Kategori arşivi: Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ına Aday/Kazanan

Timbuktu

Timbuktu

Twitter (@izlenecekfilm) Link: #izlenecekfilm 129

TÜR: Dram. SÜRE: 97 Dk. ÜLKE: Moritanya, Fransa. YAPIM YILI: 2014. imdb: 7,2. rottentomatoes: %99.

Sufilik karşıtı olan radikal İslamcı Ansar Dine’in İslam’ın Afrika’da yayılmasında önemli bir entelektüel ve ruhsal merkez olan Timbuktu’yu işgal ettiği ve ardından şeriat kurallarıyla şehri yönetmeye başladığı günlerde yaşananları konu alan Timbuktu, ilgi çekici bir dram filmi.

Filmde, kendi dinlerini yaşayan insanların “aynı dini” radikal bir şekilde yaşatmaya çalışan bir grup tarafından baskı altında tutulması ve tüm hayatlarının altüst olması çok güzel bir şekilde anlatılıyor.

Konu

Timbuktu radikal İslami bir grubun işgali altındadır. Kidane (Ibrahim Ahmed), eşi Satima (Toulou Kiki) ve kızı Toya (Layla Walet Mohamed) ile birlikte şehir dışında sığır yetiştiriciliği yapmakta ve göçebe olarak yaşamaktadır. Şehri şeriat hükümleriyle yönetmek isteyen radikal grubun yasakları ve yeni uygulamaya koyduğu kurallar, yörenin din adamları tarafından bile karşı koyulsa da sert bir şekilde uygulanmaktadır.

Hakkında

Senaryosunu Abderrahmane Sissako ve Kessen Tall’un yazdığı Timbuktu’nun yönetmen koltuğunda Abderrahmane Sissako oturuyor.

Cannes’da Altın Palmiye için yarışan yapım, 2015’de En İyi Yabancı Dilde Film Oscar’ına ve 2016’da BAFTA’da İngilizce Olmayan En İyi Film ödülüne aday gösterildi. Oscar’ı Polonya yapımı Ida’ya kaptırdı.

Timbuktu, Cesar’da En iyi Film, Yönetmen ve Senaryo dâhil 8 ödül birden kazandı.

Film 10 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Filmin bir bölümü için, 2012’de Aguelhok’de evli olmayan bir çiftin taşlanarak öldürülmesi olayından esinlenildi.

Timbuktu, 15 ve 16. yüzyıllarda İslam’ın Afrika’da yayılmasında önemli bir entelektüel ve ruhsal merkez olmuştur. Üç büyük camisi, Djingareyber, Sankore ve Sidi Yahya, Timbuktu’nun altın çağından kalmadır.

Filmin çekimleri Moritanya’nın güney doğusunda yer alan Oualata’da yapıldı.

Yapım, Oscar’a aday gösterilen ilk Moritanya filmi olmayı başardı.

Timbuktu, Moritanyalı bir yönetmen tarafından Moritanya’da çekilen ve Cesar’da ödül kazanan ilk yapım oldu.

Ansar Dine Timbuktu’yu Mayıs 2012’de işgal etti. UNESCO’nın Dünya Mirası Listesi’nde yer alan bir Sufi türbesini yaktılar ve ilk olarak video oyunlarını, futbolu, müziği ve barları yasakladılar.

Theeb (Wolf / Kurt)

Theeb

Twitter (@izlenecekfilm) Link: #izlenecekfilm 128

TÜR: Macera, Dram, Gerilim. SÜRE: 100 Dk. ÜLKE: Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, İngiltere. YAPIM YILI: 2014. imdb: 7,3. rottentomatoes: %96.

I. Dünya Savaşı sırasında Osmanlı topraklarında yer alan Hicaz’da yaşayan bedevi bir çocuğun başından geçen olayları konu alan Theeb, konusu, anlatımı, müzikleri ve doğal atmosferiyle oldukça başarılı bir macera dram gerilim filmi.

Konu

Arap Ayaklanmasının başladığı 1916 Hicaz. Hacılara rehberlik yapan bedevi bir kabilenin üyesi olan ve babalarını kaybeden Hussein (Hussein Salameh Al-Sweilhiyeen) ve Theeb (Jacir Eid Al-Hwietat) kardeşlerin normal hayatları, bir gece çadırlarına gelen İngiliz bir asker (Jack Fox) ve yanındaki Arap’la baştan aşağı değişecektir.

Hakkında

Naji Abu Nowar ve Bassel Ghandour’ın senaryosunu yazdığı filmin yönetmen koltuğunda Naji Abu Nowar oturuyor.

Yapım En İyi Yabancı Dilde Film Oscar’ına ve BAFTA’da İngilizce Olmayan En İyi Film ödüllerine aday gösterildi.

Film 400 bin dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Jacir Eid (Theeb), Arap Ayaklanmasının liderlerinden Awda abu Tayeh ile aynı kabileden geliyor. Awda, filmin de konu aldığı Hicaz demiryolunun yakınlarında yaşadı.

Arapçada kurt anlamına gelen Theeb, bedevi kültüründe yiğitliği, erkekliği sembolize ediyor.

Yapımın bir “bedevi western filmi” olması için rol alan oyuncuların hepsi Güney Ürdün’de yaşayan bedevilerden seçildi. Ana karakterler Jacer Eid ve Hussein Salameh Ay Vadisi’ndeki (Wadi Rum) Al Shakriyeh köyünde keşfedildiler ve Yönetmen Naji Abu Nowar tarafından aylarca rol eğitimi aldılar.

Filmin Ürdün’deki gösterimi çekimlerin yapıldığı ve oyuncuların yaşadığı Ay Vadisinde yapıldı. Neredeyse tüm kabile gösterime katıldılar.

