Kategori arşivi: Belgesel

La Marche de Lempereur (March of the Penguins / İmparatorun Yolculuğu)

TÜR: Belgesel, Aile. SÜRE:80 Dk. ÜLKE: Fransa. YAPIM YILI: 2005. imdb: 7,6. Tomatometer: %95.

Dünyanın en sert iklim koşullarından birine ev sahipliği yapan Antartika’da yaşayan İmparator penguenlerinin bir yılını konu edinen İmparatorun Yolculuğu, oldukça başarılı bir belgesel.

“Dünyanın en sert yerinde bile aşk yolunu bulur” sloganıyla lanse edilen belgeselin en vurucu anı, hiç şüphesiz ki, dişi ve erkek penguenlerin çocuklarını büyütmek için ortaklaşa yürüttükleri saygı duyulası mücadelenin yanında birbirlerini dans edercesine, koklayarak ve/veya dokundukları aşk dolu anlar.

Konu

Belgesel Antartika’da yaşayan İmparator penguenlerinin çiftleşmek ve yavrularını büyütmek için gösterdikleri efsanevi mücadeleyi konu ediniyor.

Hakkında

İmparatorun Yolculuğu’nu Luc Jacquet yazıp yönetti.

Yapım En İyi Belgesel dalında Oscar ve BAFTA’ya aday gösterildi Oscar ödülünün sahibi oldu.

8 milyon dolar bütçesi olan belgesel 127 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Yapım, rottentomatoes’in en iyi 100 belgesel listesinde yer alıyor.

Ivır Zıvır

En İyi Belgesel Oscar’ını kazanan İmparatorun Yolculuğu, 2006 Oscar ödüllerinde En İyi Film kategorisine aday gösterilen 5 filmin herbirinden daha fazla gişe hasılatı elde etmişti. Örneğin En İyi Film Oscar’ını kazanan Brokeback Mountain 75 milyon dolar gişe hasılatı elde ettiğinde yapımın gişe gelirleri 77 milyon dolardaydı.

Belgeseli seslendiren Morgan Freeman tüm seslendirmeyi aynı gün içerisinde tamamladı.

İmparator penguenleri, yaşayan penguenler arasından en uzun ve en ağır penguen türü. Ek bir bilgi olarak Antartika kışı süresince yılda sadece bir kere doğurabiliyorlar.

Yapım yayınlandığında 2004’teki Fahrenheit 9/11’den sonra en fazla gişe hasılatı elde eden belgesel unvanını ele geçirdi.

BBC – Planet Earth II (Yeryüzü II)

2006’da “daha önce hiç görmediğiniz yeryüzü” sloganıyla lanse edilen ve o günün son teknoloji kameraları ve çekim teknikleri kullanılarak hazırlanan Yeryüzü’nün 10 yıl sonra yeni teknolojik “oyuncak”larla yeniden ele alınmasıyla hazırlanan Yeryüzü II, teknolojinin nasıl da hızlı aşama kaydettiğini gözler önüne seren efsanevi bir doğa belgeseli.

David Attenborough’nun eşsiz sunumu ve masalımsı anlatımıyla tek kelimeyle bir başyapıta dönüşen belgeselin en etkileyici anlarından biri, 10 yıl önceki ilk bölümde, ilk kez bir kar leoparının görüntüsünün ekrana yansıtıldığı söylenirken, II’de kar leoparını adeta bir ev kediymişçesine izleyebiliyoruz. Elbette bunun en önemli sebebi, canlıları takip edebilen, uzaktan çekebilen vs. teknolojinin olabildiğince geliş olması.

Bu sayede birçok hayvanın avlanma taktikleri ve aynı zamanda avlananların kaçma taktiklerini adeta bir gerilim-korku filmiymişçesine izleyebiliyorsunuz.

Adalar, dağlar, tropik ormanlar, çöller, çayırlar ve şehirler adında 6 bölümden oluşan belgeselin bölüm sonlarında yer alan “günlükler” tıpkı ilkinde olduğu gibi oldukça başarılı.

