Kategori arşivi: Film

Rudderless (Dümensiz)

TÜR: Komedi, Dram, Müzik. SÜRE: 105 Dk. ÜLKE: Amerika. YAPIM YILI: 2014. imdb: 7,5. Tomatometer: %62.

Ters köşe bir hikâyeyi usul usul işleyen ve seyirciyi seçime zorlayan Dümensiz, anlatımı, müzikleri ve oyunculuklarıyla ilgi çekici bir müzik, dram filmi.

Konu

Josh Manning (Miles Heizer) yurttaki odasında gitar çalıp şarkı söylemekte ve kayıt yapmaktadır. Birkaç saat sonra derse gitmek için yola çıktığında babası Sam Manning (Billy Crudup) arar ve buluşmak istediğini söyler. Josh okulunu asamayacağını söylese de Sam bir süre onu ikna etmeye çalışır. Buluşacakları yerde uzunca bir süre oğlunu bekleyen baba, pes edip oğlunu arar fakat telefonu kapalıdır. Hesabı ödeyip tam çıkmak üzereyken televizyonda, oğlunun okuduğu üniversitede silahlı bir saldırı olduğunu öğrenir.

Hakkında

Senaryosunu Casey Twenter, Jeff Robison ve William H. Macy’nin yazdığı Dümensiz’in yönetmen koltuğunda da William H. Macy oturuyor.

Yapı, Chigago Uluslararası Film Festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu (Anton Yelchin) ödülünü sahibi oldu.

Galası Sundance Film Festivalinde yapılan filmin bütçesi 5 milyon dolardı.

Ivır Zıvır

Şöhrete Bir Adım (Almost Famous) filmi için gitar alan ve çalmayı öğrenen Billy Crudup, filmdeki şarkıları kendisi çaldı ve söyledi.

Yapım, William H. Macy’nin ilk yönetmenlik deneyimi.

Jeff Robison ve Casey Twenter 2008’de beş aylarını senaryo için çalıştılar. William H. Macy onlarla birlikte yaklaşıp bir yılını harcıyarak senaryoyu yeniden yazdı.

***Filmle İlgili İçerik / Spoiler Uyarısı***

Dümensiz, silahlı okul saldırıları düzenleyen ve etraflarındaki herkesin şeytanlaştırıldığı gençlerin ailelerinin yaşadıklarından bir kesiti beyaz perdeye aktararak farklı bir açıdan olaylara bakılmasını sağlıyor.

Mononoke-hime (Princess Mononoke / Prenses Mononoke)

TÜR: Animasyon, Macera, Fantezi. SÜRE: 134 Dk. ÜLKE: Japonya. YAPIM YILI: 1997. imdb: 8,4. Tomatometer: %92.

Ormanı koruyan doğaüstü yaratıklarla, doğanın kaynaklarını hızla ve acımasızca tüketen insanlar arasındaki mücadeleyi konu alan Prenses Mononoke, Hayao Miyazaki’nin imzasını taşıyan başarılı bir Japon animasyonu.

Konu

Aşitaka, köyüne saldıran lanetlenmiş orman tanrısı bir domuzu öldürürken kolundan yaralanır ve lanetlenir. Lanete çare bulmak için köyünden uzaklaşan genç savaşçı, Demir Şehri adında demir madenini işleyip ölümcül silahlar yapan ve bu silahları ormanın hayvanlarıyla savaşmakta kullanan Leydi Eboşi ile karşılaşır.

Hakkında

Prenses Mononoke’yi Hayao Miyazaki yazıp yönetti.

Yapım, Japon Akademisi’nde En İyi Film ödülünün sahibi oldu.

Animasyon imdb’nin en iyi 250 film listesinde üst sıralarda yer alıyor.

23,5 milyon dolar bütçesi olan yapım 160 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Prenses Mononoke’yi yapmak için 144 bin tane geleneksel el çizimi yapıldı. Bunların 80 bininden fazlasını yönetmen Hayao Miyazaki bizzat kendisi çizdi ya da düzeltti.

Japon mitolojisine göre cinsiyetlerinden bağımsız olarak, kurt ve köpekler erkek, kediler ise kadın seslidir. Bu yüzden animenin Japon versiyonunda anne kurdu bir erkek (Akihiro Miwa) seslendiriyor. Amerikan versiyonunda ise anne kurdu bir kadın (Gillian Anderson) seslendiriyor.

Animasyonun Japonca adı Mononoke-hime. Mononoke bir isim değil, Japoncada kızgın, kinci ruh, hime ise prenses anlamında. Fakat animasyonun ismi İngilizceye (ve Türkçeye) çevrilirken Mononoke bir isimmiş gibi kullanıldı ve Prenses Mononoke olmasına karar verildi.

Yapım, geleneksel el çizimi kullanılarak yapılan son büyük animasyondur.

23.5 milyon dolar bütçesi olan yapım, o güne kadar en fazla bütçesi olan animeydi.

Prenses Mononoke, E.T.’nin rekorunu kırarak Japon’ya da en fazla izlenen film olmayı başardı. Fakat rekorunu aynı yıl gösterime giren Titanic kırdı.

Studyo Ghibli’nin karakterlerinin dudakları görünmezken, Lady Eboshi’nin sürdüğü kırmızı ruj sayesinde dudakları fark edilebiliyor.

Hikâye Muromachi döneminin (1336-1573) son yıllarında geçiyor.

Animasyonda 500’ye yakın renk kullanıldı.

Yapım, Japonya adına Yabancı Dilde En iyi Film Oscar’ına aday gösterildi.

It’s a Wonderful Life (Şahane Hayat)

TÜR: Dram, Aile, Fantezi. SÜRE: 130 Dk. ÜLKE: Amerika. YAPIM YILI: 1946. imdb: 8,6. Tomatometer: %94.

Ünlü yönetmen Frank Capra’nın 1930’lu yıllarda sıklıkla işlediği iyimserlik temasına başarıyla geri dönüş yaptığı Şahane Hayat, oldukça başarılı bir fantastik-aile-dram filmi.

