Kategori arşivi: Çizgi Roman

Epileptik, David B.

Abisi epilepsi hastası olan yazarın, çocukluğundan başlayarak hissettiklerini, yaşadıklarını, anne ve babasının tüm hayatlarını oğullarının hastalığına çare bulmak için adamlarını konu alan Epileptik, karanlık anlatım tarzına rağmen özellikle “elden bir şey gelmeyiş / çaresizlik” hissini nefis bir şekilde işliyor.

Çizgi romandaki paneller arasındaki geçişler ve çizgiler oldukça yaratıcı ve etkileyici.

Ivır Zıvır

Türkçe adını İngilizce adı olan Epileptic’ten alan çizgi romanın orijinal adı, L’Ascension du haut mal (“The Rise of the High Evil”), “Kötülüğün Yükselişi”.

“Haut mal” tanımı, yalnızca Fransızca dilinin tarihi dönemlerinde, epilepsi hastalığı için kullanılan, eski bir mecaz olma özelliği de var. Eserin İngilizce adı buradan geliyor. (altevren.net)

Çizgi roman 1996-2002 yılları arasında 6 cilt olarak yayınlandı.

Epilepsi hastalığı, beyin normal aktivitesinin, sinir hücrelerinde geçici olarak meydana gelen anormal elektriksel aktivite sonucu bozulması ile oluşan klinik bir durum, diye tanımlanıyor.

Publishers Weekly çizgi romanı, “bugüne kadar yayınlanmış en iyi çizgi romanlardan biri” diyerek tanımadı.

Çizgi roman Metacritic’de yapılan 15 eleştiriden 100 üzerinden ortalama 92 puan aldı.

Kitabın tanıtımından;

Angoulême Uluslararası Çizgi Roman Festivali – En İyi Senaryo Ödülü
Ignatz – En İyi Sanatçı Ödülü

Avrupa’nın en önemli çizerlerinden David B., bu kitapla yüzyılın çığır açan çizgi romanlarından birini yarattı. 1996-2002 yıllarında Fransa’da 6 cilt olarak yayınlanan Epileptik, bu kitapta tek ciltte toplandı. David B’nin, abisinin epilepsi hastalığı üzerinden anlattığı hikayesi; şiirsel dili ve baş döndürücü kurgusuyla tarihi ve ruhani bir yolculuğa dönüşüyor. Epileptik, bütünlüklü hikayesi ve güçlü çizgisiyle edebi, entelektüel, estetik bir başyapıt.

Flight – Volume Two

Flight - Volume Two

Aylar önce ilk kitabını okuduğum Flight serisinin ikinci kitabını da bitirdim ve ilkinden daha çok sevdim. Elbette bunda çizgi romanlara iyice ısınmamın da etkisi büyük.

Kazu Kibuishi’nin editörlüğünde 33 tane çizgi romancının kendi üsluplarını yansıttıkları kısa hikayelerinin toplandığı ve 2005 yılında yayınlanan kitap, yaratıcılık konusunda zihin açacak nitelikte.

Çizgi roman okurken, sadece yazılara bakıp geçen biri olarak, ilk kez bu kitapta, çizimleri de incelediğimi fark ettim ve bu çok hoşuma gitti. Belki de bu yüzden, hikayeleri daha fazla zevk alarak okudum.

Benim sevdiğim çizimler;

Blip Pop by Ryan Sias

Blip Pop by Ryan Sias

Ghost Trolley by Rad Sechrist

Ghost Trolley by Rad Sechrist

Solomon Fix by Doug TenNapel

Solomon Fix by Doug TenNapel

The Flying Bride by Giuseppe Ferrario

The Flying Bride by Giuseppe Ferrario

The Orange Grove by Kazu Kibuishi

The Orange Grove by Kazu Kibuishi

The Ride by Rodolphe Guenoden

The Ride by Rodolphe Guenoden

Weather Vain by Hope Larson

Weather Vain by Hope Larson

Wilford's Stroll by Justin Ridge

Wilford’s Stroll by Justin Ridge.