Yapım, imdb’nin en iyi tv programları listesinde ilk sırada yer alıyor.

BBC – Planet Earth (Yeryüzü)

BBC’nin 2006 yılında imzasını attığı ve günün son teknoloji kameralarını ve çekim tekniklerini kullanarak doğa ve hayvan dünyasını televizyon ekranına aktaran Yeryüzü, efsanevi bir doğa belgeseli.

Kutuplar, dağlar, çöller, tatlı sular, büyük ovalar, ormanlar, sığ denizler, derin okyanuslar, mağaralar, buz dünyaları ve mevsimlik ormanların anlatıldığı her biri birbirinden bağımsız 11 bölümden oluşan belgesele, doğa tarihi programlarının yüzü ve sesi olarak kariyerine 50 yıldan fazla süredir devam eden David Attenborough’nun eşsiz sunumu büyük bir değer katıyor.

Hayvanların zekice kurguladıkları avlanma planlarını, duyu organlarını en üst düzeyde kullanma becerilerini ve özellikle kuşların eş ararken sergiledikleri efsanevi kur hareketlerini, görsel bir şölen şeklinde ekrana getiren belgeselde Attenborough’un merak uyandırıcı ve masalımsı anlatımı göz kamaştırıcı.

BBC One’daki ilk gösteriminde 8,7 milyon insanın izlediği ve %32.1’lik izlenme oranı yakalayan belgeselin her bölüm sonunda yer alan “günlükler”, o bölüme dair en özel çekimlerin nasıl yapıldığını konu ediniyor. Böylece çekim ekibinin günler, haftalar hatta aylar süren çalışmaları sırasında yaşadıkları zorlukları, yerel halk ve rehberlerle “konu”larına ulaşmak için sergiledikleri çabaları, komik anları ve belki de en önemlisi şans eseri yakaladıkları muazzam görüntüleri ya da anları görüp, kendinizi “takımın bir parçası” gibi hissedebiliyorsunuz.

Bir tane kar leoparının ekrana geldiği bölümde Attenborough, ilk kez bir kar leoparı bu kadar iyi bir şekilde çekilebildiğini söylüyor. 10 yıl sonra yani 2016’da yayınlanan Yeryüzü II’de (Planet Earth II) birçok konuda olduğu gibi bu konuda da bir sürpriz bizleri bekliyor.

Yapım imdb’nin en iyi tv listesinde 3. sırada yer alıyor. İlk sırada ise  Yeryüzü II var.

Amy

TÜR: Belgesel, Biyografi, Müzik. SÜRE: 128 Dk. ÜLKE: İngiltere. YAPIM YILI: 2015. imdb: 7,8 rottentomatoes: %95.

Son yılların en iyi R&B, Caz sanatçılarından biri olarak gösterilen Amy Winehouse’ın hayatının aşkıyla yaşadığı büyük iniş çıkışlar, madde bağımlılığı ve ruhsal sorunlar nedeniyle zindana dönen trajik hayat hikâyesini konu alan Amy, oldukça başarılı ve hüzünlü bir biyografik belgesel filmi.

Konu

Belgesel, çalkantılı bir hayat yaşayan ve 27 yaşında hayatını kaybeden şarkıcı Amy Winehouse’un hayatını konu alıyor.

Hakkında

Amy’nin yönetmen koltuğunda Asif Kapadia oturuyor.

Yapım, En İyi Belgesel dalında Oscar ve BAFTA ödüllerinin sahibi oldu.

3,4 milyon dolar bütçesi olan belgesel 22 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Dünyaca ünlü Caz sanatçısı Tony Bennett, Amy’i “bana göre, Ella Fitzgerald’la bir tutulmalıydı, Billie Holiday’le. Tanrı vergisi bir yeteneği vardı” diye tanımladı.

