Kategori arşivi: Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ına Aday/Kazanan

Qadiyya Raqm 23 (L’insulte / The Insult / Hakaret)

TÜR: Dram ,Gerilim. SÜRE: 112 Dk. ÜLKE: Fransa, Lübnan. YAPIM YILI: 2017. imdb: 7,8. Tomatometer: %89.

Lübnan’daki gündelik hayatta yaşanan “ufak” bir olayın, geçmişte yaşanılan travmaları gün yüzüne çıkartıp olayı çığırından çıkartmak için nasıl da katalizör etkisi yapabileceğini konu alan Hakaret, başarılı bir dram filmi.

Hakaret, Lübnan ve Ortadoğu’nun savaşlarla ve kinle örülmüş, birbirine karışmış, karman çorman olmuş insan ilişkilerini ve patlamak için ufak bir kıvılcım arayan nefreti gözler önüne seriyor.

Konu

Lübnan Hristiyan’ı ve aynı zamanda sadık bir Hristiyan Parti’si üyesi olan Tony Hanna (Adel Karam), hamile eşi Shirine (Rita Hayek) evdeyken, o günlerde sokakta dış cephe düzenlemesi yapan hiçbir işçinin evlerine yaklaşmasını istemektedir. Buna rağmen balkondaki gideri tamir ettiklerini görünce sinirle gideri kırar ve bunun üzerine Filistinli mülteci ustabaşı Yasser Abdallah Salameh (Kamel El Basha) ona küfreder.

Hakkında

Senaryosunu Ziad Doueiri ve Joelle Touma’nın yazdığı Hakaret’in yönetmen koltuğunda Ziad Doueiri oturuyor.

Yapım Yabancı Dilde En iyi Film Oscar’ına aday gösterildi fakat ödülü Muhteşem Kadın’a (Una Mujer Fantástica / A Fantastic Woman) kaybetti.

Hakaret, 1.6 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Yapımın Arapça adı olan Qadiyya Raqm 23’ün anlamı “Dava Numarası 23.”

Hakaret, Lübnan adına Oscar’a aday gösterilen ilk Lübnan filmi oldu.

Film, her iki ana karakterin gençliklerinde başlarından geçen gerçek tarihi olaylara göndermeler yapıyor. Bunlar; 1970’de Filistinlilerin Ürdün’e sürülmesi ve Filistin Kurtuluş Örgütü’nün Ürdün’de etkinliğini arttırmasından ötürü Ürdün Kralı Hüseyin’in rahatsız duyması ve silahlı çatışmalarda her iki taraftan 7 ila 8 bin insanın öldüğü Kara Eylül olayları ve Lübnan iç savaşı sırasında, 1976’da, Hristiyanların yaşadığı Damour’da Filistin Kurtuluş Örgütü’nün desteği ile Müslüman ve sol kanat militanların 1000 ila 1500 insanı öldürdüğü Damour katliamı.

Ayrıca film, Lübnan Falanjları Partisi genel başkanı ve eski Lübnan devlet başkanı olan ve seçimden üç hafta sonra düzenlenen bir suikast sonucu öldürülen Beşir Cemayil’e ve 1982 yılında Lübnan İç Savaşı sırasında İsrail’in Savunma Bakanı olarak görev yapan Ariel Şaron’a göndermeler yapıyor.

Cemayil’in öldürülmesinin ardından İsrail yanlısı aşırı sağcı Hristiyan Falanjist milislerin Batı Beyrut’ta Sabra ve Şatilla adındaki Filistin mülteci kamplarını basarak çocuklar dâhil yüzlerce (750 ile 3500 arasındadır) kişiyi katletmesi ve dönemin İsrail Savunma Bakanı Ariel Şaron’un da bu katliamda payı olması da yapılan önemli göndermelerden biri.

Krigen (A War / Savaş)

TÜR: Suç, Savaş, Dram. SÜRE: 115 Dk. ÜLKE: Danimarka. YAPIM YILI: 2015. imdb: 7,1. Tomatometer: %91…

Afganistan’da sivilleri Taliban’dan korumakla yükümlü Danimarkalı askerlerin başında bulunan bir ekip komutanının, saldırı anında aldığı hızlı karar ve Danimarka’da onun eve dönmesini bekleyen eşi ve çocuklarını konu alan Savaş, seyirciyi konu hakkında bir karar almaya iten ilgi çekici bir suç, dram filmi.

Konu

Afganistan’da sivilleri Taliban’dan korumakla görevli Danimarkalı askerleri komuta eden Claus Michael Pedersen (Pilou Asbæk) saldırı anında, komutasındaki ağır yaralı bir askeri kurtarmak için hızlıca bir karar verir. Kampa döndüklerinde askerin kurtulmuş olmasından ötürü sevinçli olsa da savaş suçu işlemiştir.

