Kategori arşivi: Rotten Tomatoes En İyi 100 Belgesel

La Marche de Lempereur (March of the Penguins / İmparatorun Yolculuğu)

TÜR: Belgesel, Aile. SÜRE:80 Dk. ÜLKE: Fransa. YAPIM YILI: 2005. imdb: 7,6. Tomatometer: %95.

Dünyanın en sert iklim koşullarından birine ev sahipliği yapan Antartika’da yaşayan İmparator penguenlerinin bir yılını konu edinen İmparatorun Yolculuğu, oldukça başarılı bir belgesel.

“Dünyanın en sert yerinde bile aşk yolunu bulur” sloganıyla lanse edilen belgeselin en vurucu anı, hiç şüphesiz ki, dişi ve erkek penguenlerin çocuklarını büyütmek için ortaklaşa yürüttükleri saygı duyulası mücadelenin yanında birbirlerini dans edercesine, koklayarak ve/veya dokundukları aşk dolu anlar.

Konu

Belgesel Antartika’da yaşayan İmparator penguenlerinin çiftleşmek ve yavrularını büyütmek için gösterdikleri efsanevi mücadeleyi konu ediniyor.

Hakkında

İmparatorun Yolculuğu’nu Luc Jacquet yazıp yönetti.

Yapım En İyi Belgesel dalında Oscar ve BAFTA’ya aday gösterildi Oscar ödülünün sahibi oldu.

8 milyon dolar bütçesi olan belgesel 127 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Yapım, rottentomatoes’in en iyi 100 belgesel listesinde yer alıyor.

Ivır Zıvır

En İyi Belgesel Oscar’ını kazanan İmparatorun Yolculuğu, 2006 Oscar ödüllerinde En İyi Film kategorisine aday gösterilen 5 filmin herbirinden daha fazla gişe hasılatı elde etmişti. Örneğin En İyi Film Oscar’ını kazanan Brokeback Mountain 75 milyon dolar gişe hasılatı elde ettiğinde yapımın gişe gelirleri 77 milyon dolardaydı.

Belgeseli seslendiren Morgan Freeman tüm seslendirmeyi aynı gün içerisinde tamamladı.

İmparator penguenleri, yaşayan penguenler arasından en uzun ve en ağır penguen türü. Ek bir bilgi olarak Antartika kışı süresince yılda sadece bir kere doğurabiliyorlar.

Yapım yayınlandığında 2004’teki Fahrenheit 9/11’den sonra en fazla gişe hasılatı elde eden belgesel unvanını ele geçirdi.

Amy

TÜR: Belgesel, Biyografi, Müzik. SÜRE: 128 Dk. ÜLKE: İngiltere. YAPIM YILI: 2015. imdb: 7,8 rottentomatoes: %95.

Son yılların en iyi R&B, Caz sanatçılarından biri olarak gösterilen Amy Winehouse’ın hayatının aşkıyla yaşadığı büyük iniş çıkışlar, madde bağımlılığı ve ruhsal sorunlar nedeniyle zindana dönen trajik hayat hikâyesini konu alan Amy, oldukça başarılı ve hüzünlü bir biyografik belgesel filmi.

Konu

Belgesel, çalkantılı bir hayat yaşayan ve 27 yaşında hayatını kaybeden şarkıcı Amy Winehouse’un hayatını konu alıyor.

Hakkında

Amy’nin yönetmen koltuğunda Asif Kapadia oturuyor.

Yapım, En İyi Belgesel dalında Oscar ve BAFTA ödüllerinin sahibi oldu.

3,4 milyon dolar bütçesi olan belgesel 22 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Dünyaca ünlü Caz sanatçısı Tony Bennett, Amy’i “bana göre, Ella Fitzgerald’la bir tutulmalıydı, Billie Holiday’le. Tanrı vergisi bir yeteneği vardı” diye tanımladı.

Amy Winehouse’un ailesi, yönetmen ve yapımcının Senna’daki başarısını öğrendikten sonra yapıma büyük bir destek verdiler. Derhal yapımcılara ellerindeki tüm videokasetleri ve fotoğrafları sağladılar. Fakat sonraları Amy’nin babası Mitch Winehouse, belgeselin Amy’nin ailesinin sanatçının hayatını negatif etkilediği gibi bir izlenim verdiğini ve özellikle hayatının son 3 yılında ailesi ile ilişkisinin gerçeği yansıtmadığını söyledi. Mitch belgesel için, Amy’nin severleri için daha önce hiç görmedikleri görüntüler içerdiği için izlemelerini ama sanatçının anlatılan genel portresini önem vermemelerini söyleyip yapımı, “absürd” olarak tanımladı. Mitch ayrıca belgeselin Oscar’a aday gösterildiği gün, “hala filmden nefret ediyorum” diye bir twit attı.

