Kategori arşivi: Aday-Kazanan

Testről És Lélekről (On Body And Soul / Beden ve Ruh)

TÜR: Dram, Fantezi, Romantik. SÜRE: 116 Dk. ÜLKE: Macaristan. YAPIM YILI: 2017. imdb: 7,6. Tomatometer: %89.

Farklı fiziksel ve mental sorunlara sahip iki kişinin aynı rüyaları gördüklerini fark etmeleriyle başlayan değişimlerini konu edinen Beden ve Ruh, ilgi çekici bir romantik, fantezi dram filmi.

Konu

Mezbahanede yönetici olarak çalışan Endre (Géza Morcsányi) ve yeni işe başlayan ürün kalite yöneticisi Mária (Alexandra Borbély) mezbahanede yaşanan bir hırsızlık olayı soruşturması sırasında aynı rüyaları gördüklerini fark edip birbirlerine yakınlaşmaya başlarlar.

Hakkında

Beden ve Ruh’u Ildikó Enyedi yazıp yönetti.

67. Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı ödülünün sahibi olan yapım 90. Oscar Akademi Ödülleri’nde En İyi Yabancı Dilde Film kategorisinde ödüle aday gösterildi. Fakat mutlu sona Muhteşem Kadın (Una Mujer Fantástica / A Fantastic Woman) ulaştı.

Yapım 2 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Beden ve Ruh, yönetmen Ildikó Enyedi’nin 18 yıl aradan sonra yönettiği ilk film oldu. Enyedi bu yapımdan önce en son 1999’da Simon Mágus’un yönetmen koltuğuna oturmuştu.

Yapımın iki başrol oyuncusundan biri olan Géza Morcsányi ilk kez kamera karşısına geçti. Macaristan’daki en büyük edebi yayın şirketinde yöneticilik yapan Morcsányi, 1986’da bir televizyon dram filmi için oyun yazarlığı ve 2000’lerin başında iki filmde senaryo editörlüğü yaptı.

Filmin başrol oyuncusu Alexandra Borbély gerçek hayatta filmde Sanyi’yi canlandıran Ervin Nagy’yle eşler.

Laura Marling – What He Wrote

Toni Erdmann

TÜR: Komedi, Dram. SÜRE: 162 Dk. ÜLKE: Almanya, Avusturya. YAPIM YILI: 2016. imdb: 7,4. Tomatometer: %93.

Yaşlı bir babanın, acımasız iş dünyasının ortasında debelenen kızına, yaşamak için nefes alması gerektiğini anımsatmak için yaptığı komiklikleri konu edinen Toni Errdmann oldukça başarılı bir komedi dram filmi.

Konu

Boşanmış bir müzik öğretmeni olan Winfried Conradi (Peter Simonischek), farklı karakterlere bürünerek etrafındakilere şaka yapmayı sevmektedir. Köpeğinin ölümü üzerine Bükreş’te çalışan ve kariyerinde yükselmek için didinen kızını ziyaret etmeye karar verir. İşine odaklanmış olan kızını biraz olsun mutlu etmek için kendince şakalar yapmaya başlar.

Hakkında

Toni Erdmann’ı Maren Ade yazıp yönetti.

Yapım 29. Avrupa Film Ödüllerinde En İyi Film dahil 5 dalda ödül kazandı. Ayrıca Oscar, BAFTA ve Altın Küre’de Yabancı Dilde En İyi Film kategorisinde ödüle aday gösterildi. Oscar’ı Satıcı’ya (Forushande / The Salesman) ve BAFTA’yı Saul’un Oğlu’na (Saul Fia / Son of Saul) kaptırdı.

3 milyon dolar bütçesi olan film 12 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Winfirred’in giydiği hayvan kostümün adı Kukeri. Bulgaristan’da kötü ruhları kovduğuna inanılan kostüm keçilerin uzun kıllarından hazırlanıyor. Oyuncu Peter Simonischek kostümün aşırı derecede sıcak ve çok ağır olduğunu ayrıca keçi ahırı gibi koktuğunu söyledi.

Maren Ade, Avrupa Film Ödülleri’nde En İyi Film ödülünü kazanan ilk kadın yönetmen oldu.

Yönetmen Ade, Winfried karakterini oluştururken, dişlik takıp kendini güldürmeye çalışan babasından ve komedyen Andy Kaufman’ın karakteri olan Tony Clifton’dan esinlendi.

Yapım Cannes’ın en ilgi çekici filmlerinden biri olmasına rağmen herhangi bir ödüle ulaşamadı. Birçok eleştirmen jürinin kararının oldukça şaşırtıcı olduğunu, hem filmin Altın Palmiye’yi hak ettiğini, hem de jürinin kadın bir film yapımcısına en büyük ödülü verme şansının kaybettiğini söylediler.

Filmin kurgu aşaması bir yıldan fazla sürdü. Bu süre zarfından yönetmen Ade, ikinci çocuğunu doğurdu.

Filmin türü komedi-dram olsa da yönetmen Ade yapımı komedi olarak izlemediğini aksine izlediğinde üzgün ve çok ciddi olduğunu söyledi. Oyuncular da aynı hisleri paylaştılar.

Yapımcılar yapımın daha kısa olmasına karar verseler de kesilen sahnelerin filmin temposunu düşürdüğü için uzun kalmasına karar verdiler.

Toni Erdmann 2016’da yayınlanan BBC’nin 21. Yüzyılın En İyi 100 filmi listesinde yer almayı başardı.

