Die Geschichte vom weinenden Kamel (The Story of the Weeping Camel / Ağlayan Devenin Öyküsü)

TÜR: Belgesel, Drama, Aile. SÜRE: 93 Dk. ÜLKE: Almanya, Moğolistan. YAPIM YILI: 2003. imdb: 7,4. Tomatometer: %94…

Güney Moğolistan’daki Gobi çöllerinde yaşayan göçebe bir ailenin develerinden birinin doğum yapması ve yavrusunu reddetmesi sonrası gelişen olayları ve ailenin yaşamlarını konu alan Ağlayan Devenin Öyküsü, çok güzel ayrıntıları olan oldukça başarılı bir belgesel, aile drama filmi.

Filmde Orta Asya Türklerinin günümüzde bile anlatılan/yapılan aşık oyunu ya da saç yapma/saçma gibi geleneklerini görmek de çok güzel.

Konu

Belgesel, Gobi çöllerinde yaşayan göçebe bir aile üzerinden insanların hayvanlarla ve doğayla olan ilişkisini anlatıyor.

Hakkında

Byambasuren Davaa, Batbayar Davgadorj ve Luigi Falorni’nin senaryosunu yazdığı Ağlayan Devenin Öyküsü’nün yönetmen koltuğunda Byambasuren Davaa ve Luigi Falorni oturuyor.

Yapım 77. (2004) Oscar törenlerinde En İyi Belgesel dalında ödüle aday gösterildi.

Belgesel 9 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Işıl Özgentürk 2010’da Altın Koza Film Festivalindeki workshopta, belgesel için aslında farklı hazırlıklarla çekime gidildiğini ancak çok sık görülmeyen devenin doğum sonrası yavrusunu reddetme olayına şahit olununca tüm hkayenin değiştiğini ve ortaya nefis bir işin çıktığını söylemiş.

Yapım Moğalistan adına En İyi Yabancı Dilde Film Oscar ödülüne aday gösterilmiştir.

Filmden;

Peki çocuklarım, şimdi size devenin efsanesini anlatacağım.

Uzun yıllar önce, Tanrı, erdemli yüreğinin ödülü olarak boynuzları deveye vermişti. Ama bir gün dolandırıcı bir geyik deveden boynuzlarını ödünç istedi. Batıdaki bir kutlamaya katılmak için onlarla süslenmek istiyordu.

Deve, geyiğe güvenip ona boynuzlarını verdi. Ama geyik onları bir daha geri getirmedi. O zamandan beri develer hep ufka bakar ve hala geyiğin dönüşünü bekler.

Tanrı burçlar kuşağını yarattığında deve burçlardan biri olmak istemişti. Ne yazık ki, Tanrı onun arzusunu yerine getiremedi. Onun yerine, ona burçlar kuşağındaki oniki hayvanın bazı özelliklerini verdi. Yılanın kuyruğunu, domuzun kulaklarını, öküzün gözlerini..


Biz Moğol halkı, doğayı ve ruhlarını onurlandırırız. Bugünlerde, insanoğlu, hazinelerini bulmak için doğayı yağmalıyor. Bu da, bizi kötü havalardan ve hastalıklardan koruyan ruhları uzaklaştırıyor. Dünyadaki en son nesil olmadığımızı unutmamalıyız. Şimdi ruhlar geri dönsün diye affedilmek için dua edeceğiz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.