Kategori arşivi: Peynir

Abondance (Fransa)

Fransa’nın Alpler bölgesindeki Yüksek-Savoie’de, pastörize edilmemiş inek sütünden üretilen ve adını ufak bir komünden alan Abondance, yarı sert formuyla oldukça lezzetli ve hafif aromalı bir Fransız peyniri.

Elde (Artisan) ya da fabrikada üretilebilen peynirin olgunlaşması için, ladinden yapılmış özel düzeneklerde en az 3 ay dinlendirilmesi gerekiyor.

Tomme au Foin (Fransa)

Ünlü Fransız peynirlerinden biri olan Tomme’un özellikle Fransa’nın kuzeyinde yer alan Picardie bölgesinde samanla kaplanarak olgunlaştırılma yöntemiyle üretilen yarı sertlikteki Tomme au Foin leziz bir Fransız peyniri.

Peynirin olgunlaştırılma aşamasında, nemli kalması ve dış etkilere karşı korumak için samanla kaplanıyor. Bu sayede peynirin olgunlaşması kiler dışında da yapılabiliyor ve aromasına saman tadı da ekleniyor.

Tomme De Brebis Lagasse (Fransa)

9 günlük Fransa gezimiz sırasında, her fırsatta, büyük bir zevkle Fransız peyniri tattıktan sonra birkaç çeşit de yanımızda getirdik. Bunlardan biri, daha önce inek sütünden yapılan Savoie türünü yediğim Tomme’nin bir başka çeşidi olan ve çiğ arpa ile sıkılaştırılarak koyun sütünden üretilen Tomme de Brebis Lagasse’di.

Ortalama 600’ar gram olarak üretilen ve olgunlaşması için 3 ay bekletildikten sonra en ideal lezzete ulaşması için Haziran-Aralık ayları arasında bekletilen peynir için en mükemmel bekleme süresinin Mayıs-Şubat arası olduğu söyleniyor.

Savoie gibi yarı sert ve hafif aromalı olan peynir son derece lezzetli.

Reblochon (Fransa)

Paris’teki ikinci günümüzde Tuileries Bahçesinde tüketmek için peynirciden aldığımız iki peynirden biri wikipedia’da en popüler 10 Fransız peyniri listesinde yer alan Reblochon’du.

Fransanın Alpler bölgesindeki Savoie’de çiğ inek sütünden üretilen küfle kaplı peynir sürülebilir yumuşaklıkta bir forma ve hoş bir tada sahip. Hafif bir aroması olan peynir 6-8 hafta olgunlaştırıldıktan sonra en ideal lezzete ulaşması için normalde Mayıs-Eylül arasında bekletilse de, en mükemmel bekleme süresinin Mart-Aralık arası olduğu söyleniyor.

Saint-Nectaire (Fransa)

Fransa ganimetlerinden biri olan Saint-Nectaire, ağızda eriyecek bir kıvama, asitik, baharatlı ve hafifçe Rokforu anımsatan bir tada sahip lezzetli bir peynir.

17. yüzyıldan bu yana Fransa’nın ortasında yer alan Auvergne bölgesinde inek sütünden üretimi yapılan peynir adını ilk defa, Mareşal Henri de La Ferté-Senneterre tarafından Kral XIV. Louis’e sunulup kısa bir süre içerisinde kralın favori peynirlerinden biri olmasıyla duyurmuş.

Olgunlaşma süresi 8 hafta olan peyniri tüketmek için en fantastik önerilerden biri, tereyağlı bir ekmek diliminin üzerine koyulup sıcacık bir çorbadanın içinde gezdirdikten sonra yenilmesi.

Chevrette Goat Gouda Cheese Mild (5 Haftalık Chevrette Keçi Gouda Peyniri) (Hollanda)

Siz de benim gibi Gouda peyniri düşkünüyseniz, Hollanda’nın peynir devi Frico’nun keçi sütünden ürettiği ve 5 hafta dinlendirdiği Chevrette peynirine bayılırsınız. Kremamsı tadı ve ağızda kalan nefis aromasıyla keçi peyniri son derece leziz.

Sanırım tek sorun, ithal olan ürünün 250 gramının şu anda Türkiye 35,90’dan başlayan fiyatlarla satılıyor olması. Yoksa hiç soluksuz tüketilebilecek nefis bir ürün.

