Das weiße Band – Eine deutsche Kindergeschichte (The White Ribbon / Beyaz Bant)

TÜR: Gizem, Dram. SÜRE: 144 Dk. ÜLKE: Almanya, Avusturya. YAPIM YILI: 2009. imdb: 7.8. rottentomatoes: %85

2010’da Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ına aday olan, Avusturya-Almanya ortak yapımı Beyaz Bant – Bir Alman Çocuk Hikâyesi’ni, Michael Haneke, “her tür terörizmin kökeni, politik ya da dini nedenlerdendir” diye tanımladı.

I. Dünya Savaşı arifesinde Almanya’da yer alan ufak bir kasabada yaşanan, herkesin bildiği ama hiç kimsenin ağzını bile açmadığı olayları konu alan siyah-beyaz film, ırk ve kültürden bağımsız olarak, yaşanılan yerdeki nüfus azaldıkça (ya da ‘inandırılmış’ nüfus çoğaldıkça) din ve siyaset baskısının artmasını, insanların sınırları daha kalın uçlu kalemlerle çizmesini ve ‘orada kalmak için’ kendilerine biçilen rolleri oynama gerekliliğini, çok başarılı bir şekilde resmediyor.

Pederin oğullarından Martin’i canlandıran ve film afişinde de yer alan Leonard Proxauf’un performansının göz kamaştırıcı olduğu filmin, ana teması, başrollerini Johnny Depp ve Juliette Binoche’un paylaştığı 2000 yapımı romantik drama filmi Chocolat’ı (Çikolata) anımsatıyor.

Konu

Ufak bir çiftçi köyünün doktoru (Rainer Bock), evine dönerken, iki ağacın arasına gerilen bir tele takılan atının tökezlemesi sonucunda yaralanıp hastaneye kaldırılır. Birkaç gün sonra, Baron’un (Ulrich Tukur) bahçesinde çalışan orta yaşlı bir kadın ölü bulunur. Birkaç gün da Baron’un oğlu Sigi (Fion Mutert) kaçırılır ve fena halde dövülmüş olarak bulunur… Bu esrarengiz olaylar birbirini takip ederken, papaz (Burghart Klaußner) kendi çocukları önde gelmek üzere köydeki tüm çocukları ağır bir şekilde disiplin altına almaya çalışmaktadır…

Hakkında

Beyaz Bant – Bir Alman Çocuk Hikâyesi’ni, ünlü Avusturyalı yönetmen Michael Haneke yazıp yönetti.

2009’da Altın Palmiye ve 2010’da En İyi Yabancı Dilde Film Altın Küre’sini kazanan film, Yabancı Dilde En İyi Film Oscarı’nı Gözlerindeki Sır’a (El Secreto De Sus Ojos / The Secret In Their Eyes) ve BAFTA’da İngilizce Olmayan En İyi Film Ödülünü Un Prophète’a (A Prophet / Peygamber) kaptırdı.

2010’da Alman Film Ödül Töreni olan Lola’ların 14 tanesine birden aday olarak gösterilen film, En İyi Film, Yönetmen ve Erkek Oyuncu dâhil, 10 tanesinin sahibi olup büyük bir başarıya imzasını attı.

18 milyon dolar bütçesi olan film 19,5 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

10 yıldan daha uzun bir süredir Haneke’nin aklında olan proje, ilk olarak mini dizi olarak televizyonda yayınlanması düşünülüyordu. Fakat yapımcı bulunamadığı için proje rafa kaldırılmıştı.

6 ay süren oyuncu seçimleri sırasında 7000’e yakın çocukla görüşüldü. Yetişkin rolleri için ise yönetmen, daha önce çalıştığı ve role uygun olduğunu düşündüğü oyuncuları tercih etti. Haneke, papaz rolünü daha önce birkaç yapımında çalıştığı ve Das Leben der Anderen’de (The Lives of Others / Başkalarının Hayatı) muhteşem bir oyunculuk sergileyen Ulrich Mühe için yazdı. Fakat aktörün 2007’de hayatını kaybetmesi nedeniyle yönetmen bu rol için, daha önce çalışmadığı ama deneyimli ve ekranda çok iyi durduğunu düşünen Burghart Klaußner’i tercih etti.

Filmin Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ına adaylığı sırasında yapımcı ülke konusunda çeşitli anlaşmazlıklar yaşandı. Akademinin “sadece bir ülke adına aday gösterilebilir” kuralığı gereği film, Avusturya-Almanya ortak yapımı olduğu için Almanya adına yarışması uygun bulundu. Bu kararla ilgili olarak Avusturyalı yapım şirketinin yöneticisi Martin Schweighofer çeşitli şüphelerinin bulunduğunu dile getirdi. Filmin Amerika dağıtımcısı Sony’nin, son yıllarda aday gösterilen Avusturya filmlerinin başarısızlığı nedeniyle Akademi’nin filmi Almanya adına kabul etmesi için baskı yaptığı iddia edildi.

Filmde yer alan gençler, konu itibariyle Nazilerin temeli olacak kuşağı oluşturuyor. Haneke, “her tür terörizmin kökeni, politik ya da dini nedenlerdendir” sözünün politik bölümü için bu ayrıntıyı özellikle kullandı.

Filmdeki anlatıcı dâhil en bilindik erişkin oyuncuların isimleri zikredilmiyor. Bunun yerine, peder, baron, kâhya gibi kelimeler kullanılıyor.

Beyaz Bant, En İyi Yabancı Dilde Film Oscar’ını kaybettikten sonra yapılan birkaç eleştiride, bu kategoride oy kullananların filmleri izleme zorunluluklarının olmadığı yazıldı.

Haneke, sahnelerin çok karanlık olmasını istedi. Bu yüzden çoğu oda içi çekimlerinde sadece gaz lambaları ya da mumlar kullanıldı. Hatta bazı karanlık sahnelerde suni gaz lambası ya da mum kullanıldı. Bu yüzden çekim sonrası dijital olarak insanların, objelerin gölgeleri karelere eklendi.

Filmde yer alan kasaba hayali olsa da, konu edilen olayların birçoğu 1920-1940’lar sırasında Almanya ve Avusturya’da yaşanmış gerçek olaylardan alıntılandı.

Dip Not: 20 Ağustos 2011’de yayımlandı, 12 Aralık 2014’de güncellendi.

“Das weiße Band – Eine deutsche Kindergeschichte (The White Ribbon / Beyaz Bant)” üzerine bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.