Hakkında

Savaş’ı Tobias Lindholm yazıp yönetti.

Yapım, Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ına aday gösterildi.

1,2 milyon dolar bütçesi olan yapım sadece 800 bin dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Empire Magazine’de filme 5 üzerinden 4 yıldız veren Olly Richards filmi, “doğru cevabın olmadığı zaman ne yaparsınız? gibi basit bir soru soran, sürükleyici bir film” diye tanımadı.

Oyuncu kadrosunda yer alan 4 asker gerçekten de Afganistan’da görev yapmış Danimarka askerleri.

Filmin çekimleri Kopenhag ve Konya’da yapıldı. Afganistan çekimlerinin yapıldığı Konya’da çok fazla Türkiyeli sinema çalışanı görev aldı. Filmin teşekkür bölümünde Konya Valiliği ve Emniyet Müdürlüğü’ne teşekkür edildi.

Yapım, Pilou Asbæk ile yönetmen Tobias Lindholm’ün bir araya geldiği 4. film oldu.

Savaş, Onur Savaş’ından (Jagten / The Hunt) sonra Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ına aday gösterilen ikinci Tobias Lindholm’ün yönettiği film oldu.

Pilou Asbæk, dördüncü kez bir Danimarkalı askeri canlandırdı.

Neljubov (Loveless / Sevgisiz)

TÜR: Dram. SÜRE: 127 Dk. ÜLKE: Rusya, Fransa, Belçika, Almanya. YAPIM YILI: 2017. imdb: 7,7. Tomatometer: %93…

Birbirinden ölesiye nefret eden, boşanma aşamasındaki iki insan ve onların sevgisinden yoksun olarak yetiştirilmiş 12 yaşındaki çocukları etrafında dönen bir konuyu, yakın çekim, beyaz perdeye yansıtan Sevgisiz, başarılı karakter analizleriyle oldukça sarsıcı bir dram filmi.

Yapım, sevgiden yoksun olarak büyütülmüş, hayatı boyunca sevgi arayan ama sevgi vermekten yoksun insan tasvirini nefis bir şekilde beyaz perdeye aktarıyor.

Sevgisiz akla, evlilik, ilişkiler ve mutsuzluğu konu edinen bir başka Andrey Zvyagintsev filmi olan Sürgün’ü (Izgnanie /The Banisment) getiriyor.

Konu

Boris (Aleksey Rozin) ve Zhenya (Maryana Spivak) boşanmak üzere olan ve 12 yaşındaki çocukları Alyosha’yı (Matvey Novikov) kurmayı planladıkları yeni hayatlarında düşünmedikleri için birbirlerine vermeye çalışan bir çifttir. Sevgiden yoksun olarak büyüyen Alyosha bir gün ortadan kaybolur.

Hakkında

Andrey Zvyagintsev ve Oleg Negin’in senaryosunu yazdığı Sevgisiz’in yönetmen koltuğunda Andrey Zvyagintsev oturuyor.

Yapım, Oscar, Altın Küre ve BAFTA’da “En İyi Yabancı Dilde Film” kategorisinde ödüle aday gösterildi. Ayrıca Cannes’da Altın Palmiye için yarıştı ve Jüri Özel Ödülünün sahibi oldu.

Film 4,5 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Yönetmen Zvyagintsev’in Rus bürokrasini eleştirdiği için Rusya hükümeti tarafından tefe koyulan fakat dünyada büyük yankı uyandıran Leviathan (Leviafan) filmi nedeniyle Sevgisiz, uluslararası yapımcı desteği ile çekildi.

Yapımcı Alexander Rodnyansky, filmin “Rus hayatı, Rus toplumu ve Rus ıstırabının” bir yansıması olduğunu fakat diğer ülke insanların da kendilerinden bir şeyler bulabileceğine söyledi. Rodnyansky ayrıca, hikâyenin çıkış noktasının bir aileye göz atma arzusu olduğunu ifade etti.

Yönetmen Zvyagitsev, en başlarda Ingmar Bergman’ın 1973 yapımı mini dizisi, Bir Evlilikten Manzaralar’ı (Scener Ur Ett Aktenskap / Scenes From a Marriage) yeniden yapmak gibi bir düşüncesinin olduğunu söyledi.

Zvyagitsev filmdeki “polis” sahnesi hakkında, çok fazla politikayla ilgilenmediğini sadece hikâyesinin “Modern günümüz polisi insanı umursamıyor” inancını yansıttığını söyledi.

Film ayrıca Rusya’nın Ukrayna’ya askerî müdahalesine de göndermelerde bulunuyor.

Yapım Moskova’da çekildi.

