Kategori arşivi: Film

Sing Street

TÜR: Komedi, Müzik, Dram. SÜRE: 106 Dk. ÜLKE: İrlanda, Amerika, İngiltere. YAPIM YILI: 2016. imdb: 8,0. Tomatometer: %95.

Ailesinin parasal sorunları nedeniyle özel okuldan devlet okuluna transfer olan İrlandalı bir lise öğrencisinin, aşık olduğu kıza yakınlaşmak için, müzik grubu kurmasını konu alan Sing Street, 80’ler ve İrlanda atmosferiyle oldukça eğlenceli bir müzikal komedi dram filmi.

Konu

1985 İrlanda’sı. Ailesinin parasal nedenlerinden ötürü özel okuldan devlet okuluna geçiş yapan Conor (Ferdia Walsh-Peelo), bir gün okulun karşısında bekleyen ve model olduğunu söyleyen Raphina’ya (Lucy Boynton) vurulur. Kızın yanına gider ve müzik kliplerinde oynamak isteyip istemediğini sorar. Fakat daha ortada müzik grubu bile yoktur.

Hakkında

Simon Carmody’nin hikayesini yazdığı Sing Street’i John Carney yazıp yönetti.

Yapım Altın Küre’de Müzikal Komedi dakında En İyi Film ödülüne aday gösterildi.

4 milyon dolar bütçesi olan yapım 14 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Filmin başrol oyuncusu Ferdia Walsh-Peelo’nun babası ve amcası gerçekten de Synge Street Christian Brothers okulunda eğitim gördüler.

Eamon’u canlandıran Mark McKenna’nın babası gerçekten müzisyen ve adı Eamon.

2014’te U2’dan Bono ve The Edge’in de John Carney ile birlikte filmi yapacağı duyurulsa da, tarih uyuşmazlığından bu birliktelik gerçekleşemedi.

John Carney aynı zamanda bir başka başarılı müzikal yapım olan Bir Zamanlar’ın (Once) da yönetmeni. Carney ayrıca Bir Zamanlar’ın başrol oyuncusu olan Glen Hansard’ın gerçek yaşamdaki grubu olan The Frames’in eski basçısıydı.

Filmin ilk gösterimi 2016 Sundance’de yapıldı.

Yapım Dublin’de çekildi.

Conor’un babası, “ayrılıyoruz ama boşanamıyoruz” diyor. Film 1985’te geçtiği için bu çok doğru bir bilgi çünkü İrlanda’da boşanma ancak 1997’de yürürlüğe alındı.

Go Now ve Don’t Go Down şarkıları Dublin’li şarkıcı Glen Hansard tarafından bestelendi. Hansard, bir başka John Carney filmi olan Bir Zamanlar’da (Once) oynamış ve aynı zamanda filmdeki Falling Slowly şarkısıyla Oscar kazanmıştı.

Aidan Gillen ve Maria Doyle Kennedy filmde karı kocayı canlandırıyorlar. İkili 1999 yapımı televizyon dizisi Queer as Folk’ta iki kardeşi canlandırmışlardı.

***Filmle İlgili İçerik / Spoiler Uyarısı***

Yönetmen John Carney filmin sonuyla ilgili olarak şunları söyledi, “Final sahnesinde mutlu romantik bir son görmüyorum. Birlikte oturuyorlar, bu doğru fakat ‘bazı büyük ilişkiler sonsuza kadar sürer’ demek istemiyorum. İnsanlar son sahnenin gerçek olduğunu düşünüyorlar fakat onlar daha çocuk. Son sahnenin ufak bir hayal/fantezi sahnesi olduğunu düşündüm.”

Nema-ye Nazdik (Close-Up / Yakın Plan)

TÜR: Biyografi, Suç, Dram. SÜRE: 98 Dk. ÜLKE: İran. YAPIM YILI: 1990. imdb: 8,3. Tomatometer: %88.

Sinemanın büyülü dünyasına ilgi duyan, işsiz, fakir bir adamın kendisini, ünlü İranlı yönetmen Mohsen Makhmalbaf diye tanıtmasını konu alan Yakın Plan, gerçek hayat ile “rol kesmek” arasındaki ince çizgiyi çok güzel bir şekilde beyaz perdeye aktarıyor.

Konu

İşsiz ve fakir bir adam olan Hossain Sabzian otobüste, Ahankhah ailesinin bir ferdiyle tanışır. Konu konuyu açar ve Sabzian kadının ilgisi üzerine kendisini ünlü İranlı yönetmen Mohsen Makhmalbaf diye tanıtır ve “rol kesmeye” başlar.

Hakkında

Yakın Plan’ı, Abbas Kiarostami (Abbas Kiyarüstemi) yazıp yönetti.

Yapım, İstanbul Film Festivalinde FIPRESCI ödülünün sahibi oldu.

Ivır Zıvır

Yakın Plan, 1980’lerin sonlarına doğru kuzey İran’da yaşanan gerçek bir olayı temel alıyor. Yönetmen Kiarostami, 1989’da İran dergisi Sorush’da yer alan bir makaleyi okuduktan sonra hızlı bir şekilde Sabzian hakkında bir belgesel çekmeye karar verdi ve olayın peşine düştü. Sabzian ve olayın diğer şahitleriyle görüşüp, yaşananları yeniden oynamaları için onları ikna etmeyi başardı.