Amy Winehouse’un ailesi, yönetmen ve yapımcının Senna’daki başarısını öğrendikten sonra yapıma büyük bir destek verdiler. Derhal yapımcılara ellerindeki tüm videokasetleri ve fotoğrafları sağladılar. Fakat sonraları Amy’nin babası Mitch Winehouse, belgeselin Amy’nin ailesinin sanatçının hayatını negatif etkilediği gibi bir izlenim verdiğini ve özellikle hayatının son 3 yılında ailesi ile ilişkisinin gerçeği yansıtmadığını söyledi. Mitch belgesel için, Amy’nin severleri için daha önce hiç görmedikleri görüntüler içerdiği için izlemelerini ama sanatçının anlatılan genel portresini önem vermemelerini söyleyip yapımı, “absürd” olarak tanımladı. Mitch ayrıca belgeselin Oscar’a aday gösterildiği gün, “hala filmden nefret ediyorum” diye bir twit attı.

Metallica’nın solisti James Hetfield belgeseli izledikten sonra yapımdan esinlenerek Moth into Flame’ı yazdı. Şarkı grubun Hardwired… To Self-Destruct albümünde yayınlandı.

Yapım, yönetmen Asif Kapadia’ya En İyi Belgesel dalında ikinci kez BAFTA ödülünü kazandırdı. Yönetmen ilk ödülünü efsanevi F1 pilotu Ayrton Senna’nın hayatını anlattığı Senna ile kazanmıştı.

Grammy’de En İyi Albüm ödülünü Amy’nin idolü Tony Bennett’in sunması ve ödülü kazanması sırasında, sanatçının tepkileri belgeselin en can alıcı sahnelerinden biri.

Yapım, Rottentomatoes’da En İyi 100 Belgesel listesinde üst sıralarda yer alıyor.

Citizenfour

TÜR: Belgesel, Biyografi. SÜRE: 114 Dk. ÜLKE: Amerika, Almanya. YAPIM YILI: 2014. imdb: 8,1 rottentomatoes: %96.

2013’te Amerika Ulusal Güvenlik Dairesi’nin (NSA) gizli belgelerini medyaya ifşa ederek NSA tarafından yürütülen küresel izleme aletlerinin işletme detaylarını, Beş Göz ortaklarını ve birçok ticari ve uluslararası ortağı ortaya çıkaran NSA sızıntılarını başlatan Edward Snowden’in, o günlerinde birebir kaydedilen ve yaşadıklarını konu alan Citizenfour, oldukça başarılı bir belgesel.

Konu

ABD’li bilgisayar uzmanı, eski Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) ve eski Ulusal Güvenlik Dairesi (NSA) çalışanı olan Edward Snowden, yönetmen Laura Poitras’a şifrelenmiş mailler atarak, elinde gizli dinlemelerle ilgili çok önemli belgeler olduğunu ve basına ifşa edilmesi konusunda yardımlarını istediğini anlatır.

Hakkında

Citizenfour’un yönetmen koltuğunda Laura Poitras oturuyor.

Amerika galası New York Film Festivali ve İngiltere galası BFI Londra Film Festivali’nde yapılan belgesel, Oscar ve BAFTA’da En İyi Belgesel ödüllerinin sahibi oldu.

Yapım 3 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Snowden’in gizli belgeleri ifşa etmesi Pentagon evraklarını sızdıran Daniel Ellsberg tarafından ABD tarihindeki en önemli sızıntı olarak nitelendirildi.

Gazetelere yapılan siyasi baskılar sebebiyle Kasım 2013’e kadar The Guardian belgelerin yüzde birini yayımlayabildi.

Bir tartışma konusu olarak Snowden bazı çevreler tarafından kahraman, vatansever olarak bazı çevreler tarafından ise ihbarcı, muhalif ve hain olarak nitelendirildi.

Snowden’e göre onu belgeleri sızdırmaya iten tek neden “halkı onlar adına ne yapıldığı ve onlara karşı neler yapıldığı konusunda bilgilendirmek”ti.

