Kategori arşivi: Plak

Yann Tiersen – EUSA (LP)

Fransız müzisyen ve besteci Yann Tiersen’in 2016’da yayınladığı ve 9. stüdyo albümü olan EUSA, geçişleri doğa sesleriyle bütünleştirilmiş, 10 solo piyano bestesinin yer aldığı nefis ötesi bir albüm.

Belçika-Norveç kökenli Fransız bir ailede 1970 yılında Brest’te doğan Yann Tiersen, yaşadığı Fransa’nın kuzeybatısında yer alan Ushant adasının atmosferinden etkilenerek hazırladığı albümde doğa sesleri ile piyanoyu harmanlıyor.

“Ushant benim için bir evden daha fazlası, benim bir parçam. Ana fikir adanın bir haritasını çıkarmak, dolayısıyla beni ben yapan haritayı çıkarmaktı” diyen Yann Tiersen, dinleyicisini Ushant adasında bir yolculuğa çıkarıyor.

Tiersen bu amaç için adada 10 bölge seçip, bizzat seçtiği yerlere giderek sahada ortam kayıtları yapmış. Her şarkıya ait nota kağıtlarında da ilgili yerin GPS koordinatlarını ve eşi Emilie Quinques tarafından çekilmiş bir fotoğrafı iliştirmiş. Ardından da yazdığı piyona eserlerine bu yer isimlerini vermiş.

Ushant adasının bölgede konuşulan Kelt dillerinden biri olan bretoncadaki karşılığı EUSA’dan ismini alan albümün açılışı ve kapanışı Tiersen’in eşi Emilie Quinquis’in ağzından dökülen Breton şair Anjela Duval’in bretonca şiirleriyle yapılıyor. Adada kaydedilmiş karga, dalga ya da rüzgar sesleri içeren ve piyano besteleri arasında geçişi mükemmelleştiren ve Hent adı verilen “ara parçalar” da adını bretoncadan alıyor ve yol, patika anlamına geliyor.

2015’in sonlarında yayınlanan ve yönetmenliğini Gökmen Bliss’in yaptığı “Porz Goret” isimli video klip de adada çekildi.

Yorum bazlı kaynaklar: arkadakiadam, sweet child o mine

Yann Tiersen – Porz Goret (Official Video)

Yann Tiersen – Yuzin (Recorded Live at Abbey Road)

Yann Tiersen – Penn Ar Roch (Official Audio)

Yann Tiersen – Lok Gweltz (Official Audio)

Yann Tiersen – Enez Nein (Official Audio)

Yann Tiersen – Kadoran (Official Audio)

Avicii – True (LP)

Avicii - True (LP)

Bir yıl boyunca PES ve FIFA gibi futbol oyunları oynarken, bir yandan da bol bol oyunun soundtrack albümünü dinliyorsunuz. FIFA 15’i oynamaya başlayınca, ilk ilgimi çeken parçalardan biri Avicii’nin The Nights’ı oldu.

Haliyle ilk iş olarak, “başka neler yapmış acaba” diye nette bakınırken, Tim Bergling’in İsveçli, oldukça başarılı bir DJ olduğunu öğrenecektim. 2013’te çıkarttığı debut albümü True’yu dinlediğimde ise bayıldım. Çünkü normal tarzı House olsa da, hem şarkıları n kısa olması, hem melodik olması, hem de nefis ötesi vokallerle çalışması oldukça başarılıydı. Böylece plaklarım arasında ilk kez House/Dance kıvamında bir albüm katılmış oldu.

Daft Punk, Swedish House Mafia ve Eric Prydz “Pryda”dan etkilendiğini söyleyen Avicii’nin, 10 parçalık True albümünden 5 tane single yayınlaması ilginç bir ayrıntı.

Hakkında

DJ Mag Top 100’ün 2013 yılı sıralamasında dünyanın en iyi 3. DJ’i seçilen Tim Bergling, 13 Ocak 2013 tarihinde dünyanın en büyük müzik ortaklığı olarak X You adında bir single çıkarmış.Dünyanın çoğu ülkesinden katılımcılar efekt,bassline,melodi göndererek parçaya katkıda bulunmuş ve son kontroller Avicii tarafından yapılarak parça piyasaya sürülmüştür. (tr.wikipedia)

Albümden birkaç öneri;

Avicii feat. Ras – The Nights (FIFA 15 OST)

Avicii feat. Dan Tyminsk – Hey Brother

Avicii feat. Aloe Blacc – Wake Me Up

Avicii feat. Salem Al Fakir – You Make Me

Avicii feat. Mac Davis & Audra Mae – Addicted To You

Avicii feat. Adam Lambert & Nile Rodgers – Lay Me Down

Avicii feat. Audra Mae – Long Road to Hell

Green Day – Nimrod (LP)

Green Day - Nimrod (LP)

Bad Religion’un The Dissent of Man ve Green Day’in Dookie LP’leriyle birlikte aldığım üçüncü albüm, Green Day’in 1997’de piyasaya çıkarttığı 5. Stüdyo albümü Nimrod’du. Dookie’den sonraki en sevdiğim albüm olan Nimrod’la birlikte grup müzik tarzlarını da değiştirmeye başlamışlardı.

