Ara 14 2011

Alaşehir Gençler Birliği “Alaşehir Gençlerbirliği”, Manisa

2004 Aralık – 2005 Mayıs arasında 301 KD olarak Manisa Alaşehir’de yaptığım askerliğim sırasında bir hafta sonu çarşı izninde dolaşıyordum. Meraklı olduğum bir gün olsa gerek, bir süre sonra yolumu kaybettim. Sokaklardan birinde etrafı inceleyerek yürürken, solumda kalan (sanırım) 2 katlı evin altında, alçak tavanlı bir kahvenin ufacık camında dairenin üst kısmı şeklinde “Gençler Birliği” yazıyordu. Şaşırdım tabi. İçeri girdim. Çok net hatırlamasam da 4-5 masanın bulunduğu bir kahve idi. Orta yaşlı bir amca selam verdi ve buyur etti. Ben de Ankara’dan geldiğimi, Gençlerbirliği taraftarı olduğumu ve camdaki “Gençler Birliği” yazısını görünce şaşırdığımı söyledim. Abi beni biraz süzüp, “Cavcav’ın Gençlerbirliği mi?” dedi. Güldüm. “Evet ta kendisi” dedim. “Bizim ilçenin takımı, Alaşehir Gençlerbirliği” dedi.

Nette Alaşehir Gençlerbirliği’nin 2009-10 sezonunda Manisa 2. Amatör Kümede yer aldığına dair bir haber buldum. Bunun dışında ne logosu, ne rengi, ne kuruluş tarihi ne de herhangi bir başarısının olup olmadığı konusunda en ufak bir bilgi yok ortalıkta.

Bahsettiğim kahvenin camında Gençler Birliği yazısı kırmızı ile yazıyordu. Kimbilir belki takımın renklerinden biri de kırmızıdır…

Share

Ara 13 2011

Adana Gençlerbirliği

1979′da kurulan, Kırmızı-Beyaz renklere sahip Adana Gençlerbirliği, şu anda Bölgesel Amatör Lig 5. Grup’ta yer alıyor. 10. haftası oynanan (11 Aralık 2011) ligde 3g, 3b, 4m sonucu topladığı 12 puanla lig yedincisi.

Birçok amatör kulüp gibi maalesef Adana Gençlerbirliği ile ilgili çok fazla bilgi bulamadım. Buldukların ise şunlar;

Ekşi’de takım ile ilgili olarak bir yazar şunları yazmış: “1979 yılında kurulmuş Adana’lı amatör futbol takımıdır. Yetiştirdiği futbolcuları diğer takımlara satmakla ünlüdür. 500 metrekare kapalı alan ve bir adet futbol sahasının bulunduğu tesisleri vardır. (kostas, 24.08.2004 17:10)”

Netten gördüğüm kadarıyla Kırmızı-Beyazlıların U-19 takımı, Haziran 2011′de Konya’da düzenlenen kupada, Manisa Salihli Belediyespor ile final maçı yapmış. 25. dakikada 10 kişi kalmış. Uzatma dakikalarında 1-0 yenik duruma düşmüş. 115. dakikada penaltı kaçırmış ve Türkiye ikincisi olmuş. (kanalahaber.net, 11 Haziran 2011)

Adana Gençlerbirliği’nin isminin nereden geldiği konusunda kesin bir bilgi yok. Bu yüzden (adında Gençlerbirliği geçen tüm takımları da düşünerek) sadece fikir yürütülebiliyor.

Tüm takımlar düşünüldüğünde, geçenlerde konuştuğumuz Sevecen Tunç, “Gençlerbirliği isminin bir zamanlar bolca kullanılan İdman Yurdu gibi bir kullanımı olabilir belki de” demişti. Bir yandan mantıklı geliyor ve bir yandan da (ve belki de o bilgiye bir ek olarak) bu kulüplerin kurulurken Türkiye’nin ilk “Gençlerbirliği”sinden etkilenmiş olmaları da muhtemel gibi.