Konu

Doğduğundan bu yana aynı küçük kasabada yaşayan George Bailey (James Stewart), kendisini buraya ve insanlarına adamış, hoşgörülü, güvenilir ve yardımsever bir insandır. İflasın eşiğine gelen Bailey bir Noel gecesinde nehre atlayarak intihar etmek üzeredir. Tanrı Bailey için edilen dualara kulak verir ve kanatsız melek Clarence’i (Henry Travers) yer yüzüne gönderir.

Hakkında

Philip Van Doren Stern’in En Büyük Armağan (The Greatest Gift) adlı hikâyesinden Frances Goodrich, Albert Hackett ve Frank Capra tarafından senaryolaştırılan Şahane Hayat’ın yönetmen koltuğunda Frank Capra oturuyor.

Yapım, En iyi Film ve En İyi Yönetmen’in dahil olduğu 5 dalda Oscar’a ve En iyi Yönetmen kategorisinde Altın Küre’ye aday gösterildi.

3 milyon dolar bütçesi olan yapım 3.3 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Şahane Hayat, imdb’nin en iyi 250 film listesinde üst sıralarda yer alıyor.

Ivır Zıvır

Donna Reed’in terkedilmiş binanın camına taş attığı sahnenin çekimleri için Frank Capra usta bir nişancı kiraladı. Çekimler başladığında Reed nişancıya işaret vermeden taşı salladı ve camı tutturmayı başardı. Herkes şaşkınlıkla karşılasa da lisede beysbol oynamış olan Reed kuvvetli atışlar yapabiliyordu.

Dans pistinin ikiye ayrıldığı ve altından havuzun çıktığı sahne Los Angeles’taki Beverly Hills Lisesinde çekildi. Okulun spor salonu gerçekten de ikiye ayrılabiliyor ve altında havuz bulunuyordu.

Billy amca sarhoş bir şekilde evden ayrıldığı sahnenin devamında, sanki bir yere takılıp sendelemiş gibi bir ses geliyor. Aslında çekimlerde böyle bir ses düşünülmüyordu. Fakat sakar bir sahne görevlisi oyuncunun fark edemeyeceği bir yere sahne malzemeleri yığdığı için, oyuncu gerçekten malzemelere takılarak sesin çıkmasını sağladı. Capra, filmin kurgusunda bu sesi kullandı ve sakar görevliye “doğaçlama ses” nedeniyle 10 dolar ekstra prim verdi.

Savaş sonrası Hollywood’a geri dönen James Stewart’ın uzun bir aradan sonraki ilk öpüşme sahnesinin çekimlerinde oyuncu oldukça gergindi. Frank Capra’nın dikkatlice takip ettiği sahne çekiminde Stewart, doğaçlama olarak tek seferde sahneyi başarıyla tamamladı. Fakat kurgu aşamasında Stewart’ın tutkulu kucaklama sahnesi sansür takılacağı düşünülerek filmden çıkartıldı.

Yapım bazı kaynaklara göre Türkiye’de Yaşamak Güzeldir adıyla gösterilmiştir.

Frank Capra, Şahane Hayat için “en iyi filmim” dedi.

75 dükkan, bir ana cadde, fabrika, gecekondu ve yerleşim alanlarıyla 16 bin metre karelik bir alana inşa edilen Bedfard Falls kasabası yaklaşık iki ayda hazırlandı. Set Amerikan film tarihinin o günlerdeki en büyük setiydi.

Martini’ler 1903’te Sicilya’dan Amerika’ya göç eden Frank Capra’nın kendi ailesinden esinlenilerek yaratıldı.

Projeyi daha önce elinde bulunduran stüdyo George Bailey karakteri için Cary Grant’ı düşünüyordu. Fakat proje Frank Capra’ya geçince karakteri doğrudan James Stewart için yazdı. Stewart sonraları George Bailey karakterinin kariyeri boyunca oynadığı favori karakteri olduğunu söyledi.

Yapım 1946’da yayınlandığında başarı elde edemedi.

Capra filmi 90 günde çekebileceğini iddia etti ve kazanınca tüm çekim ekibi ve oyuncu kadrosuna bir kutlama partisi verdi.

Clarence’nin George’u kurtardığı köprü çekimleri 32 derece sıcaklıkta yapıldı. Bu yüzden bazı anlarda James Stewart’ın terlediği görünüyor.

Filmin konusu Noel’de geçiyor olsa da çekimler oldukça sıcak bir dönemde yapıldı. Bu yüzden Capra, ekibin sağlığı için sık sık çekimlere ara verdi.

2. Dünya Savaşı’ndan sonra demoralize olmuş olan James Stewart’ı George rolünü oynaması konusunda filmde Mr. Potter rolünü canlandıran Lionel Barrmore ikna etti.

Mr. Potter’ın 1939 yılında George’a yıllık 20 bin dolar maaş önerisi 2015’de 337 bin 730 dolar değerinde.

Zuzu adındaki küçük kız çocuğunu canlandıran Karolyn Grimesi isminin meşhur zencefilli çörek olan Zu Zu Ginger Snaps’den geldiğini söyledi. George filmin sonlarına doğru merdivenin başındaki zuzu’ya “zu zu my little ginger snap!” diyor.

Orijinal olarak siyah beyaz çekilmiş bu film şimdiye kadar üç kez de renklendirilmiştir. İlk renklendirme işlemi 1986’da , ikincisi 1989 ‘da ve sonuncusu ise 2007 yapılmıştır. İlk iki renklendirme pek başarılı değillerdi. Filmin özgünlüğünü zedelediği için o zaman hayatta olan Capra (ö.1991) ve Stewart (ö.1997) tarafından da sertçe eleştirildi. Ticari nedenlerle TV kanalları yine de renkli kopyalar için talepte bulunuyorlardı. Sonunda her iki renkli kopya da piyasadan çekildi. Üçüncü ve daha gelişmiş olan renkli kopya Sadece DVD setlerine koymak üzere bastırtıldı. Artık televizyonlarda sadece siyah beyaz orijinal kopyalar gösteriliyor.