Klibiyle birlikte 1920’lerdeki Jazz dönemine gönderme yaptıkları Hitchin’ A Ride, ilk akustik ve yavaş parçaları olan Good Riddance (Time Of Your Life), brutal vokal denedikleri Take Back, surf tarzında Redundant, ska kıvamında King for a Day ya da eski tarzlarından Worry Rock gibi birçok farklı türde şarkı içeren albüm Amerika’da 2 ve dünya genelinde 5 milyon kopya satmış.

Grubun lideri Billie Joe Armstrong, albüm yayınlandıktan sonra, “aslında 6 yıldır tarzımızı değiştirmek istiyorduk. Ama bir anda değil yavaş yavaş olsun istedik. Albümdeki değişimimiz çok riskli çünkü birileri çıkıp, ‘bu salak akustik şarkı ne ya da bu aptal surf parçası neyin nesi? ’ diye sorabilir. Ama biz neysek oyuz. Saklamanın bir anlamı yok” demiş.

Albümden birkaç öneri;

Hitchin’ A Ride

Good Riddance (Time Of Your Life)

Nice Guys Finish Last

Take Back

Redundant

Worry Rock

King For A Day

Green Day – Dookie (LP)

Green Day - Dookie

Offspring’in Smash albümünden yayınladığı Self Esteem ile birlikte MTV’de en çok ilgimi çeken video klip, Green Day’in Dookie albümünden yayınladığı Basket Case idi. Resmen TV başında bekleyip şarkıyı dinlemek için kasıyordum. Renklerin oldukça parlak olduğu ve tımarhanede geçen klip çok eğlenceliydi. Sonraları aynı albümden yayınlanan When I Come Around’un da hastası olmuştum. Bir döngü halinde birbirlerini dikizleyen insanlardan oluşan klip de oldukça başarılıydı. Bu iki klip dışında bir de grubun albümden yayınladıkları ilk klip olan Longview’da arada MTV’de yayınlanıyordu. Bu üç ısınma parçasının ardından albümü satın almaya karar vermiş ve bol bol dinlemiştim.

Dünya çapında 15 milyon satan bu albüm, hem Punk Rock’ın, hem de grubun yükselişi demekti. 1995’te En iyi Alternatif Müzik Albümü Grammy ödülünü kazanan albüm, 2003’de Rolling Stone’un hazırladığı The 500 Greatest Albums of All Time listesinde 193. sırada gösterildi.

2009’da Dookie (1994), Insomniac (1995) ve Nimrod (1997) albümleri ilk kez plak olarak basılıp yayınlandı. Ben de plaklara sarınca ilk bakındığım albümlerden biri Dookie idi. Ağustosta geçtiğim sipariş, birkaç hafta sonra elime ulaştı ve ergenlik yıllarımı bol bol anarak, büyük bir zevkle albümü bir kere daha ve defalarca dinledim, dinliyorum.

Albümden birkaç öneri;

Basket Case

When I Come Around

Longview

Welcome To Paradise [Live]

She

Bad Religion – The Dissent of Man (LP)

Bad Religion - The Dissent of Man

Bad Religion’un adını ilk kez, 90’ların ikinci yarısında MTV’de sık sık dönen 21st Century Digital Boy klibiyle duymuştum. Karıncalanan televizyon ekranının içinde beliren grup üyelerinin görüntüleri nefisti. Sonraları Hakan’ın çok sevdiği ve sürekli önerdiği bir grup olduğu için albümlerini dinlemeye başlamıştım.

2011’in ilk aylarında (muhtemelen yine) Hakan’ın önerisiyle The Dissent of Man’i dinlemiş ve dinlemiş ve dinlemiştim! Bugüne kadar karşılaştığım en iyi punk rock albümlerinden biriydi. Bayılmıştım.

Bad Religion - The Dissent of Man (Black Vinyl)

Geçenlerde aklımdaki birkaç plağın siparişini geçerken, “artık bir Bad Religion plağı da almanın zamanı geldi!” diye düşünmüş ve doğal olarak The Dissent of Man’i de sepete eklemiştim. 15 gün sonra albüm elimdeydi.

