Salinui Chueok (Memories of Murder / Cinayet Günlüğü)


TÜR: Kore, Kara Komedi, Polisiye Soruşturma, Psikolojik Dram, Psikolojik Gerilim, Seri Katil, Gerçek Suç, Suç, Dram, Gizem. SÜRE: 131 Dk. ÜLKE: Güney Kore. YAPIM YILI: 2003. imdb: 8,1. Tomatometer: %95.

Seri katil filmi… Ama seri katilden çok onu araştıranlara, ülkenin içinde bulunduğu duruma, eskimişliğe, yozlaşmaya odaklanan harikulade bir film Cinayet Günlüğü.

Konu

Güney Kore 1986… Askeri diktatörlük dönemi. Taşrada genç bir kadının hunharca öldürülmüş bir cesedi bulunur. Sonrasında ikincisi ve üçüncüsü. Taşradaki polisler ne yapacaklarını, kimi suçlayacaklarını bilemezler…

Hakkında

Senaryosunu Bong Joon Ho, Kwang-rim Kim ve Sung-bo Shim’un yazdığı Cünayet Günlüğü’nün yönetmen koltuğunda Bong Joon Ho oturuyor.

Film imdb’nin En İyi 250 Film listesinde yer alıyor.

2,8 milyon dolar bütçesi olan yapım 12 milyon dolar gişe hasıaltı elde etti.

Ivır Zıvır

Yönetmen Bong Joon-ho, filmin senaryosunu yazmasının bir yıl sürdüğünü söyledi. Ancak bunun ilk altı ayında tek satır bile yazmadı. Sadece cinayet dosyaları, dönem şartları ve olaylarla ilgili araştırma yaptı.

Oyuncu Kim Sang-kyung, Dedektif Seo karakterinin soruşturmanın baskısıyla yıpranmış görünmesi için bilinçli şekilde daha az yemek yedi ve daha az uyudu.

Filmde Dedektif Park’ın attığı ilk tekme ve ardından çıkan arbede tamamen oyuncu Song Kang-ho tarafından doğaçlama olarak yapıldı.

Silinen sahnelerden birinde Dedektif Cho, ipucu aramak için kırmızı ışık bölgesine gidiyor. Bu sahne, Jeonju şehrindeki gerçek bir genelev bölgesinde çekildi ve sahnede gerçek seks işçileri yer aldı. Çekim için bölgedeki pezevenkten izin almak zorunda kaldılar.

Birçok izleyici, filmde görülen Kwok Seol-yung karakterini Dedektif Park’ın eşi sandı. Oysa karakter aslında bir fahişeydi ve birlikte oldukları mekân da ev değil genelevdi.

İlk kurbanın menfez içindeki görüntüleri, gerçek olay yerinde değil bir tahıl işleme fabrikasında çekildi. Bunun nedeni oyuncuyu korumak ve ışık kontrolünü daha rahat sağlamaktı. Kurbanın yüzündeki böcekler ise dijital efektle eklendi.

Filmin başlarında Dedektif Park, “şaman gözlerim var” diyerek suçluyu anlayabileceğini söyler. Ardından iki adam gösterilir; biri tecavüzcü, diğeri mağdurun kardeşidir. Hangisinin hangisi olduğu filmde açıklanmaz. Bong Joon-ho daha sonra verdiği röportajda, çekim sırasında kendisinin bile bunu bilmediğini söyledi.

Ünlü yönetmen Quentin Tarantino, filmi Bong Joon-ho’nun The Host (Yaratık) filmiyle birlikte, 1992 sonrası en sevdiği 20 film arasında gösterdi.

2014 yılında Kore Film Arşivi tarafından düzenlenen halk oylamasında, 1.462 kişinin katıldığı ankette 806 oy alarak tüm zamanların en iyi Güney Kore filmi seçildi.

Yağmur altında mısır tarlası yanında saldırıya uğrayan kadın sahnesinde dikkatli bakılırsa, saldırıdan hemen önce katilin kafası kısa süreliğine mısırların arasından görünür ve tekrar kaybolur.

Film, sinema platformu Letterboxd’un Resmî En İyi 250 Kurmaca Film listesinde de yer almaktadır.

Film, 1980’lerde Güney Kore’nin Hwaseong kasabasında yaşanan seri cinayetlerden esinlenerek çekildi. Ancak Bong Joon-ho, olayları dramatize eden Come See Me adlı tiyatro oyunundan da büyük ölçüde yararlandı.