Film en tanınmış “Noel Filmleri” arasındadır. ABD ‘de her Noel zamanı birçok TV kuruluşu bu filmi yayınlamayı adet haline getirmişlerdir.

Bağımsız bir filme göre çok pahalı bir prodüksiyon sayılır, filmin 3.7 Milyon dolarlık bir bütçesi vardı (üstelik 1946 yılının değeri ile). Oysa ilk etapta gişede sadece 3,3 Milyon dolar toplayabildi. Bu başarısızlığın bir sebebi de William Wyler’ın bol Oscar’lı Hayatımızın En Güzel Yılları (The Best Years of Our Lives) filminden sadece bir hafta sonra gösterime girmesidir.

***Filmle İlgili İçerik / Spoiler Uyarısı***

Mr. Potter 8.000 doları çalsa da filmde yakalanmıyor. Bu o günler için olağandışı bir durum. Çünkü Hays Office yani sansür kurulunun koyduğu kurallara göre filmlerdeki kötülerin cezalandırılması ya da tövbe etmesi gerekiyordu.

Orijinal senaryoya göre Clarence, George’a yaptığı kötülük yüzünden Potter’la yüzleşiyordu.

Mary, George’a evde kalmamak için onunla evlendiğini söylüyor. George olmadığı dünyayla yüzleşince Mary’i evde kalmış olarak buluyor.

Hell Or High Water (İki Eli Kanda)

TÜR: Suç, Dram, Gerilim. SÜRE: 102 Dk. ÜLKE: Amerika. YAPIM YILI: 2016. imdb: 7,6. Tomatometer: %97.

Kendi hayatlarının artık bir önemi kalmamış olan iki kardeşin yaptıkları banka soygunlarını konu alan İki Eli Kanda, oyunculukları, müzikleri ve göz kamaştırıcı sinematografisiyle başarılı bir suç gerilim dram filmi.

Her şey bir yana Jeff Bridges’in oyunculuğu ve beyaz adam – Kızılderili atışmaları efsane.

Konu

Batı Teksas’ta boşanmış olan baba Toby Howard (Chris Pine) ve sabıkalı kardeşi Tanner (Ben Foster), sabahın erken saatlerinde Texas Midlands Bank’ın iki şubesinde soygunlarını gerçekleştirir. Soygunlar iyi tasarlanmış olsa da, Tanner’in vahşi doğası, Toby’nin sinirlerini bozarak gereksiz tehlikeleri beraberinde getirir.

Hakkında

Taylor Sheridan’ın senaryosunu yazdığı İki Eli Kanda’nın yönetmen koltuğunda David Mackenzie oturuyor.

Dünya galasını 16 Mayıs 2016’da 2016 Cannes Film Festivali’nin Belirli Bir Bakış bölümünde yapan yapım, aralarında En İyi Film kategorisinin de bulunduğu 4 Oscar ve 3 Altın Küre ödülüne aday gösterildi.

12 milyon dolar bütçesi olan film 38 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

“Hell or high water” deyiminin anlamı “ne yaparsan yap, sonuç değişmeyecek”dir. Deyimin ticarette kullanılan anlamı ise; bir kiralama sözleşmesine konulan ve kiralayana kiraya verene veya kiralanan mala ne olursa olsun ödeme yapması zorunluluğu getiren maddedir. Film sırasında her iki anlama da göndermeler yapılıyor.

Yönetmen filmi, yapım aşamasında hayatını kaybeden anne ve babası David John Mackenzie ve Ursula Sybil Mackenzie’ye ithaf etti.

Senaryo yazarı Taylor Sheridan, tarladaki yangın sahnesinde sığırları güden kovboylardan biri olarak beyaz perdede boy gösteriyor.

Filmin bir bölümünde Toby oğluna içmesi için bira uzatıyor. Filmin geçtiği Teksas, ebeveynleri yanında bulunan reşit olmamış çocukların içki içmesine izin verilen Amerika’daki 10 eyaletten biri.

Konu Batı Teksas’da geçiyor olsa da filmin hiçbir sahnesi orada çekilmedi.

Filmin orijinal adı Comancheria idi. Fakat prodüksiyon şirketinin yaptırdığı bir yarışma sonucunda kazanan isim “Hell Or High Water” oldu. Buna rağmen İspanya gibi bazı ülkeler, muhtemelen tam çevirisi zor olacağı için, yapımın ilk ismini kullandılar.

Bir yandan da Star Trek Sonsuzluk’un (Star Trek Beyond) çekimlerine katıldığı için Chris Pine’in tüm çekimleri sadece 2,5 haftada yapıldı.

Yapımın orijinal adı olan Comancheria, 1860’lardan önce Comanche Kızılderililerinin yaşadığı Teksas’da yer alan bir bölgenin adı.

Filmin bazı sahneleri Route 66 Casino’da çekildi. Casino çalışanları ve patronları gönüllü olarak filmde yer aldılar.

Genç kardeşi oynayan Chris Pine aslında filmdeki abisi Ben Foster’dan 2 ay daha büyük.

İlk iki banka soygunun çekimlerinin yapıldığı Archer City ve Olney kasabaları aynı zamanda Jeff Bridges’in de rol aldığı 1971 yapımı Son Gösteri (The Last Picture Show) filminin de çekimlerinin yapıldığı yer.

Chris Pine ve Ben Foster bir başka 2016 yapımı olan Zor Saatler’de (The Finest Hours) de birlikte rol aldılar.

Filmin senaryosu 2012 yılında yapımına başlanılmamış iyi senaryoların yer aldığı Kara Liste’de yer alıyordu.

***Filmle İlgili İçerik / Spoiler Uyarısı***

Filmde 4 kişi ölüyor. Bunlardan 3’ünü Tanner öldürüyor. 4. ise kendisi oluyor.

Good Will Hunting (Can Dostum)

TÜR: Dram. SÜRE: 126 Dk. ÜLKE: Amerika. YAPIM YILI: 1997. imdb: 8,3. Tomatometer: %97.