İlgilisine, çizgi romanda yer alan çalışmalar ve çizerlerinin listesi şöyle;

1. “Inner Sanctum” by Michel Gagné
2. “Solomon Fix” by Doug TenNapel
3. “Jelly Fruit” by Catia Chien
4. “The Robot and the Sparrow” by Jake Parker
5. “Dead Soul’s Day Out” by Sonny Liew
6. “Monster Slayers” by Khang Le
7. “The Golden Temple” by Neil Babra
8. “Dance of the Sugar Plums” by Don Hertzfeldt
9. “Destiny Xpress” by Jen Wang
10.”The Orange Grove” by Kazu Kibuishi
11.”Weather Vain” by Hope Larson
12.”Heads Up” by Becky Cloonan
13.”Tendergrass” by Matthew Woodson
14.”Last Things Last” by Kean Soo
15.”Cellmates” by Phil Craven
16.”The Ride” by Rodolphe Guenoden
17.”Laika” by Doug Holgate
18.”Ghost Trolley” by Rad Sechrist
19.”Wilford’s Stroll” by Justin Ridge
20.”Impossible” by Herval
21.”Dust on the Shelves” by Bannister
22.”This Time!” by Clio Chiang
23.”Blip Pop” by Ryan Sias
24.”Mouse Trap” by Johane Matte
25.”Sirius and Betelgeuse” by Jeff Smith
26.”The Flying Bride” by Giuseppe Ferrario
27.”The Plank” by Ben Hatke
28.”Icarus” by Johane Matte
29.”A Test For Cenri” by Amy Kim Ganter
30.”La Sonadora” by Joana Carneiro
31.”Sky Blue” by Kness
32.”Béisbol” by Richard Pose
33.”Salmoning” by Vera Brosgol

Kırlangıç Oyunu: Ölmek Gitmek Dönmek, Zeina Abirached

Kirlangic Oyunu, Olmek Gitmek Donmek, Zeina Abirached

Lübnan deyince aklıma gelen ilk şey, küçükken babamın döşemeci arkadaşı Salih amcanın sinirlenince, “ulan dürzüler” diye kızması ile nerdeyse her akşam Lübnan iç savaşındaki gelişmeleri anlatan haberlerde adını duyduğum “Dürzi” milisleri arasındaki gizemli bağlantıyı çözmeye çalışmam geliyor. Elbette farkı anlamam için biraz daha büyümem gerekiyordu.

Bunun dışında Lübnan deyince, Mikrobeta’da bir süre beraber çalıştığımız Bilkent’te okuyan, Lübnanlı yazılımcı Tawfick, Sabra ve Şatilla katliamı nedeniyle “Beyrut Kasabı” olarak adlandırılan Ariel Şaron ve birkaç yıl önce Mehmetle, karayoluyla gitme planları yaptığımız ama malum Suriye’deki çatışmalarla rafa kalkan Hatay-Suriye-Lübnan gezi planı geliyor.

Kirlangic Oyunu, Olmek Gitmek Donmek, Sy. 34, Zeina Abirached

Temmuz’da yeğen Alperenle gittiğimiz Metallica konserinden bir gün önce Beyoğlu’ndaki Gon çizgi roman kitap evinde görevliye, “Marjane Satrapi’nin çizgi romanları tadında bir şeyler var mı?” diye sorduğumda, Lübnan iç savaşını konu alan Kırlangıç Oyunu: Ölmek Gitmek Dönmek’i önermişti.

Hem siyah-beyaz çizim tarzı, hem de konunun Ortadoğu’daki bir ülkede geçmesi nedeniyle Satrapi’yi andıran Zeina Abirached’in 2012’de yayınladığı çizgi roman oldukça güzel.

Kirlangic Oyunu, Olmek Gitmek Donmek, Sy. 132, Zeina Abirached

1981’de dünyaya gelen Lübnanlı çizgi roman yazarı Abirached’nin 2006’da İnternette yaptığı bir araştırma sırasında, 1984’de kayda alınmış bir videoyu izledikten sonra, çocukluk günlerine denk gelen, Lübnan iç savaş sırasında Beyrut’ta yaşadıklarını çizmeye karar vermiş.

Sırtlan’ın yayınladığı kitabın baskısı ve kalitesi de oldukça başarılı.

Konu

Kırlangıç Oyunu: Ölmek Gitmek Dönmek¸ sokakların konteyner, demir bidon ve tuğlalarla ayrıldığı, insanların bombardıman sırasında apartmanların giriş katında bulunan evlerin, sağlam bir kirişinin etrafında geçen hayatları, nüfus cüzdanındaki din kısmında yazan kelime nedeniyle insanların kaçırılabileceği ya da öldürülebileceği ve hayatın bir keskin nişancının mermisi ya da bir şarapnel parçasına bağlı olduğu Beyrut’ta geçiyor. Yıllarca süren savaşın bitmek bilmeyen bombardımanları arasında değişen hayatları konu alıyor.