Yönetmen Kiarostami, Sabizan ile Mohsen Makhmalbaf’ı tanıştırarak, Ahankhahs ailesinin Sabizan’ı affetmesinde önemli bir rol oynadı.

Yapım, İran’daki gösterimlerinin ardından genelde negatif eleştiriler aldı. Fakat yurtdışındaki gösterimlerinden sonra değer görmeye ve taktir edilmeye başlandı.

1995’te Moslem Mansouri ve Mahmoud Chokrollahi, Sabizan’ın sinema tutkusu, yönetmen Makhmalbaf’ı canlandırma isteğini ve yönetmen Kiarostami ile tanıştıktan sonra hayatının nasıl değiştiğini konu alan, Yakın Plan Uzun Çekim adlı bir belgesel çektiler.

Yapım, İngiliz Film Enstitüsü tarafından 2012 yılında yayınlanan, “Gelmiş geçmiş en iyi 50 film” listesinde 43. sırada yer aldı.

***Filmle İlgili İçerik / Spoiler Uyarısı***

Filmin final sahnesinde Sabizan hapishaneden çıktıktan sonra yönetmen Mohsen Makhmalbaf ile tanışıyor. Ahankhahs’ların evlerine doğru motosikletle yol alırlarken ses ara ara kesiliyor. Bunu filmde “teknik yetersizlikler” diyerek açıklasalar da, aslında yönetmen Kiarostami, Sabizan’ın idolüyle tanışma heyecanı ve yürekten muhabbetine rağmen Makhmalbaf’ın sadece senaryoda yazanları oynamasının uyuşmadığını düşünerek kurgu aşamasında diyalogların sadece kısa bir bölümünü beyaz perdeye aktarmaya karar verdi.

Filmin Tema Müziği

İşe Yarar Bir Şey (Something Useful)

TÜR: Dram. SÜRE: 104 Dk. ÜLKE: Türkiye, Fransa, Hollanda, Almanya. YAPIM YILI: 2017. imdb: 7,6. Tomatometer: Tomatometer skoru henüz yok…

Bir gece trende yolları kesişen iki kadının “gel beni öldür” diyen bir adama doğru uzanan yolculuklarını konu alan İşe Yarar Bir Şey, oyunculukları, konusu, işlenişi, sinematografisi ve güzel şiirleriyle başarılı bir dram.

Konu

Leyla gibi biri neden lise arkadaşlarıyla buluşma yemeğine gider ki? Yirmi beş yıldır hiçbir lise yemeğine gitmemiş… Üstelik 16 saat süren bir tren yolculuğuyla! Hemşirelik son sınıf öğrencisi Canan, o niye trende? Gönlünde oyuncu olmak varken hemşire adayı olarak hiç istemediği bir iş görüşmesine gidiyor. Peki Yavuz? Hareketsiz yatıyor bir pencerenin önünde, seyyar satıcıları, faytonları, sokaktaki insanları izliyor bütün gün. Canan’ı bekliyor, belki de Leyla’yı, belki de bir gece treninde yolları kesişen katil ile şairi.

Hakkında

Senaryosunu Barış Bıçakçı ve Pelin Esmer’in yazdığı Yararlı Bir Şey’in yönetmen koltuğunda Pelin Esmer oturuyor.

Ivır Zıvır

Koleksiyoncu, Oyun, 11’e 10 Kala ve Gözetleme Kulesi filmlerinin ödüllü yönetmeni Pelin Esmer 5 yıl aradan sonra İşe Yarar Bir Şey için yönetmen koltuğuna oturdu. Başak Köklükaya ise 9 yıl aradan sonra kamera karşısına geçti. Köklükaya en son Semih Kaplanoğlu’nun Süt filminde oynamıştı.

Öteki Sinema’da Polat Öziş filmle ilgili olarak “Pelin Esmer’in Ustalık Eseri: İşe Yarar Bir Şey” başlıklı yorumunda; “İşe Yarar Bir Şey için söylenilmesi elzem olan ilk söz, filmin adeta ustaca yazılmış bir kitap edasında ilerlemesi ve tek solukta tüketilmesi. Henüz ilk dakikalarından itibaren izleyicisi ile yakın bir bağ kurmayı başaran film, son dakikaya kadar üslubunu terk etmiyor ve her bir sekansıyla izleyenlerin içine nakşetmeyi başarıyor. Bundaki en büyük pay ise, Pelin Esmer’in tutturduğu samimi anlatım tarzı olduğunu dile getirebiliriz. Abartıya mahal vermeyen, aksine derinlikle yazılmış karakterlerini realist şekilde resmetmeyi başaran Pelin Esmer, böylelikle inandırıcılık dozajı fazlasıyla yüksek bir filmi de huzurlarımıza getiriyor” dedi.

Filmin ilk gösterimi 12 Nisan 2017’de 36. Uluslararası İstanbul Film Festivali kapsamında gerçekleştirildi.

Tokyo Godfathers (Tokyo Tanrıları)

TÜR: Animasyon, Macera, Komedi. SÜRE: 92 Dk. ÜLKE: Japonya. YAPIM YILI: 2003. imdb: 7,9. Tomatometer: %89.

Tokyo’da yaşayan 3 evsizin, buldukları terk edilmiş bir bebek üzerinden, hayal ya, kadın, erkek ve çocuk rollerine bürünmelerini konu alan Tokyo Tanrıları, nefis göndermelerle dolu, oldukça başarılı bir macera, komedi, dram animasyonu.