Yapım, yönetmen Laura Poitras’ın 9/11 sonrasında olan biteni anlattığı üçlemenin son halkası. Üçlemenin ilk filmi 2006’da yayınlanan ve Amerikan işgali altındaki Iraklıları anlatan Ülkem, Ülkem (My Country, My Country) ve ikinci filmi 2010’da yayınlanan ve iki Yemenlinin Amerikalı askerler tarafından yakalandıktan sonra yaşadıklarını konu alan The Oath.

Yapım, Rottentomatoes’in En İyi 100 Belgesel listesinde yer alıyor.

Belgesel, Steven Schneider tarafından ölmeden önce izlenmesi gereken 1001 film arasında gösterildi.

2014’te emekli deniz subayı Horace Edwards belgesel yapımcılarını, “Amerikan halkı adına” Snowden’in bilgileri sızdırması konusunda kışkırttıkları ve yardımcı oldukları iddiasıyla dava etti. Ama davayı takip etmedi. Edwards ayrıca, yönetmenin 2013’te yayınladığı ve Greenwald ile Snowden’in görüşmelerinden bir bölümün yer aldığı kısa filmi öne sürerek belgeselin Oscar adaylığının kurallara aykırı olduğunu iddia etti. Fakat Akademi, “ilgili the Guardian görüşmesi filmde iki dakikadan daha az süre kullanılıyor” diyerek iddiayı reddetti.

Зима у вогні: Боротьба України за свободу (Winter on Fire: Ukraine’s Fight for Freedom / Alevler İçerisindeki Kış: Ukrayna’nın Özgürlük Mücadelesi)

winter-on-fire-ukraines-fight-for-freedom-aka-alevler-icerisindeki-kis-ukraynanin-ozgurluk-mucadelesi

TÜR: Belgesel. SÜRE: 102 Dk. ÜLKE: Ukrayna, İngiltere, Amerika. YAPIM YILI: 2015. imdb: 8,4. rottentomatoes: %91.

Tıpkı Mısır’da yaşanan “Arap Baharı”nda olan biteni konu alan Meydan (Al Midan / The Square) gibi, Alevler İçerisindeki Kış: Ukrayna’nın Özgürlük Mücadelesi de Ukrayna’da 21 Kasım 2013’de başlayan sivil Yevromaydan protestolarında çekilmiş, birçoğu oldukça sert, görüntüleri beyaz perdeye aktarıyor.

Konu

Belgesel, Rus yanlısı Ukrayna hükümetinin Ukrayna – Avrupa Birliği Ortaklık Anlaşması’nı imzalamayı reddetmesi üzerine sivil halkın yaptığı Yevromaydan diye adlandırılan protestolarda yaşananları konu alıyor.

Hakkında

Den Tolmor’ın senaryosunu yazdığı Alevler İçerisindeki Kış’ın yönetmen koltuğunda Evgeny Afineevsky oturuyor.

Yapım, En İyi Belgesel dalında Oscar’a aday gösterildi. Toronto Film Festivali’nde Halkın Seçimi ödülünün sahibi oldu.

Ivır Zıvır

Yönetmen Evgeny Afineevsky, Rusya’da doğdu, İsrail’de büyüdü ve şu anda Amerika’da yaşıyor.

Netflix’in yapımcısı olduğu belgesel, 9 Ekim 2015’te netteki gösteriminden önce birçok festivalde gösterildi.

Filmin girişinden;

Ukrayna yüzyıllarca doğu ile batı arasındaki eksende var oldu. 1991’de Sovyetler Birliği’nden bağımsızlığını ilan etti. 2004’te Rus yanlısı aday Viktor Yanukoviç başkanlık seçimini kazandı. Seçimlerin hileli olduğu ortaya çıkınca halk, Turuncu Devrim olarak anılan barışçıl protesto gösterileri için sokağa çıktı. Başarılı oldular ve seçim sonuçları iptal edildi. İzleyen yıllarda Ukrayna ekonomik istikrar için mücadele etti. 2010’da Yanukoviç geri döndü. Bu kez seçimler onaylandı ve Yanukoviç tam hâkimiyet elde etti. Halka AB üyeliği vadederken gizlice Rusya ile işbirliği pazarlığına oturdu. 2013 sonbaharında Yanukoviç’in AB ile ortaklık anlaşması imzalamaya hazır görünmesi bir dönüm noktası idi. Ancak halk batıya yönelirken, liderleri doğuya döndü ve ülkenin geleceği sürüncemede kaldı.