Kitaptan;

Zeina Abirached: “2006 Nisan’ında, Ulusal Radyo ve Televizyon Kurumu’nun (INA) internet sitesinde, 1984’te yapılmış bir röportaja denk geldim. Gazeteciler, şehri ikiye ayıran sınır çizgisinin yakınındaki bir sokakta oturan insanlarla konuşuyorlardı. Evinin girişinde, bombardımanlardan sarsılmış bir kadın, beni alt üst eden o cümleyi söyledi: ‘Biliyor musunuz, burada yine de az çok güvende olduğumuzu düşünüyorum.’ O kadın, benim büyük annemdi.”

tr.wikipedia’dan;

Lübnan İç Savaşı 1975’ten savaşın sona erdiği 1990 yılına kadar Lübnan’da yaklaşık olarak 150.000 – 230.000 insanın ölümüne neden olmuştur. Yaklaşık 350.000 kişi yaralanmış bir milyondan fazla insan da ülkesini terk etmiştir. Ülkedeki siyasi ve toplumsal uzlaşmazlık Osmanlı Devleti’nin Lübnan üzerindeki hâkimiyetini kaybetmesiyle başladı. Soğuk savaş dönemi Lübnan’ı ciddi şekilde etkiledi ve 1958’teki siyasi kriz ancak ABD’nin Beyrut’a çıkarma yapmasıyla sona ermişti. İsrail’in kurulması ve yüzbinlerce Filistinli mültecinin Lübnan’a yerleşmesi (Filistinli mülteciler 1976-90 yılları arasında nüfusun % 35’ini oluşturuyordu) dini çatışmaları arttırdı. Silahlı FKÖ gerillalarının ülkeye girişi ciddi siyasi sorunlara sebep oldu. FKÖ’nün gelişi, Filistinli mültecilerin silahlanması farklı gruplar arasındaki sürtüşmeyi hızlandırdı. 1976’da çoğunluğu müslüman Lübnan Cephesi ve Ulusal Komite arasında çatışmalar başladıktan kısa süre sonra Arap Ligi ve Suriye arabuluğa girişti, Filistinli-Lübnanlı çatışması daha çok Güney Lübnan’da yoğunlaştı. FKÖ burayı 1969 yılından beri kontrol ediyordu. Kahire Antlaşması imzalanarak bu bölgeden çekildi. İsrail, Güney Lübnan’ı işgal etti ve Suriye önce Hristiyanlar lehine iç savaşa dahil oldu ve sorun uluslar arası bir boyut kazandı. Suriye ve İsrail anlaşmazlığı Lübnan üzerinden devam etti. 1980’lerde taraflar harabeye dönen Beyrut’un onarılması için çaba gösterdi.

Aya: The Secrets Come Out, Marguerite Abouet & Clement Oubrerie

Aya - The Secrets Come Out, Marguerite Abouet & Clement Oubrerie

Fildişi’li yazar Marguerite Abouet’in hikâyesini yazdığı ve kocası Clement Oubrerie’nin çizimlerini üstlendiği Aya: The Secrets Come Out, şu ana kadar 6 bölümü yayınlanan Aya serisinin 3. kitabı. Fransızca olarak 2007’de yayınlanan çizgi romanın İngilizce versiyonu 2009’da satışa çıkmış.

Bu bilgilerden habersiz olarak Özge’nin kütüphanesinden rastgele seçip okumaya başladığım Aya’nın başlarında karakterleri tanıma konusunda birazcık yorulsam da sonrasında gayet güzel bir şekilde ilerledim. Zaten romandaki karakterleri daha hızlı tanıyabilmeniz ya da arada bir bakabilmeniz için kitabın girişte bir karakter ağacı bölümü yer alıyor.

Yazarın doğduğu Fildişi Sahili’nin Abidjan şehrinde, genelde işçi sınıfının yaşadığı Yop City’de geçen hikâyenin merkezinde üç çocukluk arkadaşı olan Aya, Bintou ve Adjoua yer alıyor. Aya’nın babasının metresi, Bintou’nun kendisini Fransa’ya götüreceğine inandığı sevgilisi, babası tarafından yaşlı bir adamla evlendirilmeye çalışılan Aya’nın yaşıtı Rita ve Albert ile Inno’nun eşcinsel ilişkisi üzerinden Fildişi’ndeki insan ve kadın – erkek ilişkileri, yaşam ve Fransa’nın her şekilde bir kurtuluş aracı olarak görülmesi anlatılıyor.