Film, “çocukluktan reşitliğe geçmeyi konu alan bir hikâye” olarak tanımlandı.

Filmin çekimleri Ürdün’ün Ay Vadisi (The Valley of the Moon) olarak da bilinen Wadi Rum’da yapıldı. Vadi en son Marslı’ya (The Martian) ev sahipliği yapmıştı.

Yapım, Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ına aday olan ilk Ürdün filmi oldu.

Filmin ilk gösterimi 71. Venedik Film Festivali’nde yapıldı.

Filmin girişinden;

O, Kızıldeniz’in esas derinliğini bilmeden Kızıldeniz’de yüzendir.

Theeb, alelâde bir insan değildir. Denizin dibine ulaşabilen evlâdımdır.

Mevzubahis kardeşlik olduğunda bir misafiri katiyen geri çevirme.

İnsanlar bir taraf seçtiğinde doğruluğun yanında ol.

Şayet kurtlar sana kardeşlik teklif ediyorsa muvaffakiyete ulaşmayı bekleme.

Sen ölümle yüzleşirken yanında olmayacaklardır.

El Laberinto del Fauno (Pan’s Labyrinth / Pan’ın Labirenti)

El Laberinto del Fauno aka Pan’s Labyrinth aka Pan’in Labirenti

Twitter (@izlenecekfilm) Link: #izlenecekfilm 99

TÜR: Dram, Fantezi, Savaş. SÜRE: 118 Dk. ÜLKE: İspanya, Meksika. YAPIM YILI: 2006. imdb: 8,3 rottentomatoes: %95.

İspanya İç Savaşı sırasında yaşanan kötü günlerden kaçmaya çalışan bir kızın öyküsünü anlatan Pan’ın Labirenti, fantastik anlatımı, karanlık atmosferi, sert, ani sahneleri ve başarılı görsel efektleriyle, olduk.a başarılı bir fantezi savaş drama filmi.

Filmin, Javier Navarrete imzalı müzikleri de harikulade.

Konu

10 yaşındaki Ofelia (Ivana Baquero), hamile ve hasta olan annesiyle (Ariadna Gil) birlikte 1944 yılında İspanya İç Savaşı sonrası yüzbaşı olan üvey babasının (Sergi López) yanına taşınır. Ofelia ve annesinin yeni taşındıkları bu ev aynı zamanda orman içinde bir karakoldur ve arka bahçesinde esrarengiz bir labirent vardır. Labirentin içerisindeki Pan adındaki gerçeküstü bir yaratık, küçük kızın tüm yaşamını değiştirecektir.

Hakkında

Pan’ın Labirenti’ni Guillermo del Toro yazıp yönetti.

Yapım, En İyi Sinematografi, En İyi Sanat Yönetimi ve En İyi Makyaj dallarında Oscar ödülünün sahibi oldu. Oscar, Altın Küre ve BAFTA’da En İyi Yabancı Dilde Film ödülüne aday gösterildi ve BAFTA’da mutlu sona ulaştı. Cannes’da Altın Palmiye için yarıştı.

Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ına aday gösterilen nadir fantezi filmlerden biri olan Pan’ın Labirenti, ödülü Başkalarının Hayatı’na (Das Leben der Anderen/The Lives of Others) kaptırdı.

Yapım, 8,3 ortalama puanı ile imdb’nin en iyi 250 film listesinde yer alıyor.

19 milyon dolar bütçesi olan film, 83 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Guillermo del Toro yıllar boyunca, filmle ilgili yapmak istediklerini not aldı ve çizimler yaptı. Bir gün tüm notlarını bir takside unuttu ve bunu fark ettiğinde projenin sona erdiğini düşünüyordu. Fakat taksi şoförü dosyayı bulduğunda, bunların önemli olduğunu düşündü ve uzun bir uğraş sonucunda yönetmenin izini bulup kendisine geri verdi. Del Toro bunun, projeyi bitirmesi için bir işaret olduğunu ifade etti.

Guillermo del Toro, peri masallarından esinlenerek manevi bir gerçeği göstermek için bir öykü anlatmak istediğini ve filmin 2001’de yaptığı Şeytanın Belkemiği’nin (The Devil’s Backbone) temasıyla bağlantılı olduğunu söyledi.

Doug Jones’un Solgun Adam makyajı yaklaşık 5 saat sürdü. Oyuncu bir ara dışarıda neler olup bittiğini anlamak için burun deliklerinden baktığını söyledi.

Yönetmen Guillermo del Toro, Hollywood yapımcılarının filmi İngilizce yapması durumunda teklif ettikleri iki katı bütçe önerilerini şiddetle reddetti ve “piyasanın istekleri” için hikâyede hiçbir değişiklik yapmak istemediğini belirtti.

Filmin İngilizce altyazısı, daha önceki filmlerinde yaşadığı çeviri hataları yüzünden dili yanmış olan Del Toro tarafından bizzat yapıldı.

Filmin gösteriminde Del Toro’nun yanında Stephen King oturuyordu. Del Toro, King’in, Ofelia’nın Solgun Adam tarafından takip ettiği sahnede yerinde duramadığını ve kendisinin de Oscar kazandığında aynı hisleri tecrübe edindiğini söyledi.

Del Toro, yüzbaşının tıraş olduğu sahneyi, onun problemli düşüncelerini göstermek için, babasının saatine benzettiklerini söyledi.

Filmin Meksika’daki ilk gösterim haftasında birçok aile çocuklarıyla birlikte filme gittikten sonra, posterlerle filmin içeriği konusunda ailelere uyarılar asıldı.

