Kategori arşivi: Golden Bear (Altın Ayı) Kazanan

Music Box (Müzik Kutusu)

TÜR: Suç, Dram, Gerilim. SÜRE: 124 Dk. ÜLKE: Amerika. YAPIM YILI: 1989. imdb: 7,3. rottentomatoes: %75.

2. Dünya Savaşı sonrası Macaristan’dan Amerika’ya gelen ve 2 eğitimli çocuk yetiştiren bir adama, savaş suçlusu olduğu iddiasıyla dava açılmasını ve ailenin yaşadıklarını konu alan Müzik Kutusu, oldukça başarılı bir suç, dram filmi.

Konu

Kariyerli bir avukatı olan Ann Talbot’un (Jessica Lange) babası Mike Laszlo’a (Armin Mueller-Stahl), savaş sırasında yaptıklarından ötürü savaş suçlusu olduğu iddiasıyla dava açılır. 2. Dünya Savaşından sonra Macaristan’dan göçmen olarak Amerika’ya gelen ve yeni bir yaşam kuran babasının masum olduğuna tüm kalbiyle inanan Talbot, babasını savunmaya karar verir…

Hakkında

Joe Eszterhas’ın senaryosunu yazdığı Müzik Kutusu’nun yönetmen koltuğunda Costa-Gavras oturuyor.

Yapım, Berlin Film Festivali’nde en büyük ödül olan Altın Ayı’nın sahibi oldu. Ayrıca Jessica Lange filmdeki performansıyla En İyi Kadın Oyuncu Oscar’ına aday gösterildi.

Film, 6,3 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Senarist Joe Eszterhas’in babası Istvan Eszterhas, 2. Dünya Savaşı sırasında Macaristan’da Yahudi karşıtı yayınlar yaptığı ve kitap yakma olaylarını organize ettiği gerekçesiyle savaş suçlusu olmakla suçlandı. Istvan suçlamaları kabul edince, Joe babasını ebeveynlikten çıkarttığını açıkladı ve ölene kadar hem torunlarını görüştürmedi, hem de kendisi görüşmedi.

Kirk Douglas ve Walter Matthau Baba (Michael Laszlo) rolünü oynamak için yönetmen Costa-Gavras’a ulaştılar. Gavras ayrıca rol için Marlon Brando’yu da düşündü. Ama sonuçta rol, birkaç yıl önce Gavras’ın Kayıp (Missing) filmini izledikten sonra “onunla çalışmak çok güzel olur” diyen Armin Mueller-Stahl’a verildi.

Joe Eszterhas senaryoyu kaleme alırken kadın karakter olarak Jane Fonda’yı düşünüyordu. Joe ve yapımcı Irwin Winkler Fonda’ya rolün verilmesine karar verdiler ama Gavras, Fonda’nın rol için yaşlı olduğunu düşündüğü için rolü Jessica Lange’e verdi. Fonda’ya rolden çekilmesi için 1,25 milyon Dolar tazminat ödendi.

Costa-Gavras filmin adının “Babaların Günahları” olmasını önermişti.

Filmin kadrosunda; Oscar ödüllü Jessica Lange ve iki kez Oscar’a aday gösterilen Armin Mueller-Stahl ve Frederic Forrest yer alıyor.

Senarist Joe Eszterhas senaryoyu, 2. Dünya Savaşı sonrası Amerikan vatandaşı olan ama yıllar sonra savaş sırasında aynı kampta olan biri tarafından tanımlanıp yargılanmaya başlanan “Korkunç İvan” lakaplı John Demjanjuk’un hayatından ve savaş suçlusu olduğunu itiraf eden öz babasının hikâyesinden esinlenerek kaleme aldı. 

Susuz Yaz (Dry Summer)

Susuz Yaz aka Dry Summer

Twitter (@izlenecekfilm) Link: #izlenecekfilm 145

TÜR: Dram. SÜRE: 90 Dk. ÜLKE: Türkiye. YAPIM YILI: 1963. imdb: 8,0 rottentomatoes: Tomatometer skoru henüz yok…

Türk sinema tarihinde uluslararası ödül kazanan ilk film olma özelliği taşıyan Susuz Yaz, kadın ve su üzerinden mülkiyet tartışmasını ele alan psikolojik – toplumsal konusu, dönemine göre oldukça farklı çekim teknikleri ve özellikle Erol Taş’ın oyunculuğuyla başarılı bir dram filmi.