Kalifornia’lı punk rock grubunun 30. yıllarında yayınladıkları 15. albüm olan The Dissent of Man’in plak zarfında bulunan şarkı sözlerinin üstlerinde, birer adet nesli tükenmiş canlı resmi ve altında da figür numarası yer alıyordu. Ama bir numaralı figür ortalarda yoktu. Kısa bir süre sonra, albüm kapağında yer alan protest/muhalif adamın bir numaralı figür olduğunu anladım. Evet, gerçekten de onların da soyu tehlike altındaydı!

Bad Religion, albümden sadece Wrong Way Kids’in video klibini yayınlamış ve 30. yılları hatırına, bir nevi eski günlerini derleyip, toparlayıp yayınlamışlar.

Grubun en ilginç özelliklerinden biri, albümdeki tüm şarkıların sözlerini ve müziklerini yapan grubun lideri Greg Graffin’in Kalifornia Üniversitesinde Biyoloji ve Paleontoloji dersleri veren bir Profesör Doktor olması. Graffin’in aynı zamanda evrim ve biyolojiyle ilgili birçok kitabı da bulunuyor. Belki de bu yüzden şarkı sözleri oldukça farklı ve eşsiz.

Wrong Way Kids

Avalon

I Won’t Say Anything

Ad Hominem

The Devil In Stitches (Live)

Someone To Believe

Cyanide

(İlk dinlediğim Bad Religion Şarkısı) 21st Century Digital Boy

Offspring – Smash: 20th Anniversary (LP)

Offspring - Smash (Twentieth Anniversary)

Offspring ile tanışmamı sağlayan Self Esteem, Come Out And Play ve Gotta Get Away gibi üç güzel şarkıyı barındıran Smash albümünü çok merak ediyor ama hiçbir yerde bulamıyordum. Sonraları bir yerlerden albümün Bulgar basımı bir kopyasını edindiğimde dünyanın en mutlu insanıydım. Eve dönüp bilgisayarın cd sürücüsüne koyup dinlemeye başladığımda ise daha da mutlu olmuş ve uzun yıllar bıkmadan usanmadan dinlemiştim.

Nisan ayında Offspring’in marketinden gelen bir maille, Smash albümünün 20. yıl dönümü için bazı özel ürünler satacaklarını öğrendim. En sevdiğim Punk Rock albümlerinden biri olduğu için ilgili linke tıklayıp ürünleri incelemeye başladım. Haliyle gözüme ilk olarak, 20. yıl plağı çarptı ve ön sipariş geçtim. Ağustos’un son haftasında oldukça güzel tasarlanmış bir plağı elimde tutuyordum.

5-6 cm derinliğinde hazırlanmış setin çerçeve şeklinde tasarlanmış kapağı, albümün cafcaflı bir şekilde sunulmasını sağlıyor. Setin içinde LP, plak boyutunda büyük bir albüm tanıtım kitapçığı ve kapsız bir şekilde albümün CD versiyonu yer alıyor. Plağın korunması için kullanılan kâğıt zarf yerine tabanı hafif sertlikte, saydam plastik bir zarf kullanılmış olması da kâğıtların çok kolay yıpranmasından ötürü çok başarılı.

Albümün kitapçığında birçok ünlünün Smash ve Offspring ile ilgili düşünceleri yer alıyor. Bunlardan biri de NOFX’den Fat Mike’ın ironi dolu sözleri; “turnelerimizden birinde Offspring alt grubumuzdu. Aynı karavanı paylaşmış ve çok eğlenmiştik. Turne dönüşünde, Los Angeles’a gittiler ve bir albüm kaydettiler. Sonrasını biliyorsunuz. Büyüdükçe büyüdüler. Ya biz nerelerdeyiz?”

Uzunca bir aradan sonra albümün tamamını tekrar dinleyince, çok sevdiğimi bir kere daha anımsadım.

Birkaç öneri;

Self Esteem

Come Out and Play (Keep ’em Separated)

Gotta Get Away

Bad Habit

What Happened To You

Smash

Nitro (Youth Energy)

Haris Alexiou – Best Of (LP)

Haris Alexiou - Best Of (LP)

Pikabıma yükseltici aldıktan sonra DNR’da dolaşırken rastladığım ve satın aldığım ilk plaklardan biri de ülkemizde Yunanistan’ın Sezen Aksu’su diye tanınan ve Yeni Türkü’nün popüler bazı şarkılarnın orjinallerinin sahibi Haris Alexiou idi.