Çizgi romanın sonunda, diyaloglarda kullanılan yöresel dildeki kelimelerin anlamlarını görebileceğiniz ufak bir sözlük ve iki tane yemek tarifi bulunuyor.

Okunası, güzel ve sakin bir çizgi roman.

Aya - The Secrets Come Out

Hakkında

Aya serisi Marguerite Abouet’nin ilk yayınlanan eseriymiş. Aynı zamanda kocası Clement Oubrerie’nin de çizimlerini yaptığı ilk çizgi romanmış. Abouet, hikâyeyi yazarken İranlı çizgi romancı Marjane Satrapi’nin ünlü eseri Persepolis’den esinlenmiş ve Afrika ile bir tutulan savaş ve kıtlıktan farklı bir şeyler anlatmayı arzulamış. Karakterlerinin okul hayatları, iş yaşamları, gelecek planları ve dünyanın her yerinde olduğu gibi zorlu aşk ilişkilerine odaklanmış. Yazar hikayesinde yer alan karakterlerin genelde çocukluğu sırasında çevresinde yer alan insanları temel aldığını ama anlatılanların kurgu olduğunu dile getirmiş.

Aya’nın ilk kitabı Fransa’da 200 bin kopya satmış ve Angoulême Uluslararası Çizgi Roman Festivalinde, (yazarın yayınlanan) En İyi İlk (Debut) Çizgi Roman ödülünü kazanmış. Amerika’da 10 bin kopya satarak ilgi gören çizgi romanın daha ucuz ve daha düşük kalitede bir kopyasının Fildişi Sahili’nde de yayınlanması için yazar, Fransız yayıncısını ikna etmiş ve çizgi roman yazarın ülkesinde de yayınlanmış.

en.wikipedia’da Aya’nın 2011’de bir animasyon filmine uyarlandığı yönünde bir bilgi var. Fakat ben imdb’de 2013 Fransa yapımı Aya de Yopougon adında bir animasyon filmine denk geldim. Ama ne film, ne de altyazı konusunda nette hiçbir ize ulaşamadım.

Flight – Volume One

Flight - Volume One

Özge’nin kütüphanesinden çizgi romanları aşırmaya devam ediyorum 🙂 Sıradaki kitap, şu ana kadar 8 bölüm yayınlanan Flight adındaki toplama çizgi roman serisinin birinci bölümü. Japon asıllı Amerikalı çizgi romancı Kazu Kibuishi’nin öncülüğünde başlayan serinin ilkinde 21 genç ve yaratıcı çizerin uçmak ana fikrine sahip 24 tane kısa hikâyesi yer alıyor.

Kitabın bana göre en büyük özelliği yazıdan çok çizimlere odaklanmanızı sağlaması. Çünkü birçoğunda ya yazı hiç yok, ya da çok az var. Bu yüzden anlatımlar genelde çizimlerle ifade edilmeye çalışılıyor. (Bir nevi, sinemada oyuncuların mimikleriyle atmosferi oluşturacak duyguyu ifade etmeye çalışmaları gibi.)

21 farklı sanatçının kendine has çizimlerini, karakterlerini, hikâyenin (genelde fantastik) atmosferi görmek, benim gibi çizgi romanda çaylak olanlar için oldukça ilgi çekici ve şaşırtıcı geliyor. Belki de bu yüzden, çizgi roman dünyasına adım atmak için bu tarz farklı çizerlerin kısa hikâyelerden oluşan toplama bir kitabı öncü almak daha faydalı olabilir.

Cairo (Kahire), G. Willow Wilson, M. K. Perker

Cairo, G. Willow Wilson, M. K. Perker

Marjane Satrapi’nin çizgi romanlarını okuyup beğendikten sonra aynı çizgide yoluma devam edip Özge’den başka bir çizgi roman önermesini istedim. O da bana Kahire’yi önerdi.

Hikâyesini Müslümanlığı seçmiş ve Kahire’de yaşamış olan Amerikalı kadın çizgi roman yazarı G. Willow Wilson’ın yazdığı Kahire’nin çizimlerini Türk çizer M. Kutlukhan Perker imzasını atmış.

Cairo

Şems/Cin (Şems-i Tebrizi), İblis/Şeytan, Mısırlı muhalif gazeteci Ali, İsrailli asker Tova, hayatı keşfetmek için Orange Country’den Kahire’ye gelen Amerikalı Kate, uyuşturucu satıcısı Ashraf, Lübnanlı genç Shaheed ve kötü adam Nar’ı kadrosunda bulunduran Kahire, İslam dünyası ve Şems- Mevlana hakkında bilgiler barındıran fantastik bir hikâyeyi konu ediniyor.

