4 Hafta 5 günlükken doktorumuz “geceleri uyandırmayın artık. 7 saate kadar uyuyabilir” dedi. Ama bu güncelleme sana ulaşmamış olacak ki Yula, hala 3 – 3.5 saatte açıktım ben diye mızırdıyorsun. 🙂
Gülümseme ve kahkaların hem arttı hem de daha belirginleşti Yuyu. Hatta artık bir şey anlatırken falan gülümsediğin için “esprimi anladı!” gibi bir şaşkınlık yaratıyorsun bünyemizde. Gülümsemeni görünce tüm dünya bir anda toz pembe oluyor. Yerim. 🙂
Uyandığında sağ elimi kalçana sol elimi ensene koyup seni şarkılara odaklanmanı, göz kapaklarınınyavaş yavaş kapanmasını, arada gözlerini açıp gülümsemeni, kollarının uykuya dalınca düşmesini, bazen irkilip uyanınca kollarını birden havaya kaldırıp “noluyor ya!” bakışı atmanı gözlemlemek inanılmaz ama inanılmaz keyifli. Saatlerce böyle bakışıp uyutabilirim seni. Herhalde yıllar yıllar sonra bile ilk 2 ayda en en çok anımsayacağım şeyler bunlar olacak.
Bu ay şunu fark ettim ki, sessiz ya da sesli veya zıplayarak ya da ufak hareketlerle sallayarak veya masal/hikaye anlatarak, şarkı söyleyerek, pış pış yaparak kısacası eğer ki uykun varsa ne yaptığımdan bağımsız olarak her türlü uyuyorsun. 🙂
Uykulu olduğun ama dalamadığın zamanlarda seni yatağına ya da babyneste koyunca bir süre etrafa bakınıp ardından uyuduğunu fark ettik. Kendi halinde ilk takılma belirtilerine şahitlik ettik bir nevi.
Bu ayın ilk günlerinde anı fotoğraflarını çekerken ilk kez elbise giydin. İnanılmaz oldu! Çünkü bir anda ilk kez bir kız çocuğuna dönüştün! Çok sevimli ve tatlıydın.
Cansın sana ilk kez manikür pedikür yaptı. 🙂 Ayak serçe parmağının tırnağını kesmeye çaışırken verdiği tepkiyi sanırım asla unutmayacağım. “Mali olmayan bir parmakta kesmek için tırnak arıyorum!”
Gündüzleri daha uyanık geceleri ise daha fazla uyumaya başladın Yula Us.
Seni ellerim arasına alıp uyutmaya bayıldığımı söylemiştim. Bunu yaparken de bir sürü şey denedim. Yavaş ya da hareketli, ileri geri, sağa sola ya da dönerek dans adımları atarken sallayarak. İşte o günlerden birinde aklıma Johann Strauss’un Second Waltz’ı geldi. Seninle dans edercesine 4’lük adımlama yaparak, dışardan bakan birinin seni uyutmaya çalışacağımı asla anlamayacağı çoşkulu figürlerle vals yaptık. Ve fark ettim ki özellikle ufak dönüşlerde ve sağa sola derin sallayışlarda gözlerin kapanıyor! O günden bu yana seni uyutacağım zamanların bazılarında “play”e basıp senle göz teması kurarak vals yapıyoruz ve melodiyi duyar duymaz ağlıyor bile olsan bir anda dikkat kesiliyor ve dansa eşlik ediyorsun! Bu anları da yüzyıllarca unutmayacağım.
Doğduğundan beri gözlerinle bizi takip ettiğini fark ediyoruz ama artık daha net yapıyorsun bunu. Ayrıca ellerinle bize ulaşmaya, dokunmaya hatta mesela benim sakallarımla oynmaya bile başladın! Kontak kuruyor olman efsanevi heyecanlandırıyor Cansın ve beni. Hele bir de hareketlenip bıcır bıcır konuşacağın önümüzdeki günleri düşününce yerimizde duramıyoruz… 🙂
Gündüzleri daha fazla ayık olup kendi halinde takılmaya geceleri de daha uzun süre uyumaya başladın Yula.
Bazen bağırarak da olsa seslenmeye, bir şeyler söylemeye çalışıyorsun. Gözlerini bana kitlediğin zaman tekrarladığım sesleri bir şekilde söylemeye çalışıyorsun. Çok fazla değil elbet ama bunu bile fark etmek çok keyifli.
Kucakta biraz oturarak dolaşırken artık kafanla sürekli her yeri kesmeye, incelemeye başladın Yula. (48. Gün)
Bariz bir şekilde çok fazla gülerek tepki veriyorsun Yuyu. Hem uyurken hem de konuşurken. Efsanevi bir mutluluk ve his veriyorsun bize! (51. Gün)
Babynestte ya da kucağımızdayken bizi dinliyor ve ağımızdan çıkanları taklit edercesine ağzını şekillendirip bazen de sesler çıkarıyorsun ufaklık! Yerim. (51. Gün),
Bugün annenin sana öğrettiği kurt ulumasını taklit ettin birkaç kez Yula Us! (54. Gün)
Ara ara kucağımdayken ellerinle sakallarımla oynuyordun ama bu sefer ilk kez annenin yanaklarını ellerini açarak okşadın. Biz sana “cici” diye sevmeyi öğretmeden sen buldun resmen. 🙂 (55. Gün)
(Bizce) bile isteye “an-ne” dedin Yula. Birkaç gün önce de demiştin acaba demiştik ama bu sefer gerçekten dedin. (56. Gün)
Baş parmağını emiyorsun Us. Ve elbette çok komik görünüyor. 🙂 (60. Gün)