Metallica’nın solisti James Hetfield belgeseli izledikten sonra yapımdan esinlenerek Moth into Flame’ı yazdı. Şarkı grubun Hardwired… To Self-Destruct albümünde yayınlandı.

Yapım, yönetmen Asif Kapadia’ya En İyi Belgesel dalında ikinci kez BAFTA ödülünü kazandırdı. Yönetmen ilk ödülünü efsanevi F1 pilotu Ayrton Senna’nın hayatını anlattığı Senna ile kazanmıştı.

Grammy’de En İyi Albüm ödülünü Amy’nin idolü Tony Bennett’in sunması ve ödülü kazanması sırasında, sanatçının tepkileri belgeselin en can alıcı sahnelerinden biri.

Yapım, Rottentomatoes’da En İyi 100 Belgesel listesinde üst sıralarda yer alıyor.

Citizenfour

TÜR: Belgesel, Biyografi. SÜRE: 114 Dk. ÜLKE: Amerika, Almanya. YAPIM YILI: 2014. imdb: 8,1 rottentomatoes: %96.

2013’te Amerika Ulusal Güvenlik Dairesi’nin (NSA) gizli belgelerini medyaya ifşa ederek NSA tarafından yürütülen küresel izleme aletlerinin işletme detaylarını, Beş Göz ortaklarını ve birçok ticari ve uluslararası ortağı ortaya çıkaran NSA sızıntılarını başlatan Edward Snowden’in, o günlerinde birebir kaydedilen ve yaşadıklarını konu alan Citizenfour, oldukça başarılı bir belgesel.

Konu

ABD’li bilgisayar uzmanı, eski Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) ve eski Ulusal Güvenlik Dairesi (NSA) çalışanı olan Edward Snowden, yönetmen Laura Poitras’a şifrelenmiş mailler atarak, elinde gizli dinlemelerle ilgili çok önemli belgeler olduğunu ve basına ifşa edilmesi konusunda yardımlarını istediğini anlatır.

Hakkında

Citizenfour’un yönetmen koltuğunda Laura Poitras oturuyor.

Amerika galası New York Film Festivali ve İngiltere galası BFI Londra Film Festivali’nde yapılan belgesel, Oscar ve BAFTA’da En İyi Belgesel ödüllerinin sahibi oldu.

Yapım 3 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Snowden’in gizli belgeleri ifşa etmesi Pentagon evraklarını sızdıran Daniel Ellsberg tarafından ABD tarihindeki en önemli sızıntı olarak nitelendirildi.

Gazetelere yapılan siyasi baskılar sebebiyle Kasım 2013’e kadar The Guardian belgelerin yüzde birini yayımlayabildi.

Bir tartışma konusu olarak Snowden bazı çevreler tarafından kahraman, vatansever olarak bazı çevreler tarafından ise ihbarcı, muhalif ve hain olarak nitelendirildi.

Snowden’e göre onu belgeleri sızdırmaya iten tek neden “halkı onlar adına ne yapıldığı ve onlara karşı neler yapıldığı konusunda bilgilendirmek”ti.

Yapım, yönetmen Laura Poitras’ın 9/11 sonrasında olan biteni anlattığı üçlemenin son halkası. Üçlemenin ilk filmi 2006’da yayınlanan ve Amerikan işgali altındaki Iraklıları anlatan Ülkem, Ülkem (My Country, My Country) ve ikinci filmi 2010’da yayınlanan ve iki Yemenlinin Amerikalı askerler tarafından yakalandıktan sonra yaşadıklarını konu alan The Oath.

Yapım, Rottentomatoes’in En İyi 100 Belgesel listesinde yer alıyor.

Belgesel, Steven Schneider tarafından ölmeden önce izlenmesi gereken 1001 film arasında gösterildi.

2014’te emekli deniz subayı Horace Edwards belgesel yapımcılarını, “Amerikan halkı adına” Snowden’in bilgileri sızdırması konusunda kışkırttıkları ve yardımcı oldukları iddiasıyla dava etti. Ama davayı takip etmedi. Edwards ayrıca, yönetmenin 2013’te yayınladığı ve Greenwald ile Snowden’in görüşmelerinden bir bölümün yer aldığı kısa filmi öne sürerek belgeselin Oscar adaylığının kurallara aykırı olduğunu iddia etti. Fakat Akademi, “ilgili the Guardian görüşmesi filmde iki dakikadan daha az süre kullanılıyor” diyerek iddiayı reddetti.

Kurt Cobain: Montage of Heck (Kurt Cobain: Kahrolası Montaj)

Kurt Cobain Montage of Heck aka Kurt Cobain Kahrolasi Montaj

Twitter (@izlenecekfilm) Link: #izlenecekfilm 106

TÜR: Belgesel, Biyografi, Müzik. SÜRE: 145 Dk. ÜLKE: Amerika. YAPIM YILI: 2015. imdb: 7,6 rottentomatoes: %98.