Film için 56 günde yaklaşık 120 saatlik çekim yapıldı.

***Filmle İlgili İçerik / Spoiler Uyarısı***

Filmdeki çıplaklar partisi vulture.com tarafından “yılın çıplak sahnesi” seçildi.

Sen to Chihiro No Kamikakushi (Spirit Away / Ruhların Kaçışı)

TÜR: Animasyon, Macera, Aile. SÜRE: 125 Dk. ÜLKE: Japonya. YAPIM YILI: 2001. imdb: 8.6. Tomatometer: %97…

Anime üstadı Hayao Miyazaki’nin dünya çapında tanınmasını sağlayan ve Oscar kazanan ilk anime olan Ruhların Kaçışı; karakterleri, konusu, anlatımı ve Joe Hisaishi imzalı tapılası müzikleriyle nefis bir animasyon filmi.

Konu

10 yaşındaki Chihiro ve ailesi yeni taşındıkları kasabaya doğru ilerlerken yanlış yola saparlar ve önlerine ilginç bir yapı çıkar. Küçük kız geri dönmek istese de ebeveynlerinin zoruyla yapının içinden geçerek hayalet şehir görünümündeki bir yere gelirler.

Hakkında

Ruhların Kaçışı’nı Hayao Miyazaki yazdı ve yönetti.

Yapım 2003’te En İyi Animasyon dalında Oscar ödülünü kazandı. Ayrıca 2004’te BAFTA’da İngilizce Olmayan En İyi Film kategorisinde ödüle aday gösterildi.

Animasyon imdb’nin en iyi 250 film listesinde en üst sıralarda yer alıyor.

15-19 milyon dolar bütçesi olan anime dünya genelinde 331 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Miyazaki, nehir ruhunun temizlendiği ve bisiklet gibi birçok materyali döktüğü sahneyi gençken katıldığı bir nehir temizliğinden esinlenerek yazdı.

Chihiro’nun ejderha formundaki Haku’ya ilaç içirmeye çalıştığı sahne çizilirken Miyazaki bir veterinerin bir köpeğin alt çenesini tutarak onu beslemeye çalışmasından esinlendi.

Zeniba’nın evine vardığında Chihiro’yu karşılayan zıplayan lamba Pixar’ın meşhur logosuna bir gönderme.

Chihiro’nun annesini seslendiren Yasuko Sawaguchi yemek yediği sahneyi seslendirirken bir parça kızarmış tavuk, İngilizce versiyonunda aynı seslendirmeyi yapan Lauren Holly ise elma yiyordu..

Miyazaki 1997’de Prenses Mononoke’yi (Mononoke-hime / Princess Mononoke) tamamladıktan sonra emekli olmayı düşünüyordu fakat arkadaşının 10 yaşındaki asık suratlı kızını gördükten sonra bu fikrinden vazgeçti ve Ruhların Kaçışı’nı yapmaya karar verdi.

Miyazaki yapımın hikayesini tamamlamadan çizimlere başladığını ve çizimlerin hikayeyi tamamladığını söyledi.

Bugüne kadar sadece iki animasyon filmi Japon Akademi ödüllerinde en iyi film kategorisinde mutlu sona ulaştı. Bunların ilki Prenses Mononoke diğeri ise Ruhların Kaçışı oldu.

Yapım Miyazaki filmleri arasında çocuk karakterin bir çocuk tarafından seslendirildiği ilk animasyon oldu.

Ruhların Kaçışı, 2016’da BBC’nin 21. Yüzyılın En İyi 100 Filmi listesinde 4. sırada yer aldı.

***Filmle İlgili İçerik / Spoiler Uyarısı***

Önüne gelen her şeyi yiyen ve sürekli büyüyen yüzsüz karakteri Japon kültüründe önemli bir yere sahip olan ipekböceğine benziyor. Sona doğru Zeniba’nın yanında ipek sarıyor olması da ona bir gönderme.

The God Father (Baba)

 

TÜR: Suç, Dram. SÜRE: 175 Dk. ÜLKE: Amerika. YAPIM YILI: 1972. imdb: 9.2. Tomatometer: %98…

Birçok otorite tarafından gelmiş geçmiş en iyi film olarak değerlendirilen, değerlendirildikçe de değerlenen Baba; hikaye, oyunculuklar ve anlatımıyla oldukça başarılı bir suç dram filmi.

Konu

Corleone ailesi, Don Vito Corleone’nin (Marlon Brando) başında olduğu, suça dayalı bir örgüt kurmuş olan İtalyan asıllı meşhur bir ailedir. Aile, New York’daki diğer dört aileyle birlikte New York’un yeraltı işlerini yönetmektedir. Ancak Corleone ailesini diğerlerinden ayıran özelliği, Don Corleone’nin cebinde bozuk para gibi taşıdığı politikacılar ve yargıçlardır. Politikacılar ve yargıçlarla olan bu yakın ilişkileri diğer ailelerin açamadığı kapıları açabilmesini sağlamaktadır.

İtalya ve New York’un en meşhur uyuşturucu üreticisi ve dağıtıcısı olan “Türk” lakaplı Solozzo’nun (Al Lettieri), Don Corleone’den, ilişkilerini kullanarak kendisine yasal koruma sağlamasını ve 1 milyon dolar nakit para vermesini istemesi ailenin tüm hayatını değiştirecektir.

Hakkında

Mario Puzo’nun aynı adlı eserinden yazar Puzo ve Francis Ford Coppola’nın senaryosunu yazdığı Baba’nın yönetmen koltuğunda da Francis Ford Coppola oturuyor.

