Nis 25 2012

Lindt – Passion Noir Caramel & Fleur de Sel

Aynı seriden daha önce Passion Au Lait Orange & Pistache‘i (Karamelize edilmiş portakal, fıstık ve bademli sütlü çikolata) denemiş ve çok sevmiştim. Bu ise dörtlü seriden denediğim ilk “dark” çikolata. İçeriği ise yine çok farklı; sert karamel ve deniz tuzu…

Daha önce yine Lindt’in deniz tuzlu dark çikolatası olan A Touch of Sea Salt‘ı denediğimden tadına pek şaşırmadım. Hatta sert karamel ile tuzun çok yakıştığını düşündüm.

Dip not: Benim aldığım çikolata paketinin ön yüzü üsttekinden biraz farklı. Ama arka yüzü aynı…

Share

Nis 18 2012

Milka – Dare to Smile

Milka, Dare to (Cesaret Et) adında yeni ve limitli bir çikolata serisi çıkartmış. Geçen hafta yolda giderken Dare to Love’ın paketini görmüş ve merak etmiştim. Cuma günü marketten edindim. Normal Milka’nın içine m&m gibi renkli çikolatalar koymuşlar. İlginç görüntüsü dışında pek ilgimi çekmedi.

Bugün ise markette aynı seriden Dare to Smile’ı gördüm ve aldım. Smile’ın içine patlayan şeker koymuşlar. Çikolatanın erime hızı da çok iyi. Böyle olunca hem ağızda hızlıca eriyen hem de patlayarak eğlendiren/çocukluğa döndüren bir çikolata çıkmış ortaya.  Çok hoşuma gitti.

Sırada Dare to Kiss var. Gördüğüm anda deneyeceğim :)

Share

Mar 12 2012

Ferrero – Giotto

2-3 yıl kadar önce Türkiye’de (bana göre) dünyanın en güzel ilk 3 çikolatasından biri olan Raffaello satılmıyordu. Bu yüzden genelde yurtdışına gidince ya da giden-gelen biri olunca ediniyorduk. Bu durumdan haberdar olan ve Almanya’da yaşayan amcaoğlu Serdar, Ali amcamla birlikte Rafello göndermişti. Yanına da bonus olarak kutuya yine Ferrero’nun Giotto adında bir çikolatasını iliştirmişti…

Uzun ince bir paket içinde 9 tane küçük bilye şeklindeki Giotto’nın ortasında çikolata kreması onun üstünde çok ince bir gofret ve en dışta fındık parçacıkları serpilmiş çikolata vardı. Bayılmıştım. Fakat bugüne kadar Türkiye’de hiçbir yerde satıldığını görmedim.

Dün amcamlarda diğer kuzen Süleyman, Serdar’ın yine Giotto gönderdiğini söyledi ve 4′lü paket verdi. Sevindirik oldum. Eve gider gitmez bir kutuyu iç ettim… Nefisti…

Uzun lafın kısası, Rafaello ya da Bueno seviyorsanız buna da bayılırsınız :)

Dip not: Ferrero’ya cv’mi göndermeye karar verdim. :)

Share

Ara 2 2011

Zambo – Beyoğlu Çikolatası

Yıllar önce bir İstanbul gezisinde Hakan ile İstiklal’de yürüyorduk. Mavi bir ufak büfenin önünden geçerken çikolata sevdiğimi bildiği için “Beyoğlu çikolatası yedin mi?” diye sormuştu. Önce afallamış ama sonrasında kafa buluyor diye ben de kafa bulmaya kasmıştım. Ama Hakan çok ciddiydi. Hatta şaşkın. “Nasıl bilemezsin oğlum! Adamlar 50 yıldır yapıyorlar ve çok bilindik bir şeydir…” Aslında büfenin yanından defalarca geçmiştim ve cama dizilmiş bol fındıklı ama “ambalajsız” çikolatalar hiç de ilgimi çekmemişti. O gün alıp denemiştim ve çikolatanın çok güzel olduğunu görmüştüm…

Geçenlerde Aylin bir İstanbul seyahatinden sonra “Beyoğlu’ndan çikolata aldım. Nefisti” demesinin ardından üstte bahsettiğim anlarım canlanmıştı. Geçen Pazar “Yenilsen de Yensen de”ye katılmak için İstanbul’a gittiğimde Beyoğlu çikolatası da aldım. Zambo marka çikolata artık ambalajlanmış ve çeşitlenmişti. Klasik olarak yine abarttım ve bitter (sade, fındık, fıstık) ve sütlü (sade, badem, fındık, fıstık) olmak üzere 7 farklı çeşitten de birer tablet aldım.