Cairo 2

2007’de Vertigo (DC Comics) tarafından yayınlana çizgi roman, Publishers Weekly, The Edmonton Journal/CanWest News ve Comics Worth Reading tarafından yılın en iyi çizgi romanı seçilmiş.

Embroideries (Dikiş, Nakış), Marjane Satrapi

Marjane Satrapi - Embroideries

İranlı yazar ve çizgi romancı Marjane Satrapi’nin Chicken With Plums (Erikli Tavuk) adlı çizgi romanının ardından 2003’de Fransa’da (Broderies) ve 2005’de Amerika’da (Embroideries) yayınladığı Dikiş, Nakış’ı okudum.

Marjane Satrapi - Embroideries

Farklı yaş gruplarından, kalburüstü hayat standartlarına sahip 9 İranlı kadının aşk, evlilik ve cinsel hayatlarını konu alan çizgi romanda enteresan, şaşırtıcı, komik ve eğlenceli “dedikodular” yer alıyor.

Çizgi romanın isminin Dikiş, Nakış olmasının ise, okuduğunuz zaman oldukça şaşıracağınız bambaşka bir nedeni var…

Embroideries - Taji, Parvaneh

Kitabın bir bölümünde Taji’nin kuzeni Parvaneh heyecanla Taji’ye bir şeyler anlatmaya çalışıyor. Fakat konuşma baloncuğundaki kelimelerin diğerlerine göre el yazısına benzer şekilde yazılmış olması ve kelimeler arasında boşluk bulunmaması nedeniyle anlamakta güçlük çektim. Aklıma ilk olarak baskı hatası gelse de, takip eden konuşma baloncuğunda Taji’nin, “söylediklerinden tek bir kelime bile anlamadım. Gel otur, çarşafını çıkart…” dediğini okuyunca bunun da, yaratıcı bir çizgi roman tekniği olduğunu fark ettim.

Chicken with Plums (Erikli Tavuk), Marjane Satrapi

Chicken with Plums aka Erikli Tavuk

Çocukken Ömür abimin Teksas Tommiks ve Conan arşivinden herhangi birini elime alıp, göz atsam da hiçbirini baştan sonra kadar okumamıştım. Kısmet bugüneymiş. 🙂

Persepolis çizgi romanı ve animasyon filmiyle tanınan, İranlı yazar ve çizgi romancı Marjane Satrapi’nin 2004’de Fransa’da (Poulet aux prunes) ve 2006’da Amerika’da (Chicken with Plums) yayınladığı Erikli Tavuk, baştan sona okuduğum ilk çizgi roman oldu.

Özge’nin arşivinden edindiğim Erikli Tavuk, Satrapi’nin akrabası olan, Tar (Pers çalgısı) sanatçısı Nasser Ali Khan’ın ölümünden önceki duygu yüklü son 8 gününü anlatıyor. Bu konu çerçevesinde bir yandan da, Rıza Pehlevi’nin 1936’da çarşaf giymeyi yasaklaması, 1951’de başbakan Muhammed Musaddık’ın İran petrolünü millileştirmesi ve ardından son İran şahı Muhammed Rıza Pehlevi’nin Amerika desteği ile yaptığı 1953 Darbesi gibi İran politik tarihinin önemli dönüm noktalarına parmak basıyor.

Chicken with Plums aka Erikli Tavuk - Flashback

Çizgi roman dünyasına yeni giren biri olarak, Erikli Tavuk’da en çok ilgimi çeken şey, flashbacklerin zemini siyah kareler içinde resmedilmesiydi.

Bu yazıyı hazırlamak için yaptığım ufak çaplı araştırma sırasında, Vincent Paronnaud ve Marjane Satrapi’nin çizgi romanı 2011’de beyaz perdeye uyarladıklarını öğrenip, filmi izleme listeme ekledim.

Kitaptan;

“Gece çöktüğünde, Nasser Ali Khan çok acıkmıştı. İki koca gün boyunca hiçbir şey yemediği düşünülünce, anlaşılabilir bir durumdu bu. Çok sevdiği bir sürü yemeği düşündü. Sonunda favori yemeğinde karar kıldı. Erikli tavuk. Tavuk, erik, karemalize soğan, domates, hintsafranı ve safran ile hazırlanıp pirinç ile servis edilen annesinin özel yemeği…” (sy 37)