Son 25 yılın en büyük rock yıldızlarından biri olarak gösterilen Nirvana’nın kurucusu Kurt Cobain’in yaptığı müzikten çok, iç dünyasına odaklanan ve buhranlarla dolu sıkıntılı iç yaşamını konu alan Kurt Cobain: Kahrolası Montaj, çok başarılı bir biyografik müzik belgeseli.

Kurt Cobain’in kendi notları ve karalamalarından yapılan kolajlar ve birçoğu ilk kez gün yüzüne çıkan çocukluğuna, eşi Courtney Love’la yaşamlarına ait ev videoları oldukça ilgi çekici.

Konu

1987-1994 yılları arasında tüm dünyada fırtına gibi esen Nirvana’nın solisti Kurt Cobain’in ailesinin desteğiyle hazırlanan Kurt Cobain: Kahrolası Montaj, sanatçının hüzün dolu iç yaşamını beyaz perdeye aktarıyor.

Hakkında

Kahrolası Montaj’ı, Brett Morgen yazıp yönetti.

Yapım, rottentomatoes’ın en iyi 100 belgesel listesinde yer alıyor.

Filmin Amerika’daki sınırlı sayıdaki gösteriminin ilk iki gününde 107 bin 55 dolar gişe hasılatı elde edildi.

Ivır Zıvır

Kahrolası Montaj adını, Kurt Cobain’in çıraklık eseri olan ve Nirvana’nın ilk albümü Bleach yayımlanmadan önce (1987-89 arası) babasının ve kendi arşivinden yararlanarak, araya bazı demo parçalarını ve çeşitli absürt ses kayıtlarını ekleyerek oluşturulan biri 36 ve diğeri 19 dakikalık iki ses kaydından alıyor.

Yapım, Kurt Cobain’in ailesinin işbirliğiyle yapılan ilk Kurt Cobain belgeseli olma özelliği taşıyor.

Brett Morgen, Cobain’in kızı Frances Bean Cobain’in filmin Sundance’teki ilk gösterimini izledikten sonra kendisine sarılarak “görmek istediğim filmi yaptınız” dediğini ifade etti.

Belgeselin yapım fikri Kurt Cobain’in dul eşi Courtney Love’dan geldi.

Yönetmen Brett Morgen ve ekibi, belgesel için 2007’de çalışmaya başladı ve 8 yıl boyunca Kurt Cobain’in ailesi ve yakınlarının arşivleri üzerinde araştırma yaptı.

Yönetmen Morgen, the Guardian’a verdiği röportajda sesi titreyerek, Cobain’in kızı Frances’ın babası öldüğünde 2 yaş civarlarında olduğunu ve ona ait hiçbir anısının olmadığını, belgeselde daha önce hiç görmediği ve olduklarından bile haberinin olmadığı, babasına ait videolar, notlar ve mektupların yer aldığını ifade etti.

Yönetmen Brett Morgan, Nirvana’nın bateristi Dave Grohl’u da belgesele katmayı planladığını ama sanatçının Sonic Highways’in çekimleriyle meşgul olduğunu, uygun olduğu da kendisinin filmin son halinden memnun olduğu için sanatçıyı eklemekten vazgeçtiğini söyledi.

Morgen, belgeseldeki röportajlar için model olarak 1974 yapımı Lenny filmini örnek aldı.

Frances, Cobain’in ebeveynlerinin ve kız kardeşinin, Kurt hakkında ilk kez bir belgesel için konuşmaları konusunda, onları ikna etme konusunda yardımcı oldu.

Courtney Love belgeseli, “20 yılda Kurt’a yakınlaşabildiğim kadar yakın” diye tanımladı.

The Salt of the Earth (Toprağın Tuzu)

Salt of the Earth aka Topragin Tuzu

Twitter (@izlenecekfilm) Link: #izlenecekfilm 86

TÜR: Belgesel, Biyografi. SÜRE: 110 Dk. ÜLKE: Fransa, Brezilya. YAPIM YILI: 2014. imdb: 8,4. rottentomatoes: %95.

Brezilyalı sosyal belgesel fotoğrafçısı Sebastião Salgado’nun kendi hayat hikâyesini ve çektiği fotoğraf karelerinin öncesini ve sonrasını anlattığı Toprağın Tuzu, başarılı bir biyografik belgesel filmi.

Salgado’nun fotoğraf karelerine dair verdiği bilgiler, çektiği fotoğraf karelerinin etkilerini kat ve kat arttırıyor.

Konu

Toprağın Tuzu, 40 yıl boyunca çektiği fotoğraflarla, “insan vahşetine” defalarca tanıklık eden bir fotoğrafçının, insana olan inancını kaybettikten sonra ruhunu hafifletmek için kendini doğaya adamasını konu alıyor.

