuz&#8217;dan bugüne kadar geçen sürede, Türk futbolunun içine yerleşmiş olan şike ve teşvik illetini, ilelebet uzaklaştırmak için, tüm sorumlu mercilerimiz üzerlerine düşen görevleri eksiksiz olarak yaptılar.</p>
<p>Türk futbolunun kafa takımı, gerçeğe ulaşmak için çok titiz bir şekilde çalıştı. Soruşturma kapsamında adı geçen tüm kulüp ve kişilerle görüştü. Bu işin tepesinde yer alan UEFA ve FIFA ile sürekli görüşülerek fikir alışverişinde bulundu. Dünya futbolunda yaşanan benzer olaylar didik didik incelendi ve ülkemizde yaşanan olayla örtüşen ve örtüşmeyen yönlerine bakıldı. Özellikle Süper Lig takımları ile yapılan görüşmelerde, işin ciddiyeti ve ileride yaşanabilecek olan sıkıntılar anlatıldı. Onlardan sakin olmaları ve kendilerine olan güvenmelerini korumaları istendi.</p>
<p>Bu çetrefilli süreçte, Türk futbolunun marka değerinin ve itibarının ne pahasına olursa olsun korunacağı, bu değeri düşürmek isteyen kişi ya da kulüplerin gerekli cezaları alacakları, yapılan soruşturmanın sonuna kadar gidileceği her fırsatta vurgulandı. Yapılan tüm çalışmalar sırasında olabildiğince şeffaf davranıldı. Sürekli olarak kamuoyu gelişmelerden haberdar edildi.</p>
<p>Fakat sürecin uzaması üzerine, başarısız olduğunu düşünen Federasyon Başkanı istifasını verdi. Bu aşamada kulüpler, daha azimli, daha cefakâr ve daha güçlü bir adayı Federasyon Başkanı seçerek, bu hassas konudaki ciddiyetlerini sergilediler.</p>
<p>Yeni başkan koltuğa oturmadan UEFA ile görüşeceğini, kimseye taviz verilmeyeceğini ve Türk futbolunu korumak için gereken her şeyin yapılacağını açıkladı. Ardından, sürecin daha temiz bir şekilde ilerlemesi için Futbol Disiplin Talimatında gerekli düzenlemeleri yaptı.</p>
<p>Ve sonunda zorlu virajın sonuna geldik. Dün oynanan Trabzonspor-Fenerbahçe maçının ardından gece 2 sularında çalışmalarını tamamlayan PFDK, ivedi bir şekilde aldığı kararları açıkladı.</p>
<p>PFDK, bazı futbolcuların ve yöneticilerin maçlardan önce şike teşebbüslerinde bulunduklarını ama bu girişimlerin (şükür!) sahaya yansımadığını tespit etmişti. Bu yüzden, bahsi geçen yönetici ve futbolculara en ağır cezalar verilerek, bundan sonra yaşanacak benzer olayların önüne geçmesi sağlandı. Ayrıca, Futbol Disiplin Talimatında son anda yapılan kritik düzenleme ile birlikte hiçbir kulüp ya da başkan ceza almadı. Böylece ülke futbolunda yaşanacak olan kaosun da önüne geçilmiş oldu. Türk futbolun itibarı ve marka değeri sonuna kadar korundu.</p>
<p>Bu kararla birlikte soruşturmanın Türkiye’deki ayağı tamamlanmış oldu. Türk futbol kamuoyu alınan bu kararlardan ötürü son derece tatminkâr bir şekilde gelecek sezonu iple çekmeye başladı bile.</p>
<p>Gelinen noktada, Türk futbolunun kafa takımı, ellerini birbirine kenetleyip, yaptıkları bu titiz çalışmayı UEFA&#8217;nın yutup yutmayacağını beklemeye başladılar&#8230;</p>
<p><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.mehmetalicetinkaya.com%2F2012%2F05%2Ftff-zorlu-sureci-basariyla-idare-etti%2F&amp;title=TFF%20Zorlu%20S%C3%BCreci%20Ba%C5%9Far%C4%B1yla%20%C4%B0dare%20Etti%20%28%21%29" id="wpa2a_20"><img src="http://www.mehmetalicetinkaya.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_256_24.png" width="256" height="24" alt="Share"/></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetalicetinkaya.com/2012/05/tff-zorlu-sureci-basariyla-idare-etti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

