Hâlâ

yüzünün bir tarafını yastığa koymuş melekler gibi uyurken… gözleri tabağında bir şeyler yerken… tam karşına oturmuş, yeşil gözlerini yukarıya kaldırıp bahçeyi seyrederken… ikilinin bir yanına sırtını dayamış, ayaklarını uzatmış, az önce başladığı ama gün içinde bitireceği kitabı okurken… kızdıktan sonra gözlerini kaçırıp yüzünü asarken… telefonuyla, bilgisayarıyla uğraşırken… yemek yaparken… uzun uzun, yavaş yavaş ellerini, yüzünü yıkarken… çıplakken… giyinikken… öpücük atarken… “mart gibisin ne zaman bir şeyle uğraşsam hemen yanıma sokuluyorsun” diye söylenirken… sımsıkı sarılıp kulaklarıma “iyi ki varsın” diye fısıldarken… yatakta arkamdan sımsıkı sarılıp “iyi geceler”derken… hâlâ… zamanın donduğunu, dünyada sadece ikinizin olduğunu hissettiğin… içinden “iyi ki! iyi ki!” diye şükrettiğin anlar…

11:04-11:17

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.