Çocukken yaşadıkları nedeniyle topluma uyum sağlamakta zorluk çeken, oldukça zeki bir çocuğun, hırslı bir matematik profesörü ile önce kendisini keşfetmesini sağlamaya çalışan bir terapist arasında yaşadıklarını konu alan Can Dostum, oldukça başarılı bir dram filmi.

Konu

Massachuset üniversitesinde hademe olarak çalışan 17 yaşındaki Will Hunting (Matt Damon), zeki ve öğrenim heveslisi bir gençtir. Çocukluğunda yaşadıkları nedeniyle içine kapanık olan ve sürekli kanunla başı belaya giren Will’i matematik profesörü Lambeau (Stellan Skarsgård) keşfeder ve dediklerini yapması koşuluyla şartlı olarak tahliye olmasını sağlar.

Hakkında

Senaryosunu, aynı zamanda filmde de rol alan, Matt Damon ve Ben Affleck’in yazdığı Can Dostum’un yönetmen koltuğunda Gus Van Sant oturuyor.

Yapım, 9 dalda aday gösterildiği Oscar ödüllerinden, En İyi Senaryo ve En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu (Matt Damon) kategorilerinde başarıya ulaştı. Ayrıca film, En iyi Senaryo dalında Altın Küre’ye layık bulundu.

Can Dostum, 8,3 ortalama puanı ile imdb’nin en iyi 250 film listesinde yer alıyor.

10 milyon dolar bütçesi olan yapım, 226 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Matt Damon ve Ben Affleck çekimlerin ilk gününde mutluluk göz yaşları döküyorlardı. Çünkü iki usta oyuncu Robin Williams ve Stellan Skarsgård’ın kelimesi kelimesine onların senaryolarını oynadıkları bu anın hayalini tam 4 yıldır kuruyorlardı.

Robin Williams En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscar’ını kazandıktan sonra ödülün bir replikasını, “Almanya’da beni ünlü yaptığın için teşekkürler” notuyla birlikte, oynadığı karakterin Almanca dublajını yapan Peer Augustinski’a gönderdi.

Francis Ford Coppola’nın vasıtasıyla senaryoyu okuyan Robin Williams, oldukça etkilendi ve Coppola’ya sadece, “kim bu çocuklar?” diye sordu.

Robin Williams’ın 2014’teki vefatından sonra oyuncunun Matt Damon ile görüşme yaptığı Boston’daki şehir parkında yer alan bank, bir anma köşesi haline geldi. Williams’ın birçok hayranı bankın etrafına şiirler yazdı, alıntılar yaptı, çiçekler bıraktı. Ayrıca oyuncunun bir heykelinin banka yapılması konusunda belediyeye dilekçe verildi.

Williams ile Damon’un bank sahnesinde sanki parkta kimse yokmuş gibi görünüyor oysa çekimleri üç bine yakın kişi izledi.

Robin Williams’ın eski karısının osurmasıyla ilgili yaptığı şakalar tamamen oyuncu tarafından doğaçlama olarak yapıldı. Damon’ın sahnede çok samimi bir şekilde kahkaha atmaktan kendinden geçmesi de bu sayede oldu. Ayrıca sahne dikkatlice izlenirse, bir ara kameranın da sallandığı yani kameramanın da muhtemelen kahkaha attığını fark edebilirsiniz.

Yapımcı Harvey Weinstein, Skylar rolü için Minnie Driver’ın yeterince güzel olmadığını düşünerek oyuncuyu veto etti. Fakat Gus, Matt ve Ben’in ısrarla oyuncuyu istemeleri üzerine kararını değiştirdi.

Casey Affleck’in birçok repliği doğaçlamaydı. İlk başlarda oyuncunun doğaçlamaları Damon, Affleck ve yönetmen Gus Van Sant tarafından engellense de sonrasında doğaçlamaların karakterin orijinal repliklerinden çok daha eğlenceli olduğuna karar verildi ve çekimler o şekilde yapıldı.

Matt Damon Harvard’daki beşinci yılında oyun yazarlığı sınıfındaydı ve en büyük başarısı tek perdelik bir oyun yazmaktı. O günlerde Affleck’den de yardım alarak filmin senaryosunu kaleme almaya başladı ve ortaya Can Dostum çıktı.

Minnie Driver’ın karakterinin adı olan Skylar, çekimler başlamadan önce Damon’dan ayrılan ve sonrasında Metallica’nın bateristi Lars Ulrich’le evlenen sevgilisi Skylar Satenstein’den alıyor.

Matt Damon, Robin Williams’ın filme yaptığı en iyi “eklentinin” filmin sonundaki doğaçlama repliği olduğunu söyledi.

Eski bir Harvard öğrenicisi olan Matt Damon, orijinal hikayeye göre Will’in bir fizik dâhisi olmasını istiyordu. Fakat bu fikrini fizik dalında Nobel almış olan Harvard profesörlerinden Sheldon L. Glashow’a ilettiğinde profesör, fizik yerine matematik dahilisi olmasını önerdi ve onu M.I.T.’de matematik profesörü olan eniştesi, Daniel Kleitman’a, yönlendirdi. O da öneriyi onaylayınca Damon senaryoyu ona göre yazdı. Filmin sonunda da her iki profesöre teşekkür etti.

Sean’ın ofisinde asılı olan resmi yönetmen Gus Van Sant yapmıştı.

Senaryoyu ilk olarak Castle Rock Entertainment satın aldı. Buna göre Matt ve Ben yerine Leonardo DiCaprio ve Brad Pitt’in oynaması planlanıyordu.

Mel Gibson’ın yönetmenlikten çekilmesinin ardından Michael Mann yönetmen adayı oldu. Mann yapımda iki büyük değişiklik yapmak istiyordu. Birincisi Matt Damon’ın tanınmadığı için başrolde olmasını istemiyordu. İkincisi de Will ve arkadaşlarının araba hırsızı olmasını istiyordu.

Ben Affleck, Damon ile birlikte Sean karakterini yazarlarken akıllarında Morgan Freeman veya Robert De Niro olduğunu söyledi.