Film 1986 ve 1991 yılları arasında Hwaseong, Gyeonggi şehrinde geçen ülkenin ilk seri cinayetlerinin gerçek hikâyesini temel alıyor.
Cünayet Günlüğü 21. Yüzyılın en iyi filmleri arasında gösteriliyor.

***Filmle İlgili İçerik / Spoiler Uyarısı***

Filmde de olduğu gibi gerçek katil bulunamadı. Olay zaman aşımı sınırına yaklaştığında iktidardaki Uri Partisi savcılara biraz daha zaman kazandırabilmek için yasaları değiştirdi.  Ancak, 2006 yılında, bilinen son kurban için zaman aşımı süresine ulaşıldı. 13 yıldan fazla bir süre sonra, 18 Eylül 2019’da polis, 50’li yaşlarındaki Lee Choon-jae’nin cinayetlerde şüpheli olarak belirlendiğini duyurdu. Kurbanlardan birinin iç çamaşırından alınan DNA ile eşleştikten sonra kimliği tespit edilebildi ve daha sonraki kanıtlar onu on cinayetten dördü ile ilişkilendirdi. Kimliği tespit edildiği sırada, baldızına tecavüz ve cinayetten dolayı zaten Busan’daki bir hapishanede müebbet hapis cezasını çekiyordu.

Lee başlangıçta seri cinayetlerle herhangi bir ilgisi olduğunu reddetti, ancak 2 Ekim 2019’da polis, Lee’nin 10’u seri cinayet ile ilgili olmak üzere 14 kişiyi öldürdüğünü itiraf ettiğini açıkladı. Cinayetlere ek olarak, 30’dan fazla kişiye tecavüz ve tecavüz girişiminde bulunduğunu da itiraf etti.

Lee’nin tutuklanmasının ardından konuşan filmin yönetmeni ve senaristi Bong Joon-ho, “Filmi yaptığımda çok merak ettim ve bu katil hakkında çok fazla düşündüm. Onun neye benzediğini merak ettim.” daha sonra ekledi, “Yüzünün bir fotoğrafını görebildim. Bundan dolayı duygularımı gerçekten açıklamak için daha fazla zamana ihtiyacım olduğunu düşünüyorum, ancak şu anda polis teşkilatını şuçluyu bulmak için sonsuz çabaları için alkışlamak istiyorum.”

2019 yılında, filmin dayandığı cinayetleri işlediğini itiraf eden Lee Choon-jae, filmi de izlediğini söyledi. Verdiği ifadede şu cümleyi kullandı: “Sadece bir film gibi izledim. Filmle ilgili hiçbir duygu hissetmedim.” Bu soğukkanlı açıklama, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.

Gerçek olayda, polis tarafından yanlış suçlanan ve işkence gören dört şüphelinin intihar ettiği iddia edilmektedir.
Yıllar sonra, Aralık 2019’da soruşturmayı yürüten sekiz eski polis memuru; görevi kötüye kullanma, şüphelilere saldırı, sahte delil üretme ve yasa dışı gözaltı gibi suçlamalarla tutuklandı.

Yönetmen Bong Joon-ho, gerçek katilin filmi izleyeceğinden emindi. Bu yüzden filmin final sahnesinde Dedektif Park Doo-man doğrudan kameraya bakar. Yani aslında seyirciye değil… eğer filmi izliyorsa katilin gözlerinin içine bakmaktadır. Bu yüzden sinema tarihinin en rahatsız edici final bakışlarından biri olarak kabul edilir.

Filmde yer almayan silinmiş sahnelerden biri oldukça ürkütücüydü. Dedektif Park, karakola son kez bakıyor ve sorgu odasında Dedektif Seo’nun elini sıkmaya gidiyordu. Seo ise sorgu sandalyesine boş boş bakarken gözlerinden yaşlar akıyordu. Tam o sırada kimliği belirsiz bir kişi omzuna dokunuyordu. Bong Joon-ho’ya göre bu kişi: Park Hyun-gyu olabilir, başka bir suçlu olabilir, ya da mutlak kötülüğün temsili olabilir. Bu sahne, filmin tek doğaüstü unsuru olduğu için genel tona uymadı ve sonradan çıkarıldı.Yönetmen Bong Joon-ho, oyuncu Kim Sang-kyung’un bu sahneye aylarca hazırlandığını, ancak sonunda kesmek zorunda kaldığında gözlerinin dolduğunu söylemiştir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.