Under Sandet (Land of Mine / Mayın Ülkesi)

TÜR: Dram, Tarih, Savaş. SÜRE: 100 Dk. ÜLKE: Danimarka, Almanya. YAPIM YILI: 2015. imdb: 7,8. Tomatometer: %91…

Gerçek olaylardan esinlenerek, Danimarka sahillerine Almanlar tarafından döşenmiş olan mayınları, çoğu çocuk olan Alman savaş esirlerinin temizlemeye zorlanmalarını konu alan Mayın Ülkesi, ilgi çekici bir savaş dram filmi.

Yapımda savaştan yeni çıkmış olan Danimarkalı Çavuş Carl Rasmussen’in bir kaşık suda boğacak kadar nefret ettiği Alman askerlerine karşı, çocuk olmalarının da etkisiyle, hissettiği duygu değişimleri oldukça güzel bir şekilde ifade ediliyor.

Konu

2. Dünya Savaşı’nın ardından Danimarka’daki, çoğu çocuk, 2000 kadar Alman savaş esiri psikolojik ve fiziksel baskıyla mayınları temizlemeye zorlanır. Alman askerlerinden öldürecek kadar nefret eden Çavuş Carl Rasmussen (Roland Møller) de mayın temizletmekle görevli bir askerdir. Çavuşa verilen askerlerin daha çocuk yaşta oluşu zamanla onlara karşı beslediği nefretin değişmesini sağlayacaktır.

Hakkında

Mayın Ülkesi’ni gerçek olaylardan esinlenerek Martin Zandvliet yazdı ve yönetti.

Yapım, Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ına aday gösterildi.

35,5 milyon Danimarka Kronu (yaklaşık 5,6 milyon dolar) bütçesi olan yapım 2,7 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Filmin yapım aşaması sırasında, olayların yaşandığı plajların birinde 70 yıldan fazladır orada duran aktif bir mayın bulundu. Danimarkalı anti mayın ekipleri mayını etkisiz hale getirdiler.

Mayın temizlemede Alman çocuk askerlerin kullanılması, birçok tarihçi tarafından Danimarka’nın işlediği en kötü savaş suçu olarak nitelendiriliyor. Cenevre Sözleşmelerine göre savaş esirlerine, hayatlarını tehlikeye atacak ya da sağlıksız işlerde çalıştırmak yasak.

Yapımda Danimarkalı Çavuş Rasmussen, mayın temizleme operasyonunu yürütüyor. Gerçekte Alman görevlilerin emirleri altında oluşturulan mayın temizleme ekiplerini İngiliz askerleri kontrol ediyorlardı.

Mayın temizlemeye zorlanan 2000 Alman askerinin yarısı ya öldü ya da ağır şekilde yaralandı.

Filmin orijinal adı olan Under Sandet, “Kumun Altında” anlamına geliyor.

Filmin çekimleri, Oksbøllejren ve Varde bölgesinin de içinde bulunduğu, gerçek olayların yaşandığı yerlerde yapıldı.

***Filmle İlgili İçerik / Spoiler Uyarısı***

Yönetmen çocuk Alman askerlerini canlandıran oyuncuların karakterleri gibi izole edilmiş ve yalnız kalmış hissetmeleri için, çekimler sırasında hangi oyuncunun ne zaman öleceğini ve eve ne zaman gönderileceğini onlardan gizli tuttu.

Forushande (The Salesman / Satıcı)

TÜR: Dram, Gerilim. SÜRE: 124 Dk. ÜLKE: İran, Fransa. YAPIM YILI: 2016. imdb: 7,8. Tomatometer: %96…

Sürekli üzerine yeni bir şeyler ekleyerek, her defasında seyircileri etkilemeyi başaran İranlı yönetmen Asghar Farhadi’nin yazıp yönettiği Satıcı, A’dan Z’ye her şeyiyle oldukça başarılı bir psikolojik gerilim drama filmi.

Filmin en vurucu yanı ise, her sıradan insanın bile aslında potansiyel suçlu olduğunu en ince ayrıntısıyla kanıtlıyor olması.

Konu

Öğretmen Emad (Shahab Hosseini) ve eşi Rana (Taraneh Alidoosti), gösterime girecek olan Arthur Miller’ın Satıcının Ölümü adlı tiyatro oyunu için hararetli bir şekilde çalışırlarken yaşadıkları ev yıkılma tehlikesi geçirdiği için ivedi bir şekilde taşınmak zorunda kalırlar. Bir akşam Rana’nın Emad geldi diyerek kapıyı açıp duşa girmesiyle hayatları bir anda altüst olur.

Hakkında

Satıcı’yı Asghar Farhadi yazıp yönetti.