Sean Maguire (Robin Williams) karakteri Damon’ın annesi ve Affleck’in babasının bir sentezi olarak yaratıldı.

***Filmle İlgili İçerik / Spoiler Uyarısı***

Robin Williams’ın filmin sonundaki, “Orospu çocuğu. Benim lafımı çaldı” repliği oyuncunun doğaçlamasıydı.

Yönetmen Gus Van Sant, bir ara, Damon ve Afflec’ten Chuckie’nin inşaat kazasında öldüğü farklı bir senaryo yazmalarını istedi. Her ikisi de karşı çıksalar da istemeye istemeye buna uygun bir senaryo yazdılar. Yönetmen okudu ve çok kötü bir fikir olduğuna karar verdi.

 

Majo No Takkyūbin (Kiki’s Delivery Service / Küçük Cadı Kiki)

TÜR: Animasyon, Macera, Dram. SÜRE: 103 Dk. ÜLKE: Japonya. YAPIM YILI: 1989. imdb: 7,9. Tomatometer: %97.

Konu

13 yaşındaki Kiki, inatçı olduğu kadar becerikli ve azimli bir kızdır. Eğitimini tamamlayıp cadı olabilmesi için bir sene boyunca ailesinden uzakta yaşaması gerekmektedir. Kedisi Jiji’yi de alarak annesinin hediye ettiği süpürgeyle kendisine uygun bir yer aramaya başlar.

Hakkında

Eiko Kadano’nun aynı adlı 1985 tarihli romanından Hayao Miyazaki’nin senaryosunu yazdığı Küçük Cadı Kiki’nin yönetmen koltuğunda da Miyazaki oturuyor.

Animasyon, 1990’da Japonya Akademi Ödüllerinde En Popüler Film ödülünün sahibi oldu.

6.9 milyon dolar bütçesi olan yapım 18 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Miyazaki’ye göre film, Japon gençlerinin çocukluktan çıkarken aile bağlılığı ve özgürlük arasında sıkıştıkları girdaba değinmekte. Yaş temasının ötesinde, film gençlerin yaratıcılık ve yeteneklerinin doğası ve her gencin şans, çok çalışma veya özgüven yoluyla kendi kişiliklerini bulma çabasını anlatmaya çalışmakta.

Projenin yapım aşamasında Miyazaki ekibiyle birlikte araştırma yapmak için İsveç’e gitti. Animasyondaki Koriko şehri Stockholm ve Visby temel alarak yaratıldı. Sokak adları da Stockholm’dan alındı. Ayrıca şehir Lizbon, Paris, San Francisco ve Milan’nun izlerini taşıyor.

Konu I. ve II. Dünya Savaşlarının yaşanmadığı 1950’ler Avrupa’sında geçiyor. Miyazaki kurmaca Kokiro şehrinin bir kıyısının Akdeniz, diğer kıyısının Baltık Denizinde yer aldığını ifade etti.

Animasyonda 462 renk kullanıldı.

Zeplin kazası sırasındaki televizyon yayınında spiker “Oh! İnsanlık” diyor. Bu cümle 1937’deki Hindenburg felaketini canlı olarak radyoya anlatan Herbert Morrison’dan alındı.

Kiki’nin şehre ilk geldiği sahnedeki otobüsün üzerinde Miyazaki’nin stüdyosu olan Studio Ghibli yazıyor.

Kiki’ye kahve ikram edilen sahne Disney sürümünde çocuklar için kahvenin uygun olmayacağı düşünülerek sıcak çikolata olarak değiştirildi.

Orijinal plana göre Miyazaki animasyonun yapımcısı olacaktı. Nobuyuki Isshiki ve Sunao Katabuchi senaryoyu yazacaklar ve ilk kez yönetmen koltuğuna oturacaklardı. Fakat ilerleyen zamanda Isshiki projeden ayrıldı. Bunun üzerine Miyazaki senaryoyu okuyup beğenmediği için tekrar yazdı ve yardımcı yönetmen koltuğunu Katabuchi’ye vererek animasyonun yönetmenliğini üstlendi.

Animasyon için 67 bin 317 tane klasik el çizimi kullanıldı.

Osono’nun fırınının adı olan Guchokipanya aslında Japonca bir kelime oyunu. Japonca’da “guchokipa” taş, kâğıt, makas oyunu ve “pan’ya” fırın anlamına geliyor.

Kiki’nin süpürgesini ödünç aldığı adam televizyonun önünde “bu benim süpürgem” dediği sahnenin sağ üst köşesinde yönetmen Hayoa Miyazaki yer alıyor.

Animasyonun Japonca adı Cadı’nın Teslimat Servisi.

Yapım Studio Ghibli tarafından yayınlanan dördüncü film.

Küçük Cadı Kiki, Disney ortaklığıyla yayınlanan ilk Studio Ghibli filmi olma özelliğini de taşıyor.

***Filmle İlgili İçerik / Spoiler Uyarısı***

Orijinal Japon versiyonunda konuşmasa da Disney versiyonunun son sahnesine Jiji konuşuyor. Miyazaki ve orijinal kitaba göre Jiji’nin konuşmaması hem kedi hem de Kiki’nin artık büyüdüğünün bir işareti.

Tonari No Totoro (My Neighbor Totoro / Komşum Totoro)

TÜR: Animasyon, Aile, Fantezi. SÜRE: 86 Dk. ÜLKE: Japonya. YAPIM YILI: 1988. imdb: 8,2. Tomatometer: %93.

Anneleri hastanede olan iki kız kardeşin babalarıyla birlikte yeni bir eve taşınmaları ve esrarengiz bir şeylerle karşılaşmalarını konu alan Komşum Totoro, oldukça başarılı bir animasyon filmi.

Konu

Bir üniversite profesörü olan babalarıyla Mei ve Satsuki, bir hastanede tedavi gören annelerine daha yakın olmak için bir köye taşınırlar. Çok geçmeden küçük kardeş Mei orman ruhlarını görmeye başlar ve en sonunda Totoro ile tanışır.

Hakkında

Komşum Totoro’nun senaryosunu Hayao Miyazaki yazdı ve yönetti.