Baba, aralarında En İyi Film ödülünün de bulunduğu 3 dalda Oscar ve 5 dalda Altın Küre’nin sahibi oldu.

5-6,5 milyon dolar bütçesi olan yapım 245 – 286 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Yapım çok uzun zamandır imdb’nin en iyi 250 film listesinde 2. sırada, rottentomatoes’in tüm zamanların en iyi 100 filmi listesinde de üst sıralarda yer alıyor.

Ivır Zıvır

Vito Carleone’nin eve geri döndüğü ve aile üyelerinin onu merdivenlerden yukarıya taşıdığı sahnenin çekimlerinde Brando, şaka olsun diye vücudunun altına ağırlıklar koydu. Öylece onu taşıyan oyuncular oldukça zorlandılar.

Filmdeki Johnny Fontane karakterinin Frank Sinatra olup olmadığı konusunda kitabın yazarı Mario Puzo’ya sorduklarında hiç bir zaman evet demediyse de reddetmedi de. Puzo’nun ölümünden 5 yıl kadar sonra ise kızı çıkıp “Evet o Sinatra’ydı” dedi. (analogmuzik.blogspot.com)

Lenny Montana (Luca Brasi) Marlon Brando’yla oynayacağı için oldukça gergindi. Bu yüzden ilk kez karşı karşıya geldikleri sahnede repliklerini unuttu ve birçok hata yaptı. Fakat yönetmen Coppola bu doğal gerginliği çok beğendi ve o kurguda o sahneleri kullandı. Brasi’nin Brando ile görüşmeden önce prova yaptığı sahne sonradan filme eklendi.

Bir Don Corleone repliği olan “Ona reddedemeyeceği bir teklif yapacağım”, sinema tarihinin en çok gönderme yapılan repliklerinden biri haline geldi. Amerikan Film Enstitüsü’nün 2005 yılında yaptığı bir ankette, en çok hatırlanan 2. replik seçildi.

Brando rol için seçmelere katıldığında , yanaklarını pamukla doldurarak oynadığı karakterin bulldog cinsi köpeğe benzemesini istedi. Çekimlerde Marlon Brando, o ünlü çeneye sahip olmak için her gün 3 saat boyunca bir koltukta oturmak zorunda kaldı. İşlem sırasında alt dişlerinin ön kısmına demir protezler yerleştirildi.

Birçok film sahnesinde Brando’nun replikleri kartlara basılmış olarak getirilirdi. Bazen de bu kartlar Duvall’ın üstüne yapıştırılırdı. Duvall, The Huffington Post’a verdiği bir röportajda “Neden yaptığını hep merak ettim. Onu taze tuttuğunu söyledi. Bence biraz tazelik ve arayış, biraz da tembellik. Ama ona yardımı oldu.”

Hayvan hakları koruyucuları filmin meşhur at sahnesini oldukça eleştirdiler. Bu konuda Coppola, “Filmde birçok insan öldürülüyor fakat herkes at hakkında endişeleniyor. Sette de durum aynıydı. Hayvan sever set çalışanları ufak köpekler gibi üzgündüler. O at kafasını, küçük köpekçikleri beslemek için günde 200 at katleden, evcil hayvan yiyeceği üreten bir şirketten aldığımızı bilmiyorlar mı?”dedi.

Al Pacino’nun yerine ilk önceleri Sylvester Stallone ve Robert Redford düşünüldü.Paramount Picture, Michael Corleone’yi oynaması için Robert Redford’u istiyordu çünkü Al Pacino’dan daha genç bir oyuncu olduğu için Francis Ford Coppola tarafından gözden geçirilmesini istedi. Ancak Coppola, İtalyan asıllı, Tony ödüllü Pacino’da ısrar etti.Coppola,Michael Corleone rolünü (Al Pacino’yu kastederek) “Bu rolü bu genç ve hırçın Sicilyalı delikanlıya vereceğim” diyerek Pacino’ya verdi. Nitekim Pacino efsanevi yönetmenin yüzünü kara çıkarmadı ve muhteşem bir oyunculukla Oscar’a aday oldu.

Filmde Coppola’nın toplam 6 akrabası oynadı. Bunların içinde oğulları ve kızı da var. Kronolojik olarak, oynayanların listesi şöyle:

– Talia Shire (Coppola’nın kız kardeşi) Connie Corleone karakteri

– Italia Coppola (Coppola’nın annesi) restaurant sahnesinde figüran

– Carmine Coppola (Coppola’nın babası) pianist karakteri

– Gian-Carlo Coppola ve Roman Coppola (Coppola’nın oğulları) figüran

– Sofia Coppola (Coppola’nın kızı) vaftiz töreninde bebek Michael Rizzi karakteri. Sofia Coppola The Godfather Part II ve The Godfather Part III’de de oynadı. Performansı beğenilmedi.

Baba’nın Johnny Fontane’ye tokat attığı sahne, Marlon Brando tarafından doğaçlama olarak yapıldı. O yüzden oyuncu Al Martino’nun sahnedeki tepkisi tamamen gerçekti. James Caan, Martino’nun sahne çekimlerinde Brando’nun tokadının ardından ağlaması mı, gülmesi mi gerektiğini anlamadığını belirterek oyuncunun şaşkınlığını ifade etti.

