Zerre (The Particle)

Zerre

TÜR: Dram. SÜRE: 80 Dk. ÜLKE: Türkiye. YAPIM YILI: 2012. imdb: 6,7. rottentomatoes: Tomatometer skoru henüz yok…

Türkiye’deki fakir ve çaresiz hayatlardan bir kesit sunan Zerre, güzel bir drama filmi.

Konu

Zeynep (Jale Arıkan), belediyede kadrolu bir iş hayali kuran, çalışmakta olduğu tekstil atölyesinden kovulmuş, annesi ve hasta kızıyla birlikte küçük bir dairede oturan bir kadındır. Ara sıra burnu kanayan ama parasızlık nedeniyle doktora gidemeyen Zeynep kirasını ödeyemediği için, organ mafyasıyla bağlantısı olan ev sahibi tarafından da sürekli rahatsız edilmektedir.

Hakkında

Zerre’yi Erdem Tepegöz yazdı ve yönetti.

Yapım, Altın Portakal’da En İyi İlk Film, En iyi Yönetmen ve En İyi Sanat Yönetimi, Moskova Film Festivali’nde En İyi Film ve En İyi Kadın Oyuncu (Jale Arıkan), SİYAD’da (Sinema Yazarları Derneği) da En İyi Film, En İyi Kadın Oyuncu ve En İyi Kurgu ödüllerini sahibi oldu.

Zerre’yi, 3 günde 1.001 kişi izledi ve 12 bin 585 TL gişe hasılatı elde etti. 4 hafta sonunda izleyici sayısı 4.450 ve hasılat 49 bin 565 TL idi.

Ivır Zıvır

Zerre, yönetmen Erdem Tepegöz’ün ilk filmi.

İlk gösterimi Altın Portakal Film Festivali’nde yapılan Zerre, daha sonra İstanbul 12’nci Uluslararası Bağımsız Film Festivali’nde gösterime girdi ve 12 Nisan 2013 tarihinde Türkiye genelinde 16 kopya ile sinemalarda gösterim yapıldı.

Sinefilin Seyir Defteri film hakkında, “Zerre, her şeyden önce Türk sinemasında sayısı çok az olan “kadın filmleri” ve erkek egemen dünyada onurlu ve güçlü bir şekilde dimdik ayakta durmaya çalışan bir kadının öyküsünü başarıyla sinemasallaştırdığı için övgüyü hak ediyor” diye yazdı.

Yönetmen Erdem Tepegöz, filmin 9-10 günlük bir gün dökümü olduğunu söyledi.

Yönetmen Erdem Tepegöz filmin gelişim sürecini, “Zerre’nin öyküsü yaklaşık iki yıl önce başladı benim kafamda. Deneyimlediğim bir hayat kesitini anlatmak istedim. Bunun bir karakter sineması olmasını tercih ettim. İki yıl önce başlayan süreçle bu karakterin hayat kesitinin çokluğun içinde ne kadar yer işgal ettiği ile ilgili bir sorgulama süreciyle başladı. Yaklaşık bir yıl önce çekime başlayana kadar bir gelişim süreci gösterdi. Bir aylık çekim süreci sonrası bugünlere geldik” diye anlattı.

Erdem Tepegöz, filmin adıyla ve ilgilendiği konuyla ilgili olarak hayalperdesi.net’deki röportajında, “Zerre öyle bir kelime ki içinde çok büyük bir bütünlük saklıyor; hem de çok küçücük bir parçayı barındıran bir kelime. Filmde birçok yere bu metaforları gizledim ben. Sokak lambası planında yukarıda yıldızlar gözükürken aşağıda toz zerrelerin gözükmesi, işçi başlarının masa başında küçücük dünyasal hesaplarıyla mücadele ederlerken onların üstünde toz zerrelerinin uçuşması -sanki onlar da o toz zerresi gibi… Zeynep, bir insan hayatı koskocaman evrende kozmosta bir tane bile değil. Zeynep’in hayatındaki parçacıklar anlamsız ve rastgeleymiş gibi gözüküyor. Ama onun içine girdiğimiz zaman o tanenin içine onlarca duygu, onlarca çatışma, onlarca hayal, mücadele görüyoruz. O aslında mikroyu ve makroyu aynı skalada aynı düzlemde göstermek; filmin ana amaçlardan biri de bu. Alt metinlerden biri de bu” dedi.

Erdem Tepegöz hayalperdesi.net’deki röportajında, “Sizin için büyük resimde mücadelenin yani umudun olduğunu söyleyebilir miyiz?” sorusunu, “açıkçası ne umuda hizmet ettiğini ne de umutsuz olduğunu söyleyebilirim. Bunu sonlandırmak veya bir yere bağlamak istemiyorum. Filmde de zaten öyle yaptık. Benim amacım burada bu hayatı belli bir kesitte şahit olmak, o hayatı deneyimleyip oradan almak istediğimiz duygu ve mesajı alıp öyküden çıkmak. Umut hiçbir zaman tükenmez tabii ki umut var. Başka bir yerde patlayan havai fişekler başka bir hayat boyutunun olduğunu gösteriyor. Remzi’nin daha bozulmamış umudu ufacık bir ışık da olsa… Biraz umut oranı yüksek bir şekilde bitti film. Ama bunların çok önemli olduğunu düşünmüyorum. Öyküye çok kurban gitmemekten yanayım. Aslında bu biraz da izleyiciye bağlı olacak. Nasıl bitirmek isterse kafasında biraz da öyle bitecek” diye yanıtladı.

Alin Taşçıyan köşesinde, “İstanbul’da doğup Almanya’da büyüdüğü için hafifçe yadırganan bir aksanla konuşsa da Jale Arıkan, Zeynep’i parlak bir başarıyla canlandırıyor” dedi.

Türk sinemasının usta yönetmenlerinden Erden Kıral, Akşam Pazar’daki röportajında, “Zerre, SİYAD tarafından en iyi film seçildi. Nasıl değerlendirdiniz?” sorusuna, “İşte buyurun! Anlamıyorlar çünkü. Bir kere ‘Zerre’ felsefi temeli olmayan natüralist bir film. Hiçbir soruya cevap vermiyor, olanı gösteriyor. İkincisi de çalıntılar var. Meksikalı yönetmen Alejandro Gonzales Inarritu’nun göçmen işçilerin yaşamını anlattığı Biutiful filminden alınmış sahneler var. Aynı ışıklar, aynı dekor… Bir de İtalyan sinemasında Matteo Garrone’nın Gomorra diye bir filmi vardır. 4 ya da 5 yıl önce Avrupa’nın en iyi filmi seçildi. Oradaki sahneler de aktarılmış. SİYAD böyle bir filme birincilik veriyorsa ne diyeyim ki, hiçbir şey diyemem artık. Mesela ‘Sen Aydınlatırsın Geceyi’ diye bir film vardı. O iyiydi. Diğerleri arasından sıyrılıyordu” sözleriyle filmi eleştirdi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.