Komşum Totoro, Animage Anime Grand Prix, Mainichi Film Ödülleri ve Kinema Junpo Ödüllerinde En İyi Film ödüllerinin sahibi oldu.

Animasyon, imdb’nin en iyi 250 film listesinde yer alıyor.

Ivır Zıvır

Komşum Totoro’nun konusu kısmen otobiyografik. Hayao Miyazaki ve kardeşleri çocukken, anneleri omurga tüberkülozu olduğu için 9 yıl boyunca çoğu zamanını hastanede geçiriyordu. Filmde hiç belirtilmemiş olsa da Satsuki ve Mei’nin anneleri de tüberküloz hastası. Miyazaki bir keresinde, animasyonun iki başkahramanının kız değil de erkek çocuğu olması durumunda kendisi için çok acı verici olacağını ifade etti.

Animasyondaki iki kızın adları olan Satsuki ve Mei aslında bir kelime oyunu. Satsuki, eski Japonca’da “May” (Mayıs) anlamına geliyor. Aynı zamanda Mei’de “May”in İngilizce telaffuzu.

Orijinal plana göre Miyazaki animasyonda 7 yaşında bir kızın başkahraman olmasını istiyordu. Fakat projenin ortalarında tek kahramanla animasyonun iyi olmayacağını düşünüp 7 yaşındaki kız yerine 10 yaşında Satsuki ve 4 yaşındaki Mei’yi hikâyede kullandı.

Komşum Totoro filmindeki ayıya benzeyen doğaüstü yaratık Totoro, Studio Ghibli’nin maskotu oldu. Ghibli’ye ait bütün filmler, başlangıcında mavi zemin üzerinde Totoro’nun görünmesiyle başlıyor. Totoro aynı zamanda hem stüdyo hem de Hayao Miyazaki’yle özdeşleşmiştir.

Animasyonun müziklerini besteleyen Japon besteci Joe Hisaishi, 2008’de Budokan’da çok özel bir konser verdi. Konser, Miyazaki animelerinin 25. yılı anısına düzenlendi ve Komşum Totoro’nun da içinde olduğu tüm Miyazaki animelerinin müzikleri seslendirildi. Miyazaki’nin de izlediği konserin bir bölümde ekrana yönetmenin Totoro’nun melodisini mırıldandığı bir görüntü geliyor.

Yapım ilk yayınlandığında gişe başarısı elde edemedi. 2 yıl sonra Totoro karakterini temel alan oyuncaklar rafları süslemeye başlayınca yapım da popüler olmaya başladı.

2005’te Japonya’daki World Expo’da animasyondaki Satsuki ve Mei’nin klasik Japon evi inşa edildi ve halka açıldı.

Tek yayınlanması durumunda finansal risk olacağı gerekçesiyle animasyon, Japonya’da bir başka animasyon olan Ateşböceklerinin Mezarı (Hotaru No Haka / Grave of the Fireflies) ile birlikte yayınlandı. Günümüzde her iki animasyon da imdb’nin en iyi 250 film listesinde yer alıyor.

Mei’nin annesine götürmek istediği mısırla birlikte göründüğü sahnede yer alan heykeller, Budizm’de çocukların koruyucu tanrısı olan Jizo’ya ait.

Pixar’ın 2010 yapımı Oyuncak Hikâyesi 3’teki (Toy Story 3) bir sahnede Totoro’nun pelüş oyuncağı yer alıyor.

Komşum Totoro’nun yayınlanmasından 6 yıl sonra, 1994’te dünyaya gelen Dakota Fanning, animasyonun 2005’teki Wold Disney sürümünde Satsuki’yi seslendirdi.

Animasyon 1958 Japonya’sında geçiyor.

***Filmle İlgili İçerik / Spoiler Uyarısı***

Aslında Totoro ismi Mei’nin Japonca Tororu kelimesini yalnız telaffuz etmesi sonucu türüyor. Tororu kelimesinin anlamı ise “oltayla balık tutmak / kandırmak” anlamına geliyor.

Gake No Ue No Ponyo (Ponyo on the Cliff / Küçük Denizkızı Ponyo)

TÜR: Animasyon, Komedi, Macera. SÜRE: 101 Dk. ÜLKE: Japonya. YAPIM YILI: 2008. imdb: 7,7. Tomatometer: %92.

Japon animasyon üstadı Hayao Miyazaki’nin sihirli ellerinden beyaz perdeye yansıyan ve usta bir sihirbaz ve bir deniz tanrıçasının kızı olan Japon balığı Ponyo’nun insan olma isteğini konu alan Küçük Deniz Kızı Ponyo, başarılı bir fantastik animasyon filmi.

Konu

Bir denizcinin oğlu, beş yaşındaki Sōsuke, annesi Lisa ile okyanus kenarındaki kayalıkta sakin bir hayat yaşamaktadır. Bir gün sahilde bir şişe ve onun içinde hapsolmuş güzel bir Japon balığı bulup onu kurtarır ve adına Ponyo koyar. Ama bu sıradan bir Japon balığı değildir. Usta bir sihirbaz ve bir deniz tanrıçasının kızı olan Ponyo, kendini genç bir kıza dönüştürmek için babasının sihrini kullanır ve hızlı bir şekilde Sōsuke’ye âşık olur, ama böyle güçlü büyü kullanımı dünyada tehlikeli bir dengesizliğe neden olur.

Hakkında

Küçük Deniz Kızı Ponyo’nun senaryosunu Hayao Miyazaki yazdı ve yönetti.

Yapım, Japonya Akademisi tarafından Yılın En İyi Animasyon Filmi ödülüm sahibi oldu.

34 milyon dolar bütçesi olan yapım 202 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Animasyondaki dalga ve deniz görüntülerini bizzat Hayao Miyazaki çizdi. Pixar animasyonlarıyla tanınan ünlü yönetmen, yapımcı ve senarist John Lasseter, daha önce bu kadar güzel su animasyonu görmediğini ifade etti.