Döğüşenler de Var Bu Havalarda

Dogusenler De Var Bu Havalarda - Poster

20 Nisan 2016’da galası yapılan ve 2 Mayıs 2016’da Ankara Film Festivali’nde gösterilen, Gençlerbirliği’nin “düşüş yılları”nı konu alan Döğüşenler de Var Bu Havalarda belgeseli artık youtube’dan izlenebiliyor. Buyurun;

Belgeselin tanıtım yazısı: “Ülke futbolunun ve Ankara kent kültürünün önemli bir parçası olan Gençlerbirliği için 1970-1983 arasındaki yıllar bir çile ve fedakârlık dönemidir. Futbolun profesyonelleşmeye başladığı ve piyasada artık daha çok paranın döndüğü bir zamanda, Gençlerbirliği, sivil ve bağımsız takım kimliğinin “ödülünü”, sahipsizlik olarak alacaktır. Kulübün amatör kümenin ve hatta kapanmanın eşiğinden döndüğü, parayı ayıplayan futbolcuların, kulüp için makbuzla para toplayan yöneticilerin, deplasmana takımı kendi arabalarıyla götüren taraftarların olduğu, şimdiden bakınca gerçek dışı gibi duran bir dünya. Ahmed Arif’in Ankara’sına yakışan gerçek kahramanlar, tarihin tozlu raflarında unutulmaya karşı direniyorlar.”

Listen to Me Marlon (Beni Dinle Marlon)

Listen to Me Marlon (Beni Dinle Marlon)

Twitter (@izlenecekfilm) Link: #izlenecekfilm 137

TÜR: Belgesel, Biyografi. SÜRE: 103 Dk. ÜLKE: Amerika. YAPIM YILI: 2015. imdb: 8,2 rottentomatoes: %97.

20. yüzyılın en önemli sinema oyuncusu olarak gösterilen, Oscar ödüllü Amerikalı oyuncusu, yönetmen ve aktivist Marlon Brando’nun daha önce gün yüzüne çıkmamış ses kayıtlarının kullanıldığı Beni Dinle Marlon, hüzünlü bir hayat hikâyesine odaklanan oldukça başarılı bir belgesel.

Brando’nun nefret ettiği babasıyla olan ilişkileri, alkolik annesi ile ilgili aklında kalanlar, film notları, Amerikalı siyahi ve Kızılderililerin mücadelesine verdiği destek, bir türlü dinmeyen iç huzursuzlukları ve çocuklarının trajik hayat öyküleri, belgeselin en etkileyici bölümleri.

Konu

Beni Dinle Marlon, bizzat kendisi tarafından kaydedilmiş ama daha önce yayınlanmamış olan ses kayıtlarının eşliğinde Marlon Brando’nun kimi zaman şaşalı ama çoğu zaman trajedilerle dolu, hüzünlü hayat hikâyesini konu ediniyor.

Hakkında

Senaryosunu Stevan Riley ve Peter Ettedgui’in yazdığı Beni Dinle Marlon’nun yönetmen koltuğunda Stevan Riley oturuyor.

Belgesel, BAFTA’da En İyi Belgesel kategorisinde ödüle aday gösterildi.

Ivır Zıvır

95 dakikalık belgesel sadece oyuncunun eski kamera görüntülerini ve bizzat kendisi tarafından doldurulmuş ses kayıtlarını içeriyor.

Belgesel, Amerika’da 140 şehirde 10 hafta boyunca gösterildi.