Konu

Geçmişinden utanan bir adam, eve gitmekten korkan bir genç kız ve önemli bir sırrı olan bir kadın… Sokaklarda yaşayan 3 evsiz, çöpleri karıştırdıkları sıradan bir günde terk edilmiş bir bebek bulurlar. Kadın, onunla yaşamak ister, adam, “evsiz, ona nasıl bakabiliriz saçmalama, polise gidelim” der, kız ise elinden geldiğince bebeğe bakmak için yardım etmeye başlamıştır bile.

Hakkında

Esnek bir şekilde Peter B. Kyne’in Üç Tanrı (Three Godfathers) romanından esinlenerek Satoshi Kon ve Keiko Nobumoto’nun senaryosunu yazdığı Tokyo Tanrıları’nın yönetmen koltuğunda Satoshi Kon oturuyor.

Yapım, Tokyo Anime Ödüllerinde En İyi Yönetmen ve En İyi Sanat Yönetmeni dahil 3 ödülün sahibi oldu.

2,4 milyon dolar bütçesi olan animasyon 610 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Ana tema olarak tesadüflere vurgu yapan animasyonu film eleştirmeni George Peluranee, “Tokyo Tanrıları yabancı olarak gördüğümüz insanlara aslında görünmez iplerle bağlı olduğumuzu gösteriyor ve güzel bir şekilde mucizeler, aile, aşk ve affetmeyi anlatıyor” dedi.

Animasyonun birçok bölümünde 12-25 olan (25 Aralık) Noel Gecesinin rakamlarına gönderme yapılıyor. Anahtarlık üstündeki numara, taksi ücreti, taksi plakası ya da gazetedeki adres, Sachiko’nun yıkılmış evindeki durmuş saatin üstünde vs.

Animasyonun başında üçlünün geçtiği sokağın arka planında 3 tane film afişi görünüyor. Kusursuz Mavi (Perfect Blue), Milenyum Aktristi (Millenium Actress) ve Tokya Tanrıları (Tokyo Godfathers). Üç film de animasyonun yönetmeni Satoshi Kon’un yapımları.

Filmin başkarakterleri olan evsizler hakkında 2009’da Japonya’da ilginç bir olay yaşandı. Japonya’da en fazla evsizin yaşadığı Osaka şehrinde bulunan hayvanat bahçesi Avustralya’dan, yıllık besleme ücreti 120 milyon yen olan 6 tane koala aldı ve bu maliyeti karşılamak için vergilerden kullanmaya karar verdi. Evsizler yerine koalalar için vergilerin harcanması evsizleri ve onlara destek verenler tarafından kızgınlıkla karşılandı.

Baby Driver (Tam Gaz)

TÜR: Aksiyon, Suç, Müzik. SÜRE: 112 Dk. ÜLKE: İngiltere, Amerika. YAPIM YILI: 2017. imdb: 7,8. Tomatometer: %93.

Müzikle aksiyonun nefis bir şekilde harmanlandığı, sinematografisiyle göz dolduran Tam Gaz, tıpkı Scott Pilgram Dünyaya Karşı (Scott Pilgram vs. the World) gibi eğlenceli ve “çatlak” bir aksiyon suç müzik filmi.

Konu

Çocukken geçirdiği bir trafik kazasından ötürü kulağının çınlamasını bastırmak için sürekli müzik dinleyen Baby (Ansel Elgort), soygun baronu Doc’a (Kevin Spacey) olan borcunu ödeyebilmek için soyguncuları olay yerinden kaçırmak için araba sürmektedir.

Hakkında

Tam Gaz’ı Edgar Wright yazdı ve yönetti.

34 milyon dolar bütçesi olan yapım 227 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Jamie Foxx’un karakteri Bats’in sarf ettiği, “Barbra Streisand’ın ***tiğim kulak çınlamasını biliyor gibi mi görünüyorum?” sözü hakkında Edgar Wright, ünlü şarkıcının nasıl tepki vereceği konusunda endişeleniyordu. Barbra’nın yakın arkadaşı olan Jamie Foxx yönetmene, “Barbra gangsterdir” dedi.

Joseph karakteri normal senaryoya göre 80’lerinin ortasında biriydi. Sağır Joseph karakterini canlandıran CJ Jones ekip yönetmeni Francine Maisler tarafından keşfedildi ve önerildi. Gerçek hayatta da sağır olan Jones ile iletişim kurabilmek için Ansel Elgort işaret dili öğrendi.

Jamie Foxx çekiminin olmadığı günlerde bile sette kalıp Kevin Spacey’in çekimlerini izledi. Foxx bu konuda, “muhteşem artistleri rollerini canlandırırken izlemek çok büyük bir şans” dedi.

Yönetmen Edgar Wright, araba kovalama sahnelerinin hiçbirinde yeşil ekran ya da bilgisayar efekti kullanılmadığını ifade etti.

Filmin başında Baby’nin kahve getirdiği sahne 28 kere çekildi. 21. çekim final kurgusunda kullanıldı.

Jon Hamm’ın rolü doğrudan oyuncu için yazıldı.

Yönetmen Edgar Wright, Jamie Foxx ve Kevin Spacey ile yaptığı bir çekimde ekip arkadaşlarına, “duble Oscar çekimi!” diye fısıldadı.

Debora karakteri için Emma Stone düşünülüyordu fakat oyuncu Aşıklar Şehri’ni (La La Land) tercih etti.