Sollozzo’nun (Al Lettieri) Sicilya diliyle konuştuğu ünlü sahnede altyazı olmamasının nedeni üzerine fazlasıyla spekülasyon üretildi. Altyazıların olmaması sahnenin derinliğine ve ciddiliğine artı katmış olsa da, çok basit bir nedeni var. The Godfather’ın DVD’sinde konuşan Coppola, altyazıların eklenmeme nedeninin aktörlerin çok hızlı konuşması olduğunu söyledi.

James Caan’ın FBI fotoğrafçısının makinasını yere attığı sahne tamamen doğaçlamaydı. Bu yüzden fotoğrafçının tepkisi tamamen gerçekti. Caan ayrıca fotoğraf makinasını kırdıktan sonra yere para atma fikrinin de sahibiydi. Oyuncu, “geldiğim yerde birinin bir şeyini kırarsan yenisini alır ya da parasını ödersin” dedi.

Marlon Brando’ya En İyi Erkek Oyuncu Oscar’ı aldığı bu rolü oynaması için ağır bir yaşlandırma makyajı yapılmıştır ve Brando Don Vito Carleone’yi canlandırdığı sırada sadece 42 yaşındaydı.

Sinematograf Gordon Willis sahneleri oldukça karanlık çektirdiği için “Karanlık Prensi” lakabını kazandı. Sahneler yapımcılar tarafından değiştirilmek istense de Willis ve yönetmen Coppola bu karanlğın Carleone ailesinin karanlık iş ilişkisine vurgu yaptığı konusunda ikna ettiler.

Sonny’nin Connie’nin kocası Carlo’yu sokakta dövdüğü sahne dört günde çekildi ve 700 ekstra oyuncu kullanıldı. Sahnede çöp tenekesi ve kapağının kullanılması da tamamen James Caan’ın doğaçlamasıydı.

Mafya’nın The Godfather’la olan bağlantısı gerçek bir ölüme neden oluyordu. The Guardian yazarı John Patterson bu skandalla ilgili detaylı bilgi vermişti. Film yayınlanmadan önce Italian-American Civil Rights League (İtalyan-Amerikan Sivil Haklar Topluluğu) filmle fazla ilgili oldu. Topluluk prodüktör Al Ruddy’nin fazlasıyla istediği New York konumlarına giriş izni karşılığında, filmin danışmanlığı yaptı. Ancak bu topluluk, New York’un Beş Ailesi’nden birinin lideri tarafından yönetiliyordu: Joe Colombo. Colombo ‘The Godfather’ın medyada aldığı ilgiden fazla memnundu.

‘The Godfather and the Mob’ isimli belgesele göre Colombo’nun medya ışıklarına olan aşkı, daha gizli olan iş arkadaşlarını rahatsız etti. Bu olay, yakın zamanda ortaya çıkan bölge savaşı ve içerideki sıkıntılarla birleşerek, Colombo’nun 2. Geleneksel İtalyan-Amerikan Toplantısı’nda vurulmasına neden oldu.

Francis Ford Coppola romandaki at başı bölümünü ilk anlarda çok da umursamadı fakat sonraları bu bölümün es geçilmek için fazla ikonik olduğunu düşünerek çekmeye karar verdi.

Brando’nun kendisi de dahil Hollywood’daki herkes Marlon Brando’nun En İyi Erkek Oyuncu Oscar’ını kazanacağını biliyordu. Fakat Brando ödülü boykot etti ve yerine Amerikan Yerlisi bir aktivist olan Sacheen Littlefeather’ı gönderdi. Littlefeather ödülü almak için çıktığı sahnede, Brando’nun Hollywood’un, Amerikan yerlilerine karşı tutumunu protesto ettiğini söyledi. Sonucunda yuhalandı…

Ayrıca o yılki Akademi Ödülleri’ne Al Pacino da gelmedi. Birçok insana göre boykot nedeni En İyi Erkek Oyuncu yerine En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu adayı gösterilmesiydi.

Coppola, 1970’te General Patton (Patton) filmi ile en iyi senaryo dalında Oscar kazanmıştı ama yönettiği filmler büyük kitlelere ulaşamamıştı. Yapımcı firma Paramount Pictures başarılı olacağından emin olamadığı için film, 6 milyon dolar gibi oldukça düşük bir bütçeyle çekildi. Filmin çekimleri 29 Mart – 6 Ağustos 1972 tarihleri arasında yapıldı. Çekimler, Coppola ile Paramount Pictures arasındaki gerginlikle başladı. Bunun en büyük sebebi, Coppola’nın ısrar ettiği birçok harcamanın stüdyo tarafından gereksiz bulunması idi. Ayrıca çekimler için Cappola 80 gün talep ettiğinde Paramount ona sadece 53 gün verdi.

Ünlü yönetmen Sergio Leone yönetmen koltuğuna oturmayı düşünüyordu fakat senayoyu okuduktan sonra hikayenin mafyayı övdüğünü düşünerek vazgeçti. Sonraları bu kararından ötürü pişmanlık duydu ve 1984’te kendi mafya filmi olan Bir Zamanlar Amerika’yı (Once Upon A Time In America) çekti.

Romanın yazarı Mario Puzo hem senaryoyu Coppola ile birlikte yazdı, hem de çekimlere katıldı.

Filmin hikâyesi, II. Dünya Savaşı’nın bittiği yıl olan 1945’te başlayıp 10 yıllık bir dönemi kapsıyor.