Senyap (the Look of Silence / Sessizliğin Bakışı)

Senyap aka the Look of Silence aka Sessizligin Bakisi

Twitter (@izlenecekfilm) Link: #izlenecekfilm 139

TÜR: Belgesel, Biyografi, Tarih. SÜRE: 103 Dk. ÜLKE: Danimarka, Finlandiya, Fransa, Almanya, Endonezya, İsrail, Hollanda, Norveç, İngiltere, Amerika. YAPIM YILI: 2014. imdb: 8,3 rottentomatoes: %96.

Endonezya’da yaşanan soykırımda parmağı olan insanların yaşanan iğrenç olayları büyük bir gurur ve övgüyle anlatımlarını beyaz perdeye aktaran Sessizliğin Bakışı, insanlığa olan inancınızı test eden, oldukça sert bir yapım.

Konu

Dünyada büyük bir yankı uyandıran Öldürme Eylemi (Jagal / the Act of Killing) belgeselinin yönetmeni Joshua Oppenheimer’in imzasını taşıyan yapım, Endonezya’da 1965-66 yılları arasında yaşanan soykırımdan kurtulmayı başaran bir aile ve 2 yıl sonra doğan çocuklarının vahşi bir şekilde öldürülen abisinin katilleriyle yüzleşmesini konu alıyor.

Hakkında

Adi Rukun, M.Y. Basrun ve Amir Hasan’ın senaryosunu yazdığı Sessizliğin Bakışı’nın yönetmen koltuğunda Joshua Oppenheimer oturuyor.

Yapım, En İyi Belgesel dalında Oscar’a aday gösterildi ve dünya genelinde 81 dalda ödüle aday gösterilip bunlardan 45 tanesinin sahibi oldu.

Belgesel, 154 bin dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Proje en başlarda yönetmen Joshua Oppenheimer tarafından iki bölüm halinde tasarlanmıştı. Bu yüzden Öldürme Eylemi projenin birinci ve Sessizliğin Bakışı projenin ikinci bölümünü oluşturuyor.

Adi ve ailesi olayların ardından, kuzey Sumatra’da hala güçlü konumda bulunan faillerin gölgesinden kurtulmak için binlerce kilometre uzağa taşındılar.

Yönetmen, filmin hikâyesine ilham veren sahne ve anıları çekmesi için Adi’ye bir kamera verdi. Adi’nin babasının nerede olduğunu bilmediği sahne bunlardan biriydi.

Joshua Oppenheimer, failleri “insan evladı” gibi görmesi konusunda Adi’nin kendisini yönlendirdiğini söyledi.

Yapım, Endonezya’da 3500’den fazla kez gösterildi ve 300 bin Endonezyalı izledi.

Filmin orijinal adı olan Senyap, Endonezyacada Sessiz anlamına geliyor.

Film Oppenheimer’ın Öldürme Eylemi’nden sonra En İyi Belgesel Oscar’ına aday gösterilen ikinci yapımı oldu.

Belgeselde, Endonezya’da kullanılan bazı geleneksel ve yerel diller de yer alıyor.

Belgeselin çekimlerine, Öldürme Eylemi’nin kurgusu tamamlanır tamamlanmaz başlandı.

Yönetmen Joshua Oppenheimer, seyirci ile karakterler arasında daha samimi bir mesafe olması için ses tasarımı üstünde aylarca zaman harcadı.

Jagal (the Act of Killing / Öldürme Eylemi)

Jagal aka the Act of Killing aka Oldurme Eylemi

Twitter (@izlenecekfilm) Link: #izlenecekfilm 135

TÜR: Belgesel, Tarih. SÜRE: 115 Dk. ÜLKE: Norveç, Danimarka, İngiltere. YAPIM YILI: 2012. imdb: 8,2 rottentomatoes: %96.

Endonezya’da yaşanan soykırımı konu alan ve katliamı yapan insanların kan donduracak bir şekilde sergiledikleri vahşi cinayetleri gülerek, eğlenerek ve büyük bir gururla anlatımlarını beyaz perdeye taşıyan Öldürme Eylemi, sert, can sıkıcı ama bir o kadar da başarılı bir yapım.

