10. Deplasmanım ve 2. (ve son) Kez Ali Sami Yen (443 km)

Mehmet Ali Cetinkaya - 11 Aralik 2010 Galatasaray0-2Genclerbirligi -4-

Ali Sami Yen Stadyumu’nun Ankara 19 Mayıs Stadyumu’na uzaklığı: 443 km.

Birkaç hafta önce “Ali Sami Yen’deki son lig maçına gidelim” diye düşünmüştük. Günler yaklaştıkça hava durumu netleşmeye başladı. Bahar gibi giden hava sıcaklıkları cumadan itibaren ciddi düşüyor ve kar yağışı geliyordu. Kararımızı verdik ve otobüs biletlerimizi aldık. Cuma günü 18.30’daki otobüse yetişmek için 17.15’de Turan Güneş’ten dolmuşla yola çıktığımda Ankara’da bugüne kadar gördüğüm en sıkışık trafiği gördüm. Azcık yağmur yağmıştı ve böyle olmuştu… 20 dakikada Turan Güneş’ten sadece Atakule’ye gelmiştik ve Hoşdere tamamen dolu idi… Dolmuştan inip karşıya geçip taksiye bindim. Taksici “zor yetişiriz” hareketleri yapsa da Oran-Konya yolu şeklinde büyük bir şans eseri otobüse son dakikada yetiştim. İşin en kötü yanı İstanbul’a 35 liraya giderken Atakule-AŞTİ arasına 35 lira vermiş olmamdı…

İstanbul’a vardığımda kafama dank eden ilk şey yanıma Gençler atkısı almayı unuttuğumdu. Neyse ki İstanbul’da ki arkadaşım Erdim’de (aka Pascal Nouma) vardı da onu kaptım.

Cumartesi günü Erdem ve İstanbul’dan maça geleceklerle Taksim’de buluşmak için yola koyulduğumda, ara sıra yağan karı bir anda buza çevirip önüne alan ve sert bir şekilde savuran rüzgarla yüzleşiyordum.

11 Aralik 2010 Galatasaray0-2Genclerbirligi Mac Bileti

Cumartesi günü Taksim’de bile çok seyrek insan olması zaten havanın normal olmadığını gösteriyordu. Biletix’den biletimi cebime koyup, kısa bir süre önce İstanbul’a taşınan Adem’le buluştum. Biraz muhabbetin ardından aramıza Ankara’dan gelen Erdem (aka Zeynel Soyuer) katıldı. Maç öncesi koreografi ve gösteri olacakmış diye bir haber aldığımızdan 18 gibi statta olmak üzere yola koyulduk. Stada girdiğimizde bir sürpriz karşılıyordu bizi. Geçen sezon tribünde 30 kişi iken bu sefer sadece 6 kişi idik. İstanbul’daki Gençlerlilerden sadece 2 tanesi gelmişti. Hayıflandık bu duruma…

11 Aralik 2010 Galatasaray0-2Genclerbirligi -3-

Mehmet Ali Cetinkaya - 11 Aralik 2010 Galatasaray0-2Genclerbirligi -1-

Maçtan önce hem takımın oynadığı oyunu hem de sakatların çokluğunu düşününce hiçbir beklentimiz yoktu. Hatta kendi aramızda “keşke 2002-03 sezonundaki takımla buraya gelmiş olsaydık” dedik. Sonra da Konya maçında kaleyi bol bol şutlayan Hurşut’un bu maçta şut çekmesinin tek gol pozisyonumuz olabileceğini konuştuk. Maç başladı karşı kaleye doğru saldıran Gençlerliler’den top kaleciye gitti. Hemen akabinde topu tekrar kazandık ve Hurşut çaprazdan çektiği şutla topu filelere gönderdiğinde çılgına dönüyorduk. Gol o kadar hızlı olmuştu ki hepimiz şaşkındık. Ben hemen dönüp skorboard’a baktım. 43. saniye idi. Sonradan öğrendik ki gol 35. saniyede gelmiş… Hemen “Lucarelli”yi arayıp “40. saniye 1-0” dediğimde “o kadar çabuk mu yedik ya” dedi. Güldüm “hayır biz attık” dedim 🙂