Yapım 2017 ve 2018 yıllarında Oscar, Altın Küre ve BAFTA’da Yabancı Dilde En İyi Film kategorisine aday gösterildi. Oscar ödülünün sahibi oldu. Ayrıca Cannes’da Altın Palmiye için yarışan yapım En İyi Yönetmen ve Erkek Oyuncu (Shahab Hosseini) ödüllerini kazandı.

Film İran’da 16,1 Milyar Toman gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Yönetmen Farhadi, yıllar önce Satıcı için birçok hikâyesi düşündüğünü fakat ana karakterin tiyatro oyuncusu olması gerektiğine karar verene kadar film yapmak için yeterli olmadığını düşündüğünü ifade etti. Tiyatro geçmişi olan Farhadi’nin bu kararı almasında, tekrar tiyatro atmosferini soluma arzusu etkili oldu. Yönetmen ayrıca oyuncuların kendilerini diğer insanlar gibi düşünmesi ve onlara empati kurması gerektiğini, ana erkek karakterin de diğer adamla empati kurmak için kendisini zorlaması gerektiğini düşünmesi de bu kararında etkili oldu.

Yönetmen Farhadi’ye Satıcıyı bir an önce çekme fikri o kadar cazip geldi ki, Penelope Cruz ile İspanya’da devam eden projesini bir anda durdurup projeyi başlatmak için İran’a gitti.

Satıcı Oscar ödülü kazanmasına rağmen Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump’ın aralarında İran’ın da bulunduğu 6 ülkeye vize yasağı koymasını protesto etmek için törene katılmadı. Farhadi’nin konuşma metni ise törende okundu. “Aranızda olamadığım için çok üzgünüm” diyen Farhadi, “Bugün burada olmamamın sebebi ülkemdeki insanlara ve insanlık dışı yasalarla aşağılanarak ABD’ye girişleri yasaklanan diğer 6 ülkeye duyduğum saygıdandır” ifadelerini kullandı. Konuşma metnini ilk Müslüman kadın astronot olan İranlı Anousheh Ansari okudu. Hemen yanında ise NASA’nın eski yöneticisi İranlı Firouz Naderi duruyordu. Ayrıca yönetmen konuşma metninde, “film yapımcıları kameralarını ortak insan özelliklerini yansıtmak ve farklı din ve milliyetlerin basmakalıp klişelerini kırmak için kullanırlar. Onlar ‘biz’ ve ‘diğerleri’ arasında bir empati yaratırlar ki bu günlerde, bu empatiye daha önce hiç olmadığımız kadar çok ihtiyaç duyuyoruz. ” dedi.

Filmin yapım sürecinden önce Farhadi, sosyal medya üzerinden, yeni projesinde oynamak isteyen İranlıların kendisine ufak bir deneme videosu çekip göndermelerini istedi. Binlerce İranlı bu isteğe katılım gösterdi.

Satıcı’nın ilk gösterimi 2016 Cannes Film Festivalinde yapıldı.

Yapım İran’da ilk hafta gişe hasılatı rekorunu kırdı.

Film, Asghar Farhadi’nin Taraneh Alidoosti ile dördüncü ve Shahab Hosseini ile üçüncü ortak çalışması.

Satıcı, İran tarafından Oscar’a aday gösterilen dördüncü Asghar Farhadi yapımı. Daha öncekiler; Elly Hakkında (Darbereye Elly / About Elly), Ayrılık (Jodaeiye Nader az Simin / A Separation), Geçmiş (Le Passe / The Past).

Yapımın orijinal adı “Satıcı” olmasına rağmen Fransa’da “Müşteri” olarak kullanıldı. Çek Cumhuriyeti, Macaristan, İtalya, Meksika, Peru ve Polonya’da da bu isim kullanıldı. Brezilya’da ise filmde “Apartman” adı verildi.

Ses kaydedicisi Yadollah Najafi’in ani ölümü nedeniyle çekimlere bir süre ara verildi.

Satıcı, Ayrılık’la birlikte Oscar kazanan ikinci İran filmi ve aynı zamanda ikinci Asghar Farhadi yapımı oldu.

Una Mujer Fantástica (A Fantastic Woman / Muhteşem Kadın)

TÜR: Dram. SÜRE: 104 Dk. ÜLKE: Şili. YAPIM YILI: 2017. imdb: 7,4. Tomatometer: %91.

Cinsiyet değiştirmiş bir insanın, toplum tarafından, ön yargıyla doğrudan suçlu ilan edilerek en temel haklarından bile mahrum edilmesini konu alan Muhteşem Kadın, başarılı bir dram filmi.

Konu

Şarkıcı olmak için can atan ve garsonluk yapan Marina (Daniela Vega) ve ondan 30 yaş büyük sevgilisi Orlando (Francisco Reyes), gelecek hayalleri kuran bir çifttir. Marina’nın doğum günü kutlamasının ardından gece fenalık geçiren Orlando, hastanede hayatını kaybeder.