Müziğin olmadığı neredeyse tüm sahnelerde Baby’nin kulak çınlamasını duyabiliyorsunuz.

Edgar Wright, Ansel Elgort’tan çekimlerde A Clockwork Orange’taki (Otomatik Portakal) Alex (Malcolm McDowell) gibi sert, katı, acımasız olmasını istedi.

Filmdeki silah sesleri ile müziklerin basları uyum içinde.

Tam Gaz, Edgar Wright’ın Amerika’da çektiği ilk film.

Yönetmen, başrol oyuncularının sahnede vurgulanan tona daha iyi hazırlanmaları amacıyla, karakterleriyle ilgili senaryoyla birlikte sahnede çalınacak şarkıları Ipod’a yükleyerek gönderdi.

***Filmle İlgili İçerik / Spoiler Uyarısı***

Yönetmen Baby’nin hapishaneden çıktığı son sahnenin gerçekten yaşanıp yaşanmadığını izleyiciye bırakmak adına kasten muğlak bıraktığını söyledi. Bu konuda başrol oyuncuları Ansel Elgort ile Lily James de ayrılık yaşadılar. Elgort son sahnenin karakterin hayali olduğunu söylese de, James sahnenin gerçek olduğunu düşündüğünü ifade etti.

Posta ofisindeki sahnede görevli, “herkes mutlu olmak ister, kimse acı istemez ama birazcık yağmur olmazsa gökkuşağını göremezsin” diyor. Filmin zirve sahnesi yağmurlu bir havada yaşanıyor. Baby hapishaneden çıktığında ise gökyüzünde gökkuşağı görünüyor.

İlk banka soygununda Griff (Jon Bernthal) şakayla, “beni bir kere daha görmezseniz ölmüşümdür” diyor. Karakteri film boyunca bir daha görünmüyor.

Baby’nin hapishane numarası olan 28071978, 1978 yapımı Sürücü (The Driver), filminin yayınlanma tarihi.

Rudderless (Dümensiz)

TÜR: Komedi, Dram, Müzik. SÜRE: 105 Dk. ÜLKE: Amerika. YAPIM YILI: 2014. imdb: 7,5. Tomatometer: %62.

Ters köşe bir hikâyeyi usul usul işleyen ve seyirciyi seçime zorlayan Dümensiz, anlatımı, müzikleri ve oyunculuklarıyla ilgi çekici bir müzik, dram filmi.

Konu

Josh Manning (Miles Heizer) yurttaki odasında gitar çalıp şarkı söylemekte ve kayıt yapmaktadır. Birkaç saat sonra derse gitmek için yola çıktığında babası Sam Manning (Billy Crudup) arar ve buluşmak istediğini söyler. Josh okulunu asamayacağını söylese de Sam bir süre onu ikna etmeye çalışır. Buluşacakları yerde uzunca bir süre oğlunu bekleyen baba, pes edip oğlunu arar fakat telefonu kapalıdır. Hesabı ödeyip tam çıkmak üzereyken televizyonda, oğlunun okuduğu üniversitede silahlı bir saldırı olduğunu öğrenir.

Hakkında

Senaryosunu Casey Twenter, Jeff Robison ve William H. Macy’nin yazdığı Dümensiz’in yönetmen koltuğunda da William H. Macy oturuyor.

Yapı, Chigago Uluslararası Film Festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu (Anton Yelchin) ödülünü sahibi oldu.

Galası Sundance Film Festivalinde yapılan filmin bütçesi 5 milyon dolardı.

Ivır Zıvır

Şöhrete Bir Adım (Almost Famous) filmi için gitar alan ve çalmayı öğrenen Billy Crudup, filmdeki şarkıları kendisi çaldı ve söyledi.

Yapım, William H. Macy’nin ilk yönetmenlik deneyimi.

Jeff Robison ve Casey Twenter 2008’de beş aylarını senaryo için çalıştılar. William H. Macy onlarla birlikte yaklaşıp bir yılını harcıyarak senaryoyu yeniden yazdı.

***Filmle İlgili İçerik / Spoiler Uyarısı***

Dümensiz, silahlı okul saldırıları düzenleyen ve etraflarındaki herkesin şeytanlaştırıldığı gençlerin ailelerinin yaşadıklarından bir kesiti beyaz perdeye aktararak farklı bir açıdan olaylara bakılmasını sağlıyor.

Mononoke-hime (Princess Mononoke / Prenses Mononoke)

TÜR: Animasyon, Macera, Fantezi. SÜRE: 134 Dk. ÜLKE: Japonya. YAPIM YILI: 1997. imdb: 8,4. Tomatometer: %92.

Ormanı koruyan doğaüstü yaratıklarla, doğanın kaynaklarını hızla ve acımasızca tüketen insanlar arasındaki mücadeleyi konu alan Prenses Mononoke, Hayao Miyazaki’nin imzasını taşıyan başarılı bir Japon animasyonu.

Konu

Aşitaka, köyüne saldıran lanetlenmiş orman tanrısı bir domuzu öldürürken kolundan yaralanır ve lanetlenir. Lanete çare bulmak için köyünden uzaklaşan genç savaşçı, Demir Şehri adında demir madenini işleyip ölümcül silahlar yapan ve bu silahları ormanın hayvanlarıyla savaşmakta kullanan Leydi Eboşi ile karşılaşır.