Hakkında

Wim Wenders, Juliano Ribeiro Salgado ve David Rosier’in senaryosunu yazdığı Toprağın Tuzu’nun yönetmen koltuğunda Juliano Ribeiro Salgado ve Wim Wenders oturuyor.

Yapım, En İyi Belgesel Oscar’ına aday gösterildi. Cesar’da En İyi Belgesel ve Cannes’da, François Chalais, Ecumenical Jüri ve Un Certain Regard ödüllerini sahibi oldu.

3,6 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Sebastião Salgado hayatı boyunca, fotoğraflamak için 100’den fazla ülkeye gitti. Fotoğraflarının yer aldığı sergiler tüm dünyayı dolaştı ve fotoğrafları sayısız gazete ve kitapta kullanıldı.
Belgesel, Cannes’ın resmi bölümlerinden biri olan Un Certain Regard’da gösterilmek için seçilen 5 filmden biri olmayı başardı.

Ruanda ve Afrika’da yaşanan iç savaşlar sırasında evsiz kalmış mülteciler, Afrika’daki açlık, Kuveyt Savaşı sonrası yanan petrol kuyuları, Bosna Savaşı, Endonezya ve Güney Amerika’daki yerliler ve fakir insan manzaraları belgeselde yer alan ana başlıklardan birkaçı.

Belgesel adını İncil’deki Matta 5:13’den alıyor: “Yeryüzünün tuzu sizsiniz. Ama tuz tadını yitirirse, bir daha ona nasıl tuz tadı verilebilir? Artık dışarı atılıp ayakaltında çiğnenmekten başka işe yaramaz.”

Yapım, rottentomatoes’un en iyi 100 belgesel listesinde yer alıyor.

İzlenilen Yer: CerModern Açık Hava Sineması.

Al Midan (The Square / Meydan)

Al Midan aka The Square aka Meydan

Twitter (@izlenecekfilm) Link: #izlenecekfilm 96

TÜR: Belgesel, Dram, Tarih. SÜRE: 108 Dk. ÜLKE: Mısır, Amerika. YAPIM YILI: 2013. imdb: 8,2. rottentomatoes: %100.

2011 Ocak – 2013 Ağustos tarihler arasında Mısır’da yaşanan “Arap Baharı”nda olan biteni, birinci elden gözler önüne seren Meydan, oldukça başarılı bir belgesel filmi.

Gösteriler sırasında yaşanan, oldukça rahatsız edici görüntüleri de barındıran Meydan’ın en ilgi çekici yanlarından biri, Müslüman Kardeşler üyesi Magdy Ashour’un iki yıl içinde yaşadıklarının da konu edilmesi. Mübarek zamanında çok acı çektiğini söyleyen Magdy, aynı görüşte olmadığı bir sürü insanla birlikte Tahrir Meydanı’ndaki gösterilere katılıyor ama Mübarek sonrası başa gelen ordu karşıtı yapılan eylemlere Müslüman Kardeşler izin vermediği için katılamayıp, düşünceleri ile “görevleri” arasında sıkışıp kalıyor.

İki yıllık sürede, sadece özgürlük ve demokrasi için yola çıkan insanların, bir şeyler elde ettikleri için sevinmeye başladıkları her an siyasetin ve çıkarların işin içine girip her şeyi berbat etmesine defalarca şahit olmak ve aslında dünyanın her yerinde “bu işlerin” böyle yürüdüğünü görmek ise oldukça sinir bozucu.

Belgeselin sonunda Aida El Ayouby’nin eşlik ettiği Cairokee’nin Ya El Medan (Ey Meydan) adlı şarkısı ve sözleri de çok güzel.

Konu

30 yıl Mısır’ı yöneten Hüsnü Mübarek’in gitmesini isteyen, farklı görüşlere sahip on binlerce Mısırlının toplandığı Tahrir Meydanı merkezli halk gösterilerinden itibaren, el kameralarıyla çekilmeye başlanan belgesel, Müslüman Kardeşler üyesi Magdy Ashour, bir daha terk etmemek üzere ülkesine geri gelen, yurtdışında doğmuş bir Mısırlı olan Khalid Abdalla, devrimin müzisyeni olarak tanınan ve meydandaki gösteriler sırasında bestelediği şarkıları söyleyerek insanlara moral veren Ramy Essam, “özgürlük, herkes içindir!” diyerek gösterilere katılan Aida Elkashef ve Ahmed Hassan’ın gözünden iki yıl içinde Mısır’da yaşananları ve büyük değişimi anlatıyor.

Hakkında

Meydan’ı Jehane Noujaim yönetti.

Yapım, En İyi Belgesel dalında Oscar’a aday gösterildi. Emmy Ödülleri’nden üçünü kazandı ve Sundance Film Festivali’nde Dünya Sineması – Belgesel ödülünün sahibi oldu.