Hakkında

Yönetmen koltuğunda Sebastián Lelio’nun oturduğu Muhteşem Kadın’ın senaryosunu Sebastián Lelio ve Gonzalo Maza yazdı.

Hem Oscar, hem de Altın Küre’de Yabancı Dilde En İyi Film kategorisinde aday gösterilen yapım, Oscar ödülünün sahibi oldu, Berlin’de Altın Ay için yarıştı, En İyi Senaryo dalında Gümüş Ayı kazandı. Ayrıca yine Berlin Film Festivalinde, LGBT konulu filmlere verilen Teddy ödülünün sahibi oldu.

Film 1,1 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Muhteşem Kadın, 2012 yapımı Hayır’dan (No) sonra En iyi Yabancı Dilde Film Oscar’ına aday gösterilen ikinci Şili yapımı oldu.

Film, Arjantin doğumlu Şilili yönetmen Sebastian Lelio’nun Gloria’dan sonra Altın Ayı için yarışan ikinci filmi oldu.

El Abrazo de la Serpiente (Embrace of the Serpent / Yılanın Kucağında)

el-abrazo-de-la-serpiente-aka-embrace-of-the-serpent-aka-yilanin-kucaginda

TÜR: Macera, Biyografi, Dram. SÜRE: 125 Dk. ÜLKE: Kolombiya, Venezüella, Arjantin. YAPIM YILI: 2015. imdb: 8,0. rottentomatoes: %98.

Kabilesinin hayatta kalmış tek üyesi olan Amazonlu şaman bir adamın, beyaz bilim adamlarıyla yaşadığı ve birbiriyle bağlantılı iki hikâyeyi konu alan Yılanın Kucağında, beyaz adamların “karıncalar gibi her şeyi yediği” ve kauçuk için a’dan z’ye yerlileri ve doğayı sömürüp yok etmelerini, başarılı görüntüler eşliğinde, nefis bir şekilde beyaz perdeye aktarıyor.

Film, doğa ile barışık ve etkileşim halinde yaşayan yerlilerin beyaz adamı, beyaz adamın da yerlileri anlayamamasını çok iyi bir dille anlatıyor.

Konu

1909 ve 1940’ta geçen iki hikâyede, Amazonlarda yaşayan bir kabilenin son temsilcisi olan Karamakete (Nilbio Torres) adlı şaman 40 yıl arayla iki bilim adamı tarafından ziyaret edilir. Bilim adamları Alman Theodor Koch-Grunberg (Jan Bijvoet) ve Amerikalı Richard Evans Schultes‘in (Brionne Davis) amacı kutsal Yakruna bitkisini bulmaktır.

Hakkında

Theodor Koch-Grunberg ve Richard Evans Schultes’in seyahat günlüklerinden Ciro Guerra ve Jacques Toulemonde Vidal tarafından senaryolaştırılan Yılanın Kucağında’nın yönetmen koltuğunda Ciro Guerra oturuyor.

2015 Cannes Film Festivali Yönetmenlerin Gecesi Sanat Sineması Ödülü kazanan yapım, Yabancı Dilde En iyi Film Oscar’ına adaya gösterildi.

1,4 milyon dolar bütçesi olan yapım 3,2 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Günlükleri filme konu olan Alman etnograf ve kâşif Theodor Koch-Grünberg (9 Nisan 1872, Grünberg, Hesse, Alman İmparatorluğu – 8 Ekim 1924, Caracaraí, Brazil), Venezüella’daki Pemonlar ve Brezilya’daki Amazon bölgesinde yer alan yerliler üzerinde araştırmalar yaptı ve önemli yazılar yazdı.

Amerikalı biyolog Richard Evans Schultes (12 Ocak, 1915 – 10 Nisan 2001) ise Güney Amerika’daki yerlilerin dini ve şamanik ritüellerde, manevi/mistik tecrübeleri tetikleme amacıyla çeşitli şekillerde kullandıkları entojen veya halüsinojenik bitkiler de dâhil olmak üzere bitkilerle olan ilişkileri konusunda yaptığı çalışmalarla modern etnobotanikçiliğin babası olarak değerlendiriliyor.

Yılanın Kucağında’nın çekimleri, Kolombiya’nın Arizona bölgesinde 8 haftada yapıldı.

Yapım, Yabancı Dilde En İyi Film ödülüne aday gösterilen ilk Kolombiya filmi olmayı başardı.

Mesih olduğunu iddia eden adamın sahnesi gerçek bir olaydan esinlenerek çekildi.

Nilbio Torres (Genç Karamakate), Antonio Bolívar (Yaşlı Karamakate) ve filmdeki tüm yerliler, kamera karşısına ilk kez geçen yerli insanlar.