Guillermo del Toro, filmin tamamlandığın görmek için maaşından feragat etti.

Doug Jones, kadrodaki tek Amerikalı ve İspanyolca bilmeyen oyuncuydu.

Doug Jones, periyi yediği sahnenin çekimlerinde, içi sahte kan dolu kondomları ısırdı.

Hikâye, İspanya İç Savaş’ından 5 yıl sonra, Mayıs-Haziran 1944 tarihlerinde geçiyor.

Filmin ilk gösterimi Cannes’da yapıldı ve bittiğinde 22 dakika boyunca alkışlandı.

Del Toro orijinalde 8 ya da 9 yaşında bir oyuncuyu oynatmak istiyordu fakat 11 yaşındaki Ivana Baquero’yu görünce fikrini değiştirdi.

İzlandalı şarkıcı Björk, filmi izledikten sonra çok fazla etkilenerek Pneumonia şarkısını yazdı.

***Filmle İlgili İçerik / Spoiler Uyarısı***

Del Toro, filmin acı tatlı sonunun basit ama şiirsel olmasını istedi. Yönetmen, “Hep aklımda Søren Kierkegaard’ın güzel şiirindeki, ‘zalimlerin saltanatı ölümle sona erer, şehitlerin saltanatı ise ölümle başlar’ sözleri vardı. Bunun filmin ana fikri olduğunu düşündüm; o, nasıl öldüğünüzü seçerek, sonsuza kadar yaşamak hakkında” dedi.

Javier Navarrete – Long, Long Time Ago

Левиафан (Leviafan / Leviathan)

Leviathan

Twitter (@izlenecekfilm) Link: #izlenecekfilm 57

TÜR: Dram. SÜRE: 140 Dk. ÜLKE: Rusya. YAPIM YILI: 2014. imdb: 7,8. rottentomatoes: %99.

Bürokrasi ve siyasetin yarattığı sahte kralların, kendileri ve hizmet ettikleri için, diğerlerini hiçe sayarak ve sistemi kullanarak, istedikleri her şeyi elde etmelerini konu alan Leviathan, çaresiz ve mutsuz insan manzaralarıyla birlikte nefis bir drama filmi.

Filmde her şey “Rusya” olsa da, aslında anlatılan şey “her yer!”

Konu

Pribrezhny’deki ufak bir sahil kasabasında, dedelerinden kalan arazide yaşayan Kolya (Alexei Serebriakov) ve ailesinin başları, onları çıkartıp, araziyi kullanmak isteyen Belediye Başkanı Vadim (Roman Madyanov) ile beladadır. Kolya’nın avukatlığını askerlik arkadaşı Dmitriy (Vladimir Vdovichenkov) yapacaktır ve Moskova’dan gelirken yanına, Belediye Başkanı’nın kirli çamaşırları hakkında çok önemli bilgileri de alarak gelmiştir.

Hakkında

Oleg Negin ve Andrey Zvyagintsev’in Marvin Heemeyer’in bir hikâyesinden ilham alarak senaryosunu yazdıkları Leviathan’ın yönetmen koltuğunda Andrey Zvyagintsev oturuyor.

İlk gösterimi Cannes’da yapılan ve Altın Palmiye için yarışan yapım, festivalde En İyi Senaryo ödülünün sahibi oldu. Oscar, Altın Küre ve BAFTA’da En İyi Yabancı Dilde Film ödülüne aday gösterildi ve Altın Küre’de mutlu sona ulaştı.

Film, rottentomatoes’da %99 taze olarak değerlendiriliyor.

220 bin ruble bütçesi olan Leviathan, 994 bin dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Leviathan, Tevrat ve İncil’de kötülüğü temsil eden efsanevi bir deniz canavarı ve şeytanın isimlerinden biri. Ayrıca Thomas Hobbes’in kullandığı devlet metaforu.

Yönetmen Andrey Zvyagintsev, 2008’de New York, Seni Seviyorum (New York, I Love You) için (kurgu aşamasında filme dâhil edilmeyen) Apocrypha adındaki kısa filmi çekerken Marvin Heemeyer’den bir hikâye işitti ve çok heyecanlandı. İlk başlarda Amerika’da bir film yapmak istese de sonraları fikrini değiştirdi. Esnek bir şekilde, İncil’de yer alan Job’un hikâyesini ve Heinrich von Kleist’un kısa romanı Michael Kohlhaas’ı temel alarak, Leviathan’ın senaryosunu ortaya çıkarttı.

Filmdeki balina iskeleti metalden yapıldı. Yönetmen, çekimlerin sonunda iskeletin bir işadamı tarafından satın alarak, bahçesine koydurduğunu söyledi.

Leviathan, tüm dünyada övgülerle karşılanırken Rusya’da çok fazla eleştiri aldı. Film bütçesinin %35’i Rusya Kültür Bakanlığı tarafından karşılandı. Buna rağmen Kültür Bakanı Vladimir Medinsky, “Leviathan zekice kurgulanmış bir film ama ben sevmedim” dedi. Film, (Rusya adına ikinci kez) Altın Küre’yi kazandıktan sonra Medinsky, Izvestia gazetesine, “filmdeki karakterlerde, kendimi, meslektaşlarımı, eş-dostumu hatta eş-dostumun eş-dostunu bulamadım. Ayrıca karakterler arasında bir tanesinin bile iyi olmaması çok tuhaf” dedi. Ve röportajda, yönetmenin, Rus olmayı sevmediğini ama ün, kırmızı halı ve heykelcikleri sevdiğini ima etti.