Balık ve denizaltı canlılarının muazzam okulunu içeren 20 saniyelik açılış sahnesi oluşturulurken 1613 sayfalık taslak çizimi kullanıldı.

Miyazaki, animasyonun test gösterimini izleyen çocukların ilgisiz tepkilerinden ötürü oldukça şaşırdığını söyledi.

Küçük Deniz Kızı Ponyo, Miyazaki’nin 1997 yapımı Prenses Mononoke’den (Princess Mononoke) sonraki ilk geleneksel el çizimi animasyonu oldu.

Animasyon hakkında yapılan yorumların fikir birliği “Miyazaki’nin en iyi filmi olmamasına rağmen Ponyo görsel olarak baş döndürücü bir masal, tatlı şiirsel yönü çocuklara ve Miyazaki’nin her yaştan sevenlerine hitap etmekte” şeklinde.

Sôsuke, Hayao Miyazaki’nin o günlerde 5 yaşında olan oğlu Gorô Miyazaki’yi temel alıyor.

Filmin orijinal adı Kayalıktaki Ponyo.

Miyazaki, 2009’da San Diego Comic Con’da Ponyo’yu yaparken 1989 yapımı Disney animasyonu Küçük Deni Kızı’ndan (The Little Mermaid) esinlendiğini ifade etti.

Animasyondaki deniz kıyısı kasabası, Miyazaki’nin 2005’te yaşadığı Japonya’daki Setonaikai National Park’taki Tomonoura kasabasından esinlenerek oluşturuldu.

Sôsuke’nin babasının çalıştığı geminin adı Koganei maru. Western Tokyo’da yer alan bir kasaba olan Koganei aynı zamanda Studio Ghibli’nin bulunduğu yer.

Huzurevi sakinlerinden biri olan Toki, doğrudan Miyazaki’nin annesine bir saygı duruşu.

Truman

TÜR: Komedi, Dram. SÜRE: 108 Dk. ÜLKE: İspanya, Arjantin. YAPIM YILI: 2015. imdb: 7,3. Tomatometer: %100.

Akciğer kanseri olan, günleri sayılı bir adamın arkadaşına ve köpeğine vedasını konu alan Truman, komedi-drama dengesi nefis bir şekilde ayarlamış son derece başarılı bir dram filmi.

Konu

Kanada’da yaşayan Tomas (Javier Camara), akciğer kanseri olan yakın arkadaşı Julian’ı (Ricardo Darin) görmek için Madrid’e gelir. Günleri sayılı olan Julian’ın en büyük derdi öldükten sonra köpeği Truman’a ne olacağıdır.

Hakkında

Senaryosunu Tomàs Aragay ve Cesc Gay’in yazdığı Truman’ın yönetmen koltuğunda da Cesc Gay oturuyor.

İlk gösterimi 2015 Toronto Film Festivali’nde yapılan yapım, San Sebastian Uluslararası Film Festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu (Ricardo Darin ve Javier Camara) dalında Gümüş Deniz Kabuğu ödülünün sahibi oldu. Ayrıca Goya’da En İyi Film, En İyi Erkek Oyuncu (Ricardo Darin), En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu (Javier Camara), En İyi Yönetmen ve En İyi Senaryo ödüllerimi kazandı.

Truman, rottentomatoes’da yapılan 52 eleştirmen yorumunda %100 taze olarak değerlendirildi.

Film 8.7 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Toronto Film Festivalindeki gösterimin ardından yönetmen Cesc Gay, filme adını veren köpek Truman’ın çekimlerden birkaç ay sonra doğal nedenlerden ötürü öldüğünü söyledi.

Oyuncu Ricardo Darin, Truman öldüğü için film galasına Truman’ın kızlarından biriyle katıldı.

Truman’ı canlandıran Bullmastiff cinsi köpeğin gerçek adı Troilo idi.

Öneren: Tanıl Bora

Agora

TÜR: Macera, Biyografi, Dram. SÜRE: 127 Dk. ÜLKE: İspanya. YAPIM YILI: 2009. imdb: 7,2. Tomatometer: %53.

Roma İmparatorluğu’nun Hristiyanlaşması arifesinde bilim ve din arasında yaşanan çatışmaları ve dinin kadına bakış açısını, Yunan filozof, matematikçi ve astronom Hypatia üzerinden konu edinen Agora, başarılı bir biyografik macera dram filmi.

Konu

Atina’da eğitimini aldıktan sonra 400 yılına doğru İskenderiye’ye dönen Hypatia (Rachel Weisz) İskenderiye Kütüphanesi’ndeki Platon Okulu’nda dersler vermeye başlar. İçerisinde Hristiyanlık, Paganizm ve Musevilik gibi birçok inanca sahip öğrencisine Platon ve Aristo’nun öğretilerini kazandırsa da Paganlarla Hristiyanlar arasında şiddetlenen çatışmalar onun ve tüm coğrafyanın yaşamlarını etkilemeye başlayacaktır.

Hakkında

Senaryosunu Alejandro Amenábar ve Mateo Gil’in yazdığı Agora’nın yönetmen koltuğunda Alejandro Amenábar oturuyor.

Galası Cannes’da yapılan film 13 dalda aday gösterildiği Goya’da aralarında En İyi Senaryo’nun da bulunduğu 7 ödül kazandı.

70 milyon dolar bütçesi olan Agora, 39 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Yunan filozof, matematikçi ve astronom olan Hypatia, İskenderiye Kütüphanesi’nde felsefe, matematik ve astronomi üzerine dersler vermiştir. Yeni Platonculuk öğretisine bağlı olan Hypatia, Atina Akademisi’nin Eudoxus’ün başını çektiği Matematik geleneğine üye idi. Hypatia doğayı; mantık, matematik ve deney ile açıklamaya çalıştı.

Orijinalde, Alejandro Amenábar’ın kafasındaki kadro Rachel Weisz, Sacha Baron Cohen ve Jonathan Rhys Meyers’di. Fakat Baron Cohen senaryoyu okuduktan sonra, “çok sert bu yüzden de yaraları kaşıyabilir” diyerek rol teklifini geri çevirdi.