Ama Adana Gençlerbirliği üzerinden düşünürsek ufak bir ayrıntı daha var. Kulüp 1979′da kurulurken Ankara Gençlerbirliği 2. Ligde 10. yılını (ve eğer kulüp Haziran 1979’dan sonra kurulduysa kulüp tarihindeki tek 3. Lig sezonunu) geçiriyordu… Yani en üst ligden 10-11 sezondur uzaktaydı…

Share

Kas 24 2011

Trabzon Gençlerbirliği “Gençlerbirliği Arafilboyu”

“Onların Adı Gençlerbirliği” araştırma listemde bulunanan ve şu anda Trabzon Amatör kümede boy gösteren Trabzon Gençlerbirliği, Trabzon’un Arafilboyu mahallesinin takımı olarak 1957′de kurulmuş. Daha önce yazdığım gibi Sevecen Tunç’un imzasını taşıyan, Trabzon’da Futbolun Toplumsal Tarihi: Mektepliler, Münevverler, Meraklılar kitabında bahsedilen ve 1923 Temmuz’unda kurulan bir Trabzon Gençlerbirliği daha var. Bu külüple ilgili olarak Sevecen Tunç,  “Bu kulübün spordan ziyade sosyal sahada daha faal olduğunu, konserden tiyatroya çeşitli kültür etkinlikleri düzenlediğini biliyorum.” diyor.

Kısacası Gençlerbirliği Arafilboyu’nun şu an adını “Trabzon Gençlerbirliği” olarak kullanması dışında iki takım arasında herhangi bir bağ görünmüyor.

Trabzon’da Futbolun Toplumsal Tarihi: Mektepliler, Münevverler, Meraklılar kitabında Gençlerbirliği Arafilboyu hakkında şu bilgiler mevcut;

Savaş sonrası dönemde hemen hemen her mahalle kendi takımını oluşturmaya başladı. Kulüp düzeyinde örgütlenmeyi başaran ise yerel ligde mücadele etme şansını yakaladı. Bunlardan 1957 yılında kurulan Gençlerbirliği Arafilboyu Mahallesi’nin takımıydı. Gençlerbirliği, Ankara’daki “abi”siyle hem isimdeş , hem de renkdaştı. Takım, antrenmanlarını Kavak Meydanı’nda, bazense mahalle üzerinde Miletoslulardan kalma olduğu rivayet edilen mağaraların bulunduğu sarp kayalıkların dibindeki boş alanda yapardı. Kulübün yöneticileri, futbolcu ve taraftarları mahalledeki Çolak İdris’in kahvesinde toplanırlardı. Zaten hepsi “mahalleli”ydi.

Share

Kas 16 2011

Orhangazi Gençlerbirliği, Bursa

1947′de Bursa’nın Orhangazi ilçesinde kurulan Orhangazi Gençlerbirliği, 2005-06 sezonundan itibaren aralıksız TFF 3. Lig’de mücadele ediyor. Orhangazi’nin en eski kulübü olan Gençlerbirliği, maçlarını Orhangazi Stadında oynuyor.

Kırmızı-Lacivert renklere sahip kulübün “Gençlerbirliği” hikâyesini herhangi bir kaynaktan bulamadım. Adında Gençlerbirliği geçen (listemdeki) 84 kulüpten birçoğu hakkında aynı sonu yaşayacak gibiyim. Ama en azından bu takımların isimlerini dillendirmek için blogumda başlık açıp bir şeyler buldukça eklemek niyetindeyim.

Orhangazi Gençlerbirliği’nin facebook’daki sayfalarından birinde, taraftarlık hakkındaki bir yazının altında bulunan ve Gençlerbirliği’nin en eski ve en orijinal tezahüratlarından biri olan “HAAAAYDİİ GENÇLEEEERRRRRRRR!!!!!!!”i görmekten de son derece mutlu oldum.

Dip not: Nedenini bulamadım ama takımın kurulma yılı birçok yerde 1947 diye geçerken, bazı logolarda 1930 yazmakta.

Share

Kas 13 2011

Trabzon Gençlerbirliği

Bu aralar Sevecen Tunç’un imzasını taşıyan, Trabzon’da Futbolun Toplumsal Tarihi: Mektepliler, Münevverler, Meraklılar kitabını okuyorum. Yarılamış durumdayım. Okuduğum bölümler içinde özellikle bir bölüm çok ilgimi çekti. Benim de “Onların Adı Gençlerbirliği” araştırma listemde bulunan Trabzon Gençlerbirliği’nin ilk yıllarından bahsediyordu. Takımın Temmuz 1923′de kurulmuş olması ve kitabı okuduktan sonra renklerinin Kırmızı-Siyah olması çok ilginç geldi.