Rus Ortodoks Kilesi taraftarları, yozlaşmış piskopos karakteri nedeniyle filmi çok sert eleştirdiler. Ortodoks aktivist Kirill Frolov, “Leviathan, Rus Kilisesi ve Rusya’ya çok pis iftira atıyor” dedi. Ayrıca sonradan kaldırılsa da Facebook sayfasında, “Leviathan şeytandır ve şeytanın sinemada yeri yoktur” diye yazdı. Buna rağmen bazı kilise liderleri ise filmi “dürüst” olarak tanımladılar.

Siyaset bilimci ve aynı zamanda Kremlin’in destekçilerinden Sergei Markov, Facebook sayfasında, “bu film, Batı’nın Rusya’ya karşı kullandığı yeni Soğuk Savaş. Festivallerde ödül kazanan bir Rus filmi değil, anti-Rus filmi” dedi.

Film çekimleri Rusya’nın en kuzey batısında yer alan Kirovsk, Monchegorsk, Olenegorsk’da yapıldı. Mayıs 2013’de hazırlıklara başlandı ve çekimler 3 ay sürdü.

New York Times, “Leviathan, Putin’in iki yapıtaşı olan, gücün merkezileştirilmesi ve Ortodoksluğun rolüne yaptığı keskin odaklanmayla, Rusya hükümeti için zorlu bir film” diye yazdı.

Ida

Ida

Twitter (@izlenecekfilm) Link: #izlenecekfilm 39

TÜR: Dram. SÜRE: 82 Dk. ÜLKE: Polonya, Danimarka. YAPIM YILI: 2013. imdb: 7,5. rottentomatoes: %96.

Oscar, Altın Küre ve BAFTA’da En İyi Yabancı Dilde Film ödüllerine aday gösterilen Polonya, Danimarka ortak yapımı Ida, 1960’lar Polonya’sında II. Dünya Savaşının izlerini konu edinen, başarılı bir drama filmi.

Geçmişiyle bir türlü hesaplaşamayan “Nazi avcısı” bir kadın savcı ve Yahudi olduğunu bilmeyen genç rahibe yeğeninin hayatlarının kesişmesini anlatan filmdeki savcı karakteri, Helena Wolińska-Brus’ın gerçek hayat hikâyesinden esinlenerek uyarlanmış.

Konu

1960’lar Polonya’sında genç bir rahibe olan Anna’nın (Agata Trzebuchowska), dini yemini öncesinde, manastır başrahibesi, Anna’nın tek akrabası olan teyzesi Wanda’yı (Agata Kulesza) ziyaret etmesini ister. Anna, alkolik bir yargıç ve “Nazi avcısı” eski bir savcı olan teyzesinden Yahudi olduğunu öğrenir.

Hakkında

Senaryosunu Rebecca Lenkiewicz ve Pawel Pawlikowski’nin yazdığı Ida’nın yönetmen koltuğunda Pawel Pawlikowski oturuyor.

Oscar, BAFTA ve Altın Küre’de Yabancı Dilde kategorisinde ödüle aday gösterilen Ida, Oscar ve BAFTA’da mutlu sona ulaştı.

rottentomatoes’da hakkında yazılan 134 eleştirinin 128 tanesinden olumlu yorum alan film, %96 taze olarak değerlendirildi.

2 milyon euro bütçesi olan Ida, 11 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Filmin senaryosunu, yazdığı İngilizce oyunlarla tanınan Rebecca Lenkiewicz ve yönetmen Paweł Pawlikowski yazdı. Wanda Gruz karakteri, yönetmenin 1980’lerde İngiltere’de görüşme şansı yakaladığı Helena Wolińska-Brus’tan esinlenilerek yaratıldı. Yahudi bir ailenin çocuğu olarak Varşova’da dünyaya gelen ve Włodzimierz Brus ile evlenen Helena, Almanya işgali sırasında kocasıyla ayrı düştü ve uzunca bir süre ondan haber alamadı. Bu sırada komünist “Halkın Koruyucuları”na katılan Wolińska-Brus, kocasının öldüğünü düşünerek 1942’de hareketin komutanlarından Franciszek Jóźwiak ile evlendi. 1944’de ilk kocasının ölmediğini öğrenen Wolińska-Brus, 1956’da onunla yeniden evlendi. II. Dünya Savaşı sonrası Polonya’sında yarbay rütbesiyle askeri yargıç olarak çalışan Wolińska-Brus, 1950’lerde Stalinci rejimin “göstermelik duruşma”larına da karışarak, “Nazi avcılığı” yaptı.

Pawel Pawlikowski, Anna rolüne uygun oyuncu bulmakta oldukça zorlandı. Arkadaşlarından role uygun olduğunu düşündükleri kişilerin gizlice fotoğrafını çekip kendisine göndermelerini rica etti. Bir arkadaşı kafede gördüğü Agata Trzebuchowska’nın fotoğrafını çekip yönetmene gönderdi. O da daha önce oyunculuk tecrübesi olmayan, öğrenci Agata’yla görüştükten sonra rolü kendisine verdi.

Sinematograf Ryszard Lenczewski, film çekimine başlanmasından kısa bir süre sonra sağlık sorunları nedeniyle görevinden ayrıldı. Yönetmen Pawel Pawlikowski, sonraları, Lenczewski’nin filmi önemsemediği için görevinden ayrıldığını ve bir daha kendisiyle çalışmayacağını söyledi. Lenczewski’nin yerine kamera operatörü Lukasz Zal görev aldı.

Pawel Pawlikowski, filmi yaparken kendi hayatından da faydalandı. Annesi Katolik ve babası Yahudi olan Pawlikowski’nin büyükannesi de Auschwitz’de öldü.

Filmi Fransa’da yaklaşık 500 bin seyirci izledi ve bu rakam Ida’yı, Fransa’da en çok izlenen Polonya filmlerinden biri yaptı.