Yeni Türkü’den Olmasa Mektubun, Maskeli Balo ve Telli Turna, Gripin’den de Durma Yağmur Durma’nın orjinallerinin de yer aldığı albümde 20 tane şarkı yer alıyor ve tamamı konser kaydı. Yunan müziği ve Haris Alexiou severler için oldukça başarılı bir best of.

Albümden birkaç öneri;

Pes Mou Pos Ginete (Maskeli Balo, Yeni Türkü)

Ola Se Thimizoun (Olmasa Mektubun, Yeni Türkü)

Fevgo (Durma Yağmur Durma, Gripin)

Ximeroni

Mia Pista Apo Fosforo (Her Şeyi Yak)

Tzamaika

I Roza I Naziara

Odos Aristotelous

O Fadaros

Rancid – Let’s Go ve And Out Come the Wolves (EP ve LP)

Rancid - And Out Come the Wolves, Colored Version

Birkaç ay önce çift plak zannederek satın aldığım Lana Del Ray’in Born To Die: Paradise Edition albümündeki eksik plağı tamamlamak için nette bakınırken en uygun fiyatı amazon.com’da görmüştüm. Daha önce hiç alışveriş yapmadığım için bir süre düşündükten ve Umut’a danıştıktan sonra 33’lüğü almaya karar verdim. Ama madem plak alıyordum yanına birkaç tane de eklenti yapmanın zararı olmazdı.

Uzun zamandır Hakanla birlikte Türkiye’de bulmaya kastığımız ama bugüne kadar sadece bir kere Tunalı’daki Shades’de rastladığımız (ve iki albümü de Hakan’ın kaptığı) Rancid’in 33’lüklerine bakınmaya başladım. 1994’de yayınladıkları ve dünyada tanınmalarını sağlayan, kariyerlerinin ikinci albümleri, Lets’s Go ve akabinde 1995’de yayınladıkları ve punk rock/ska tarzında iddialı bir grup olduklarını kanıtlayan And Out Come the Wolves’u bir hamlede sepete ekledim. Ve beklemeye başladım.

En düşük ücretli shippingi tercih ettiğim için, site bana 1 ay gibi uzunca bir ulaşım süresi veriyordu. Fakat 3. haftanın ilk günlerinde plaklar birer birer elime ulaşmaya başladı.

Eve gidip 33’lükleri pikaba koyup başlata dokunduğumda Rancid’i ne kadar çok sevdiğimi bir kere daha hatırlıyordum. Her birini ezbere bildiğim nefis şarkıları dinledikçe aklıma 2 yıl önce, Hakan’la birlikte Wien – Open Air’de izlediğimiz Rancid konseri geliyordu. Nefisti!

Rancid - Lets Go - 20th Year Aniversery, 3 Color x 700 Copy, 10inch 2 Vinyl Version

Let’s Go’nun 20. yılı anısına, 3 farklı renkte (benimkisi krem), her biri 700’er kopya ve 2 tane 10’luk olarak yayınlanan albümün tasarımları oldukça başarılıydı.

Renkli plak (benimkisi lekeli beyaz) olarak yeniden basılan And Out Come the Wolves’un tasarımı da Let’s Go’nunki kadar güzeldi.

Fakat plağı dinlemeye başladığımda Olympia, WA’un son bölümü ile Lock, Step, & Gone’ın başı arasında yaklaşık 30 saniye aynı çizgide tekrarlanan çıt sesi moralimi bozmuştu. Çünkü plakta herhangi fiziksel bir çizik bulunmuyordu ve muhtemelen basımda sıkıntı vardı. Plağı birkaç kere daha dinledikten sonra diğer yüzdeki birkaç şarkıda da bass tonunda arka ses olduğunu fark ettim.

Bir süre boş verdikten sonra kuzen Şükrü’nün önerisiyle ve hiçbir beklentim olmaksızın Amazon’a durumu belirten bir mail attım. Yaklaşık bir saat sonra gelen cevapta, plak + shipping ücretini kredi kartıma geri ödeyeceklerini, plağı geri göndermeme gerek olmadığını ve aynı albümden bir tane daha sipariş etmeye karar verirsem shipping ücreti almayacakları yazıyordu. Adamların hızına, güvenine ve koşulsuz şartsız çözümlerine bayıldım.

Albümün farklı bir sürümüne rastlarsam yeniden sipariş etmeye karar verdim.