Film, 24 Mart 1972 günü gösterime girdi ve gişe geliri, ilk hafta 5,3 milyon USD, toplamda ise  81,5 milyon USD’ye ulaştı. Yeniden gösterimlerle birlikte 1997 yılı itibarıyla ABD’de 134 milyon USD, dünya çapında ise 245 milyon USD gişe geliri elde etti. Bu, gelmiş geçmiş tüm rekorların altüst olması anlamına geliyordu. Film bu rekoru, 1975 yılında Jaws filmi tarafından geçilene kadar elinde tuttu.

***Filmle İlgili İçerik / Spoiler Uyarısı***

James Caan ve Gianni Russo’nun film çekimleri sırasında araları hiç iyi değildi. Çünkü Sonny’nin Carlo’yu dövdüğü meşhur sahnenin çekimlerinde, Caan doğaçlama olarak Russo’ya çöp tenekesi fırlatmıştı. Bu yüzden Russo’nun 2 kaburga kemiği kırıldı ve dirseğinden yaralandı.

Meşhur at sahnesinin provasında sahte bir at kafası kullanıldı. Oyuncu John Marley yataktaki çığlığının tamamen gerçek olduğunu çünkü gerçek sahnenin çekimlerinde gerçek bir at kafası kullanacağı konusunda uyarılmadığını söyledi.

Filmde portakal görünen tüm sahneler, Carleone ailesinden birinin öleceği ya da yaralanacağına dair bir gönderme.

Filmde at da dahil olmak üzere 18 kişi ölüyor.

Qadiyya Raqm 23 (L’insulte / The Insult / Hakaret)

TÜR: Dram ,Gerilim. SÜRE: 112 Dk. ÜLKE: Fransa, Lübnan. YAPIM YILI: 2017. imdb: 7,8. Tomatometer: %89.

Lübnan’daki gündelik hayatta yaşanan “ufak” bir olayın, geçmişte yaşanılan travmaları gün yüzüne çıkartıp olayı çığırından çıkartmak için nasıl da katalizör etkisi yapabileceğini konu alan Hakaret, başarılı bir dram filmi.

Hakaret, Lübnan ve Ortadoğu’nun savaşlarla ve kinle örülmüş, birbirine karışmış, karman çorman olmuş insan ilişkilerini ve patlamak için ufak bir kıvılcım arayan nefreti gözler önüne seriyor.

Konu

Lübnan Hristiyan’ı ve aynı zamanda sadık bir Hristiyan Parti’si üyesi olan Tony Hanna (Adel Karam), hamile eşi Shirine (Rita Hayek) evdeyken, o günlerde sokakta dış cephe düzenlemesi yapan hiçbir işçinin evlerine yaklaşmasını istemektedir. Buna rağmen balkondaki gideri tamir ettiklerini görünce sinirle gideri kırar ve bunun üzerine Filistinli mülteci ustabaşı Yasser Abdallah Salameh (Kamel El Basha) ona küfreder.

Hakkında

Senaryosunu Ziad Doueiri ve Joelle Touma’nın yazdığı Hakaret’in yönetmen koltuğunda Ziad Doueiri oturuyor.

Yapım Yabancı Dilde En iyi Film Oscar’ına aday gösterildi fakat ödülü Muhteşem Kadın’a (Una Mujer Fantástica / A Fantastic Woman) kaybetti.

Hakaret, 1.6 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Yapımın Arapça adı olan Qadiyya Raqm 23’ün anlamı “Dava Numarası 23.”

Hakaret, Lübnan adına Oscar’a aday gösterilen ilk Lübnan filmi oldu.

Film, her iki ana karakterin gençliklerinde başlarından geçen gerçek tarihi olaylara göndermeler yapıyor. Bunlar; 1970’de Filistinlilerin Ürdün’e sürülmesi ve Filistin Kurtuluş Örgütü’nün Ürdün’de etkinliğini arttırmasından ötürü Ürdün Kralı Hüseyin’in rahatsız duyması ve silahlı çatışmalarda her iki taraftan 7 ila 8 bin insanın öldüğü Kara Eylül olayları ve Lübnan iç savaşı sırasında, 1976’da, Hristiyanların yaşadığı Damour’da Filistin Kurtuluş Örgütü’nün desteği ile Müslüman ve sol kanat militanların 1000 ila 1500 insanı öldürdüğü Damour katliamı.

Ayrıca film, Lübnan Falanjları Partisi genel başkanı ve eski Lübnan devlet başkanı olan ve seçimden üç hafta sonra düzenlenen bir suikast sonucu öldürülen Beşir Cemayil’e ve 1982 yılında Lübnan İç Savaşı sırasında İsrail’in Savunma Bakanı olarak görev yapan Ariel Şaron’a göndermeler yapıyor.

Cemayil’in öldürülmesinin ardından İsrail yanlısı aşırı sağcı Hristiyan Falanjist milislerin Batı Beyrut’ta Sabra ve Şatilla adındaki Filistin mülteci kamplarını basarak çocuklar dâhil yüzlerce (750 ile 3500 arasındadır) kişiyi katletmesi ve dönemin İsrail Savunma Bakanı Ariel Şaron’un da bu katliamda payı olması da yapılan önemli göndermelerden biri.

Krigen (A War / Savaş)

TÜR: Suç, Savaş, Dram. SÜRE: 115 Dk. ÜLKE: Danimarka. YAPIM YILI: 2015. imdb: 7,1. Tomatometer: %91…

Afganistan’da sivilleri Taliban’dan korumakla yükümlü Danimarkalı askerlerin başında bulunan bir ekip komutanının, saldırı anında aldığı hızlı karar ve Danimarka’da onun eve dönmesini bekleyen eşi ve çocuklarını konu alan Savaş, seyirciyi konu hakkında bir karar almaya iten ilgi çekici bir suç, dram filmi.