Orta yaşlı ve beyaz saçlı satıcı abiye “Ankara’ya götüreceğim” dediğimde, “Kesin bir daha isteyecekler” dedi. Ben de “Zaten yedik ve çok seviyoruz. Bir kere daha almak istedik” dedim ve abinin çok hoşuna gitti.

Çikolata yine çok güzeldi. Bir şekilde görürseniz deneyin derim…

Nette araştırma yaparken Zambo çikolataları ile ilgili 2005 yılında yayınlanmış enteresan birkaç bilgi buldum. Buyrun;

“Beyoğlu İstiklal Caddesi’nde yürüyüp de küçük çikolata büfelerini görmeyen yoktur. Sayısı üçü geçmeyen bu büfelerin vitrininden tezgahına kadar her tarafı çikolatayla kaplıdır. Üstelik çikolataların hepsi ambalajsız, bazıları yaldızlı kağıtla kaplıdır. Açıkta olduğu için her görenin iştahını kabartır! Hele içinden fırlayacak gibi duran fındıkları görüp de bu çikolatalardan almadan geçip gitmek irade ister. Büfelerin camındaki meşhur ‘Beyoğlu Çikolatası’ yazısı ise çikolataların çekiciliğini artıran başka bir neden. Bu çikolatalar hakikaten meşhur! Çünkü neredeyse yarım asırlık geçmişi olan bu nostaljik çikolatanın İstanbullular’ın hatıralarında bir yeri olduğu kesin… Bu arada meşhur ‘Beyoğlu Çikolatası’nın şimdiye kadar İstiklal Caddesi dışında başka hiçbir semtte ya da şehirde satılmadığını da belirtelim. Ama birkaç aya kadar bu muhteşem tadı pek çok yerde bulabileceğiz. Peki, bu çikolataların özelliği ne, nasıl meşhur olmuş, neden İstiklal Caddesi’nden başka bir yerde satılmıyor? İşte bu soruların cevapları… Öncelikle her ne kadar ambalajsız olduğu için ön plana çıkmasa da bu çikolataların bir markası olduğunu söyleyelim; Zambo.

Zambo, İsmail Özgey tarafından 1950 yılında kurulmuş. İlk önce sakızı çıkmış. Teneke kutularda satılan Zambo sakızları o dönem çok popülermiş. Karaköy’deki küçük imalathanede sakızın ardından çikolata üretimi başlamış. Çikolatalar, alışverişin kalbinin attığı yerde, yani Beyoğlu’nda bir büfede İstanbullular’ın beğenisine sunulmuş. İsmail Özgey, çikolatanın hammaddesi olan kakaoyu Afrika’dan bizzat kendisi getiriyormuş. Zambo ismi ile logodaki zenci kadın portresi de İsmail Bey’in Afrika ile olan bu ticaret ilişkisinden dolayı ortaya çıkmış. İsmail Bey önceleri sade olarak ürettiği çikolatanın maliyetini düşürmek için içine, o yıllarda çok ucuz olduğu için fındık koymaya başlamış. Fındıklı Zambo çikolatası o kadar çok sevilmiş ki ilerleyen yıllarda fındık kakaodan daha pahalı hale gelmesine karşın “fındık”tan vazgeçmemiş, İsmail Bey… Daha sonra çocukları 1983 yılına kadar Karaköy’deki atölyede fındıklı çikolata üretmeye devam etmiş. Bu tarihte Zambo’ya pastane ustası olan Hilmi Köksal ortak olmuş. Kısa bir süre sonra da İsmail Bey’in çocukları Zambo’yu tamamen Köksal ailesine bırakmış…”

Haberin devamında da kısaca İsmail Bey’in çocuklarının Zambo’nun üretimini çoğaltıp İstanbul’da İstiklal dışında birkaç yerde daha çikolatayı satışa çıkaracaklarından bahsediyor…

Share

Kas 30 2011

Lindt – Passion Au Lait Orange & Pistache

İsviçre’nin en ünlü ve eski (1845) çikolata markalarından olan Lindt’in D&R Tunalı’da bir standı var. Tunalı’daki buluşmaları beklerken genelde D&R’da oluyorum. Bu nedenle de ilk baktığım yerlerden biri bu stant. Geçenlerde gözüme Passion au lait Orange & Pistache çarptı.

Karamelize edilmiş portakal, fıstık ve bademli sütlü çikolata. Ambalajının çikolatayı gösteren saydam bölümlü olması  ve çikolatanın herhangi bir kıracak izinin bulunmaması çok ilginç. Portakal ağırlıklı bir tadı var. Benim çok hoşuma gitti.

Share

Kas 8 2011

Eti – Browni Intense

Çok fazla kek arayan biri değilimdir. Genelde sadece çok “ıslak” olursa yerim. Bu yüzden Browni’yi hep farklı tutmuşumdur. Eti Browni Intense’e yapılan övgüleri ilk duyduğumda, aklımdan çok da büyük şeyler geçmiyordu. Ama denediğimde… Cidden çok farklı idi. Hem tadı, hem kıvamı, hem de içeriği çok uyumluydu.