Let’s Go ve And Out Come the Wolves’da her biri birbirinden güzel 42 tane şarkı bulunuyor. Birkaç tane öneride bulunayım;

Ruby Soho

Olympia, WA

Journey To The End Of The East Bay

Time Bomb

St. Mary

Radio

Nihilism

Roots Radicals

Lana Del Rey – Born To Die: The Paradise Edition (LP+EP)

Lana Del Rey - Born To Die The Paradise Edition (LP-EP)

Geçen pazar DNR’da plaklara göz atarken Lana Del Rey’in sevdiğim Born To Die albümünün Paradise Edisyonunu gördüm. Box setin arkasında hem Born to Die albümünde yer alan şarkıların, hem de Paradise Edisyonu için yayınlanan 8 yeni şarkının bulunduğu 3 tane plağın bilgileri bulunuyordu. Nasıl olsa pahalıdır diyerek fiyat etiketine doğru gözümü kaydırdığımda 52 TL’yi görüp şaşırdım. Bir süre daha inceledikten sonra oldukça iyi bir fiyat olduğuna karar verip satın aldım. Eve varıp jelatinini açtığımda box setin içinden sadece bir plak ve iki tane plak kabı boyutunda karton çıktı. Asıl alma nedenim Born To Die albümü olduğu için DNR’ı arayıp iade etmek istediğimi söylediğimde jelatini açıldığı için kabul edemeyecekleri bilgisine ulaştım.

Nette yaptığım ufak bir araştırmadan sonra, The Paradise Edition EP’sinin Born To Die albümünden sonra yayınlandığı için tek olarak satıldığını ama box set olarak tasarlandığı için EP’nin box sete tek olarak eklendiğini, böylece elinde Born To Die LP’si olanların box sete manuel olarak eklediklerini ya da satın alıp eklediklerini öğrendim. Enteresandı.

Ben de iade edemediğim için Born To Die’ı da almaya karar verdim. DNR ve Dost’a Born To Die LP’si olup olmadığını sordum ama “hiç satmadık” cevabını aldım. Nette de durum aynıydı. Komik bir şekilde şirketler Türkiye’de sadece özel kaplı tek EP’lik box seti satmışlardı.

Sağlık ola diye içimden geçirdikten sonra odaya dönüp plağı dinlemeye karar verdim. Born To Die’ın müziğini anımsatan Ride ile başlayan EP beklediğimden çok başarılıydı. Ride, American, Cola, Body Electric ve Blue Velvet’i çok sevdim.

Birkaç Öneri;

Ride

Blue Velvet

Cola

Body Electric

Gods and Monsters

Bel Air

Rolling Stones – Undercover (LP)

Rolling Stones  - Undercover (LP)

Geçenlerde Ayrancı antika pazarında dolaşırken Rolling Stones’un 1983’de yayınladığı, 17. İngiliz ve 19. Amerikan stüdyo albümü olan Undercover’ın Almanya baskısını görüp satın aldım. 1983’de basılmış olmasına rağmen plak, kabı ve içerisinde bulunan aparatların sıfıra yakın kondisyona sahip olmalarına oldukça şaşırdım. Son dönemde DNR’dan aldığım sıfır plaklardan neredeyse hiçbir farkı yoktu. Nasıl bu şekilde korunmuş olduğuna şaşırdım doğrusu.

Undercover, birkaç şarkısı dışında çok fazla bilmediğim Rolling Stones’un tamamını dinlediğim ilk albümü oldu. Bu albümün grubun müzik kariyerindeki en belirleyici etkisi, müzik tarzlarında MTV jenerasyonuna göre değişiklikler yapmalarıymış. Muhtemelen bu yüzden, albümdeki şarkılarda daha fazla elektronik altyapı ve dans melodisi mevcut. Plağın kapağı da aynı MTV jenerasyonun ilgisini çekecek nitelikte tasarlanmış.

Birkaç şarkı dışında albümü beğendim. Dönemin video klipleri de oldukça enteresan ve eğlenceli.

Hakkında

Grubun iki anahtar ismi, Mick Jagger ve Keith Richards albümdeki müzik tarzıyla ilgili oldukça sorun yaşamışlar. Jagger, Rolling Stones’un güncel müzik akımlarını takip eden ve deneysel müziğe önem veren bir grup olmasını şiddetle savunurken, Richards, grubun rock ve blues köklerine bağlı kalmasını istiyormuş. İkili albüm aşamasında birçok kez gerilmişler.

Albüm genel olarak başarısız olunca, Rolling Stones üyeleri, müzik tarzlarında ciddi bir değişiklikler yapmamaya karar vermişler. Undercover grubun en az popüler olan ve pek tanınmayan, gizli/saklı kalan nadir albümlerinden biriymiş.

Birkaç öneri;

Undercover Of The Night

She Was Hot

Too Tough

All The Way Down

It Must Be Hell