
Neredeyse doğduğundan bu yana evde çorap giymiyorsun. Çünkü hem ev sıcak hem de giyersen bir şekilde atmayı başrıyorsun. Ayrıca Emel Hocamız “ev sıcaksa giymesine gerek yok ayrıca vucudu ısınırsa ayaktan sıcaklığını düşürüyor” dediği için ve tabiki ailecek bebek ayağı fetişi olduğumuz için evde çıplak ayaklarla dolaşıyorsun Yula. Sanırım 2,5 aylıkken hareketli anakucağımızın üstündeki yaya oyuncaklar asıp ellerinle oynamanı beklerken jöle gibi duruyordun. Yayı ayağına doğru indirdiğimizde ise ellerini hareket ettirmeden sadece ayağınla asılı oyuncaklarla oynadığını fark etmiştik. Sonrasında aman Allahım! Ayağınla dokunmalar, vurmalar, parmak aralarına asılı oyuncağın ipini geçirip kendine çekmeler, oyuncakları ayak parmağınla sıkarak tutmaya çalışmalar derken… Altını değiştiriken ayaklarınla kolumuzu başta olmak üzere obkeleri yakalamaya başladın! Hatta geçenlerde “eee ee ee e” yaparken bir ayağını tempo tutacak şekilde havaya kaldırıp diğer ayağına vurmaya başladın! Ve bunu kucağımızda falan da yapmaya başladın. Biz de Cansın’la “evde ısrarla çorap giydirseydik ayağının bu acaip özellikleri kazanması nasıl seyredirdi?” diye sorgulamaya başladık! (16 Nisan 2026)
Geçenlerde bebek arabasında ilerlerken, yüzüne güneş gelince şapkanı gözlerine indirmiştin. Raslantı dedik ama bugün annen odadayken ışığı birden açınca hemen örtüyle yüzünü kapattın! Ya Yula!!! (17 Nisan 2026)
6. ay yani 0,5 yıllık olduğun için ek gıdaya kesin olarak başladık. Bugün ilk kez labne, yumurta sarısı, kendi yaptığımız tam buğday bazlaa içi, zeytinyağlı domates yedin! Ve hepsini sevdin bizce su kablumbağası Yula Us! Seviyoruz seni hem de çoook. 🙂 (18 Nisan 2026)
Bugün de ilk kez bezelye yemeği yedin ve su içtin. (19 Nisan 2026)
Normalde dönmeyi biliyorsun ama ara ara kolunu düzgün hizalamadığın için yapamayıp mızıldıyordun. Ama ne hikmetse gece annenin yanında uyurken fırıl fırıl dönebiliyorsun ve annene adeta yapışıyorsun. Aynı zamanda uyurken illa ki elinle, kolunla ya da bacağınla annene dokunmadan edemiyorsun. Neyse bugün yatakta boğuşurken inanılmaz rahat şekilde bir sağa bir sola sürekli ve hızlıca döndün hem de hiç mızıldamadan! Ve böylece senin aslında numaracı olduğuna net bir şekilde şahit olduk! Pislik! 🙂 (19 Nisan 2026)
Artık yerinde durmuyorsun. Ful hareket mode: on 🙂 Ama bunu alt değiştirirken yapınca her yer bok & üst baş sıfırla mode: on durumu bazen çok komik olmuyor. 🙂 (19 Nisan 2026)
Ek gıda ile birlikte artık bokun kokuyor evlat! Yazacaklarım bu kadar! :)) (19 Nisan 2026)
Bu aralar Cansın seni kucağında banyo yaptırıyor. Normalde su yüzüne gelince boğulcak gibi olup ya da mızmızlanıyordun. Ama bugün kendi kendine ağzını, burnunu kapatıp bile isteye arkaya kaykılıp defalarca duşun altına girdin! Biz şok!!! (19 Nisan 2026)
Birkaç ay önce sana bir uyku arkadaşı almıştık. Ama pek ilgilenmiyordun kendisiyle. Neyse bugün seni uyutmaya çalışırken klasik olarak sen uyumak istemiyordun ve kollarının arasına “arkadaşını” verince direk ona sarıldın ve akabinde uyudun. Bakalım denemelerimiz devam edecek! (20 Nisan 2026)
Senle oynarken böğürme gibi kalın ses çıkarttığım için sen de onu iyice taklit etmeye başladın. Mesela bugün yemekten sonra kitapla oynarken sürekli uzun uzun böğürerek sesler çıkarttın. Çok komikti. Videolarda var :))) (20 Nisan 2026)
Aylardır “Anne” diyorsun. İlk ne zaman dediğine daha önceki aylardan bulabilirsin. Ve bu süre zarfında bir süre tonlamada “Anne” dedin. Ama bugün “annem!” dedin ki gözler buhulandı! Baba mı? Yok daha demedin hiç. :))) (20 Nisan 2026)
