İhtiyarlara Yer Yok (No Country for Old Men, 2005), Cormac McCarthy

Cormac McCarthy - Ihtiyarlara Yer Yok

Cormac McCarthy tarafından 2005 yılında yayınlanan İhtiyarlara Yer Yok, doğum günümde hediye edilmişti. Joel ve Ethan Coen tarafından uyarlanan filmi 2008’de izlemiştim ama çok da ilgimi çekmemişti. Fakat kitapta özellikle Chigurh’un olduğu bölümleri okurken aklıma hayal meyal Javier Bardem’in canlandırdığı Chigurh karakteri geldi. Böyle olunca, özellikle o bölümleri okurken sanki yıllar önce yaşamış ama unutmuş gibiydim. Garipti doğrusu…

Llewellyn Moss geyik avında olduğu bir gün, Meksika yakınlarında bir uyuşturucu pazarlığının bol kanlı sonuyla karşılaşır. Uyuşturucu ve 2.4 milyon doların olduğu olay yerinden sadece parayı alıp gider. Fakat gece yarısı, parayı aldığı yerde gördüğü ağır yaralı Meksikalının durumundan şüphelenerek kontrol amaçlı olarak geri döner. Uyuşturucu satıcıları da oradadır ve bir süre sonra Moss’un hayatına şerif Bell ve soğukkanlı katil Chigurh girecektir…

(Muhtemelen) Uyarlaması 2008’de En İyi Film Oscar’ını kazandıktan sonra Roza Hakmen tarafından Türkçeye çevrilen ve yayınlanan roman, son derece akıcı ve güzel bir dile sahip. Filmi izlediğimden çoğu bölüm beni şaşırtmadı oysa oldukça şaşırtıcı bölümler var. Yazarın yarattığı Chigurh karakteri ve kendi üretimi silahı ile şerif Bell’in geçmişteki ve şu anda şerif/polis olmak arasında yaptığı değerlendirmeler son derece güzel.

Kitabın adı İrlandalı şair William Butler Yeats’in (1865–1939) 1926 yılında (61 yaşındayken) yazdığı Sailing to Byzantium şiirinin ilk hecesinden alınmış. Şiir yaşlılığın ızdırabını çeken bir adamın, ölümsüzlük üzerinde derin düşüncelerini ve Byzantium’a (İstanbul şehrinin kent olarak ilk atası ve Konstantinopolis’ten önceki adı) yaptığı ruhani yolculuğu konu ediniyormuş.

1933 doğumlu yazar Cormac McCarthy, 2006 yılında yayınladığı Yol (The Road) ile Pulitzer Ödülü kazanmış ve edebiyat eleştirmeni Harold Bloom tarafından, aralarında Thomas Pynchon, Don DeLillo ve Philip Roth’un da olduğu, neslinin en iyi dört Amerikan romancısından biri olarak tanımlanmış. Modern eleştirmenler tarafından da sıkça William Faulkner’e ve bazen de Herman Melville’e kıyaslanmaktaymış.

Kitaptan;

Ed Tom Bell: “Bir de babam konusu var, onunla ilgili fazla bir şey söylemedim, haksızlık ettim, biliyorum. Ben nerdeyse yirmi yıldır onun son halinden daha yaşlıyım, yani bir bakıma onu düşündüğümde kendimden genç birini düşünüyorum.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.