1,5 milyon dolar bütçesi olan belgesel, Amerika’da 124 bin 244 dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Belgesel, Oscar’a aday gösterilen ilk kitle kaynaklı yapım oldu.

Meydan, rottentomatoes’un en iyi 100 belgesel listesinde üst sıralarda yer alıyor.

Yapımın ilk gösterimi 17 Ocak 2013’te Sundance Film Festivali’nde yapıldı ve ödül kazandı. Mısır’da yaşananlar devam ettiği için, 2013 yazında belgeselin sonu bir kere daha düzenlendi.

17 Ocak 2014’te Amerika’da sınırlı sayıda gösterime giren belgesel, Internet üzerinden yayın yapan medya sağlayıcısı Netflix tarafından yayınlanarak, belgeselin son hali dünyada servis edildi.

Belgeselden;

Ahmed Hassan’ın, “İzin verin size tüm bu hikâye nasıl başladı anlatayım. Mısır; şereften yoksun yaşıyordu. Adaletsizlik, her yerdeydi. Devrimden önce, sürekli iş değiştirirdim. Çalışmaya, sekiz yaşında başladım. Beşinci sınıfta, okul parasını ödemek için sokaklarda limon satardım. Bu ülkede, daha iyi bir gelecek için ümit yoktu. Haksız bir rejim ve diktatörü bizleri kısıtlıyordu. Rejimin başındaki Mübarek, bizleri otuz yıl Tehlike Yasası’nın gölgesinde zorla yaşattı. Ben tüm hayatımı Mübarek’in adaletsizliği altında yaşadım. Rejim, her zaman halkın zararına işledi. İnsanlar işkenceye, elektro şoka, öldüresiye dövülmeye maruz kalırdı. Kimse siyaset hakkında konuşmaya cüret edemezdi. Siyaset, sadece rejim için vardı” sözleriyle başlayan Meydan,

* * *

Bu devrimin başarılı olup olmadığını uzunca bir süre bilemeyeceğiz. Devrimin amacı olan; ekmek, özgürlük, sosyal adalet, onur gibi şeylere iki yılda ulaşmamız imkansız. Yapılabilecek tek şey, bunların gerçekleşmesi için zemin hazırlamak.

Hakların yoksa, çantada keklik sanılıyorsan, sana yalan söyleniyorsa, öldürülüyorsan bazı şeyler bayağı netleşiyor. Bence burada olan şey, bireysel olarak örgütlerden güçlü olduğumuzu kanıtlamamız. İnsanları harekete geçiren içlerindeki esas duygular. Bu duyguları nasıl öldürürsün, bilmiyorum.

* * *

Vicdan aradığımız kadar lider aramıyoruz. Lider dediğin nedir ki? Çözümü cennetten mi indirecekler? Bunu yapamazlar. Olay şu ki; eğer toplum içinde bu vicdanı yaratabilirsek iyi bir cumhurbaşkanı bulabiliriz. Bizi yönetecek bir lider aramıyoruz. Çünkü Tahrir’e giden herkes bir liderdir. Biz, vicdan arıyoruz.

Dip Not: 13 Ekim 2014’de yayımlandı, 30 Temmuz 2015’de güncellendi.

Cairokee ft Aida El Ayouby – Ya El Medan

Cairokee ft Aida El Ayouby – Ya El Medan (Türkçe Altyazılı)

L’image Manquante (The Missing Picture / Eksik Resim)

L'image Manquante aka The Missing Picture aka Eksik Resim

Twitter (@izlenecekfilm) Link: #izlenecekfilm 8

TÜR: Belgesel, Dram. SÜRE: 92 Dk. Ülke: Kamboçya, Fransa. YAPIM YILI: 2013. imdb: 7,4. rottentomatoes: %99.

2014’de En İyi Yabancı Dilde Film Oscar’ına aday olan Kamboçya-Fransa ortak yapımı Eksik Resim, her şeyiyle dört dörtlük bir belgesel.

L'image Manquante aka The Missing Picture aka Eksik Resim - Figur 2

Kamboçya’da gerilla savaşlarıyla iktidarı ele geçiren, Pol Pot liderliğindeki, Maocu çizgideki radikal komünist Kızıl Kmerler’in, 1975-79 yılları arasında ülkede yaşayan insanlar üzerinde yaptığı adeta deneysel çalışma ve katliamı konu alan Eksik Resim’in yarısı o dönem çekilmiş görüntülerden, yarısı ise kilden yapılmış küçük heykelciklerden oluşuyor.

L'image Manquante aka The Missing Picture aka Eksik Resim - Figur 1

Tüyler ürpertici bir konuya sahip olan filmin anlatımı, müzikleri ve heykelcikler ile eski görüntüler arasında kurulan bağlantılar çok başarılı.