Konu

Çiftçi Osman (Erol Taş) arazisinde çıkan suyu kendi başına sahiplenmek ister, ancak suya ihtiyaçları olan diğer köylüleri karşısına alır. Bu çatışmada hapse düşen kardeşi Hasan’ın (Ulvi Doğan) karısı Bahar’a da (Hülya Koçyiğit) göz koyar.

Hakkında

Necati Cumalı’nın 1962’de hikâyesini yazdığı ve Metin Erksan’la birlikte senaryolaştırdığı Susuz Yaz’ın yönetmen koltuğunda Metin Erksan oturuyor.

Türkiye’de sansür engeline takılan, bu nedenle de ilk gösterimi Haziran 1964’te Berlin Film Festivali’nde yapılan “Susuz Yaz”, bu festivalin büyük ödülü olan Altın Ayı’yı kazandı ve Türk sinema tarihinde uluslararası ödül kazanan ilk film oldu.

Ayrıca yapım 1964’te Acapulco Film Festivali’nde Altın Maya ve Venedik Film Festivali’nde Merito Biennale Özel Ödülünün (Metin Erksan) de sahibi oldu.

Ivır Zıvır

Filmde Hasan’ı canlandıran Ulvi Doğan aynı zamanda filmin yapımcısıdır.

Sansür Kurulu tarafından yapımın gösterimine izin verilmediği için film rafa kaldırılmış ve yönetmen Metin Erksan’la yapımcı ve aynı zamanda başrol oyuncularından biri olan Ulvi Doğan arasında hiç bitmeyecek olan sürtüşmeler başlamış oldu. Sinemaya bir heves için girmiş olan aslında tekstilci ve stilist olan Ulvi Doğan, filmi otomobil bagajında gizlice Avrupa’ya kaçırmış ve afişteki Metin Erksan ismini uyduruk bir isimle değiştirerek Berlin Film Festivali’nde yarışmaya soktu. Susuz Yaz festivalin büyük ödülü Altın Ayı’yı kazanıp Avrupa’da büyük sükse yapınca devlet bu kez filme itibarını iade etme kararı verdi ama buna rağmen filmin negatifi geri gelmedi.

Ulvi Doğan, daha fazla para kazanmak ve/veya Metin Erksan’dan intikam almak için Avrupa’da Hülya Koçyiğit’e benzeyen bir figüranla çevrilen birkaç pornografik parça filme eklenerek “I Had My Brother’s Wife” (Kardeşimin Karısına Sahip Oldum) adıyla yeniden piyasaya sürdü ve daha çok erotik film gösteren sinemalarda gösterilmiştir.

Filmin çekildiği Bademli köyünde yaşayan 77 yaşındaki Ali Kubilay, yönetmen Metin Erksan’ın çok disiplinli bir kişi olduğunu söyleyerek, “Başrol oyuncusu Hülya Koçyiğit, Metin Erksan’ın talimatıyla günlerce köylü kadınlardan tütün dikme dersi aldı. Çekimler sırasında yüklü miktarda parası çalınan Koçyiğit bir gün boyunca ağladı” dedi. 79 yaşındaki Meryem Karabacak ise; “Erksan bir gün Hülya Koçyiğit’e çok bağırdı. Hülya en sonunda hüngür hüngür ağladı. Meğerse ağlasın diye bağırıyormuş” dedi. Köylülerden biri ise, yönetmenin ağlamakta çok zorlanan Koçyiğit’e rol öncesi tokat atıp ağlamasını sağladığını kahkahalarla anlattı.

Necati Cumalı filmin hikâyesini, avukatlık yaptığı yıllardaki bir davaya dayanarak yazdı.

Film, uyarlandığı öykünün yazarı Necati Cumalı’nın bir zamanlar avukatlık yaptığı yerde, yani İzmir’in Urla ilçesinin Bademler köyünde, 9 ayda çekildi.

Yapımda figüran olarak gerçek köylüler rol aldı.

Şükran Kuyucak Esen’in “Türk Sinemasının Kilometre Taşları” kitabında yönetmen Metin Erksan “Susuz Yaz’ı çektik, film bitti. Ne zaman? 1964 yılında. 1969 yılında hükümet kanun çıkardı, bu da es geçilmiştir. ‘Türkiye’de kimin tapulu mülkünden kaynak çıkıyorsa, o kamunundur” dendi. Ancak, devlet, arazi sahibine ilk kullanma hakkı tanıdı. Peki benim Susuz Yaz’ın mülkiyet sisteminin içinde aşamalar gösteren, bu büyük kanunun çıkmasına hiç mi etkisi olmadı? Burası üzerinde hiç durmadılar. O kanun belki çıkacaktı günün birinde, ancak o tarihlerde çıktıysa buna susuz yaz ve ben neden oldum” dedi.