Filmin tema müziğini Danimarkalı Kristian Eidnes Andersen yaptı ve kredi bölümünde adı geçmesine rağmen, kurgu aşamasında Mozart’ın 41. Senfonisi “Jupiter” kullanılmaya karar verildi.

***Filmle İlgili İçerik / Spoiler Uyarısı***

Filmin Polonyalı-Yahudi ve Hıristiyan-Yahudi ilişkileri bazı eleştiriler aldı. Bu konudaki eleştirilerden biri, filmdeki Polonyalıların negatif olarak resmedilmesi, Yahudi karşıtı ve “katliamdan” sorumlu gibi gösterilmesiydi. Eleştiri sahipleri, filmin aksine binlerce Polonyalının, Yahudilere yardım etmek ve/veya saklamak suçuyla Almanlar tarafından öldürüldüğünü dile getirdiler. Bir diğer eleştiri de, Ida’nın teyzesinin Sovyetlerle birlikte çalışan ve Polonyalılar tarafından eziyet gören bir Yahudi kadın gibi resmedilmesiydi.

L’image Manquante (The Missing Picture / Eksik Resim)

L'image Manquante aka The Missing Picture aka Eksik Resim

Twitter (@izlenecekfilm) Link: #izlenecekfilm 8

TÜR: Belgesel, Dram. SÜRE: 92 Dk. Ülke: Kamboçya, Fransa. YAPIM YILI: 2013. imdb: 7,4. rottentomatoes: %99.

2014’de En İyi Yabancı Dilde Film Oscar’ına aday olan Kamboçya-Fransa ortak yapımı Eksik Resim, her şeyiyle dört dörtlük bir belgesel.

L'image Manquante aka The Missing Picture aka Eksik Resim - Figur 2

Kamboçya’da gerilla savaşlarıyla iktidarı ele geçiren, Pol Pot liderliğindeki, Maocu çizgideki radikal komünist Kızıl Kmerler’in, 1975-79 yılları arasında ülkede yaşayan insanlar üzerinde yaptığı adeta deneysel çalışma ve katliamı konu alan Eksik Resim’in yarısı o dönem çekilmiş görüntülerden, yarısı ise kilden yapılmış küçük heykelciklerden oluşuyor.

L'image Manquante aka The Missing Picture aka Eksik Resim - Figur 1

Tüyler ürpertici bir konuya sahip olan filmin anlatımı, müzikleri ve heykelcikler ile eski görüntüler arasında kurulan bağlantılar çok başarılı.

Konu

Eksik Resim, 1975-79 yılları arasında Kızıl Kmerler’in başında Kamboçya’yı yöneten ve milyonlarca insanın ölümüne sebep olan Pol Pot’un iktidarı döneminde 13 yaşında olan bir Kamboçyalı’nın gözünden yaşanan büyük dramları anlatıyor.

Hakkında

Eksik Resim’in senaryosunu Rithy Panh yazdı ve yönetti.

2014′de Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ına aday olmasına rağmen ödülü İtalyan yapımı La Grande Bellezza’ya kaptırdı.

Eksik Resim, bugüne kadar Kamboçya adına Oscar’larda yarışan ilk film oldu. Daha önce Kamboçya, 1994’de Rice People ve 2012’de Lost Lover filmlerini akademiye aday olarak sunmuş fakat yapımlar yarışma hakkını elde edememişlerdi.

Yapım, rottentomatoes’un en iyi 100 belgesel listesinde üst sıralarda yer alıyor.

Filmin anlattığı dönemle ilgili enteresan birkaç bilgi; (tr.wikipedia)

20. yüzyılın en kanlı rejimlerinden biri kabul edilen Kızıl Kmer iktidarı, bütün dünyada hiçbir Marksist yönetimin başvurmadığı kadar aşırı bir şiddet uygulamasına girişti. Ülkedeki meslek sahiplerinin ve teknik elemanların hemen hepsi yok edildi. Kentlerde yaşayan milyonlarca kişi zorla köylere yerleştirilerek, kolektif çiftliklerde çalışmaya zorlandı. Rejim düşmanı ilan edilenler aileleriyle beraber toplu olarak katledildi. Bu dönemde ekonomik sistemin felce uğraması nedeniyle baş gösteren açlık ve salgın hastalıklar sonucu ölenlerin sayısının, siyasi nedenlerle öldürülenlerle birlikte 3 milyon (nüfusun üçte biri) olduğu tahmin edilmektedir.

1979’dan 1997 Temmuzuna kadar Kamboçya’nın Çin ve Tayland sınırındaki ormanlık bölgede gerilla hareketine devam eden Pol Pot’un bu ülkeler tarafından desteklendiği iddia edildi.

Çin HC destekli Kızıl Kmerlerlerin lideri olan Pol Pot’un ideolojisine göre, ülkede sadece köylü sınıfı olmalıydı. Bu amaçla ülkenin tüm aydınlarını, bilim adamlarını, sanatkârlarını, kısacası köylü sınıfını oluşturmayan tüm Kamboçyalıları ağır koşullar altında pirinç tarlalarında çalışmaya zorladı. Çalışamayanlar ve muhalefet edenler Ortaçağ işkence yöntemleriyle öldürüldüler. Gözlük ve saatler de dahil olmak üzere tüm teknolojik aletler yasaklandı. Pol Pot yönetiminde dünyanın en büyük katliamlarından birini yaptılar. Verilere göre 3 milyon Kamboçyalıyı öldürdüler (1975-1979). Bu katliamlar Vietnam ülkeyi işgal edinceye kadar sürdü.