Konu

Afganistan’da sivilleri Taliban’dan korumakla görevli Danimarkalı askerleri komuta eden Claus Michael Pedersen (Pilou Asbæk) saldırı anında, komutasındaki ağır yaralı bir askeri kurtarmak için hızlıca bir karar verir. Kampa döndüklerinde askerin kurtulmuş olmasından ötürü sevinçli olsa da savaş suçu işlemiştir.

Hakkında

Savaş’ı Tobias Lindholm yazıp yönetti.

Yapım, Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ına aday gösterildi.

1,2 milyon dolar bütçesi olan yapım sadece 800 bin dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Empire Magazine’de filme 5 üzerinden 4 yıldız veren Olly Richards filmi, “doğru cevabın olmadığı zaman ne yaparsınız? gibi basit bir soru soran, sürükleyici bir film” diye tanımadı.

Oyuncu kadrosunda yer alan 4 asker gerçekten de Afganistan’da görev yapmış Danimarka askerleri.

Filmin çekimleri Kopenhag ve Konya’da yapıldı. Afganistan çekimlerinin yapıldığı Konya’da çok fazla Türkiyeli sinema çalışanı görev aldı. Filmin teşekkür bölümünde Konya Valiliği ve Emniyet Müdürlüğü’ne teşekkür edildi.

Yapım, Pilou Asbæk ile yönetmen Tobias Lindholm’ün bir araya geldiği 4. film oldu.

Savaş, Onur Savaş’ından (Jagten / The Hunt) sonra Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ına aday gösterilen ikinci Tobias Lindholm’ün yönettiği film oldu.

Pilou Asbæk, dördüncü kez bir Danimarkalı askeri canlandırdı.

El Club (The Club / Kulüp)

TÜR: Dram, Gizem. SÜRE: 98 Dk. ÜLKE: Şili. YAPIM YILI: 2015. imdb: 7,2. Tomatometer: %87…

Şili’deki ufak bir plaj kasabasında, çocuk tacizi, evli olmayan kadınların çocuklarını çalmak, ispiyon gibi suçlardan ötürü aforoz edilmiş ve dua edip günah çıkartmaları için tecrit altında tutulan 4 rahip ve onlara bakmakla yükümlü bir rahibenin yaşadığı bir olayı konu edinen Kulüp, Katolik Kilisesi’ni sert bir dille eleştiren, karanlık bir dram filmi.

Bilinçli bir tercih midir bilinmez ama yapımın çoğunluğunun ters ışıkta çekilmiş olması nedeniyle izleyicinin rahatsız olması sağlanıyor. Yönetmen 2012’deki bol ödüllü Hayır (No) filmini de konunun geçtiği dönemdeki sinema teknikleriyle filmi çekip bol bol ters ışık kullanmıştı.

Konu

Çocuk tacizi, evli olmayan kadınların çocuklarını çalmak, ispiyon gibi suçlardan ötürü gözden düşmüş rahiplerin dua edip günah çıkartmaları için tecrit altında yaşadıkları eve yeni bir rahip getirilir. Rahibi buraya kadar takip etmiş olan genç bir adam, rahibin çocukken kilisede kendisine defalarca tecavüz ettiğini söyleyerek bağırmaya başlar. İçerdeki rahiplerden biri, yeni gelene bir silah verip onu korkutmasını ya da uzaklaştırasını ister ama rahip kendisini öldürür.

Hakkında

Guillermo Calderón, Pablo Larraín ve Daniel Villalobos’un senaryosunu yazdığı Kulüp’ün yönetmen koltuğunda Pablo Larraín oturuyor.

Yapın Altın Küre’de En İyi Yabancı Dilde Film ödülüne aday gösterildi. Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı için yarıştı ve Büyük Juri Ödülünün sahibi oldu.

Yapım 500 bin dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Yapım Şili adına En İyi Yabancı Dilde Film Oscar’ına aday gösterildi fakat finale kalmayı başaramadı.

Yönetmen Pablo Larraín’in 2012 yapımı Hayır (No) filmi En İyi Yabancı Dilde Film Oscar’ına aday gösterilmişti.

Neljubov (Loveless / Sevgisiz)

TÜR: Dram. SÜRE: 127 Dk. ÜLKE: Rusya, Fransa, Belçika, Almanya. YAPIM YILI: 2017. imdb: 7,7. Tomatometer: %93…

Birbirinden ölesiye nefret eden, boşanma aşamasındaki iki insan ve onların sevgisinden yoksun olarak yetiştirilmiş 12 yaşındaki çocukları etrafında dönen bir konuyu, yakın çekim, beyaz perdeye yansıtan Sevgisiz, başarılı karakter analizleriyle oldukça sarsıcı bir dram filmi.

Yapım, sevgiden yoksun olarak büyütülmüş, hayatı boyunca sevgi arayan ama sevgi vermekten yoksun insan tasvirini nefis bir şekilde beyaz perdeye aktarıyor.

Sevgisiz akla, evlilik, ilişkiler ve mutsuzluğu konu edinen bir başka Andrey Zvyagintsev filmi olan Sürgün’ü (Izgnanie /The Banisment) getiriyor.