Konu

Eksik Resim, 1975-79 yılları arasında Kızıl Kmerler’in başında Kamboçya’yı yöneten ve milyonlarca insanın ölümüne sebep olan Pol Pot’un iktidarı döneminde 13 yaşında olan bir Kamboçyalı’nın gözünden yaşanan büyük dramları anlatıyor.

Hakkında

Eksik Resim’in senaryosunu Rithy Panh yazdı ve yönetti.

2014′de Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ına aday olmasına rağmen ödülü İtalyan yapımı La Grande Bellezza’ya kaptırdı.

Eksik Resim, bugüne kadar Kamboçya adına Oscar’larda yarışan ilk film oldu. Daha önce Kamboçya, 1994’de Rice People ve 2012’de Lost Lover filmlerini akademiye aday olarak sunmuş fakat yapımlar yarışma hakkını elde edememişlerdi.

Yapım, rottentomatoes’un en iyi 100 belgesel listesinde üst sıralarda yer alıyor.

Filmin anlattığı dönemle ilgili enteresan birkaç bilgi; (tr.wikipedia)

20. yüzyılın en kanlı rejimlerinden biri kabul edilen Kızıl Kmer iktidarı, bütün dünyada hiçbir Marksist yönetimin başvurmadığı kadar aşırı bir şiddet uygulamasına girişti. Ülkedeki meslek sahiplerinin ve teknik elemanların hemen hepsi yok edildi. Kentlerde yaşayan milyonlarca kişi zorla köylere yerleştirilerek, kolektif çiftliklerde çalışmaya zorlandı. Rejim düşmanı ilan edilenler aileleriyle beraber toplu olarak katledildi. Bu dönemde ekonomik sistemin felce uğraması nedeniyle baş gösteren açlık ve salgın hastalıklar sonucu ölenlerin sayısının, siyasi nedenlerle öldürülenlerle birlikte 3 milyon (nüfusun üçte biri) olduğu tahmin edilmektedir.

1979’dan 1997 Temmuzuna kadar Kamboçya’nın Çin ve Tayland sınırındaki ormanlık bölgede gerilla hareketine devam eden Pol Pot’un bu ülkeler tarafından desteklendiği iddia edildi.

Çin HC destekli Kızıl Kmerlerlerin lideri olan Pol Pot’un ideolojisine göre, ülkede sadece köylü sınıfı olmalıydı. Bu amaçla ülkenin tüm aydınlarını, bilim adamlarını, sanatkârlarını, kısacası köylü sınıfını oluşturmayan tüm Kamboçyalıları ağır koşullar altında pirinç tarlalarında çalışmaya zorladı. Çalışamayanlar ve muhalefet edenler Ortaçağ işkence yöntemleriyle öldürüldüler. Gözlük ve saatler de dahil olmak üzere tüm teknolojik aletler yasaklandı. Pol Pot yönetiminde dünyanın en büyük katliamlarından birini yaptılar. Verilere göre 3 milyon Kamboçyalıyı öldürdüler (1975-1979). Bu katliamlar Vietnam ülkeyi işgal edinceye kadar sürdü.

1997 Temuzunda Kral Sihanouk’un oğlu Prens Ranaridh’e bağlı kuvvetlerle işbirliği yaparak başkenti ele geçirmeye çalışan Pol Pot’a bağlı Kızıl Kmerler, eski başbakan Hun Sen’e bağlı hükümet kuvvetlerince püskürtüldü. Son başarısız girişiminden dolayı yandaşlarınca ömür boyu ev hapsine mahkûm edilen Pol Pot’un sağlık durumu da gittikçe kötüye gitmeye başladı.

Pol Pot ölümünden birkaç ay önce kendisiyle yapılan bir röportajda, milyonlarca insanın öldürülmesiyle alakalı vicdanen rahat olduğunu, bunları kendi başına yapmadığını açıklamıştı.

Kızıl Khmerler 1997’de Pol Pot’un ölümüyle tamamen dağıldı. Bugüne kadar hiçbir Kızıl Khmer yargılanmamıştır.

Taxi to the Dark Side (Karanlığa Taksi)

Taxi to the Dark Side

Twitter (@izlenecekfilm) Link: #izlenecekfilm 90

TÜR: Belgesel, Suç, Savaş. SÜRE: 106 Dk. ÜLKE: Amerika. YAPIM YILI: 2007. imdb: 7,8. rottentomatoes: %100.

11 Eylül’den sonra Amerika’nın, önce Afganistan ardından da Irak’ta yaptığı sınır ötesi harekâtlarda tutukladığı insanları sorgularken kullandığı işkence tekniklerini konu alan Karanlığa Taksi, oldukça iç burkucu, karanlık ama bir o kadar da başarılı bir suç savaş belgesel filmi.

Belgeselde, Afganistan’daki Bagram Hava Üssü, Irak’taki Ebu Gureyb hapishanesi ve Küba’daki Guantanamo’da yaşanan insanlık dışı uygulamaların, sorgulama tekniklerinin ve işkencelerin tüm ayrıntılarını, kimlerin emriyle ve nasıl uygulandığını, birinci ağızdan tanıklardan dinliyorsunuz.

