porno,porno izle,bedava porno,türkçe porno izle,yerli porno,sikiş, porno porno izle porno

Gerçekten

yanında uzanma(sı)nın aslında “gerçekten” yanında olduğunun bir kanıtı olmadığını anladığın an… duyduğun korku, yaşadığın telaşın birbirini takip edip vucudunda sergilenişi… eğer “gerçekten” onun yanında uzanma(k/sını) isteyensen…

09:15-09:47

Piano Ve Keman Tınısı

gidişini izlerken her adımında uzaklaşmasına tezat daha yakından ve daha sert bir şekilde kafana çarpan piyano tınısı… bir köşeden -seçilmemiş- bir odağa -plansız bir şekilde- kilitlenmeden az önce gözünün  önüne kurulan sahnede perdelenen yaşan(ma)mışlığın fonunda çalan kemanın her tınısının karnına saplanan bir bıçağın hareketleriyle özdeşleşmesi…

10:32-10:54

Kırılgan

elinden -aslında hiçbir zaman elinde olmayacak olsa da- kayıp düşenin, -ağır çekimde- yere düşüşü esnasında nasıl tutacağını bilmeden refleksle yaptığın -tek- hamlenin başarısızlığı ile hiçbir zaman keskin görünmeyen “kırılganın” binlerce kesici parça haline dönüşmesi… “dal bir kere kırılır”ın farkında olmadan ya da farkındayken -diğeri yanlıştı ama bu doğru ile- inadına kendini ya da onu korumak arasında bir seçim yapmak…

10:58-11:42

Bir……..İki

bir ile iki arasında sıkışıp kalınan, küsürlü sayılardan biri olunan anlarda, birin, “her istediğimi yaparım”lı çekiciliği ile ikinin düşüşlerde ihtiyaç duyulan “bir” el, “seni gerçekten -ne kadar gerçek olduğu asla bilinmeyecek olsa da- özledim”li cümlelerin içinde adının geçmesi ve “yaşım geçiyor”lu cümlelerle artık muhatap olmama ümitlerini -teoride- karşılayacak olması arasında küsüratların anlık olarak artıp-düşmesi ile “bir”ine yaklaşıyor olmak…

30.mart.2011 15:54 – 1.nisan.2011 14:19

…ndan Başka

yaşanmamışlıklar içinde yaşama özlemi çekmenin, (aslında) yaşan(makta ol)anları pas geçirmesi(nden başka)… yaşandığı düşünülen ama “aslında” yaşanılmayan şimdileri, gelcekte bir gün tekrar karşına çıkartmak için inşaa etmesi(nden başka)… yaşanmamışların her geçen gün biraz daha çoğalmasını sağlaması(ndan başka)… (bir işe yaramıyor olması)

13:44-14:14

Kay(b/d)etme…

kaybedilen her anın kaydedildiği kişisel diskin, bir sonraki kaybedişin ardından, eski bilgi-belgeleri önüne çarşaf gibi serişinin, önceleri nedensizliği üzerine kafa patlatmak ile aslına onun “yine/yeniden aynı hatayı yapıyorsun” uyarısını sana göstermek/gözüne sokmak için görevlendirildiğini anlamak arasında geçen zamandan bir adım sonra… onun görevine saygı duyarak -yine/yeniden yaşayacaklarını bilerek- aynı hatayı tekrarlama isteği içinde kendini bulduğun anlarda, bir başka görev edinmişin seni korkaklıkla suçlamasından korkarak adımını ileriye doğru havaya kaldırdığın an…

11:33-12:01

Kombobakstan Seçme İyimserliği…

birkaç adım sonra… durup nefeslenirken kaldırdığın başınla, kaçırmak üzere olduğun şeylerle yüzleşirken… hep orada bekleyen -belki de- gereksiz “ya kaçırdıklarım” sorusunun bilmem kaçıncı kez belirişi… “ruh moduna göre kombobakstan bir seçim yapabilsek aslında” gibi bir iyimserliğin asla gerçekleşmeyecek olduğunu bilerek bir süre daha bekleyip ardından kafayı eğip yola devam etmek ile kafayı eğmeden -sadece kısa bir süre dayanabileceğinden adın gibi emin olarak- yola devam etmek arasında bir seçim yapmak…

10:55-11:14

Genç Bir Futbolcunun Daha Un Ufak Olması Üzerine

2 gün önce oynanan Türkiye – Avusturya maçında Arda Turan’ın ilk golü attıktan sonra kameralara eli ile “bunu da yaz” işareti yapması, yetenekli bir genç futbolcunun “daha” Türk futbol sistemsizliğinde un ufak olduğunun bir kanıtı idi…

Bu anı ekranda gören çoğu insan ilk anda Arda’nın basın tarafından uğradığı “yüksek dozlu” eleştirilerden ötürü “haklı” bir tepki verdiğini düşünmüştür. Keşke olay bu kadar “basit” ve “kolay çözülebilir” olsaydı…

Unutkan bir toplum olduğumuzdan benzer olayları onlarca kez yaşadığımızı unutuyoruz. Bu ülkede yetenekli futbolcuların önce -pişmeden apar topar- “büyük takıma gitmelisin” tabusu altında ezildiğini, ardından da büyük takımda şansı yaver giderse çok kısa zamanda “vezir” edildiğini ama akabinde ibre ters dönünce “aynı” kısa zamanda “rezil” edildiğini defalarca yaşadık. Bu vezirlik ile rezillik arasında kalan çok kısa zamanda basın – taraftar – yönetim üçgeninin benzer tepkilerle oyuncuyu zirve ile yer arasında getirip götürmesinin genç bünyede yaptığı hasarın futbolcunun tüm geleceğini değiştirdiğini de defalarca gördük…

“Arda bence Messi’den daha yetenekli bir futbolcu” sözlerinin kulaklardan silinmeden “Arda sakat falan değil. Bu kadar kötü takımda oynamak istemiyor” sözlerinin duyulması…

Çok klişe olacak ama bu ülkede “iyi” olmak gerçekten çok zor… Çünkü taraftar da, yönetim de, basın da hep kısa vadeli planlar yapıyorlar. Bu yüzden daha iyi olmadan “sen çok iyisin”lerle genç yeteneklere aşırı dozda güven vererek bir “vezir” yaratıyor, göz önünde olan “toy” vezirin en ufak tökezlemesinde de üstüne binip ondan rant kazanıyor ya da günahlarından arınıyorlar…

Çemberin biraz daha dışında olup da bu hikayeyi onlarca kez yaşamışlara da sadece ” fırsatı varken Avrupa’ya kapağı atsaydı şimdi çok iyi bir futbolcu olurdu” demek kalıyor…

2012 Avrupa Şampiyonası Elemeleri A Grubu 5. Maçı Türkiye 2-0 Avusturya maçı için tıklayın…

Film Şeridi

küçük notlar buluyor(um)… oradan, buradan… ufaldıklarında yok olacaklarını düşündüğü(n/m)den midir bilmiyor(um) ama yırtıp atıyor(um) çoğu zaman… bulduğu(m)-yırttığı(m) zaman aralığında genelde gözü(m) en altta duran tarihe gidip bir süre asılı kalıyor… işte o anlarda şimdiki tarih ile notun tarihi arasında yaşananlar bir film şeridi gibi geçiyor gözleri(n/m)in önünden… işte o zamanlarda bir kere daha ölümü(nü) tadıyor(um)…

14:58-15:11

Mehmet Ali Çetinkaya