Hakkında

Prenses Mononoke’yi Hayao Miyazaki yazıp yönetti.

Yapım, Japon Akademisi’nde En İyi Film ödülünün sahibi oldu.

Animasyon imdb’nin en iyi 250 film listesinde üst sıralarda yer alıyor.

23,5 milyon dolar bütçesi olan yapım 160 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Prenses Mononoke’yi yapmak için 144 bin tane geleneksel el çizimi yapıldı. Bunların 80 bininden fazlasını yönetmen Hayao Miyazaki bizzat kendisi çizdi ya da düzeltti.

Japon mitolojisine göre cinsiyetlerinden bağımsız olarak, kurt ve köpekler erkek, kediler ise kadın seslidir. Bu yüzden animenin Japon versiyonunda anne kurdu bir erkek (Akihiro Miwa) seslendiriyor. Amerikan versiyonunda ise anne kurdu bir kadın (Gillian Anderson) seslendiriyor.

Animasyonun Japonca adı Mononoke-hime. Mononoke bir isim değil, Japoncada kızgın, kinci ruh, hime ise prenses anlamında. Fakat animasyonun ismi İngilizceye (ve Türkçeye) çevrilirken Mononoke bir isimmiş gibi kullanıldı ve Prenses Mononoke olmasına karar verildi.

Yapım, geleneksel el çizimi kullanılarak yapılan son büyük animasyondur.

23.5 milyon dolar bütçesi olan yapım, o güne kadar en fazla bütçesi olan animeydi.

Prenses Mononoke, E.T.’nin rekorunu kırarak Japon’ya da en fazla izlenen film olmayı başardı. Fakat rekorunu aynı yıl gösterime giren Titanic kırdı.

Studyo Ghibli’nin karakterlerinin dudakları görünmezken, Lady Eboshi’nin sürdüğü kırmızı ruj sayesinde dudakları fark edilebiliyor.

Hikâye Muromachi döneminin (1336-1573) son yıllarında geçiyor.

Animasyonda 500’ye yakın renk kullanıldı.

Yapım, Japonya adına Yabancı Dilde En iyi Film Oscar’ına aday gösterildi.

It’s a Wonderful Life (Şahane Hayat)

TÜR: Dram, Aile, Fantezi. SÜRE: 130 Dk. ÜLKE: Amerika. YAPIM YILI: 1946. imdb: 8,6. Tomatometer: %94.

Ünlü yönetmen Frank Capra’nın 1930’lu yıllarda sıklıkla işlediği iyimserlik temasına başarıyla geri dönüş yaptığı Şahane Hayat, oldukça başarılı bir fantastik-aile-dram filmi.

Konu

Doğduğundan bu yana aynı küçük kasabada yaşayan George Bailey (James Stewart), kendisini buraya ve insanlarına adamış, hoşgörülü, güvenilir ve yardımsever bir insandır. İflasın eşiğine gelen Bailey bir Noel gecesinde nehre atlayarak intihar etmek üzeredir. Tanrı Bailey için edilen dualara kulak verir ve kanatsız melek Clarence’i (Henry Travers) yer yüzüne gönderir.

Hakkında

Philip Van Doren Stern’in En Büyük Armağan (The Greatest Gift) adlı hikâyesinden Frances Goodrich, Albert Hackett ve Frank Capra tarafından senaryolaştırılan Şahane Hayat’ın yönetmen koltuğunda Frank Capra oturuyor.

Yapım, En iyi Film ve En İyi Yönetmen’in dahil olduğu 5 dalda Oscar’a ve En iyi Yönetmen kategorisinde Altın Küre’ye aday gösterildi.

3 milyon dolar bütçesi olan yapım 3.3 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Şahane Hayat, imdb’nin en iyi 250 film listesinde üst sıralarda yer alıyor.

Ivır Zıvır

Donna Reed’in terkedilmiş binanın camına taş attığı sahnenin çekimleri için Frank Capra usta bir nişancı kiraladı. Çekimler başladığında Reed nişancıya işaret vermeden taşı salladı ve camı tutturmayı başardı. Herkes şaşkınlıkla karşılasa da lisede beysbol oynamış olan Reed kuvvetli atışlar yapabiliyordu.

Dans pistinin ikiye ayrıldığı ve altından havuzun çıktığı sahne Los Angeles’taki Beverly Hills Lisesinde çekildi. Okulun spor salonu gerçekten de ikiye ayrılabiliyor ve altında havuz bulunuyordu.

Billy amca sarhoş bir şekilde evden ayrıldığı sahnenin devamında, sanki bir yere takılıp sendelemiş gibi bir ses geliyor. Aslında çekimlerde böyle bir ses düşünülmüyordu. Fakat sakar bir sahne görevlisi oyuncunun fark edemeyeceği bir yere sahne malzemeleri yığdığı için, oyuncu gerçekten malzemelere takılarak sesin çıkmasını sağladı. Capra, filmin kurgusunda bu sesi kullandı ve sakar görevliye “doğaçlama ses” nedeniyle 10 dolar ekstra prim verdi.

Savaş sonrası Hollywood’a geri dönen James Stewart’ın uzun bir aradan sonraki ilk öpüşme sahnesinin çekimlerinde oyuncu oldukça gergindi. Frank Capra’nın dikkatlice takip ettiği sahne çekiminde Stewart, doğaçlama olarak tek seferde sahneyi başarıyla tamamladı. Fakat kurgu aşamasında Stewart’ın tutkulu kucaklama sahnesi sansür takılacağı düşünülerek filmden çıkartıldı.