Bugün annenle çocuk sahibi olmanın nasıl bir şey olduğu hakkında konuşuyorduk. Ve ortak fikrimiz doğduğunda tam anlamıyla bir mucizeydin! İnanılmaz, şaşkınlık verici, göz kamaştırıcı, paha biçilmez… Ama artık aşkın bambaşka bir formu olduğunu biliyoruz! Ama aslında tanımlanan aşktan da öte bir şey. Çünkü her geçen gün seni bir önceki günden daha fazla seviyoruz! Ve inanılmaz gerçekten inanılmaz ama bir sonraki gün dünden daha fazla seni severken buluyoruz kendimizi! Dip not: Seni aramıza yatırıp mıncıklayacağımız ve senin de büyük bir hevesle aramızda kalacağın, çünkü bu aralar bunu yavaş yavaş göstersen de genelde sıkılıyorsun, o günleri düşününce içimiz kıpır kıpır oluyor! İyi ki varsın ve iyi ki bizi buldun ballı çöreğimiz! (21 Nisan 2026)
Öncelikle emekleme pozisyonunda daha rahat bir şekilde çeneni yukarda tutarak kafanı koruyorsun ve daha da ilginci geri geri emekliyorsun! Geri geri giden bir salyangoz gibisin. 🙂 İşin bir garip yanı da yerde 365 derece dönebiliyorsun :)) Seni yemeden nasıl duracağız acaba 🙂 (22 Nisan 2026)
Seninle oyun oynarken o kadar çok kükrüyorsun ya da genizinden kalın sesler çıkartarak nidalar savuruyorsun ki dışarıdan bakan biri deliriyorsun sanabilir ama aslında sadece oyun oynuyorsun! Ama o kadar tiyatral o kadar yüksek ki! İnanamazsın! Bizce eğlenceli. Videolarda vardır izlersin 🙂 (22 Nisan 2026)
Sürekli dilin dışarıda bu aralar. Komik bir dönemden geçiyoruz. :)) (23 Nisan 2026)
Yemek yerken de yemezken de sürekli ağzını şapırdatıyorsun ve bu dünyanın tek keyifli şapırdatması. Durup annenle seni izliyoruz ve sen klasik olarak umursamıyorsun bile! Niye umursayasın ki? 🙂 (24 Nisan 2026)
Bugün seni dışarı çıkartırken Cansın el salladı ve “hadi bak annen el sallıyor sen de ona salla” dedim ve suprise!!! El salladın :))) (25 Nisan 2026)
Emekleme pozisyonu alıyorsun net olarak. Yani eller omuz hizasında, kafa dik, dizler toplanmış ve kalçalar ileri geri yaylanıyor ama bir sonraki hamleyi yani eli ileri atmayı yapmıyorsun! Haliyle bir süre sonra elini iyice yere bırakıp sıkılıyorsun! Ama bugün koltukdayken ayaklarını yere takıp ayağa kalkmaya çalıştın! Sanki hocamızın dediği gibi emeklemeyi es geçip direk yürüyeceksin! Bekleyip göreceğiz hanımefendi! Takip deyiz.XOXO Mommy & Daddy :))) (26 Nisan 2026)
Birkaç aydır desteksiz oturuyorsun. Ama bu süre giderek uzadı. Artık sana dokunmadan sadece arkanda oturuyoruz ve sen kendi dengeni sağlayarak oyun oynayabiliyorsun! Arkanda otururken sırtını, omuzlarını ve artık tişört giydiğin için kolarını mıncıklamamak, öpmemek için kendimizi nasıl tutuyoruz sen düşün bebe! 🙂 (29 Nisan 2026)
Bu aralar parmaklarına odaklandın. Minicik parmaklarınla Bazen benim dudaklarımı bazen Cansın’ın memelerini Allah ne verdiyse çimçikliyorsun! Pek acı verici doğrusu ama ne yapalım seni pek seviyoruz Yula Us! 🙂 (30 Nisan 2026)
Bu aralar ellerinle oynamayı çok seviyorsun. Bir elini diğer eline alıp oynuyorsun ya da parmaklarını birbirine dokunduruyorsun filan. Yeni yeni şeyler… Olaylar yani :)) (1 Mayıs 2026)
Senle boğuşurken aslan kükremesi ile brütal vokal arasındaki boğazdan gelen hırıltılı sesi çıkartmayı çok seviyorsun. Annenle salon hanımefendisi şeklinde takılırken beni görür görmez “aaaağ” demeye başlıyorsun! Şimdi bunu her yaptığında kime bakıyorsan “aaa kortum! Korkutma beni” diyoruz. Sen de gülüyorsun. Kısacas olayı “bööö” olayını çevirdik. Bilgin olsun kızım. :))) (2 Mayıs 2026)
Aaaaağ diye ses çıkartırken yanına yaklaştım ve açık olan ağzına yanağımı koydum. Normalde çekerdin ama çekmedin hatta bir saniye falan emmek istedin. Ben de “Beni öptü!!! Babasını öptü!!” İlk babasını öptü!!!” diye yaygarayı bastım kızım! Bence haklıyım! 🙂 (3 Mayıs 2026)
Ve beklenen gün geldi! Sabaha alt sağ dişinle merhaba dedik! Gelsin kıtı kıtı sesler eşliğinde havuç yeme günleri!!! :)) (8 Mayıs 2026)
Ve beklenen gün geldi vol. II İkinci diş geldiiii! Gelsin kıtı kıtı sesler eşliğinde havuç yeme günleri!!! Vol. II :)) (11 Mayıs 2026)
Bazen elimi böyle kelebek gibi hareket ettirerek sağa-sola yukarı-aşağıya götürüyorum ve sana yaklaştırıp “tut” diyorum. Çok seviyorsun. Hemen dikkat kesilip takip edip tutmaya çalışıyorsun elimi. Bundan mıdır birmem ama bir yandan elini benim gibi oynatıp bir yandan da izliyorsun! İzlemek çok keyifli! (11 Mayıs 2026)