Ülke Futbolunun En Garip Hikayesi: Türkiye Kupası

Ülke futbolunun en garip hikayesi açık ve net Türkiye Kupası. Ülkenin en büyük 3 kupasından birisi kendisi ki Süper Kupa final bileti de bu kupadan geçiyor. Kupayı kazanan hem Süper Kupa hem de Avrupa Ligi play-off’u oynuyor. Kaybederse Konferans Ligi gruplarında yer alıyor.

Kısacası Avrupa’ya gitmenin ki gelenek haline getirirseniz Avrupa’ya futbolcu satmanın, ülkede ve belki Avrupa’da görünür olmanın, kulüp için albeni yaratmanın, taraftar kazanmanın, forma şu bu satmanın en kısa yolu bu kupa.

Ve Süper Lig’de bir takımsanız genelde ilk maçların çoğunu alt liglerden takımlarla oynadığınız için tam kadro bile oynamanıza gerek olmuyor. Hatta bu kupayı aslında “reverv takımınız” için bir şans/antrenman maçı olarak görüp as takımınıza artı bir değer bile katabiliyorsunuz.

Ve elbette ülkenin en büyük kupalarından birinde her yıl final hedeflemek ve orada olmak kulüp başkanı ve yöneticileri için de anlatacakları bir başarı hikayesi. Hatta bu konsantrasyonla alınacak kupalar ülke futbolunda unutulmamanızı bile sağlayabilir.

Mesela bu sezon Gençlerbirliği şu ana kadar kupada 4 maç yaptı. 2’si aynı takım ama sonuça 1. Lig’de yer alan Sakaryaspor. Diğer ikisi de aslında küme düşmemem mücadelesi veren “lig daha önemli”ci Antalyaspor ve Eyüpspor. Bugün de 2. Lig’den Aliağa ile oynanacak.

Düşünseniz bu 5 maçı kazanırsanız ya da en iyi sonuçları elde ederseniz bir anda kupada son 8’desiniz! Final ve Avrupa hedefi yolunda dev bir adım atıyorsunuz ve bunu da eğer ki gerçekten konsantre olur ve ciddiye alırsanız neredyse yarı as kadroyla başarabiliyorsunuz!

Gelelim hikayenin garipliğine. Bu kupa hem İstanbul hem de Anadolu takımları için sadece “angarya”. Gereksiz maç trafiği yaratan, İstanbul için asıl, tek ve mutlak hedef olan lig kupasını kazanmak varken, Anadolu için ise küme düşmemek varken boşu boşuna zaman kaybı, gider yaratan bir unsur, takım eskaza kupada yükselirse yönetimdeki “primleri kim ödeyecek” sorunsalının yaratıcısı…

20 küsür yıl kupayı kazanmayan Fenerbahçe kupa için “teneke” diyerek vasıfsızlaştırıyordu mesela. Anadoluda da durum farklı değil. “Lig daha önemli” diyerek “u17” ile kupada yer almak, bilerek kupadan elenmek ilginç ama taraftarları için bile “normal” karşılanıyor…

Oysa bu kupanın Anadolu takımlarının kalesi olması gerekmiyor mu? Hem ülkede görünür olmak hem de Avrupa’da yer alıp, her anlamda daha fazla para kazanmak için? Hem de İstanbul bu kadar umursamıyorken?

Mesela güzide yönetimimizin son çomak sokma işlemi nedeniyle ligde kalmak bir anda tehlikeye girdiği için bakarsınız bu akşam Aliağa maçı ve sonrası “herkesin” istediği gibi olur (!) Sonuçta lig daha önemli (!) evet…

Bu yüzden Anadolu futbolu bir adım ileriye gidemiyor. Çünkü tüm cepheleri bile isteye İsatanbul’a bırakıp “bizi yok sayıyorlar” hikayesi herkesi tatmin ediyor… Sportif başarı kimin umurunda…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.