Yapım bazı kaynaklara göre Türkiye’de Yaşamak Güzeldir adıyla gösterilmiştir.

Frank Capra, Şahane Hayat için “en iyi filmim” dedi.

75 dükkan, bir ana cadde, fabrika, gecekondu ve yerleşim alanlarıyla 16 bin metre karelik bir alana inşa edilen Bedfard Falls kasabası yaklaşık iki ayda hazırlandı. Set Amerikan film tarihinin o günlerdeki en büyük setiydi.

Martini’ler 1903’te Sicilya’dan Amerika’ya göç eden Frank Capra’nın kendi ailesinden esinlenilerek yaratıldı.

Projeyi daha önce elinde bulunduran stüdyo George Bailey karakteri için Cary Grant’ı düşünüyordu. Fakat proje Frank Capra’ya geçince karakteri doğrudan James Stewart için yazdı. Stewart sonraları George Bailey karakterinin kariyeri boyunca oynadığı favori karakteri olduğunu söyledi.

Yapım 1946’da yayınlandığında başarı elde edemedi.

Capra filmi 90 günde çekebileceğini iddia etti ve kazanınca tüm çekim ekibi ve oyuncu kadrosuna bir kutlama partisi verdi.

Clarence’nin George’u kurtardığı köprü çekimleri 32 derece sıcaklıkta yapıldı. Bu yüzden bazı anlarda James Stewart’ın terlediği görünüyor.

Filmin konusu Noel’de geçiyor olsa da çekimler oldukça sıcak bir dönemde yapıldı. Bu yüzden Capra, ekibin sağlığı için sık sık çekimlere ara verdi.

2. Dünya Savaşı’ndan sonra demoralize olmuş olan James Stewart’ı George rolünü oynaması konusunda filmde Mr. Potter rolünü canlandıran Lionel Barrmore ikna etti.

Mr. Potter’ın 1939 yılında George’a yıllık 20 bin dolar maaş önerisi 2015’de 337 bin 730 dolar değerinde.

Zuzu adındaki küçük kız çocuğunu canlandıran Karolyn Grimesi isminin meşhur zencefilli çörek olan Zu Zu Ginger Snaps’den geldiğini söyledi. George filmin sonlarına doğru merdivenin başındaki zuzu’ya “zu zu my little ginger snap!” diyor.

Orijinal olarak siyah beyaz çekilmiş bu film şimdiye kadar üç kez de renklendirilmiştir. İlk renklendirme işlemi 1986’da , ikincisi 1989 ‘da ve sonuncusu ise 2007 yapılmıştır. İlk iki renklendirme pek başarılı değillerdi. Filmin özgünlüğünü zedelediği için o zaman hayatta olan Capra (ö.1991) ve Stewart (ö.1997) tarafından da sertçe eleştirildi. Ticari nedenlerle TV kanalları yine de renkli kopyalar için talepte bulunuyorlardı. Sonunda her iki renkli kopya da piyasadan çekildi. Üçüncü ve daha gelişmiş olan renkli kopya Sadece DVD setlerine koymak üzere bastırtıldı. Artık televizyonlarda sadece siyah beyaz orijinal kopyalar gösteriliyor.

Film en tanınmış “Noel Filmleri” arasındadır. ABD ‘de her Noel zamanı birçok TV kuruluşu bu filmi yayınlamayı adet haline getirmişlerdir.

Bağımsız bir filme göre çok pahalı bir prodüksiyon sayılır, filmin 3.7 Milyon dolarlık bir bütçesi vardı (üstelik 1946 yılının değeri ile). Oysa ilk etapta gişede sadece 3,3 Milyon dolar toplayabildi. Bu başarısızlığın bir sebebi de William Wyler’ın bol Oscar’lı Hayatımızın En Güzel Yılları (The Best Years of Our Lives) filminden sadece bir hafta sonra gösterime girmesidir.

***Filmle İlgili İçerik / Spoiler Uyarısı***

Mr. Potter 8.000 doları çalsa da filmde yakalanmıyor. Bu o günler için olağandışı bir durum. Çünkü Hays Office yani sansür kurulunun koyduğu kurallara göre filmlerdeki kötülerin cezalandırılması ya da tövbe etmesi gerekiyordu.

Orijinal senaryoya göre Clarence, George’a yaptığı kötülük yüzünden Potter’la yüzleşiyordu.

Mary, George’a evde kalmamak için onunla evlendiğini söylüyor. George olmadığı dünyayla yüzleşince Mary’i evde kalmış olarak buluyor.

Hell Or High Water (İki Eli Kanda)

TÜR: Suç, Dram, Gerilim. SÜRE: 102 Dk. ÜLKE: Amerika. YAPIM YILI: 2016. imdb: 7,6. Tomatometer: %97.

Kendi hayatlarının artık bir önemi kalmamış olan iki kardeşin yaptıkları banka soygunlarını konu alan İki Eli Kanda, oyunculukları, müzikleri ve göz kamaştırıcı sinematografisiyle başarılı bir suç gerilim dram filmi.

Her şey bir yana Jeff Bridges’in oyunculuğu ve beyaz adam – Kızılderili atışmaları efsane.