Mehmet Ali Cetinkaya - 11 Aralik 2010 Galatasaray0-2Genclerbirligi -8-

Kötü oynamıyorduk ama bundan önceki 3 maçta (Kasımpaşa-Sivas-Konya) önce yenik duruma düşüp ardından beraberliği yakalayınca oynadığımız defansif oyunu düşününce tırsmıyor değildik. Tribünün önlerinde olduğumuzdan yağan kar tipi şeklinde yüzümüze çarpmaya başlayınca yukarıya doğru çıkmaya karar verdik. Tam arkamızı dönüp hızlı hızlı çıkarken “bir şey” oldu (ki bu şeyin ne olduğunu bilmiyoruz. Hissettik sanırım) ve hep birlikte kafamızı çevirdik. Orhan (ki biz o anda Oktay olduğunu sanıyorduk) çaprazdan kaleye doğru gidiyordu. Pas verir diye düşünürken şut çekti ve işte o an hep birlikte tribünlerden aşağı doğru koşuyorduk… Galatasaray’ın golünü çekmek için kale arkasına yerleşmiş gazetecilerden birinin dönüp bizi fotoğraflıyordu… Mehmet abinin “burası uğurlu, burada izleyelim sözlerine” hep birlikte katılıp aynı yere konuşlandık.

Mehmet Ali Cetinkaya - 11 Aralik 2010 Galatasaray0-2Genclerbirligi -7-

Devre arası merdivenlerden inip daha korunaklı olan stad girişine yöneldik. Haliyle telefonlar susmuyordu… Ankara’dan birkaç arkadaşın “stattan hatıra getirin” sözlerini düşünüyor ve “ne götürebiliriz ki?” diye geyik yaparken eski açıktaki taraftarların stadı yıkmaya başladığına şahit olduk. Tekmelerde takır tukur koltukları kırıyorlardı. “hatıra” dedik önce…

11 Aralik 2010 Galatasaray0-2Genclerbirligi -4-

İkinci yarının başında soğuk artmıştı. Bir yandan donuyor bir yandan maçı takip etmeye çalışıyorduk. Ama bu arada yapılan makaralar ve eğlence görülmeğe değerdi. Tribünde 6 kişi olunca üçerli gruplara ayrıldık ve üçümüz “yan taraf yan taraf” diye tezahürat yaptık. Diğer üçlü ses verince de ben “siyah” Erdem ve Mehmet abi ise “gençler gol gol gol” diye bağırınca Erdem “ulan 6 kişi organize olamıyoruz” deyince bir kahkahaya boğulduk… Mehmet abi’nin önümüzde gol kaçıran Billy’nin pozisyonu ardından “Hurşut, Hurşut” diye bağırmasına “abi iyi de o Billy” diyerek güldükten sonra “Mehmet abi bizle ta**ak geçiyor” diye tezahürat yapmamız da son derece eğlenceli idi. Arada Galatasaray taraftarlarının yönetim istifa tezahüratlarına da katıldık…

Mehmet Ali Cetinkaya - 11 Aralik 2010 Galatasaray0-2Genclerbirligi -3-

Bir ara Galatasaray taraftarı Gençlerlilerin paslaşmalarını “oley” çekmesi, kaleci Ufuk ve Ayhan’ın topa değdiklerinde ıslıklamaları da enteresandı. Daha enteresan olan ise 2. yarıda Ayhan’ın neredeyse hiç topu ayağında tutmaması ve bu yüzden ıslıkların çok garip bir hal alması idi…