Sonraları iki farklı yeme şeklini duymuş ve denemiştim. Birinde, buzdolabında bekletip soğuk olarak, bir diğerinde ise mikrodalga fırında orta kıvam ısıtıp yemiştim. Sıcak hali daha çok hoşuma gitmişti… Sonradan üçüncü bir yeme şekli daha buldum. Orta kıvamda ısıtıp bir top dondurma ile denemenizi öneririm…

Share

Kas 8 2011

Milka – Üzümlü Fındıklı

Milka’nın Türkiye’de satılmaya başladığı ilk günlerde en çok ilgimi çeken çikolatası “Üzümlü Fındıklı” idi. O güne kadar çikolatayı ya sade ya da fındıklı, fıstıklı gibi tek çeşitli olarak yemiştim. İçinde hem üzüm bulunması hem de iki farklı içeriğe sahip olması garibime gitmişti ama ilk kez yediğimde fındık ile üzümün çok güzel bir uyum sağladığını fark etmiştim. Uzunca bir süre sürekli bu çikolatadan yedim. Gerçi artık tahtını birçok çikolata ele geçirdi ama yine de arada yemekten zevk alırım.

Share

Kas 8 2011

Milka – Lila Pause

Sanırım yediğim ilk çilekli çikolata, Milka Lila Pause idi. Her markete gittiğimde ya Lila Pause ya da Luflee ile geri dönerdim. Çileğin ekşimsiliği ve (nedense) hala garibime giden pirinç patlağının çikolata ile birleştiği Lila Pause’u hala çok severim. Sanırım bir de fındıklısı vardı ama ona karşı hiç özel bir ilgim olmadı.

Share

Kas 4 2011

Milka – Dessert Au Chocolat

Milka Dessert Au Chocolat, eğer Mousse (iyice ezilerek püre haline getirilmiş çikolata içine karlaşıncaya kadar çırpılmış yumurta akı ve krema ya da her ikisinin birden karıştırılmasıyla elde edilen “yumuşak çikolata”, tr.wikipedia) seviyorsanız kesinlikle denemenizi önereceğim çikolataların başında geliyor.

Sonraki bir konumuz ama Mousse deyince aklıma bir de Lindt’in “Mousse Au Chocolat” serisi geliyor. Seride, beyaz, sütlü, dark ve içeriğine göre bol çeşit mevcut.

Share

Kas 2 2011

Ritter Sport – Strawberry Joghurt & Marzipan & Mousse au Chocolat

Dün 365 Migros’ta amaçsızca dolaşırken, ünlü Alman çikolata markası Ritter Sport’un ürünlerinin olduğu stantta duraksadım. İstanbul’da güzel bir lokantada olduğu için nispet yapan, “çikolata sever” Aylin’e ilgimi çeken üç RitterSport’un isimlerini yazıp “sence hangisini alayım?” diye mesaj attım. Bu arada içimden Marzipan’ı seçeceği geçiyordu. Ama her zamanki gibi cevabı beklemeden üçünü de aldım ve kasaya yöneldim. Sonra “tabii ki Marzipan” diye bir mesaj geldi. Gülümsedim ve “üçünü de aldım” diye cevap attım…

Eve gidiş yolunda aklımda Earl Grey ile birlikte Ritter Sport’ları denerken Dexter’ın son bölümünü (s6.e5) izlemek vardı.

Earl Grey eşliğinde, önce bitter Mousse au Chocolat’ı denedim. Hem bitterin koyuluğu hem de Mousse’nin tadı ve kıvamı çok hoşuma gitti. Aynı tarzda en son Milka’nın Dessert Au Chocolat‘ını denemiştim. O da gayet başarılı idi. Çikolatadan olsa gerek Earl Grey daha bir güzel gidiyordu…

İkinci olarak çilekli yoğurtluyu (Strawberry Joghurt) denedim. Daha önce Milka’nın çilekli yoğurtlusunu denemiştim ama Ritter Sport’un ki daha çok hoşuma gitti. Çünkü çilek, ağızda ekşimsi bir tat bırakıyordu. Geçenlerde ilk kez yediğim ve çikolata bitince ağızda baskın bir ekşimsi tat bırakan Chocolat Stella Baobab Meyveli çikolatası aklıma geldi.

Son olarak Marzipanlıyı denedim. Çikolata içindeki badem ezmesinin oranı çok iyi ayarlandığından hem çikolatanın hem de badem ezmesinin tadını tam olarak alabiliyorsunuz…

Kısacası güzel bir akşam oldu…

Share