Birçok sahne ve fotoğrafın büyük rahatsızlık verdiği belgeseldeki en ilginç bilgilerden biri, CIA’in Guantanamo’yu sorgulama tekniklerini geliştirmek için adeta bir laboratuvar gibi kullanmış olması.

Konu

Amerika’nın 11 Eylül’ün ardından Afganistan ve Irak’ta yaptığı sınır ötesi harekâtlarda tutukladığı kişileri sorgularken yaptığı insanlık dışı uygulamaları ve işkenceleri konu alan belgeselin çıkış noktası, bombalı bir saldırıyı düzenleyen iki kişiyi arabayla taşıdığı gerekçesiyle tutuklanan ve 5 gün içinde ölen Afgan taksi şoförü Dilawar.

Hakkında

Karanlığa Taksi’yi Alex Gibney yazıp yönetti.

Yapım, En İyi Belgesel Oscar’ının sahibi oldu.

Belgesel Amerika’da sadece 280 bin dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Yönetmen Alex Gibney, En iyi Belgesel Oscar’ını kabul konuşmasında, “Bu ödülü bizlerle birlikte olmayan iki kişiye adıyorum. Biri genç Afgan taksi şoförü Dilawar, diğeri ise bahriyeli bir asker olan ve her şeyin kanunlar çerçevesinde olması gerektiğine olan inancı nedeniyle bu belgeseli yapmakta beni zorlayan babam. Belki bir umut, Amerika’yı karanlık bölgeden aydınlığa hep beraber taşıyabiliriz” dedi.

Bush yönetimini oldukça sert bir şekilde eleştiren ve suçlu ilan eden Karanlığa Taksi, Bush döneminde yayınlandı ve En İyi Belgesel Oscar’ını kazandı.

Belgeseldeki anlatıcı görevini, filmin yazarı ve yönetmeni olan Alex Gibney üstlendi.

Yapımın ilk gösterimi Nisan 2007’de Tribeca Film Festivali’nde yapıldı ve yarışma bölümünde En İyi Belgesel ödülünü kazandı.

Discovery Channel, Haziran 2007’de belgeselin yayın haklarını satın aldı. Fakat Şubat 2008’de, ABD Başkanlık seçimi sürecinde belgeselin tartışmalı içeriğinin kanalın seyirci profiline darbe vuracağı düşüncesiyle televizyondan yayınlamayacağını duyurdu. Aynı dönemde HBO, belgeselin yayın haklarını satın alıp Eylül 2008’de yayınlayacağını duyurmasının ardından Discovery Channel, ivedi bir şekilde 2009’da (yani Bush’un görevinden ayrılmasının ardından) belgeseli yayınlayacağını duyurdu. Bu açıklamanın bir sebebi de, yönetmen Gibney’in Mart 2008’deki Oscar töreninde En İyi Belgesel ödülünü kazanması durumda yapacağı kabul konuşmasında, kanaldan kötü bir şekilde bahsetme olasılığının endişesiydi.

Belgesel, 8-18 Ekim 2007 tarihinden başlamak üzere 30 farklı ülke televizyonunda yayınlandı. BBC, 106 dakikalık belgeselde sansür uygulayarak 79 dakikasını yayınladı.

Yapım, rottentomatoes’un en iyi 100 belgesel listesinde üst sıralarda yer alıyor.

Dip Not: 4 Mayıs 2014’de yayımlandı, 30 Temmuz 2015’de güncellendi.

The Invisible War (Görünmez Savaş)

Invisible War - Gorunmez Savas

TÜR: Belgesel, Suç, Dram. SÜRE: 93 Dk. ÜLKE: Amerika. YAPIM YILI: 2012. imdb: 7,6. rottentomatoes: %98.

Amerika Birleşik Devletleri askeriyesinde yaşanan cinsel suçları ve sonrasında “olamayanları” konu alan Görünmez Savaş, oldukça başarılı ve bir o kadar da hüzünlü bir belgesel.

Konu

Görünmez Savaş, Amerika Birleşik Devletleri askeriyesinde cinsel taciz ve/veya tecavüze uğrayan erkek ve kadınların haklarını hiçbir şekilde arayamamasını konu alıyor.

Hakkında

Kirby Dick, Amy Ziering ve Douglas Blush’un senaryosunu yazdığı Görünmez Savaş’ın yönetmen koltuğunda Kirby Dick oturuyor.

En İyi Belgesel dalında Oscar ödülüne aday gösterilen yapım, ödülü Sugar Man’in İzinde’ye (Searching for Sugar Man) kaptırdı.

Belgesel, törenlerde toplam 22 ödüle aday gösterildi ve Şikago Film Eleştirmenleri’nden En iyi Belgesel, Dallas Uluslararası Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü dâhil, 9 tanesinin sahibi oldu.