Konu

Batı Teksas’ta boşanmış olan baba Toby Howard (Chris Pine) ve sabıkalı kardeşi Tanner (Ben Foster), sabahın erken saatlerinde Texas Midlands Bank’ın iki şubesinde soygunlarını gerçekleştirir. Soygunlar iyi tasarlanmış olsa da, Tanner’in vahşi doğası, Toby’nin sinirlerini bozarak gereksiz tehlikeleri beraberinde getirir.

Hakkında

Taylor Sheridan’ın senaryosunu yazdığı İki Eli Kanda’nın yönetmen koltuğunda David Mackenzie oturuyor.

Dünya galasını 16 Mayıs 2016’da 2016 Cannes Film Festivali’nin Belirli Bir Bakış bölümünde yapan yapım, aralarında En İyi Film kategorisinin de bulunduğu 4 Oscar ve 3 Altın Küre ödülüne aday gösterildi.

12 milyon dolar bütçesi olan film 38 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

“Hell or high water” deyiminin anlamı “ne yaparsan yap, sonuç değişmeyecek”dir. Deyimin ticarette kullanılan anlamı ise; bir kiralama sözleşmesine konulan ve kiralayana kiraya verene veya kiralanan mala ne olursa olsun ödeme yapması zorunluluğu getiren maddedir. Film sırasında her iki anlama da göndermeler yapılıyor.

Yönetmen filmi, yapım aşamasında hayatını kaybeden anne ve babası David John Mackenzie ve Ursula Sybil Mackenzie’ye ithaf etti.

Senaryo yazarı Taylor Sheridan, tarladaki yangın sahnesinde sığırları güden kovboylardan biri olarak beyaz perdede boy gösteriyor.

Filmin bir bölümünde Toby oğluna içmesi için bira uzatıyor. Filmin geçtiği Teksas, ebeveynleri yanında bulunan reşit olmamış çocukların içki içmesine izin verilen Amerika’daki 10 eyaletten biri.

Konu Batı Teksas’da geçiyor olsa da filmin hiçbir sahnesi orada çekilmedi.

Filmin orijinal adı Comancheria idi. Fakat prodüksiyon şirketinin yaptırdığı bir yarışma sonucunda kazanan isim “Hell Or High Water” oldu. Buna rağmen İspanya gibi bazı ülkeler, muhtemelen tam çevirisi zor olacağı için, yapımın ilk ismini kullandılar.

Bir yandan da Star Trek Sonsuzluk’un (Star Trek Beyond) çekimlerine katıldığı için Chris Pine’in tüm çekimleri sadece 2,5 haftada yapıldı.

Yapımın orijinal adı olan Comancheria, 1860’lardan önce Comanche Kızılderililerinin yaşadığı Teksas’da yer alan bir bölgenin adı.

Filmin bazı sahneleri Route 66 Casino’da çekildi. Casino çalışanları ve patronları gönüllü olarak filmde yer aldılar.

Genç kardeşi oynayan Chris Pine aslında filmdeki abisi Ben Foster’dan 2 ay daha büyük.

İlk iki banka soygunun çekimlerinin yapıldığı Archer City ve Olney kasabaları aynı zamanda Jeff Bridges’in de rol aldığı 1971 yapımı Son Gösteri (The Last Picture Show) filminin de çekimlerinin yapıldığı yer.

Chris Pine ve Ben Foster bir başka 2016 yapımı olan Zor Saatler’de (The Finest Hours) de birlikte rol aldılar.

Filmin senaryosu 2012 yılında yapımına başlanılmamış iyi senaryoların yer aldığı Kara Liste’de yer alıyordu.

***Filmle İlgili İçerik / Spoiler Uyarısı***

Filmde 4 kişi ölüyor. Bunlardan 3’ünü Tanner öldürüyor. 4. ise kendisi oluyor.

Good Will Hunting (Can Dostum)

TÜR: Dram. SÜRE: 126 Dk. ÜLKE: Amerika. YAPIM YILI: 1997. imdb: 8,3. Tomatometer: %97.

Çocukken yaşadıkları nedeniyle topluma uyum sağlamakta zorluk çeken, oldukça zeki bir çocuğun, hırslı bir matematik profesörü ile önce kendisini keşfetmesini sağlamaya çalışan bir terapist arasında yaşadıklarını konu alan Can Dostum, oldukça başarılı bir dram filmi.

Konu

Massachuset üniversitesinde hademe olarak çalışan 17 yaşındaki Will Hunting (Matt Damon), zeki ve öğrenim heveslisi bir gençtir. Çocukluğunda yaşadıkları nedeniyle içine kapanık olan ve sürekli kanunla başı belaya giren Will’i matematik profesörü Lambeau (Stellan Skarsgård) keşfeder ve dediklerini yapması koşuluyla şartlı olarak tahliye olmasını sağlar.

Hakkında

Senaryosunu, aynı zamanda filmde de rol alan, Matt Damon ve Ben Affleck’in yazdığı Can Dostum’un yönetmen koltuğunda Gus Van Sant oturuyor.

Yapım, 9 dalda aday gösterildiği Oscar ödüllerinden, En İyi Senaryo ve En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu (Matt Damon) kategorilerinde başarıya ulaştı. Ayrıca film, En iyi Senaryo dalında Altın Küre’ye layık bulundu.

Can Dostum, 8,3 ortalama puanı ile imdb’nin en iyi 250 film listesinde yer alıyor.

