M (Murderers Among Us / Bir Şehir Katilini Arıyor)

M aka Bir Sehir Katilini Ariyor -1-

TÜR: Suç, Dram, Gerilim. SÜRE: 117 Dk. ÜLKE: Weimar Cumhuriyeti. YAPIM YILI: 1931. imdb: 8,4. rottentomatoes: %100.

Ünlü Alman yönetmen Fritz Lang’in, “en iyi filmim dediği” Bir Şehir Katilini Arıyor, sürükleyici kurgusu, gizemli atmosferi, anlatımı ve Peter Lorre’un sergilediği sağlam performansla, oldukça başarılı bir suç drama gerilim filmi.

Film, polis, halk ve adalet arasında yaşanan güvensizliği ve sorunları da dile getiriyor.

Konu

Weimar Cumhuriyeti’nin Berlin şehri, seri cinayetler işleyen pedofil bir çocuk katilinin (Peter Lorre) eylemleri ile çalkalanmaktadır. Polisin katili bir türlü yakalayamayışı halkı olduğu kadar çeteleri ve diğer ‘normal’ suçluları da tedirgin etmiştir; çünkü olağan dışı bir şekilde artan polis baskısı onların da işlerini aksatmaktadır. Organize suç örgütleri dilencilerin de yardımı ile katilin peşine düşerler.

Hakkında

Bir Şehir Katilini Arıyor’un senaryosunu Fritz Lang ve eşi Thea von Harbou yazdı ve yönetmen koltuğuna Fritz Lang oturdu.

8,4 ortalama puanı ile imdb’nin en iyi 250 film listesinde yer alan yapım, rottentomatoes’da %100 taze olarak değerlendiriliyor ve sitenin en iyi 100 film listesinde yer alıyor.

Ivır Zıvır

Fritz Lang‘ın oyunculara karşı olan efsanevi sert tutumu bu filmde zirveye çıkmış, hatta çekimler sırasında Peter Lorre‘u defalarca merdivenlerden aşağıya fırlatmıştır. Yıllar sonra yönetmen Lorre’a İnsan Arzusu’nda (Human Desire) rol teklif ettiğinde oyuncu kabul etmemişti.

Film hem Fritz Lang’ın ABD seyircisi tarafından tanınmasını, hem de daha önce hep komedi filmlerinde küçük rollerde oynamış olan Peter Lorre’un yıldızlığa yükselmesini sağladı.

Filmin senaryosunu yönetmen Fritz Lang‘la birlikte yazan Thea von Harbou aynı zamanda yönetmenin eşiydi. Lang başta Metropolis olmak üzere onun birçok senaryosunu filme çekmişti. Thea von Harbou 1932 yılında Nazi Partisi NSDAP‘ye katılınca Nazi karşıtı bir Musevi olan Lang, onu terkederek ABD’ye göç etti. 1933‘te de boşandılar.

Naziler iktidara geldikten sonra, film Temmuz 1934’te Almanya’da yasaklandı. Lang filmde dehşet içindeki bir Alman şehrinin portresini çizerken, Alman toplumunu karamsar bir bakış açısı ile resmetmiş, suç örgütleri ile polis teşkilatını neredeyse aynı kefeye koymuştu. Lang’a göre katil hasta ruhlu olabilirdi, ama onun peşindekiler de ondan daha iyi değillerdi.

1934’de Naziler tarafından yasaklanan film, ancak 1966’da tekrar yayınlandı.

Filmin 1920’lerde yaşanan gerçek bir olaydan, “Düsseldorf Vampiri” olarak nam salmış seri katil Peter Kürten davasından ilham alınarak çevrildiği ileri sürüldü, ancak Fritz Lang bunu şiddetle yalanladı. Buna rağmen, senaryo yazarı Fritz ve eşi, Alman polisiyle birlikte çalışarak, davayı tüm boyutlarıyla inceldiler, hapishanede bulunan seks suçlularıyla ve Londra’da Scotland Yard dedektifleriyle görüştüler. Biyografi yazarı Paul Jensen, yönetmenin 8 gün boyunca akıl hastanesinde saha araştırması yaptığını yazdı.

Filmde rol alan suç örgütü elemanları gerçek suçlular arasından seçilmişlerdi. Özellikle filmin sonundaki suçluların kurduğu mahkemede yer alanların tamamı gerçek suçluydu. Biyografi yazarı Paul Jensen, film çekimleri sırasında oyuncu ekibinde yer alan 24 kişinin tutuklandığını ifade etti.

“M” kara film (film-noir) türünün de ilk örneklerinden biri. Bu film Orson Welles‘in filmlerinden başka ABD’deki kara filmin ilk örneği kabul edilen Malta Şahini’ne (The Maltese Falcon) kadar 1940’ların birçok Amerikan filmine ilham kaynağı oldu.

Filmde Peter Lorre’un ıslıkla çaldığı melodi Edvard Grieg ‘in Peer Gynt suitinden In The Hall of the Mountain King adlı bölüm. Peter Lorre, ıslık çalmayı bilmediği için bu melodiyi Fritz Lang ıslıkla çalmış ve filme eklendi.

Yapım, sinemada leitmotif adı verilen tekniğinin de ilk kullanıldığı filmlerden biridir. Belirli bir fikir, düşünce, şahıs veya mekânla özdeşleşen bir müzik temasının film boyunca tekrar edilmesine leitmotif adı verilmektedir. Peter Lorre‘un ıslıkla çaldığı Peer Gynt melodisi filmin leitmotif ‘idir. Filmin ilerleyen dakikalarında seyirci katilin görüntüde olmadığı sahnelerde de bu ıslığı duyduğu zaman onun yakınlarda olduğunu bilir.

Daha önce mevcut olan baskıları seyredilmeyecek kadar çiziklerle dolu ve yıpranmış olduğu halde film son yıllarda Münih Film Arşivi tarafından esaslı bir restorasyondan geçirildi ve tekrar yayınlandı.

Yaygın inanışın aksine Fritz Lang filmin “Aramızdaki Katiller” olan orijinal adını, Nazi‘lerin hışmından çekindiği için “M”ye çevirmemiştir. Çekimler sırasında suçlulardan birinin elinin üzerine M harfini yazarken görmüş ve bunun daha ilginç bir isim olacağını düşünmüştür. M harfi Almanca’da katil anlamına gelen “Mörder” sözcüğünün baş harfidir.

Filmde bir dış anlatıcı sesin kullanılması o zaman için çok yenilikçi bir teknik olarak kabul edilmişti.

Yapım, Metropolis‘in de yönetmeni olan Fritz Lang’in ilk sesli filmi.

Film, 6 haftada çekildi.

MGM’nin yöneticisi MGM Irving Thalberg, stüdyosundaki tüm yönetmen ve yazarlara, filmin özel bir gösterim yaptıktan sonra, bu film kadar güçlü ve kaliteli filmler yapmaya ihtiyaçları olduğunu söyledi.

Dip Not: 27 Nisan 2014’de yayımlandı, 28 Temmuz 2015’de güncellendi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.