1997 Temuzunda Kral Sihanouk’un oğlu Prens Ranaridh’e bağlı kuvvetlerle işbirliği yaparak başkenti ele geçirmeye çalışan Pol Pot’a bağlı Kızıl Kmerler, eski başbakan Hun Sen’e bağlı hükümet kuvvetlerince püskürtüldü. Son başarısız girişiminden dolayı yandaşlarınca ömür boyu ev hapsine mahkûm edilen Pol Pot’un sağlık durumu da gittikçe kötüye gitmeye başladı.

Pol Pot ölümünden birkaç ay önce kendisiyle yapılan bir röportajda, milyonlarca insanın öldürülmesiyle alakalı vicdanen rahat olduğunu, bunları kendi başına yapmadığını açıklamıştı.

Kızıl Khmerler 1997’de Pol Pot’un ölümüyle tamamen dağıldı. Bugüne kadar hiçbir Kızıl Khmer yargılanmamıştır.

عمر (Omar / Ömer)

Omar aka Omer

Twitter (@izlenecekfilm) Link: #izlenecekfilm 83

TÜR: Dram, Gerilim. SÜRE: 96 Dk. ÜLKE: Flistin. YAPIM YILI: 2013. imdb: 7,6. rottentomatoes: %91.

Bir yandan, Tecrit Duvarı’yla çevrilenmiş Batı Şeria’da yaşayan bir Filistinli olmayı, bir yandan da etkileyici bir aşk hikâyesini konu alan Ömer, atmosferi, hikâyesi ve oldukça sağlam kurgusuyla, çok başarılı bir drama gerilim filmi.

Filmin girişinde, Omar’ın Nadia’yı görmek için her gün yasak olmasına rağmen Batı Şeria ile İsrail’i ayıran güvenlik duvarlarından biri olan Kalandia duvarını aştığı sahne oldukça etkileyici.

Konu

Çocukluk arkadaşı olan Omar (Adam Bakri), Amjad (Samer Bisharat) ve Tarek (Iyad Hoorani) Kudüs ile Ramallah arasında yer alan ve İsrail’in işgali altında bulunan Batı Şeria’daki küçük bir Filistin köyü olan Kalandia’da yaşamaktadırlar. Özgürlük savaşçılarına dâhil olan üçlü, bir gece sınırdaki İsrail askerlerine yönelik saldırı gerçekleştirirler. Her şeyi kusursuz yaptıklarını düşünseler de olaydan kısa bir süre sonra İsraillilerin yaptığı bir baskın sonucunda Omar tutuklanır. Tarek’in kız kardeşi Nadia’yı (Leem Lubany) seven ve onunla evlilik planları yapan Omar için hayat iyice zorlaşmıştır.

Hakkında

Ömer’i Hany Abu-Assad yazıp yönetti.

Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ına aday gösterilen yapım, ödülü İtalyan yapımı Muhteşem Güzellik’e (La Grande Bellezza / The Great Beauty) kaptırdı.

Film, Türkiye’deki gösteriminin ilk haftasında 8193,06 TL gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Filmde de yer alan “Tecrit Duvarı” projesi tamamlandığında Batı Şeria ile İsrail arasında toplam 700 km uzunluğunda bir güvenlik alanı oluşması planlanmakta. Bu alanın %10’unu oluşturan 70km’lik kısmını, filmde de konu edilen 8 metre yüksekliğinde duvarlar oluşturacak. Proje 23 bin Filistinlinin İsrail’den tecrit edilmesini sağlayacak.

İsrail, intihar saldırılarından sivil halkı korumak için tecrit duvarını inşa ettiğini ve bu sayede 2000-2003 yılları arasında 73 olan saldırı sayısının, 2003-2006 yılları arasında 12’ye düştüğünü söylüyor. Buna karşılık tecrit duvarına karşı olanlar, İsrail’in duvar bahanesiyle Filistin alanlarını gasp ettiğini ve uygulamanın insan haklarına aykırı olduğunu söylüyorlar.

Tecrit Duvarı’nın etkilerini birinci elden, gözler önüne seren en başarılı yapım; 5 Kırık Kamera (خمس كاميرات محطمة /Five Broken Cameras).

Yönetmen Hany Abu-Assad, bir gece kafasında tasarlamaya başladığı ve senaryosunu 4 günde yazdığını söyledi.

Abu-Assad filmine finansal destek sağlayabilmek için bir yıl uğraştı.

Filmin ilk gösterimi Cannes Film Festivali’nde yapıldı.

Ömer, Hany Abu-Assad’ın Vaat Edilen Cennet’ten (Paradise Now) sonra Yabancı Dilde En iyi Film Oscar’ına aday olan ikinci filmi oldu. Aynı zamanda yapım, Filistin adına bu kategoride yarışan ikinci film olmayı başardı.

Filmin çekimleri 2012 sonunda başlandı ve çekimler Nazareth (İsrail), Nablus ve Far’a Filistin mülteci kamplarında yapıldı.

Oyuncu kadrosunda da yer alan Waleed Zuaiter, film için 2 milyon dolar bütçe sağladı.

Dip Not: 9 Haziran 2014’de yayımlandı, 7 Temmuz 2015’de güncellendi.

Mandariinid (Tangerines / Mandalina Bahçesi)

Mandariinid aka Tangerines aka Mandalina Bahcesi

Twitter (@izlenecekfilm) Link: #izlenecekfilm 46

TÜR: Dram, Savaş. SÜRE: 87 Dk. ÜLKE: Estonya, Gürcistan. YAPIM YILI: 2013. imdb: 8,7. rottentomatoes: %100.