Evan’ın gramofon ile dinlediği şarkı Haydn’ın The Creation bestesi.

Filmde Cubeo, Wanano, Tikuna ve Uitoto yerli dilleri kullanılıyor.

Filmden;

Karamakete: Yakruna’yı da mı almak istiyorsun?

Evans Schultes: Bana yardım edersen sana çok para verebilirim. (2 dolar uzatarak) Bu çok para.

Karamakete: Karıncalar parayı seviyorlar. Ben sevmiyorum. Tadı kötü.

* * *

Karamakete: Beyazlar karıncalar gibiler. Her şeyi yiyerek, şişman ölüyorlar.

Saul Fia (Son of Saul / Saul’un Oğlu)

son-of-saul-aka-saulun-oglu

TÜR: Dram, Gerilim, Savaş. SÜRE: 107 Dk. ÜLKE: Macaristan. YAPIM YILI: 2015. imdb: 7,5 rottentomatoes: %96.

Auschwitz toplama kampında yaşayan bir Yahudi’nin “bakış açısından” ufak bir kesintiyi beyaz perdeye aktaran Saul’un Oğlu, izleyiciyi hikâyeye kilitleyen ve içine yer almasını sağlayan çekim tekniğiyle, oldukça başarılı bir savaş, gerilim, dram filmi.

Konu

Auschwitz toplama kampında Sonderkommando olan Macar-Yahudi Saul (Géza Röhrig), gaz odasından sağ kurtulmayı başaran ve Nazi doktorları tarafından “neden ölmediği” araştırıldıktan sonra hayatını kaybeden çocuğun yakılmasını engelleyerek, bir hahamla birlikte onu gömmeyi, hayatının tek gayesi haline getirir.

Hakkında

László Nemes ve Clara Royer’in senaryosunu yazdığı Saul’un Oğlu’nun yönetmen koltuğunda László Nemes oturuyor.

İlk gösterimi Cannes Film Festivalinde yapılan ve törenin en prestijli ikinci ödülü sayılan Grand Prix’i kazanan Saul’un Oğlu, Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ı ve Altın Küre’de En İyi Yabancı Dilde Film ödülünün sahibi oldu.

Yapım ayrıca bir yıl sonra, 2017’de, BAFTA’da İngilizce Olmayan En İyi Film ödülünün sahibi oldu.

1,5 milyon Euro bütçesi olan yapım 6,2 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Filmin konusunu oluşturan Sonderkommando, Nazi Almanya’sı imha kampı mahkûmlarından oluşan çalışma birimlerine verilen isim. Çalışanların neredeyse tamamı ölümle tehdit edilerek bu işi yapmaya zorlanmış olan Yahudilerden oluşan Sonderkommandolar, soykırım boyunca gaz odası kurbanlarının cesetlerinin ortadan kaldırılmasına yardım etmekle görevlendirildiler. Terimin kendisi Almancada “özel birim” anlamına gelmekte ve Nazilerin Nihai Çözüm’ün farklı açılarını kastederken kullandıkları muğlak ve hüsnütabire dayalı dilin bir parçasıdır.

Yönetmen László Nemes, sinematograf Mátyás Erdély ve yapım tasarımcısı László Rajk filmi yapmadan önce 5 temel prensip hazırladılar; 1. Film güzel görünmeyebilir. 2. Film duygusal olmayabilir. 3. Korku filmi yapmıyoruz. 4. Saul’un yanında yer almanın anlamı, onun görüş açısının arkasından gitmek, duymak ya da bulunmak anlamını taşımıyor. 5. Kamera bu cehennemde sadece ona eşlik ediyor.

Yönetmen Nemes, Elem Klimov’un 1985 yapımı Gel ve Gör (Idi I Smotri / Come and See) filminden ilham aldığını söyledi.

Filmde yer alan 8 farklı dildeki insan konuşmalarının hazırlanıp normal çekime eklenmesi 5 ay sürdü.

Dış çekimlerde sadece doğal ışık kullanıldı.

Hayatta olduğu bilinen son Sonderkommandos Daio Gabbai, filmi izledi ve övdü.

Film, 28 gün çekildi.

Yahudi Soykırımı hakkında en iyi belgesellerden birisi olan Shoah’a imzasını atan yönetmen Claude Lanzmann, filmi izledi ve “Sonderkommando olmanın ne demek olduğunu gerçek bir duyguyla yansıtan bir film” diyerek yapımı övdü.

Film yapımcıları Saul’un Oğlu’nun ilk gösteriminin büyük bir film festivalinde yapılması konusunda ısrar ettiler ama Berlin’de yaşadıkları hayal kırıklığının ardından farklı bir yol denmeye karar verip Cannes’a gittiler. Sonuç olarak geniş kapsamlı bir başarı elde ettiler.