Susuz Yaz, 37. Akademi Ödülleri’nde Türkiye’nin yabancı dilde en iyi film dalında Oscar aday adayı olarak seçildi.

Filmin özgün müziğini Yunanistan’ın Akademi Ödüllü bestecisi Manos Hacidakis besteledi.

Yapım, 1947 doğumlu olan ve çekimlerde 16 yaşında olan Hülya Koçyiğit’in ilk sinema filmidir.

Film, Martin Scorsese’nin Dünya Sineması Projesi No. 1 kapsamında 2013 yılında Criterion Collection tarafından restore edilerek DVD olarak tekrar yayınlandı. Film, Criterion’un arşivindeki tek Türk filmidir.

Filmin onarılan ve yayınlanan DVD’sinde giriş ve sondaki yazı bölümlerinin hiçbir şekilde bulunamadığı, bu yüzden de dijital olarak sonradan eklendiği notu düşülmüş.

Susuz Yaz filminin restore edilmiş bir versiyonu, 2008’de, 61. Cannes Film Festivali’nin “klasik filmler” bölümünde gösterildi. Festivalin “Un Certain Regard” isimli bölümünün jüri başkanlığını Fatih Akın yaptı. Gösterime filmin başrol oyuncusu Hülya Koçyiğit ve yapımcısı Ulvi Doğan da katıldı.

Susuz Yaz “Reflections” (Yansımalar) adıyla Amerika’da dublajlı olarak da yayınlandı.

***Filmle İlgili İçerik / Spoiler Uyarısı***

Hasan (Erol Taş) su üzerindeki mülkiyet hakkını dövüşerek, öldürerek, hatta sopa yiyerek kazanmaktadır. Diğer tarafta ise kadın üzerindeki egemenliğini çok daha farklı yollardan sağlar. Filmin ana ekseni su üzerinden aksa da, bu yan hikâye daha çok şey anlatır mülkiyet ve kapitalizm üzerine. (toz bezi, ekşisözlük)

Jodaeiye Nader az Simin (A Separation / Ayrılık)

Twitter (@izlenecekfilm) Link: #izlenecekfilm 33

TÜR: Dram. SÜRE: 123 Dk. ÜLKE: İran. YAPIM YILI: 2011. imdb: 8,4. rottentomatoes: %99.

Fakirlik, çaresizlik, kendini ispatlama/güçlü görünme çabaları, gitgide boğazlarını sıkan çemberden çıkma uğraşları ve inanç üzerine kurulmuş, yaşanmış ya da yaşanması olası “gerçek” bir öyküyü konu alan Ayrılık, oldukça başarılı bir drama filmi.

Hiç müzik kullanılmayan filmde duygu hallerini anlatmak oyuncuların mimiklerine kalıyor ve en büyüğünden en ufağına kadar tüm oyuncular bunun hakkını veriyorlar. Bu sayede, anlatımdaki yalınlık ve gerçekçilik çok etkileyici bir boyuta yükseliyor ve oyuncuyla daha kolay empati kurmanızı sağlıyor.

Konu

14 yıllık evli olan ve artık ailesi ile birlikte yurtdışında yaşamak isteyen Simin (Leila Hatami), babası Alzheimer hastası olan ve onu bırakmak istemeyen kocası Nader’e (Peyman Moadi) boşanma davası açar. Fakat 11 yaşındaki kızı Termeh (Sarina Farhadi) bu ayrılığın gerçekleşmesini istemediği için babası ile kalmayı tercih eder. Bunun üzerine eli kolu bağlanan Simin evi terk eder. Nader, babasının bakımı için, kocası 3-4 aydır işsiz olan Razieh’i (Sareh Bayat) işe alır. Razieh küçük kızı ile birlikte Nader’in babasına bakmaya başlar. Fakat babasının bakımı zordur ve Razieh 4 aylık hamiledir.

Hakkında

Ayrılık’ı Asghar Farhadi yazıp yönetti.

2011’de Altın Ayı, En İyi Kadın Oyuncu ve En İyi Erkek Oyuncu ödüllerinin sahibi olan film, 2012’de Oscar, Altın Küre ve BAFTA’da “En İyi Yabancı Dilde” kategorisine aday olup, Oscar ve Altın Küre’de ödülleri kazandı.