Hellim (Kıbrıs)

Sanırım ilk kez adını 2000’lerin başında duyduğum Hellim’i sadece kahvaltılarda uzunlamasına dilimleyip su ya da azcık tereyağıyla tavada kızartarak tüketiyorduk. 2010’da ilk kez Kıbrıs’a gittiğimde kaldığımız otelde neredeyse her şeye hellim kattıklarını ve kızartmadan da yendiğini görünce oldukça şaşırmıştım. Taze olarak tüketildiğinde kızartmaya hiç gerek kalmadan güzel güzel mideye indirilebiliyordu! Sonraları kızartarak ya da kızartmayarak salatalara da ekleyerek tüketmeye başladım.

Son olarak 2017’de gittiğimiz bir meyhanede hafif tarçınla tavada çevrilerek servis edilen Çanakkale’ye has özel bir peynirden esinlenerek tarçınla kızartıp tükettiğimiz Hellim, her türlü tüketilesi nefis ve leziz bir peynir.

Not düşmek gerekirse, bana Kıbrıs markaları daha güzel gelmiştir.

Ezine Keçi Peyniri (Türkiye)

Ezine keçi peyniri, son zamanlarda en fazla tükettiğim peynir. Yoğun ve ağızda çok güzel bir lezzet bırakan peyniri sanırım en iyi Tahsildaroğlu üretiyor. 3 parça halinde vakumlanmış yeni poşeti ise benim gibi sadece hafta sonları kahvaltıda peynir yiyenler için son derece ideal. Malum tek parça olunca nasıl saklarsanız saklayın bir süre sonra peynirin tadı ilk günkü gibi olmuyor.

Hakkında

Adını üretildiği Çanakkale’nin bir ilçesi olan Ezine’den alan peynirin, Türkiye’nin batısındaki hava koşullarının ve otlak alanlarının iyi olması sonucunda burada yetiştirilen keçi, koyun ve inek sütlerinin daha leziz olmasından ötürü oldukça kaliteli olduğu söyleniyor.

Reypenaer (Hollanda)

reypenaer

Hollanda’nın Woerden şehrinde bulunan Van den Wijngaard ailesi tarafından üretilen Reypenaer, çok yıllık bir tür Gouda peyniri. Turuncu rengi ve yoğun aroması ile tam anlamıyla bayıldığım peynir çok ama çok leziz bir ürün!

Peynirler yıllandırılırken, dışarısının normal hava sıcaklığı ve nemine göre kontrol altında kapı ve pencereler açılarak doğal bir yolla peynirin havalandırılması sağlanıyor ve haftalık olarak elle çevriliyorlar.

Peynirin gerçek lezzetini deneyimlemek için ince dilimler halinde tüketilmesini öneren şirket, Le Guillotin adını verdikleri, özel olarak üretilmiş bir bıçağı da peynirle birlikte satıyor.

Brie (Fransa)

Brie

Özlem’in yıllar önce İngiltere’den getirdiği ganimetlerden biri olan ve çok beğendiğim Fransız peyniri camemberte çok benzeyen ve bir başka Fransız peyniri olan brieyi ilk kez Boras’ta, Leyla Ablaların evindeki kahvaltıda yedim. Şeklini ve tadını o kadar çok camemberte benzettim ki sürekli “bu peyniri daha önce yemiştim” diye anlattım durdum. Ama ülkeye dönüp bloga İskandinavya anılarını yazmaya başlayınca aslında her ikisinin de farklı peynirler olduğunu anladım!

İsmini üretildiği kasabanın adından alan brie ile camembert görünüş, içerek ve üretim şekilleri olarak oldukça benzerlik taşıyorlar. Aralarındaki en büyük fark ise brienin camemberte göre neredeyse üç kat daha fazla yağlı inek sütünden üretiliyor olması. Bu sayede ürün camemberte göre daha yumuşak, daha kremalı ve daha lezzetli bir hal alıyor.

Brieyi bol bol ekmek üstü olarak tükettikten sonra Leyla Ablanın önerisiyle bir de incir reçeliyle denedim. Çok ama çok güzeldi! Peynirin hafif aroması ve kremamsı tadı ile incir nefis bir uyum gösterdi. Bir nevi kahvaltıda tüketmeyi çok sevdiğim süt kaymağı ile reçeller gibiydi. Ama haliyle daha az yağlı ve daha farklı aromalısı. Sonrasında bal ve diğer reçellerle de denedim ve onları da oldukça beğendim. Ama favorim brie + yeşil (ham) incir reçeli.