10 milyon dolar bütçesi olan yapım, 226 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Matt Damon ve Ben Affleck çekimlerin ilk gününde mutluluk göz yaşları döküyorlardı. Çünkü iki usta oyuncu Robin Williams ve Stellan Skarsgård’ın kelimesi kelimesine onların senaryolarını oynadıkları bu anın hayalini tam 4 yıldır kuruyorlardı.

Robin Williams En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscar’ını kazandıktan sonra ödülün bir replikasını, “Almanya’da beni ünlü yaptığın için teşekkürler” notuyla birlikte, oynadığı karakterin Almanca dublajını yapan Peer Augustinski’a gönderdi.

Francis Ford Coppola’nın vasıtasıyla senaryoyu okuyan Robin Williams, oldukça etkilendi ve Coppola’ya sadece, “kim bu çocuklar?” diye sordu.

Robin Williams’ın 2014’teki vefatından sonra oyuncunun Matt Damon ile görüşme yaptığı Boston’daki şehir parkında yer alan bank, bir anma köşesi haline geldi. Williams’ın birçok hayranı bankın etrafına şiirler yazdı, alıntılar yaptı, çiçekler bıraktı. Ayrıca oyuncunun bir heykelinin banka yapılması konusunda belediyeye dilekçe verildi.

Williams ile Damon’un bank sahnesinde sanki parkta kimse yokmuş gibi görünüyor oysa çekimleri üç bine yakın kişi izledi.

Robin Williams’ın eski karısının osurmasıyla ilgili yaptığı şakalar tamamen oyuncu tarafından doğaçlama olarak yapıldı. Damon’ın sahnede çok samimi bir şekilde kahkaha atmaktan kendinden geçmesi de bu sayede oldu. Ayrıca sahne dikkatlice izlenirse, bir ara kameranın da sallandığı yani kameramanın da muhtemelen kahkaha attığını fark edebilirsiniz.

Yapımcı Harvey Weinstein, Skylar rolü için Minnie Driver’ın yeterince güzel olmadığını düşünerek oyuncuyu veto etti. Fakat Gus, Matt ve Ben’in ısrarla oyuncuyu istemeleri üzerine kararını değiştirdi.

Casey Affleck’in birçok repliği doğaçlamaydı. İlk başlarda oyuncunun doğaçlamaları Damon, Affleck ve yönetmen Gus Van Sant tarafından engellense de sonrasında doğaçlamaların karakterin orijinal repliklerinden çok daha eğlenceli olduğuna karar verildi ve çekimler o şekilde yapıldı.

Matt Damon Harvard’daki beşinci yılında oyun yazarlığı sınıfındaydı ve en büyük başarısı tek perdelik bir oyun yazmaktı. O günlerde Affleck’den de yardım alarak filmin senaryosunu kaleme almaya başladı ve ortaya Can Dostum çıktı.

Minnie Driver’ın karakterinin adı olan Skylar, çekimler başlamadan önce Damon’dan ayrılan ve sonrasında Metallica’nın bateristi Lars Ulrich’le evlenen sevgilisi Skylar Satenstein’den alıyor.

Matt Damon, Robin Williams’ın filme yaptığı en iyi “eklentinin” filmin sonundaki doğaçlama repliği olduğunu söyledi.

Eski bir Harvard öğrenicisi olan Matt Damon, orijinal hikayeye göre Will’in bir fizik dâhisi olmasını istiyordu. Fakat bu fikrini fizik dalında Nobel almış olan Harvard profesörlerinden Sheldon L. Glashow’a ilettiğinde profesör, fizik yerine matematik dahilisi olmasını önerdi ve onu M.I.T.’de matematik profesörü olan eniştesi, Daniel Kleitman’a, yönlendirdi. O da öneriyi onaylayınca Damon senaryoyu ona göre yazdı. Filmin sonunda da her iki profesöre teşekkür etti.

Sean’ın ofisinde asılı olan resmi yönetmen Gus Van Sant yapmıştı.

Senaryoyu ilk olarak Castle Rock Entertainment satın aldı. Buna göre Matt ve Ben yerine Leonardo DiCaprio ve Brad Pitt’in oynaması planlanıyordu.

Mel Gibson’ın yönetmenlikten çekilmesinin ardından Michael Mann yönetmen adayı oldu. Mann yapımda iki büyük değişiklik yapmak istiyordu. Birincisi Matt Damon’ın tanınmadığı için başrolde olmasını istemiyordu. İkincisi de Will ve arkadaşlarının araba hırsızı olmasını istiyordu.

Ben Affleck, Damon ile birlikte Sean karakterini yazarlarken akıllarında Morgan Freeman veya Robert De Niro olduğunu söyledi.

Sean Maguire (Robin Williams) karakteri Damon’ın annesi ve Affleck’in babasının bir sentezi olarak yaratıldı.

***Filmle İlgili İçerik / Spoiler Uyarısı***

Robin Williams’ın filmin sonundaki, “Orospu çocuğu. Benim lafımı çaldı” repliği oyuncunun doğaçlamasıydı.

Yönetmen Gus Van Sant, bir ara, Damon ve Afflec’ten Chuckie’nin inşaat kazasında öldüğü farklı bir senaryo yazmalarını istedi. Her ikisi de karşı çıksalar da istemeye istemeye buna uygun bir senaryo yazdılar. Yönetmen okudu ve çok kötü bir fikir olduğuna karar verdi.