Toplam 110 tane ödüle aday olan film bunların 82 tanesini kazandı.

8,4 ortalama puanı ile imdb’nin en iyi 250 film listesinde yer alan Ayrılık, rottentomatoes’un da en iyi 100 filmi listesinde bulunuyor.

500 bin dolar bütçesi olan film, (İran’da 3 milyon dolar) dünya genelinde 23 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Yönetmen Asghar Farhadi, filmin hikâyesini, “Alzheimer hastası olan babasını yıkayan bir adam” fikrinden yarattı.

Filmde Termeh rolünü, yönetmenin gerçek kızı Sarina Farhadi canlandırıyor. Farhadi, Berlin Film Festivali’nde Leila Hatami’yle birlikte En İyi Kadın Oyuncu Gümüş Ayı’sının sahibi olmayı başardı.

Filmin büyük bir bölümü el kamerasıyla çekildi.

Ayrılık, Oscar, Altın Küre ve Altın Ayı ödülleri kazanan ve En İyi Senaryo dalında Oscar’a ve BAFTA’da ödüle aday olan ilk İran filmi olmayı başardı.

Ayrılık’tan 6 yıl sonra yönetmen Farhadi, Satıcı (Forushande / The Salesman) filmiyle hem kendi adına hem de İran adına ikinci kez Oscar ödülünü kazandı.

Filmin açılışında yer alan fotokopi sahnesinde, Farhadi’nin 2006’daki Çarşamba Ateşi (Chaharshanbe-soori) filminde boşanan bir çifti canlandıran Hediyeh Tehrani ve Hamid Farokhnezhad’nin nüfus cüzdanları da kullanıldı.

Farhadi’nin bir ödül töreninde, sürgünde olan İranlı film yapımcısı ve muhalif Mohsen Makhmalbaf ile hapsedilmiş siyasi yönetmen Jafar Panahi’nin ülkeye geri dönmesini görmeyi istediğini belirtmesi üzerine, Eylül 2010 tarihinde Kültür ve İslami Rehberlik Bakanlığı tarafından yönetmenin film çekmesi yasaklandı. Farhadi’nin sözlerinin yanlış anlaşıldığını iddia etmesinden ve sözlerinden dolayı özür dilemesinden sonra yasak ekimin başında kaldırıldı.

Filmin orijinal adı; Nader ve Simin’in Ayrılıkları.

***Filmle İlgili İçerik / Spoiler Uyarısı***

Nader’in Razieh’i çalmakla suçladığı paraya ne olduğu konusu çoğu izleyici için soru işareti olarak kaldı. Oysa filmin başında Simin, bu parayı taşınmasına yardımcı olan nakliyecilere ödüyor.

Dip Not: 29 Ocak 2012’de yayımlandı, 5 Ocak 2015’de güncellendi.

In the Name of the Father (Babam İçin)

TÜR: Biyografi, Dram, Tarih. SÜRE: 133 Dk. ÜLKE: İrlanda, İngiltere, Amerika. YAPIM YILI: 1993. imdb: 8,1. rottentomatoes: %94.

Sol Ayağım’da (My Left Foot: The Story of Christy Brown) harikalar yaratan Daniel Day-Lewis ve babası rolündeki Pete Postlethwaite’nin nefis bir oyunculuk sergiledikleri ve gerçek bir hikâyeden beyaz perdeye aktarılan, masumiyetin ispatı ile siyasetin günah keçisi bulma çabalarını konu alan Babam İçin, başarılı bir tarihi biyografi drama filmi.

Konu

Belfast’ta ailesi ile birlikte yaşayan ve ufak soygun işlerine karışan Gerry Conlon (Daniel Day-Lewis) ve arkadaşı, İngiliz askerleri tarafından suikastçı oldukları gerekçesiyle yakalanırlar. İrlandalıların dayanışması ile kurtulan Gerry, babası tarafından beladan uzak durması için Londra’ya gönderilir. Londra’da kaldığı evde, kendisinden nefret eden biri, Gerry’yi bombalı eylem yaptığı konusunda asılsız bir ihbarda bulunur.

Hakkında

Gerry Conlon’ın kendi biyografisi olan, Proved Innocent: The Story of Gerry Conlon of the Guildford Four (Kanıtlanmış Masum: Gery Conlon ve Guilford Dörtlüsünün Gerçek Hikâyesi) kitabından Terry George tarafından uyarlandı ve Sol Ayağım’ın da yönetmeni olan Jim Sheridan tarafından yönetildi.