Konu

Boris (Aleksey Rozin) ve Zhenya (Maryana Spivak) boşanmak üzere olan ve 12 yaşındaki çocukları Alyosha’yı (Matvey Novikov) kurmayı planladıkları yeni hayatlarında düşünmedikleri için birbirlerine vermeye çalışan bir çifttir. Sevgiden yoksun olarak büyüyen Alyosha bir gün ortadan kaybolur.

Hakkında

Andrey Zvyagintsev ve Oleg Negin’in senaryosunu yazdığı Sevgisiz’in yönetmen koltuğunda Andrey Zvyagintsev oturuyor.

Yapım, Oscar, Altın Küre ve BAFTA’da “En İyi Yabancı Dilde Film” kategorisinde ödüle aday gösterildi. Ayrıca Cannes’da Altın Palmiye için yarıştı ve Jüri Özel Ödülünün sahibi oldu.

Film 4,5 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Yönetmen Zvyagintsev’in Rus bürokrasini eleştirdiği için Rusya hükümeti tarafından tefe koyulan fakat dünyada büyük yankı uyandıran Leviathan (Leviafan) filmi nedeniyle Sevgisiz, uluslararası yapımcı desteği ile çekildi.

Yapımcı Alexander Rodnyansky, filmin “Rus hayatı, Rus toplumu ve Rus ıstırabının” bir yansıması olduğunu fakat diğer ülke insanların da kendilerinden bir şeyler bulabileceğine söyledi. Rodnyansky ayrıca, hikâyenin çıkış noktasının bir aileye göz atma arzusu olduğunu ifade etti.

Yönetmen Zvyagitsev, en başlarda Ingmar Bergman’ın 1973 yapımı mini dizisi, Bir Evlilikten Manzaralar’ı (Scener Ur Ett Aktenskap / Scenes From a Marriage) yeniden yapmak gibi bir düşüncesinin olduğunu söyledi.

Zvyagitsev filmdeki “polis” sahnesi hakkında, çok fazla politikayla ilgilenmediğini sadece hikâyesinin “Modern günümüz polisi insanı umursamıyor” inancını yansıttığını söyledi.

Film ayrıca Rusya’nın Ukrayna’ya askerî müdahalesine de göndermelerde bulunuyor.

Yapım Moskova’da çekildi.

Under Sandet (Land of Mine / Mayın Ülkesi)

TÜR: Dram, Tarih, Savaş. SÜRE: 100 Dk. ÜLKE: Danimarka, Almanya. YAPIM YILI: 2015. imdb: 7,8. Tomatometer: %91…

Gerçek olaylardan esinlenerek, Danimarka sahillerine Almanlar tarafından döşenmiş olan mayınları, çoğu çocuk olan Alman savaş esirlerinin temizlemeye zorlanmalarını konu alan Mayın Ülkesi, ilgi çekici bir savaş dram filmi.

Yapımda savaştan yeni çıkmış olan Danimarkalı Çavuş Carl Rasmussen’in bir kaşık suda boğacak kadar nefret ettiği Alman askerlerine karşı, çocuk olmalarının da etkisiyle, hissettiği duygu değişimleri oldukça güzel bir şekilde ifade ediliyor.

Konu

2. Dünya Savaşı’nın ardından Danimarka’daki, çoğu çocuk, 2000 kadar Alman savaş esiri psikolojik ve fiziksel baskıyla mayınları temizlemeye zorlanır. Alman askerlerinden öldürecek kadar nefret eden Çavuş Carl Rasmussen (Roland Møller) de mayın temizletmekle görevli bir askerdir. Çavuşa verilen askerlerin daha çocuk yaşta oluşu zamanla onlara karşı beslediği nefretin değişmesini sağlayacaktır.

Hakkında

Mayın Ülkesi’ni gerçek olaylardan esinlenerek Martin Zandvliet yazdı ve yönetti.

Yapım, Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ına aday gösterildi.

35,5 milyon Danimarka Kronu (yaklaşık 5,6 milyon dolar) bütçesi olan yapım 2,7 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Filmin yapım aşaması sırasında, olayların yaşandığı plajların birinde 70 yıldan fazladır orada duran aktif bir mayın bulundu. Danimarkalı anti mayın ekipleri mayını etkisiz hale getirdiler.

Mayın temizlemede Alman çocuk askerlerin kullanılması, birçok tarihçi tarafından Danimarka’nın işlediği en kötü savaş suçu olarak nitelendiriliyor. Cenevre Sözleşmelerine göre savaş esirlerine, hayatlarını tehlikeye atacak ya da sağlıksız işlerde çalıştırmak yasak.

Yapımda Danimarkalı Çavuş Rasmussen, mayın temizleme operasyonunu yürütüyor. Gerçekte Alman görevlilerin emirleri altında oluşturulan mayın temizleme ekiplerini İngiliz askerleri kontrol ediyorlardı.

Mayın temizlemeye zorlanan 2000 Alman askerinin yarısı ya öldü ya da ağır şekilde yaralandı.

Filmin orijinal adı olan Under Sandet, “Kumun Altında” anlamına geliyor.

Filmin çekimleri, Oksbøllejren ve Varde bölgesinin de içinde bulunduğu, gerçek olayların yaşandığı yerlerde yapıldı.

***Filmle İlgili İçerik / Spoiler Uyarısı***

Yönetmen çocuk Alman askerlerini canlandıran oyuncuların karakterleri gibi izole edilmiş ve yalnız kalmış hissetmeleri için, çekimler sırasında hangi oyuncunun ne zaman öleceğini ve eve ne zaman gönderileceğini onlardan gizli tuttu.