Filozof ve sanat tarihçisi Georges Didi-Huberman, yönetmene “filmin, Saul’un Oğlu, bir canavar. Gerekli, kolay anlaşılır, faydalı ve masum bir canavar” cümleleriyle başladığı 25 sayfalık bir mektup yazdı ve yapımı övdü.

Toplam 85 çekim içeren 107 dakikalık filmdeki sahnelerin hiçbiri 4 dakikadan daha uzun değil.

Yönetmen László Nemes, Brooklyn’de yaşayan ve Macar bir şair olan arkadaşı Géza Röhrig’i yan bir rol için teste davet etti. O günlerde ana rol için akıllarında başka biri vardı ama rol testinden sonra Röhrig’in ana rol için kusursuz bir tercih olacağına karar verip Saul rolünü ona verdiler. Ayrıca Röhrig, 1980’lerden bu yana ilk kez kamera karşısına geçti.

Paris’te büyüyen yönetmen László Nemes filmi, Fransız bir oyuncuyla ve Fransa desteği ile yapmayı düşünüyordu. Ayrıca içerisinde birçok ülkenin yer aldığı uluslararası bir yapım desteği bekliyordu ama Fransa, İsrail, Almanya ve Avusturya şirketlerinin “çok riskli” diyerek geri adım atmaları üzerine, Macaristan’dan sağladığı 1,5 milyon Euro ile filmi çekti.

Filmde Saul Ausländer, Dr. Miklós Nyiszli’ye “Avusturya-Macaristan’daki Ungvár’danım” diyor. Günümüzde bu şehrin adı Uzhhorod ve Slovakya ile Macaristan’ın yakınlarında, Ukrayna sınırları içerisinde yer alıyor ve Yahudi nüfusu bulunmuyor.

Yapım Macaristan adına Yabancı Dilde En İyi Film Altın Küre’sini kazanan ilk yapım oldu.

***Filmle İlgili İçerik / Spoiler Uyarısı***

Yönetmen Nemes, Saul karakterinin aslında dindar bir insan olmadığını bu yüzden de Yahudilikteki defin töreni konusunda yanıldığını söyledi. Yahudi birini gömmek için bir hahama ihtiyaç olmadığını, sadece “şükür duası” eden 10 kişi bulmasının yeterli olduğunu ifade etti.

Filmde ki bazı sahnelerde, 1944 yılında Auschwitz’te gizlice çekilen ve bilinen 4 tane Sonderkommando fotoğrafları canlandırıldı.

Filmin konusu, 6-7 Ekim 1944 tarihlerindeki 1, 5 günde geçiyor.

Filmin ilk senaryosunda Saul gerçek oğlunu gömmeye çalışıyordu ama sonradan konu daha gizemli ve muğlak olarak yeniden yazıldı.

Timbuktu

Timbuktu

Twitter (@izlenecekfilm) Link: #izlenecekfilm 129

TÜR: Dram. SÜRE: 97 Dk. ÜLKE: Moritanya, Fransa. YAPIM YILI: 2014. imdb: 7,2. rottentomatoes: %99.

Sufilik karşıtı olan radikal İslamcı Ansar Dine’in İslam’ın Afrika’da yayılmasında önemli bir entelektüel ve ruhsal merkez olan Timbuktu’yu işgal ettiği ve ardından şeriat kurallarıyla şehri yönetmeye başladığı günlerde yaşananları konu alan Timbuktu, ilgi çekici bir dram filmi.

Filmde, kendi dinlerini yaşayan insanların “aynı dini” radikal bir şekilde yaşatmaya çalışan bir grup tarafından baskı altında tutulması ve tüm hayatlarının altüst olması çok güzel bir şekilde anlatılıyor.

Konu

Timbuktu radikal İslami bir grubun işgali altındadır. Kidane (Ibrahim Ahmed), eşi Satima (Toulou Kiki) ve kızı Toya (Layla Walet Mohamed) ile birlikte şehir dışında sığır yetiştiriciliği yapmakta ve göçebe olarak yaşamaktadır. Şehri şeriat hükümleriyle yönetmek isteyen radikal grubun yasakları ve yeni uygulamaya koyduğu kurallar, yörenin din adamları tarafından bile karşı koyulsa da sert bir şekilde uygulanmaktadır.

Hakkında

Senaryosunu Abderrahmane Sissako ve Kessen Tall’un yazdığı Timbuktu’nun yönetmen koltuğunda Abderrahmane Sissako oturuyor.

Cannes’da Altın Palmiye için yarışan yapım, 2015’de En İyi Yabancı Dilde Film Oscar’ına ve 2016’da BAFTA’da İngilizce Olmayan En İyi Film ödülüne aday gösterildi. Oscar’ı Polonya yapımı Ida’ya kaptırdı.