Konu

Endonezya’da 30 Eylül hareketinin başarısızlıkla sonuçlanan darbe girişiminin ardından gerçekleşen, komünistleri tasfiye etmeye yönelik 1965–1966 Endonezya katliamları yapıldı. Katliamda yaklaşık 1 milyon insan öldürüldü. Belgesel, katliamı yapanlardan bazılarının yaklaşık 50 yıl sonra kamera karşısına geçip işledikleri vahşeti kamera karşısında yeniden canlandırmalarını konu ediniyor.

Hakkında

Anwar Congo, Herman Koto ve Syamsul Arifin’in senaryosunu yazdığı Öldürme Eylemi’nin yönetmen koltuğunda Joshua Oppenheimer ve “Anonim” oturuyor.

Yapım, BAFTA ve Oscar’da En İyi Belgesel dalında ödüle aday gösterildi ve BAFTA’da ödülünün sahibi oldu. Belgesel aynı zamanda BAFTA’da İngilizce Olmayan En İyi Film dalında da ödüle aday gösterildi.

Belgesel, 723 bin dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Proje en başlarda yönetmen Joshua Oppenheimer tarafından iki bölüm halinde tasarlanmıştı. Bu yüzden Öldürme Eylemi projenin birinci ve Sessizliğin Bakışı (Senyap / the Look of Silence) projenin ikinci bölümünü oluşturuyor.

Filmin orijinal adı olan Jagal, Endonezyaca’da Kasap anlamına geliyor.

Yönetmen koltuğu dâhil filmde 27 farklı görevde yer almış 49 kişinin adı “anonim” olarak geçiyor. Bunun sebebi kişilerin hala ölüm mangasının kendilerinden intikam alacağı korkusunu yaşıyor olmaları.

Berlin’deki film gösteriminin ardından seyirciler, yönetmen Joshua Oppenheimer’ın 2. Dünya Savaşı sırasında Nazi subaylarının yaptıkları soykırımı yeniden canlandırması gibi bir işe imza attığını söylediler. Yönetmen Oppenheimer ise aslında tam olarak öyle olmadığını çünkü Nazilerin günümüzde güçlerini kaybettiğini ama Endonezya’da cinayetleri işleyenlerin hala hükümet tarafından korunduklarını söyledi.

Joshua Oppenheimer ve Christine Cynn ile birlikte yönetmenlik yapan ama korktuğu için ismini kredilendirme bölümünde “Anonim” olarak kullanan 41 yaşındaki Endonezyalı yönetmen, “bu insanlar bu korkunç hikâyeleri nasıl böyle kolaylıkla ve gururla anlatabiliyorlardı? Onlarla hemen orada hesaplaşmak istiyordunuz ama bir yandan da kendinize sürekli ‘sabırlı olmalısın’ diye telkin etmeniz ve istedikleri gibi anlatmalarına göz yummamız gerekiyordu. Çünkü ancak o şekilde katliamın tüm ayrıntılarını öğrenebilirdik” dedi.

Projenin ilk amacı kurbanlarına ailelerine odaklanmaktı. Birçoğu tutuklu olan insanlarla yapılan röportajlardan sonra “işkencecilerle” görüşülmeye başlandı ve projenin onlara odaklanmasına karar verildi.

Dünyanın en ünlü iki belgesel yapımcısı Werner Herzog ve Errol Morris’un adları, belgeselde “özel yapımcı” olarak kredilendiriliyor.

Belgesel, 28 Haziran 2013’ten itibaren 52 hafta boyunca Londra Çağdaş Sanatlar Enstitüsünde gösterildi.

***Filmle İlgili İçerik / Spoiler Uyarısı***

Joshua Oppenheimer, Pancasila Gençlik üyelerinin esnaftan haraç kestiği sahnelerin “yeniden canlandırma” olmadığını ve çekimlerin yapıldığı gün kendi ceplerinden, esnaftan alınan paraları geri ödediklerini söyledi.