Kategori arşivi: An Analizi

Kırılgan

elinden -aslında hiçbir zaman elinde olmayacak olsa da- kayıp düşenin, -ağır çekimde- yere düşüşü esnasında nasıl tutacağını bilmeden refleksle yaptığın -tek- hamlenin başarısızlığı ile hiçbir zaman keskin görünmeyen “kırılganın” binlerce kesici parça haline dönüşmesi… “dal bir kere kırılır”ın farkında olmadan ya da farkındayken -diğeri yanlıştı ama bu doğru ile- inadına kendini ya da onu korumak arasında bir seçim yapmak…

10:58-11:42

Bir……..İki

bir ile iki arasında sıkışıp kalınan, küsürlü sayılardan biri olunan anlarda, birin, “her istediğimi yaparım”lı çekiciliği ile ikinin düşüşlerde ihtiyaç duyulan “bir” el, “seni gerçekten -ne kadar gerçek olduğu asla bilinmeyecek olsa da- özledim”li cümlelerin içinde adının geçmesi ve “yaşım geçiyor”lu cümlelerle artık muhatap olmama ümitlerini -teoride- karşılayacak olması arasında küsüratların anlık olarak artıp-düşmesi ile “bir”ine yaklaşıyor olmak…

30.mart.2011 15:54 – 1.nisan.2011 14:19

…ndan Başka

yaşanmamışlıklar içinde yaşama özlemi çekmenin, (aslında) yaşan(makta ol)anları pas geçirmesi(nden başka)… yaşandığı düşünülen ama “aslında” yaşanılmayan şimdileri, gelcekte bir gün tekrar karşına çıkartmak için inşaa etmesi(nden başka)… yaşanmamışların her geçen gün biraz daha çoğalmasını sağlaması(ndan başka)… (bir işe yaramıyor olması)

13:44-14:14

Kay(b/d)etme…

kaybedilen her anın kaydedildiği kişisel diskin, bir sonraki kaybedişin ardından, eski bilgi-belgeleri önüne çarşaf gibi serişinin, önceleri nedensizliği üzerine kafa patlatmak ile aslına onun “yine/yeniden aynı hatayı yapıyorsun” uyarısını sana göstermek/gözüne sokmak için görevlendirildiğini anlamak arasında geçen zamandan bir adım sonra… onun görevine saygı duyarak -yine/yeniden yaşayacaklarını bilerek- aynı hatayı tekrarlama isteği içinde kendini bulduğun anlarda, bir başka görev edinmişin seni korkaklıkla suçlamasından korkarak adımını ileriye doğru havaya kaldırdığın an…

11:33-12:01

Kombobakstan Seçme İyimserliği…

birkaç adım sonra… durup nefeslenirken kaldırdığın başınla, kaçırmak üzere olduğun şeylerle yüzleşirken… hep orada bekleyen -belki de- gereksiz “ya kaçırdıklarım” sorusunun bilmem kaçıncı kez belirişi… “ruh moduna göre kombobakstan bir seçim yapabilsek aslında” gibi bir iyimserliğin asla gerçekleşmeyecek olduğunu bilerek bir süre daha bekleyip ardından kafayı eğip yola devam etmek ile kafayı eğmeden -sadece kısa bir süre dayanabileceğinden adın gibi emin olarak- yola devam etmek arasında bir seçim yapmak…

10:55-11:14

Film Şeridi

küçük notlar buluyor(um)… oradan, buradan… ufaldıklarında yok olacaklarını düşündüğü(n/m)den midir bilmiyor(um) ama yırtıp atıyor(um) çoğu zaman… bulduğu(m)-yırttığı(m) zaman aralığında genelde gözü(m) en altta duran tarihe gidip bir süre asılı kalıyor… işte o anlarda şimdiki tarih ile notun tarihi arasında yaşananlar bir film şeridi gibi geçiyor gözleri(n/m)in önünden… işte o zamanlarda bir kere daha ölümü(nü) tadıyor(um)…

14:58-15:11