Timbuktu, Cesar’da En iyi Film, Yönetmen ve Senaryo dâhil 8 ödül birden kazandı.

Film 10 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Filmin bir bölümü için, 2012’de Aguelhok’de evli olmayan bir çiftin taşlanarak öldürülmesi olayından esinlenildi.

Timbuktu, 15 ve 16. yüzyıllarda İslam’ın Afrika’da yayılmasında önemli bir entelektüel ve ruhsal merkez olmuştur. Üç büyük camisi, Djingareyber, Sankore ve Sidi Yahya, Timbuktu’nun altın çağından kalmadır.

Filmin çekimleri Moritanya’nın güney doğusunda yer alan Oualata’da yapıldı.

Yapım, Oscar’a aday gösterilen ilk Moritanya filmi olmayı başardı.

Timbuktu, Moritanyalı bir yönetmen tarafından Moritanya’da çekilen ve Cesar’da ödül kazanan ilk yapım oldu.

Ansar Dine Timbuktu’yu Mayıs 2012’de işgal etti. UNESCO’nın Dünya Mirası Listesi’nde yer alan bir Sufi türbesini yaktılar ve ilk olarak video oyunlarını, futbolu, müziği ve barları yasakladılar.

Theeb (Wolf / Kurt)

Theeb

Twitter (@izlenecekfilm) Link: #izlenecekfilm 128

TÜR: Macera, Dram, Gerilim. SÜRE: 100 Dk. ÜLKE: Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, İngiltere. YAPIM YILI: 2014. imdb: 7,3. rottentomatoes: %96.

I. Dünya Savaşı sırasında Osmanlı topraklarında yer alan Hicaz’da yaşayan bedevi bir çocuğun başından geçen olayları konu alan Theeb, konusu, anlatımı, müzikleri ve doğal atmosferiyle oldukça başarılı bir macera dram gerilim filmi.

Konu

Arap Ayaklanmasının başladığı 1916 Hicaz. Hacılara rehberlik yapan bedevi bir kabilenin üyesi olan ve babalarını kaybeden Hussein (Hussein Salameh Al-Sweilhiyeen) ve Theeb (Jacir Eid Al-Hwietat) kardeşlerin normal hayatları, bir gece çadırlarına gelen İngiliz bir asker (Jack Fox) ve yanındaki Arap’la baştan aşağı değişecektir.

Hakkında

Naji Abu Nowar ve Bassel Ghandour’ın senaryosunu yazdığı filmin yönetmen koltuğunda Naji Abu Nowar oturuyor.

Yapım En İyi Yabancı Dilde Film Oscar’ına ve BAFTA’da İngilizce Olmayan En İyi Film ödüllerine aday gösterildi.

Film 400 bin dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Jacir Eid (Theeb), Arap Ayaklanmasının liderlerinden Awda abu Tayeh ile aynı kabileden geliyor. Awda, filmin de konu aldığı Hicaz demiryolunun yakınlarında yaşadı.

Arapçada kurt anlamına gelen Theeb, bedevi kültüründe yiğitliği, erkekliği sembolize ediyor.

Yapımın bir “bedevi western filmi” olması için rol alan oyuncuların hepsi Güney Ürdün’de yaşayan bedevilerden seçildi. Ana karakterler Jacer Eid ve Hussein Salameh Ay Vadisi’ndeki (Wadi Rum) Al Shakriyeh köyünde keşfedildiler ve Yönetmen Naji Abu Nowar tarafından aylarca rol eğitimi aldılar.

Filmin Ürdün’deki gösterimi çekimlerin yapıldığı ve oyuncuların yaşadığı Ay Vadisinde yapıldı. Neredeyse tüm kabile gösterime katıldılar.

Film, “çocukluktan reşitliğe geçmeyi konu alan bir hikâye” olarak tanımlandı.

Filmin çekimleri Ürdün’ün Ay Vadisi (The Valley of the Moon) olarak da bilinen Wadi Rum’da yapıldı. Vadi en son Marslı’ya (The Martian) ev sahipliği yapmıştı.

Yapım, Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ına aday olan ilk Ürdün filmi oldu.

Filmin ilk gösterimi 71. Venedik Film Festivali’nde yapıldı.

Filmin girişinden;

O, Kızıldeniz’in esas derinliğini bilmeden Kızıldeniz’de yüzendir.

Theeb, alelâde bir insan değildir. Denizin dibine ulaşabilen evlâdımdır.

Mevzubahis kardeşlik olduğunda bir misafiri katiyen geri çevirme.

İnsanlar bir taraf seçtiğinde doğruluğun yanında ol.

Şayet kurtlar sana kardeşlik teklif ediyorsa muvaffakiyete ulaşmayı bekleme.

Sen ölümle yüzleşirken yanında olmayacaklardır.