Ah-ga-ssi (The Handmaiden / Hizmetçi)

TÜR: Suç, Dram, Gizem. SÜRE: 144 Dk. ÜLKE: Güney Kore. YAPIM YILI: 2016. imdb: 8,1. Tomatometer: %95…

İhtiyar Delikanlı (Oldboy) ve Lanetli Kan’ın (Stoker) yönetmeni Chan-wook Park’ın imzasını taşıyan ve oldukça gizemli, şaşırtıcı ve gerilimli bir konuyu işleyen Hizmetçi, son derece başarılı bir erotik psikolojik gerilim filmi.

Chan-wook Park’ın kalitesindeki gerilimli ve gizemli anlatımı, oldukça başarılı mistik ve otantik sinematografisi, nefis müzikleri ve kusursuz oyunculukları, filmi ön plana taşıyor.

Konu

1930’ların Kore’si… Kendisini Kont olarak tanıtan dolandırıcı Fujiwara (Jung-woo Ha), oldukça gizemli bir hayat hikâyesi olan, saf görünümlü Leydi Hideko’yu (Min-hee Kim), eniştesinin pençelerinden kurtarıp, önce gönlünü, ardından da paralarını ele geçirmek için bir hizmetçi (Tae-ri Kim) kiralar ve Leydi’ye gönderir.

Hakkında

Senaryosunu, Sarah Waters’ın Ustaparmak (Fingersmith) romanından esinlenerek Seo-kyeong Jeong ve Chan-wook Park’ın yazdığı Hizmetçi’nin yönetmen koltuğunda Park oturuyor.

Yapım Cannes’da Altın Palmiye için yarıştı ve BAFTA’da İngilizce Olmayan En İyi Film ödülünün sahibi oldu.

8.8 milyon dolar bütçesi olan film, yaklaşık 40 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Yapımın esinlenildiği Ustaparmak romanında konu Victoria dönemi İngiltere’sinde geçse de filmde dönem ve yer Japon sömürge yönetimi altındaki Kore olarak değiştirildi.

Filmin orijinal adı olan Agassi’nin anlamı leydi ve yapımdaki Leydi Hideko’yu işaret ediyor. Fakat İngilizce ve Türkçe adı olan The Handmaiden “Hizmetçi” Sook-hee’yi.

Çoğunluğunu Koreli oyuncuların oluşturduğu film kadrosuna rağmen filmde hem Japonca hem de Korece konuşuluyor. Çekimlerden önce Koreli oyuncular Japonya yazma ve konuşma eğitimi aldılar. Yapımın Cannes’daki gösteriminin ardından Lady Hideko’yu canlandıran Min-hee Kim Japoncadaki ustalığı nedeniyle Japon gazetecilerden yoğun bir alkış aldı.

Filmin birinci bölümünde yer alan ve ahtapotla pornografik çizime sahip The Dream of the Fisherman’s Wife “Balıkçı Karısının Rüyası” Japon sanatçı Katsushika Hokusai’nin (1760 – 1849) imzasını taşıyor. Sanatçı eseri Edo döneminde kaleme almıştı. İkinci bölümde Hideko’nun teyzesinin okuduğu pornografik hikâye ise klasik bir Çin erotik eseri olan Jin Ping Mei’nin The Plum in the Golden Vase’den “Altın Vazodaki Erik” bir alıntı.

Tae-ri Kim, kadroya seçilmeden önce Min-hee Kim’in hayranıydı ve çekim testinden önce Hideko rolünü oynayacağından habersizdi. Kadroya seçildikten sonra yönetmen Park, Tae-ri Kim’e favori kadın oyuncusunun kim olduğunu sorduğunda Min-hee Kim yanıtını alınca oldukça memnun oldu. Tae-ri En İyi Yeni Kadın Oyuncu ödülünü aldığı Buil Film Festivalindeki konuşmasında ödülü “ilk görüşte âşık olduğum” diyerek Min-hee’ye adadı.

Tae-ri Kim yaklaşık 1500 aday arasından rol için seçildi.

Yönetmen Park Leydi Hideko karakterini, zarif ve bağımsız bir beyaz kedi olarak tanımadı.

Filmin altyazılı sinema versiyonunda çift renk kullanıldı. Korece için beyaz ve Japonca için sarı renk tercih edildi.

Film yönetmen Chan-wook Park’ın Amerika’da en iyi gişe yapan filmi oldu. Ayrıca yapım 2017 yılında İngiltere’deki en iti gişe yapan yabancı dilde film oldu.

***Filmle İlgili İçerik / Spoiler Uyarısı***

İki kadın oyuncu arasında çekilen lezbiyen sahnelerde, mikrofon tutan görevliler hariç tüm çekim ekibinin setten ayrılması istendi. Çekimler uzaktan kumandalı kameralarla yapıldı. İlgili çekim günlerinde hiçbir ziyaretçi setlere alınmadı. Tüm erkek set ekibine çekim günlerinde izin verildi. Banyo sahnesi seti iki oyuncunun rahat olmaları için dinlenme odalarına kurularak yapıldı. Yönetmen Park, stresli ve zor olacağını düşündüğü için yatak sahnelerini çekimlerin ilk günlerinde yaptırdı. Çekimlerden önce sahnelerle ilgili her şey koreograf, iki kadın oyuncuyla ve Park arasında tartışılarak karar verildi. Tae-ri Kim sahne çekimlerinde kendini biraz rahatsız hissettiğini ama Min-hee Kim’nin kendisine enerji verdiğini ifade etti.