Film çekimleri Julius Caesar, Helen of Troy ve Truva’nın da çekildiği Fort Ricasoli, Malta’da yapıldı. Ayrıca yapımdaki kolezyum Gladyatör filmindeki kolezyumla aynı yere kuruldu.

Senaryo yazarı olan Alejandro Amenábar, Hypatia’yı Rachel Weisz’i düşünerek yazdı.

Bazı günler kilise çanları nedeniyle çekimlere ara verildi.

Film adını, antik Yunan kentlerinde, şehirle ilgili politik, dini, ticari her türlü faaliyetin gerçekleştiği, tüm kamu binalarının etrafında sıralandığı halka ait geniş açık alan olup, Helenistik dönemde şekillenip Roma İmparatorluğu’nda ortaya çıkan forumların öncülü olan Agora’dan alıyor. Agora bu yapısıyla Romalı’lardaki foruma benzetilebiliyor.

9 Ekim 2009’da İspanya’da gösterime giren yapım, ülkede yılın en fazla hasıalt yapan filmi olmayı başardı. Fakat buna rağmen farklı ülkelerde dağıtımcı bulma konusunda sorunlar yaşadı. Bu yüzden de ülke ülke gösterime girdi.

Film yayınlanmadan önce dağıtımcı firma ısrarla filmin Vatikan’da gösterilmesini talep etti. Bu konuda Vatikan’dan herhangi bir ret durumu rapor edilmedi. Ayrıca Vatikan yetkilileri filmdeki bazı dinsel tasvirler konusunda destekte bulundu.

Atina Üniversitesi Teoloji Doktoru Irene A. Artemi, “film, Hristiyanlık karşıtı gibi görünmese de, Hristiyanları yobaz, gerici, cahil ve bağnaz olarak gösteriyor” dedi.

Hypatia İskenderiye Kütüphanesi’ndeki Platon Okulu’nda, içerisinde Hristiyanlık, Paganizm ve Musevilik gibi birçok inanca sahip öğrencisine Platon ve Aristo’nun öğretilerini kazandırdı. Bu öğrencileri arasında ileride İskenderiye valisi olacak olan Orestes ve Ptolemais’in piskoposu olacak olan Synesius da vardı.

Hypatia’nın eserlerinden günümüze ulaşabileni yoktur; fakat Synesius ile yazıştığı mektupların bir bölümü mevcuttur.

***Filmle İlgili İçerik / Spoiler Uyarısı***

Hypatia’nın ölümü hakkında bugün en güvenilir kaynak, bir Hristiyan olan Socrates Scholasticus’un 439’da yazmayı tamamladığı “Historia Ecclesiastica” adlı yapıtıdır. Bu yapıta göre olaylar Socrates Scholasticus’un anlatımı ile şöyle gelişir: “…Hypatia’nın sık sık Vali Orestus ile görüşmesi Hristiyanların hoşuna gitmiyordu. Hypatia’nın, Vali Orestus ile Piskopos Cyril’in uzlaşmasını engellemeye çalıştığı düşünülüyordu. Böyle düşünen bir grup bağnaz, Peter adındaki çete liderleri ile birlikte Hypatia’nın evinin önünde pusuya yattılar ve onu beklemeye başladılar. Hypatia eve geldiğinde ise onu kaçırıp Caesareum adındaki bir kiliseye götürdükten sonra tamamen soydular. Ardından onu taşlayarak öldürdüler. Daha sonra Hypatia’nın parçalanmış bedenini alıp Cinaron adındaki bir yerde yaktılar.”

Hypatia, günümüze kadar ulaşmış olan sayılı kaynaktan biri olan Yunan tarihçi Socrates Scholasticus’un “Historia Ecclesiastica” adlı eserine göre; İskenderiye’nin en önemli iki figürü olan, İskenderiye Valisi Orestes ile İskenderiye piskoposu Cyril arasında anlaşmazlıklara sebebiyet verdiği ve politik işlere karıştığı gerekçesi ile 415 yılında kıptî Hristiyan bir çete tarafından taşlanarak öldürüldü.

Hypatia’nın devrin en güzel kadınlarından biri olduğu ve Vali Orestes’in bizzat Hypatia’dan ders aldığı sıralarda Hypatia’ya aşık olduğu bilinmektedir. Anlaşmazlıklara ise Vali Orestes’in, İskenderiye’de Piskopos Cyril’in kışkırtmaları ile Hypatia’ya karşı hızla büyüyen nefretin önüne geçmeye çalışması olmuştur. Hypatia, İskenderiye’ye Hristiyanlığın hakim olduğu son yıllarında Piskopos Cyril, Hypatia’yı hedef göstererek İncil’den yaptığı alıntılar ile halkı kışkırtmış ve Hypatia, halk tarafından “dinsiz” ve “şeytan” olarak nitelendirilmiştir. Kısa bir süre içerisinde de Kıptî bir Hristiyan çetesi tarafından taşlanarak öldürülmüştür.

Amerikan Katolik Kilisesi rahibi Robert Barron bir makale yazarak, “Hypatia kesinlikle bir filozoftu ve kesinlikle 415 yılında bir galeyanda öldürüldü ama neredeyse bunun dışında filmde anlatılan her şey yanlış” dedi.

Günümüze ulaşabilmiş 5. yy’dan kalma kaynaklar Hypatia’yı; Platon, Aristo ve Plotinus’un felsefelerinin öğreticisi olarak tanımlar. Fakat kıptî Piskopos John Nikiû’nün yazdığı 7. yy’dan kalan “Chronicle” adlı eserde Hypatia için şunlar söylenmiştir: “Hypatia helenistik bir pagan idi. Her zaman büyüye, usturlaba ve müzik enstrümanlarına bağlı kalmıştı. Ayrıca insanları şeytanî hileler ile kandırmıştı.” Fakat bütün Hristiyanlar John Nikiû veya Hypatia’yı öldüren çete gibi Hypatia’ya karşı düşman değildiler. Hatta bazı Hristiyanlar Hypatia’yı, erdem ve iffetin sembolü saymıştır.