Berlin Film Festivali’nde Altın Ay kazanan film, Oscar’larda En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Senaryo, En İyi Erkek Oyuncu ve En İyi Kadın Oyuncu dâhil 7, Altın Küre’de 4 ve BAFTA’da da 2 ödüle aday gösterildi.

8,1 ortalama ğuanı ile imdb’nin en iyi 250 film listesinde yer alan Babam İçin, rottentomatoes’da %94 taze olarak değerlendiriliyor.

13 milyon dolar bütçesi olan yapım, 66 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Daniel Day-Lewis rolüne hazırlanmak için 13,5 kilo verdi ve uzunca bir zamanını, set ekibinin sözlü sataşmalarda bulunduğu, sette kurulan bir hapishane odasında geçirdi.

Gerçekten Gerry ve Giuseppe hapishanede aynı odayı paylaşmadılar.

Romanın haklarını elinde bulunduran Gabriel Byrne, en başlarda Gerry rolünü kendisi oynamak istiyordu. Fakat sonralar Day-Lewis’in daha iyi olacağına karar verdi ve kendisi filmin yapımcılığını üstlendi.

Filmde baba-oğul canlandırsalar da, Daniel Day-Lewis ve Pete Postlethwaite arasında sadece 11 yaş var.

Dedeftif Dixon karakteri, davada çalışan ve kontak kurulabilen polis memurlarının bir karışımı olarak yaratıldı.

Bono, Paul Hill rolünü oynayacaktı fakat U2’nun yoğun tur programı nedeniyle bu gerçekleşemedi.

Dip Not: 24 Kasım 2011’de yayımlandı, 10 Mart 2015’de güncellendi.

La Teta Asustada (The Milk of Sorrow / Acının Sütü)

Twitter (@izlenecekfilm) Link: #izlenecekfilm 70

TÜR: Suç, Dram, Müzik. SÜRE: 95 Dk. ÜLKE: Peru, İspanya. YAPIM YILI: 2009. imdb: 6,7. rottentomatoes: %81.

Filme, “Fausta terörizm sırasında doğdu. Anası kendi korkusunu memesindeki sütle kızına geçirdi. Biz böyle doğanlara ‘Acı süt’ deriz. Yoktur ruhları, çünkü o ruh korkularının altına gizlenmiştir” diye anlatılan, 2009 Peru-İspanya yapımı Acı Süt, başarılı bir drama filmi.

Filmde yer alan, Peru’daki köy düğünlerinde yaşananlar ise ayrıca ilgi çekici.

Konu

Peru’daki terör günleri sırasında tecavüze uğrayan bir kadının kızı olan Fausta (Magaly Solier), tek başına yürümekten bile korkan genç bir kadındır. Annesi ölünce korkularıyla baş başa kalır.

Hakkında

Acı Süt’ü, Claudia Llosa yazıp yönetti.

Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ına aday olan ve bu konuda Peru’nun ilki olmaz özelliği taşıyan Acı Süt, Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı ve FIPRESCI, Guadalajara Film Festivali’nde ise En İyi Film ve Kadın Oyuncu ödüllerinin sahibi oldu. Oscar ödülünü Gözlerindeki Sır’a (El Secreto De Sus Ojos / The Secret In Their Eyes) kaptırdı.

rottentomatoes’de film %81 taze olarak değerlendiriliyor.

Ivır Zıvır

Filmin İspanyolca adı olan La Teta Asustada’nın tam anlamı, “Korkmuş Emzik.”

Magaly Solier, Claudia Llosa tarafından 2005 yılında keşfedilene kadar sokak satıcılığı yapıyordu. Yönetmen, Solier’i 2006’daki ilk uzun metrajlı filmi olan Madeinusa için oyuncu ararken keşfetti. Solier, şu anda Peru’da hem meşhur bir oyuncu, hem de yetenekli bir şarkıcı.

Çekimlerin büyük bölümü 80’lerde terörden kaçan insanların sığındığı, Lima’nın güneydoğusunda yer alan ve fakirlerin yaşadığı Manchay’da yapıldı. Manchay aynı zamanda Lima’nın zengin kesimin yaşadığı Cieneguilla’nın yanında yer alıyor.

Dip Not: 6 Temmuz 2011’de yayımlandı, 10 Şubat 2015’de güncellendi.

Magaly Solier Concierto