Film sadece 71 bin 968 dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Filmin sonunda, “14 Nisan 2012’de, Savunma Sekreteri, Leon Panetta bu filmi izledi. İki gün sonra, birlik komutanları için kovuşturma kararı aldı. Ama bu yeterli değil” yazıyor. Bilgi doğru fakat aynı zamanda yanıltıcı. Çünkü görevi kötüye kullanmakla suçlanan birim komutanlarının yerleri değişebilir olsa da, kuvvet komutanları savcılık dosyasını hala beklettikleri için başka bir işlem yapılmamış durumda.

Belgeseldeki en meşhur sözlerden biri Amerika Birleşik Devletleri sahil koruma görevlisi Kori Cioca’ın, “Her ne şekilde olursa olsun, hizmet için gösterdiğin fedakârlık için teşekkürler. Tanrı seni korusun” sözü.

Film, rottentomatoes seçim kriterlerini değiştirmeden önce, sitenin En iyi 100 Film Listesi’nde 17. sırada yer alıyordu.

Yapım, rottentomatoes’un en iyi 100 belgesel listesinde yer alıyor.

Dip Not: 27 Ağustos 2013’de yayımlandı, 17 Haziran 2015’de güncellendi.

Imposter (Hayat Avcısı)

The.Imposter.aka.Hayat.Avcisi

TÜR: Belgesel, Biyografi, Gerilim. SÜRE: 99 Dk. ÜLKE: İngiltere, Amerika. YAPIM YILI: 2012. imdb: 7,5. rottentomatoes: %95.

Gizemli bir hikâyeye, nefis bir anlatıma ve “gerçekçi bir oyunculuğa” sahip olan Hayat Avcısı, oldukça başarılı bir biyografik gerilim belgesel filmi.

Belgeseli izlerken, hikâyenin inanılmazlığı ile gerçekliği arasında gidip gidip geliyorsunuz. Özellikle son bölümde okların “konunun anlatıcıları”na dönmesi ise oldukça garip bir deneyim.

Konu

13 Haziran 1994 yılında San Antonio, Teksas’ta, 13 yaşındaki Nicholas Barclay kaybolur. 3 yıl sonra polis, aileye, Nick’in İspanya’da bulunduğu söyler. Fakat gerçek hiç de böyle değildir. 7 Ekim 1997’de İspanya’nın Linares şehrinde polis 14-15 yaşlarında olduğunu sandığı korkmuş, üzerinde kimlik ve belge bulunmayan bir adam bulurlar. Zanlı Adım adım kafasındaki planı oynar ve polisi Nicholas Barclay olduğuna ikna eder.

Hakkında

Adam O’Brian, Anna Ruben ve Cathy Dresbach’in senaryosunu yazdığı Hayat Avcısı’nın yönetmen koltuğunda Bart Layton oturuyor.

Yapım, BAFTA’da Bir İngiliz Yazar / Yönetmen ya da Yapımcının En İyi Çıkış Filmi Ödülü’nün sahibi oldu. Ayrıca aynı törende En iyi Belgesel ödülüne aday gösterildi ama Sugar Man’in İzinde’ye (Searching for Sugar Man) kaybetti.

Belgesel, rottentomatoes’da %95 taze olarak değerlendiriliyor.

Hayat Avcısı, 2 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Hayat Avcısı, televizyon için birçok belgesel çeken yönetmen Bart Layton’ın ilk uzun metrajlı filmi.

Filmin tamamı belgesel tarzında, gerçek ve rol yapılan röportajlar, televizyon görüntüleri ve biyografi filmi içeriği çoğu zaman birbiri ile dram dizilerinde olduğu gibi karışmış durumda. Gerçek seyircinin filmin neresinin gerçek veya rol yapıldığını dikkatli bir şekilde takip etmesi gerekiyor.

Film dünya genelinde olumlu eleştiriler aldı. İngiltere merkezli bir sinema dergisi Total Film ve The Guardian’dan film eleştirmeni Peter Bradshaw filme beş yıldız verdi.

Yapım, 2012 yılında Seattle Uluslararası Film Festivali’nde ve Temmuz ayında Revelation Perth Uluslararası Film Festivali’nde gösterildi.

2010 yılında Natalie Carter’ın aynı hikâyede bazı değişiklikler yaparak senaryosunu yazdığı ve Jean-Paul Salome’un yönettiği Kanada, Fransa ve Amerika ortak yapımı olan Bukalemun (The Chameleon) adında bir film çekildi. Fakat çok olumsuz eleştiriler aldı.

Yapım, rottentomatoes’un en iyi 100 belgesel listesinde yer alıyor.

Dip Not: 29 Mayıs 2013’de yayımlandı, 27 Mayıs 2015’de güncellendi.