Das Boot (Mukaddes Vazife)

Das Boot aka Mukaddes Vazife

TÜR: Macera, Dram, Savaş. SÜRE: 149 Dk. ÜLKE: Batı Almanya. YAPIM YILI: 1981. imdb: 8,1. rottentomatoes: %98.

Nerdeyse tamamı, II. Dünya Savaşı sırasında devriye görevine çıkmış, 6mx5m boyutlarındaki bir denizaltıda geçen Mukaddes Vazife, oldukça başarılı bir macera savaş drama filmi.

Mukaddes Vazife’yi diğer savaş filmlerinden ayıran en büyük özellik, savaşın insancıl boyutunu ortaya çıkartması. Film bittikten sonra seyircinin empati kurarak izlediği askerlerin Nazi subayları olduğunu düşünmek oldukça enteresan.

Normal versiyonu 149 ve uzatılmış versiyonu 208 dakika olan ve sadece denizaltında geçen filmin kurgusu o kadar başarılı ki, hiç sıkılmadan ve mürettebattaki birinin yerine kendinizi koyarak izliyorsunuz.

U-96’in filmin tema müziğine yaptığı tekno uyarlaması 90’ların ilk yıllarında büyük ses getirmişti.

Konu

II. Dünya Savaşı’nda görev yapan Alman denizaltısı Atlas Okyanusu’ndaki normal devriye görevine çıkar. Gemide görevli personel haricinde bir subay da denizaltında yaşananları kaydetmek için sefere katılır. Kaptanın (Jürgen Prochnow) en büyük çekincesi çok genç ve tecrübesiz olan mürettebattır.

Hakkında

Mukaddes Vazife, Lothar-Günther Buchheim’in savaş deneyimlerini anlattığı, aynı adlı romandan Wolfgang Petersen tarafından uyarlandı ve yönetildi.

Yapım, En İyi Yabancı Dilde Film Altın Küre’sine ve aralarında En İyi Yönetmen ve En İyi Senaryo’nun bulunduğu 6 Oscar ödülüne aday gösterildi.

8,4 ortalama puanı olan film, imdb’nin en iyi 250 film listesinde yer alıyor.

12 milyon dolar bütçesi olan film 85 milyon dolar gişe hasılatı yaptı.

Ivır Zıvır

Atlantik’teki fırtına sahnesinin çekimleri, kurulmuş denizaltı kulesine, büyük bir tanktan su püskürtülerek yapıldı. Oyuncu Jan Fedder, püskürtülen su yüzünden hâkimiyetini kaybederek düştü ve göğüs kaburgalarından birkaçını kırdı. Bu sırada başka bir oyuncu “adam denize düştü!” diye bağırıyordu. Yönetmen Peterson, durumun ciddiyetini fark etmemişti ve “Çok iyi fikir Jan, bir kere daha ve bu şekilde çekelim sahneyi” diye bağırdı. Peterson hala sahnedeydi ve sahneyi kafasından yeniden yazmıştı. Sahne bir kere daha ve yeni haliyle, oyuncu acılar içerisindeyken çekildi. Bu yüzden sahnedeki karakterin çektiği acı, rol değil gerçek acı.

Aynı konuyu işleyen televizyon dizisi Almanya’da yayınlandığında, II. Dünya Savaş’ındaki Almanları sempatiyle resmediyor diye bolca eleştiri aldı. Yapımcılar bu yüzden, Yahudi nüfusunun çok olduğu ve II. Dünya Savaşı’nda düşman olan Amerika’da, Los Angeles Film Festivali’nde yapılacak olan filmin gösterimi öncesinde büyük endişe duyuyorlardı. Filmin girişinde yer alan, “II. Dünya Savaşı süresince, Alman U-Bot’larında görev yapan 40.000 denizciden 30.000’i asla geri dönmedi” yazısı büyük alkış aldı. Film bittiğinde ise, seyirciler filmi ayakta alkışlıyorlardı.

1979-81 yılları arasında, yaklaşık 1 yılda çekilen filmde tüm oyuncuların saç ve sakalları gerçekten uzattılar. Ayrıca tüm oyuncu kadrosunun, sağlıksız atmosfere sahip dar çekim alanında, aylarca çalışmaları, gerçek denizaltı mürettebatının yaşadıklarını filme yansıtmalarını sağladı.

Filmin 12 milyon dolarlık bütçesinin büyük bir kısmı denizaltının kurulması için harcandı. Chicago Bilim ve Endüstri Müzesi’nde gerçek bir VII-C U-Bot tipi denizaltı bulundu ve birebir örnek alınarak gerçek boyutlarda tasarlandı.

Filmde kullanılan denizaltı setlerinden bazıları Kutsal Hazine Avcıları’nda (Raiders of the Lost Ark) da kullanıldı.

Film Almanca olarak çekildi. Amerika ve İngiltere’de yayınlanan dublajlı versiyon için başrol oyuncuları İngilizce bildiği için, kendi karakterlerini kendileri seslendirdiler.

1976 yılından itibaren iki farklı Hollywood şirketi, başrollerde Robert Redford ya da Paul Newman’ın olacağı projeyi çekmek için büyük uğraş verdi. Fakat hem çekim teknikleri konusunda yaşanacağı düşünülen sorunlar, hem de SS subaylarını konu alması nedeniyle projeler rafa kalktı.

Romanın yazarı Lothar-Günther Buchheim, bazı sahneleri gerçekçi bulmadığını ve hayal kırıklığına uğradığını ifade etti.

Denizaltının içinde kamera gürültüsü çok yüksek olduğu için, film sessiz olarak çekildi ve sonradan seslendirildi.

La Rochelle sahnesinde Otto Sander (Thomsen), gerçekten de sarhoş.

Film, 6 kategoride Oscar’a aday gösterilerek, en fazla Oscar’a aday gösterilen yabancı dilde yapım oldu. Onu Hayat Güzeldir (La Vita è Bella / Life Is Beautiful) ve Kaplan ve Ejderha (Wo Hu Cang Long / Crouching Tiger, Hidden Dragon) geçmeyi başardı.

Das Boot, Amerikan piyasasında orijinal adıyla gösterime giren nadir yabancı dilde filmlerden biri.

Phillip Thomsen karakteri, esnek bir şekilde U-572 komutanı olan Heinz Hirsacker’ı temel alıyor.

Kuzey denizinde, denizaltı maketiyle yapılan çekimler sırasında güvercinler, denizaltına konmaya çalışarak bol bol rahatsızlık verdiler.

Dip Not: 26 Mart 2014’de yayımlandı, 8 Temmuz 2015’de güncellendi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.