Abhazya Savaşı’ndan ufak bir kesiti beyaz perdeye aktaran Estonya – Gürcistan ortak yapımı Mandalina Bahçesi, insancıl bakış açısıyla, savaş hakkında çekilmiş en naif ve güzel filmlerden biri.

Filmi izlerken aklınıza, “Yabancı Dilde” kategorisinde Oscar ve Altın Küre kazanan ve Bosna Savaşı’nı konu alan Tarafsız Bölge (Nicija Zemja / No Man’s Land) geliyor.

Gürcü sanatçı Niaz Diasamidze’nin imzasını taşıyan filmin tema müziği ise tek kelimeyle harikulade.

Konu

1992 yılında yaşanan Gürcü-Abhazya Savaşı’nın başlamasıyla birlikte bölgede yaşayan Estonyalıların birçoğu anavatanlarına dönmek zorunda kalır. Geçimini mandalina yetiştiriciliğiyle sağlayan yaşlı bir Estonyalı olan Niko (Mikheil Meskhi) evini terk etmemekte kararlıdır. Bir gün evinin önünde yaşanan çatışma sonrasında Niko, Abhazya’lılar için savaşan Çeçen Ahmed’in (Giorgi Nakashidze) yaralı olduğunu görür ve evine alır. Komşusu ile birlikte diğer askerleri ormana götürdüklerinde Gürcü askerlerden Nika’nın (Misha Meskhi) da yaşadığını ama ağır yaralı olduğunu fark edip ve onu da yanına alıp evine götürür. Günler geçtikçe iyileşmeye başlayan iki düşman askeri arasında gerilim artmaya başlar.

Hakkında

Mandalina Bahçesi’ni Zaza Urushadze yazıp yönetti.

Film, 2015 yılında Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ına ve En İyi Yabancı Dilde Altın Küresi’ne aday gösterildi. Oscar ödülünü, Polonya yapımı Ida‘ya kaptırdı.

Mandalina Bahçesi, rottentomatoes’da %100 taze olarak değerlendiriliyor.

Filmin bütçesi 650 bin Euro’ydu.

Ivır Zıvır

Filmin girişinden; Abhazya’daki Estonya köyleri 19. yüzyılın ikinci yarısında kurulmuştur. 1992 yılında Gürcü-Abhazya Savaşı’nın başlamasıyla bölgede yaşayan Estonyalıların huzurlu hayatları bozuldu. Birçoğu eski anavatanlarına dönmeye karar verdi. Köylerini boşalttılar, geride yalnızca bir kaç kişi kaldı.

Film, Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ı için Estonya’nın adayı olarak yarıştı.

Filmde Çeçen Ahmed’i Gürcü oyuncu Giorgi Nakashidze canlandırdı.

Filmin çekimleri Guria, Gürcistan’da yapıldı.

1992 ile 1993 yılları arasından gerçekleşen Abhazya Savaşı sırasında Abhazya’da yaşayan Gürcüler Abhaz militanları ve onları destekleyen komşu ülkelerle savaştı. Kasım 1993’de Gali bölgesinin çoğunluğu ayrılıkçı Abhazlar tarafından kontrol ediliyordu. 1994 yılında Rusya’nın öncülüğünde gerçekleşen ateşekesten sonra yaklaşık 40,000 ile 60,000 arası Gürcü mülteci, Abhazya’nın Gali bölgesine geri döndüler.

Öneren: Engin Kocabıyık (@Journalist06).

Dip Not: 21 Mayıs 2014’de yayımlandı, 23 Şubat 2015’de güncellendi.

Niaz Diasamidze – Mandariinid

Jagten (The Hunt / Onur Savaşı)

Jagten aka The Hunt  aka Onur Savasi

Twitter (@izlenecekfilm) Link: #izlenecekfilm 45

TÜR: Dram. SÜRE: 115 Dk. ÜLKE: Danimarka. YAPIM YILI: 2012. imdb: 8,3. rottentomatoes: %93.

2014’de hem Oscar, hem Altın Küre, hem de BAFTA’da “en iyi yabancı dilde film” ödüllerine aday olan Danimarka yapımı Onur Savaşı, cinsel istismarla suçlanıp, toplumsal histeriye maruz kalan bir anasınıfı öğretmenin konusunu anlatıyor.

Son zamanlarda Amerikan film ve dizilerinde de bolca rol alan, Danimarkalı oyuncu Mads Mikkelsen’in filmdeki performansı göz kamaştırıcı.

Konu

Danimarka’daki küçük bir kasabada kreş öğretmeni olan Lucas’ın (Mads Mikkelsen), öğrencilerinden Klara (Annika Wedderkopp) tarafından cinsel istismarla suçlanması ve akabinde öğretmenin yaşadığı “mahalle baskısını” konu alan filmde, Kuzey Avrupa ülkelerinde güçlü bir şekilde savunulan bireysel haklar ile her an kopmaya hazır arkadaşlık/dostluk ilişkileri masaya yatırılıyor.

Hakkında

Onur Savaşı’nı Thomas Vinterberg yönetti ve senaryosunu Tobias Lindholm ile birlikte yazdı.

Film, “Yabancı Dilde” kategorisinde, Oscar, Altın Küre ve BAFTA’da ödüle aday gösterildi. Oscar’ı İtalyan yapımı La Grande Bellezza’ya kaptırdı.

Galası 2012 Toronto Uluslararası Film Festivali’nde yapılan Onur Savaşı, 2012’de Altın Palmiye ödülü için yarıştı ve Mads Mikkelsen’a En İyi Erkek Oyuncu ödülünü kazandırdı.

Film dünya genelinde 93 ödüle aday olup 41 tanesini kazandı.