11 Aralik 2010 - Galatasaray0-2Genclerbirligi

İkinci yarının ortalarında GS tribünleri maçı bırakmış koltukları kırıyorlardı. Bizim daha önce “hatıra” diye düşündüklerimizin dışında bunları sahaya atmak için sökenlerin olduğu da çok geçmeden anlaşıldı. Şeref tribünün karşısındaki tribünden bir koltuk sahaya atıldı. Ama bunla da kalmadı. Belki dünyanın hiçbir yerinde yaşanmayacak bir olay oldu… Ne olursa olsun maç devam ederken tüm tribünlerden sahanın tartan pistine doğru koltuk yağıyordu. Bu duruma ne bir yönetici, ne hakem ne de güvenlik güçleri herhangi bir müdahalede bulunmuyordu…

Gökhan zan’ın bir pozisyonda sinirlenip topu hakeme şutlaması üzerine hakemin sadece sarı kart vermesi de maçın enteresan notlarındandı. Zira, son 2-3 haftadır tüm kamuoyu bir refleks olarak hakem kararını “kısaca” alkışlamak ya da kart işareti yapmaya verilen sarı kartları tartışırken böyle bir olayın da sadece sarı ile cezalandırılması garip geldi doğrusu. Yani “kart” diye ufak bir hareketle sarı kart görmek yerine hakeme topu nişanlamak daha “amaca yönelik” gibi bir izlenim yarattı bizde…

Maçın başında tribüne gelen ve yukarı doğru çıkıp orada maçı takip eden bir turist vardı. Maçın heyecanı ile tanışma şansımız olmadı. İkinci yarıda konuşurum demiştim kendi kendime. İkinci yarının başında da maça dalıp unuttum. 80’lerde dönüp baktığımda da gitmişti. Sonradan çok kızdım kendime zira belli ki İstanbul’a gelen ve oynanan bir maç görünce hemen bilet alıp tribüne gelen bir “futbolsever”di. Muhabbet etmek güzel olabilirdi en azından neden bu koltukların sahaya yağdığını az da olsa anlatabilirdim…

Mehmet Ali Cetinkaya - 11 Aralik 2010 Galatasaray0-2Genclerbirligi -9-

Maç artık bitmek üzere idi ve telefonum çalmaya başladı. 6 kişilik dev taraftar topluluğumuzu televizyon göstermişti ve onun için arıyorlardı…

Maç sonunda “armağanımız olsun bu galibiyet size” dedik arayanlara.

Mehmet Ali Cetinkaya - 11 Aralik 2010 Galatasaray0-2Genclerbirligi -6-

Maçtan sonra Taksim’e doğru eğlenmeye giderken içimiz kıpır kıpırdı haliyle. Taksim’de sıcak bir şeyler yemek için oturduğumuz yerdeki televizyonda maçın özeti gösteriliyordu. Sürekli Erdemle ve Adem’le birbirimize dönüp “O ha! Gençler 2-0 yenmiş olm!” gibi şaşkınlık tepkileri verip ardından kahkahayı basıyorduk. Nefis bir gündü!

Kişisel deplasman karnesi: 10maç, 2g, 6b, 2m, 7ga, 6gy.

Dip Not: Bu maçtan önce gördüğüm statlar sırayıla şöyle; Ankara 19 Mayıs, Cebeci İnönü, Mudanya İlçe, Beşiktaş İnönü, Sakarya Atatürk, Yenikent ASAŞ, Bursa Atatürk, San Siro / Giuseppe Meazza, Santigao Bernabeu “Maç yoktu. Stat turu ile gezdim”, Konya Atatürk, Eskişehir Atatürk, 5 Ocak, Ali Sami Yen.

İlgili Maç: 2010-2011 Sezonu Spor Toto Süper Lig 16. Hafta Maçı Galatasaray 0-2 Gençlerbirliği

“Siteye Kayıtlı” Bir Sonraki Deplasman Anım: “11. Deplasmanım ve Gördüğüm 14. Stad: Samsun 19 Mayıs (415 km)”

“Siteye Kayıtlı” Bir Önceki Deplasman Anım: “9. Deplasmanım ve 2. Kez Eskişehir Atatürk (236 km)”