Nis
20
2012

İstiridye mantarı ile 5-6 yıl kadar önce tanışmıştım. Bir arkadaşım Tunalı’daki Tavko’da bahar aylarında kısa bir süre satıldığını söylemişti. Sadece tereyağı ve biraz limon ile kavurarak yiyorduk. Çok başarılı idi. Pilav ya da püre ile iyi bir ikili oluşturuyorlardı. Tadı da “et gibi” idi…
Birkaç yıl sonra Doğan Gıda ve Migros’da yine dönemsel olarak satılmaya başladı. Meyve-sebze reyonuna kesin giden biri olarak her Migros’a gidişimde bakınır olmuştum. Eğer varsa akşam yemeğimiz belliydi…
5-6 ay önce bir anda Ayrancı’daki tüm marketlerde sürekli satılır oldu. Geçen hafta Çağdaş’ta kilo ile ve üstteki resimdeki gibi “topluca” halinde satıldığını da gördüm.

Bildiğim kadarıyla (kaynak: Ömür abim ve Öyküm :p) Türkiye’de çok fazla tür mantar yetişiyor olmasına rağmen sofralarımıza küçüklüğümüzden beri sadece kültür mantarı giriyor. İçine kaşar koyarak fırınlama ya da güzel bir sosla çevirme dışında çok fazla aramadığım mantara olan görüşüm istiridye mantarı ile birlikte çok değişti. Birçok şekilde denemeye başladım. Mesela süt, yumurta ve kaşarlı omleti nefis oluyor. Ya da sadece soya (az tuzlu/light’ı daha iyi), sukiyaki (tatlımsı, “yoğunun tersi nedir?” seyrek/sulu), warchestershire (keskin bir tadı var), istiridye sos (tatlımsı), teriyaki soslarından (tatlımsı, yoğun) biri ya da soya+ şeklinde çevirerek çok güzel oluyor. Veya benim geçen gün spontane bir şekilde yaptığım gibi, sos (soya ve istiridye sosu) + istiridye mantarını güzel bir makarna ile karıştırıp mısır-kaşar gibi eklentiler falan da yaparak kullanabilirsiniz.
Uzun lafın kısası herhangi bir yemeğe sos ya da ana yemek olarak istiridye mantarı çok yakışıyor. Yakında bir yerlerimden de çıkmaya başlayacak sanırım…
Okuduğum kadarıyla bu ani istiridye mantarı patlamasının sebebi, beyaz mantar yetiştiricileri riskli bir üretim sürecine sahip oldukları ve yeterli miktarda para kazanmadıkları için beyaz mantar yetiştiriciliğini bırakmakta ve istiridye mantarı yetiştiriciliğine başlamasıymış.
Kısacası sonunda kültür mantarı dışında “güzel” (ki istiridye mantarının tadını aldıktan sonra kültür mantarının tadı gerçekten saman gibi geliyor!) bir mantara kolayca ulaşabileceğiz gibi görünüyor…
no comments | posted in Sos, Yemek-Yiyecek
Ara
17
2011

Noodle ile 10 yıl kadar önce kung-fu öğrenen ve doğu felsefesine saran Ömür abimin eve getirmesiyle tanışmıştım. Gerçi o günlerden sadece adı aklımda kaldı. Sonraları birkaç kere hazır noodle yemiştim. Nereden esti bilmiyorum ama yaklaşık bir ay kadar önce noodle yapma fikri geldi aklıma. Farklı soslar ve malzemelerle noodle denemeleri yapmaya başladım. Yapımının basit olması nedeniyle bir sürü farklı deneme yapabiliyor olmak çok güzel geldi. Birçok arkadaşıma ve kendime noodle yaptım. Yapıyorum
Perşembe günü de noodleda kullandığım sosları yazmaya karar verdim. Belki bir işe yarar buyurun;