Şu anda 8.3 oy ortalamasıyla imdb en iyi 250 film listesinde 125. sırada bulunan film, rottentomatoes.com’da hakkında yazılan 122 eleştirinin 114 tanesinde olumlu yorum alarak %93 taze olarak değerlendiriliyor.

3.45 milyon dolarlık bütçesi olan film 17 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Onur Savaşı, Thomas Vinterberg’in 1998’de yönettiği Şölen’den (Festen / The Celebration) sonra imdb 250 listesine giren 2. film.

Filmde birkaç tane çekim devam hatası var. Bunlardan en göze batanı; Lucas’ın Theo’ya kilisede yumruk attığı sahnede Lucas’ın gözü morarsa da, aynı gece Klara’yı ziyaret ettiği sahnede gözünün normal. Bir sonraki sahnede ise Theo’nun gözünün mor hali ekrana yansıyor.

Dip Not: 24 Nisan 2014’de yayımlandı, 01 Ocak 2015’de güncellendi.

Water (Su)

Water aka Su

TÜR: Dram, Romantik. SÜRE: 117 Dk. ÜLKE: Kanada, Hindistan. YAPIM YILI: 2005. imdb: 7,8. rottentomatoes: %91.

1930’lar Hindistan’ında, çocuk yaşta, oldukça yaşlı erkeklerle evlendirilen ve dul kaldıktan sonra toplumdan soyutlanarak ve hayatlarının geri kalanını inziva evlerinde geçirmek zorunda kalan kadınların hayatlarını anlatan Su, ilgi çekici ve başarılı bir romantik drama filmi.

Film, Gandhi’nin “sıra dışı” düşüncelerine inanan ve hayatlarında uygulamaya çalışanlar insanların bakış açılarını da konuya dâhil ediyor.

Konu

7 yaşında kocası ölen Chuyia (Sarala Kariyawasam), ebeveynleri tarafından, saçları kesilip, beyaz bir sari giydirilerek, hayatının geri kalan kısmını geçirmek üzere dullar için kullanılan bir inziva evine verilir. Oldukça bakımsız evde farklı yaşlarda 14 kadın yaşamaktadır. 70’lerindeki Madhumati (Manorama) tarafından yönetilen evdin giderlerini karşılamak için, güzel ve genç olan kadınlar nehrin karşı tarafına hayat kadını olarak gönderilmektedir. 9 yaşından beri burada yaşayan Kalyani (Lisa Ray) de onlardan biridir.

Hakkında

Bapsi Sidhwa’nın aynı adlı romanından Anurag Kashyap ve Deepa Mehta tarafından uyarlanan filmin yönetmen koltuğunda Deepa Mehta oturuyor.

Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ına aday gösterilen yapım, ödülü Alman yapımı Başkalarının Hayatı’na (Das Leben Der Anderen / The Lives Of Others) kaptırdı.

Film, 10 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Su, Hindistanlı kadın yönetmen Deepa Mehta’nın elementler üçlemesinin, Ateş (Fire) ve Yeryüzü’nden (Earth) sonraki son filmi.

Deepa Mehta, filmin çekimlerine bambaşka bir kadro ile 2000 yılının şubat ayında başlamayı planlasa da, Hindistan’daki aşırı tutucuların, özellikle üçlemenin ilk filmi olan Ateş’e gösterdikleri tepkiler ve yaklaşık 2000 kişinin film setine saldırıp yangın çıkartmaları nedeniyle çekimleri iptal etmek zorunda kaldı. Bu olaylardan 3 yıl sonra bambaşka bir kadroyla Sri Lanka’da çekimlere yeniden başlandı. Fakat bir kere daha olayların çıkmasını engellemek için, herkese Dolunay (Full Moon) adında başka bir film çektiklerini söylediler. Yönetmenin kızı Devyani Saltmaz sonraları, filmi annesiyle beraber çekerken yaşadıkları zorlukları konu edinen Shooting Water: A Mother-Daughter Journey and the Making of the Film adında bir kitap yayınladı.

Chuyia karakterini canlandıran Sri Lanka’lı oyuncu Sarala Kariyawasam, Hintçe ve İngilizce bilmediği için, replikleri hatırlama konusunda oldukça zorlandı.

Filmin müzikleri ünlü Hindistanlı besteci A. R. Rahman ve Kanadalı besteci Mychael Danna’nın imzalarını taşıyor.

George Lucas, Deepa Mehta’nın filmi çekmek için gösterdiği mücadeleye destek vermek için, Variety’de bir sayfa reklam yayınladı.

Film, Yabancı Dilde En iyi Film Oscar’ı kategorisinde yapılan değişiklikle Kanada adına ödüle aday gösterildi. Daha önceki kurallara göre, konunun aday gösterilen ülkeye özgü olması şartı aranıyordu.

Ünlü Hindistanlı oyuncular Shabana Azmi ve Nandita Das, Shakuntala ve Kalyani rolü için kamera karşısına geçtiler fakat Hindistan’da tutucular tarafından yapılan saldırılardan ötürü proje rafa kalktı ve çekimler boşa gitti.

Lisa Ray, anadili Hintçe olmamasına rağmen, rolüne hazırlanmak için diksiyon dersleri aldı.

Deepa Mehta’nın annesi John Abraham’ı Vücut (Jism / Body) filminde görüp beğendi ve kızından ona bir rol teklif vermesini önerdi. Kızı da annesinin isteğine uydu.

Chuyia rolü için yönetmen 50 kızı rol testine aldı ve sonunda Sarala Kariyawasam’ı seçti.

Film, hem Hintçe hem de İngilizce çekildi fakat sinemada Hintçe versiyonu yayınlandı.

Dip Not: 18 Mart 2014’de yayımlandı, 5 Temmuz 2015’de güncellendi.