Amoy – Light Soy Sauce
Soya sosunu fazla tuzlu olmasından ötürü pek sevememiştim ama Emre Anıl’ın “light kullan o zaman” sözleri ile “hadi canım öyle bir şey mi var” demiştim. Noodleın en önemli sosu olan soyanın az tuzlu light versiyonu gerçekten güzel. Noodle yaparken iki aşamada kullanıyorum. Biri tavuk, et, karidesin sıvı yağ ile birlikte pişirilmesinde. Ama bu konuda şunu fark ettim ki, hızlıca karamelize olduğundan soyayı etler pişmeye yakınken eklemek daha mantıklı. Özellikle kırmızı etlerin pişmesinde zorluk çıkartıyor. İkincisi ise, noodle, et, sebze karışımına son sos eklenirken beraber biraz da soya eklemek. Bunun en büyük artısı da özellikle tatlımsı olan tatlı-acı, tatlı-ekşi ya da istiridye sosunun tatlılığını biraz nötürlüyor olması.

Amoy – Blended Sesame Oil
Bu sosu da Emre Anıl önermişti. Sebzeleri sıvı yağ ile çevirirken içine susam yağı da koyuyorsunuz ve gerçekten nefis bir tat oluyor.

Amoy – Oyster Sauce
Pınar ve Ural’ın “karidesli noodle yapalım” fikrine eklenti olarak edinmiştim. Tadı tatlımsı. Bu nedenle başka tatlı bir sosla karıştırmamak en güzeli. Ben ilk denememde tatlı-acı ile bunu kullanmıştım ve noodle ciddi ciddi tatlı olmuştu. Bu yüzden istridye sosunu sadece soya ile kullanmak en güzeli.

Amoy – Sweet & Sour Sauce
Tatlı-ekşi sos benim gibi tatlı-ekşiyi sevenler için nefis bir tat. Noodle’ı ayrı bir güzel yapıyor…

Pantai – Sweet Chili Sauce
Tatlı yemek olayı bizim yemek kültürümüze biraz ters olsa da, acısından ötürü tatlı-acı sos sanırım bizim yemek kültürümüze daha yakın. Acının sadece ağızda bitiyor olması da ayrı bir güzel hani…

Heinz – Worchestershire Sauce
Çok garip bir sos. İçinde bol derecede malzeme var. Kokusu ve tadı biraz karamelize edilmiş sirkeyi andırıyor. Normalde etleri marine etmek için ya da eti pişirirken kullanılıyormuş. Biz kırmızı eti yaparken denedik ve nefis oldu. Ardından Pınar’ın fikri ile mantarları az yağda çevirirken kullandık. Ve noodlea yemek sırasında eklemek için sos olmuş oldu. Çok güzel oldu…
1 comment | posted in Sos, Yemek-Yiyecek
May
25
2011

Adana Hilton’da bu sabah Derya’nın waffle alırken görüp “aman allahım akçaağaç şurubu var” heyecanı üzerine ilgimi çeken ve haliyle bende hemen “neymiş bu” merakı yaratan akçaağaç şurubunu denemeye koyuldum. Tadı sıvı saf karamelin biraz daha sıvısı ve biraz daha farklı bir esanslısı olarak tarif edebileceğim akçaağaç şurubu waffle ile gerçekten lezzetli. Sosları her türlü saçma sapan şeylerle karıştırarak deneyen biri olarak aklıma Akçaağaç şurubunu -Adana’nın sıcaklığından olsa gerek- vanilyalı dondurma ya da browni üzerinde denemek geldi. Bakalım denerim bir ara…

Şurup hakkında kısa bir bilgi de şöyle; Avrupalıların Amerika’ya ayak basmasından önce, Algonquin halkı tarafından sinzibuckwud (Türkçe: Ağaçtan çizilmiş) adıyla üretilen şurup, ağacın gövdesine bir kesik atılarak ya da musluk bağlanarak özsuyunun biriktirilmesiyle elde edilir. Sonra da kaynatılarak kıvamına gelir ve hazırlanır. Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada’da yoğun olarak waffle ve pankek ile beraber tüketilir. Şurubun içinde yoğun olarak sükroz bulunur.
no comments | posted in Sos, Yemek-Yiyecek