Sevecen Tunç’a bir mail atıp Trabzon Gençlerbirliği ile Ankara Gençlerbirliği’nin isim ve renk benzerliği hakkında elinde bilgi olup olmadığını sordum. Büyük bir incelik ve hızla şöyle bir cevap verdi: “Araştırmam sırasında iki Gençlerbirliği arasındaki benzerlik benim de dikkatimi çekmişti. Ama maalesef daha detaylı bir bilgi yok elimde. Bu kulübün spordan ziyade sosyal sahada daha faal olduğunu, konserden tiyatroya çeşitli kültür etkinlikleri düzenlediğini biliyorum. Bundan sonra araştırma yaparken sorunuz aklımda olacak, kayda değer bir bilgi bulduğumda mutlaka paylaşacağım. Ama Trabzon’un Ankara ile ilişkisinin zayıf olduğu bir dönemde kulüp kurucularının bir Ankara kulübünün adını ve rengini benimsemeleri enteresan tabii… Üstelik Ankara henüz başkent de değil…”

Bu cevap beni daha da meraklandırdı. Mart 1923′de Kırmızı-Siyah olarak kurulan Ankara Gençlerbirliği ve Temmuz 1923′de kurulan Kırmızı-Siyah Trabzon Gençlerbirliği arasında herhangi bir esinlenme ya da bağ var mıydı acaba?

Umarım bir gün cevabını buluruz…

Trabzon’da Futbolun Toplumsal Tarihi: Mektepliler, Münevverler, Meraklılar’dan;

Trabzon İdmanocağı, ilk temsilini kurulduğu yıl, kulüp üyesi bir grup subay tarafından sergilenen Muhsin Ertuğrul’un “Fener Bekçileri” piyesiyle vermişti. Aralık ayında müzik öğretmeni Cemil Bey tarafından kulübün musiki şubesi açıldı. Kulübün lokalinde her hafta şiir, müzik, eğitici sohbet ve tartışmalar yapılmaktaydı. İdmangrubu musili şubesi de cemiyet bünyesinde alafranga ve alaturka konserler vermekteydi. Ama sosyal alanda en faal kulüp Gençlerbirliği’ydi. Gençlerbirliği, 1923 yılında kent yaşamına katılan iki kulüpten biriydi. Basın hayatının önemli isimleri, zafer gazetesi sahini Hatipzade Kemal Bey, “Kahkaha” ve “Mihrak” adlı yayınların sahibi Esat Ömer Eyyubi ile yine kent Serdarzade Şükrü, Hacı Yakupzade ve İbrahim Pılathanelizade Celal kulübün kurucuları arasındaydı. Kulüp, mulki, askeri ve adli erkanın, şehrin ileri gelenlerinin ve konsolosluk temsilcilerinin katıldığı bir törenle 4 Temmuz 1923′te açılmıştı. Kulüp üyeleri, yoğun müzik ve tiyatro faaliyetlerinin yanı sıra “Akın” diye bir dergi çıkarmış ve kulüp lokalinde “Akın Geceleri” adlı etkinlikler düzenlemişlerdi.

Dip not: Facebook’daki Trabzon Gençlerbirliği’nin sayfasında maç fotoğrafları var. Ve bu maç fotolarındaki Trabzon Gençlerbirliği logosunda 1957 yazıyor. Bunun da bir hikayesi vardır herhalde.

* * *

14 Kasım 2011′de Sevecen Tunç, bu takımların aynı isimde ama farklı takımlar olduğunu belirten bir bilgi verdi. Bilgi şöyle; “Bu iki takım aynı değil… 57′de kurulan Arafilboyu Mahallesi’nin takımı. Diğeri ise kentin ileri gelenlerinin kurduğu bir kulüp 1923′te… Eski kulüp faaliyetlerine ne zaman son veriyor bilmiyorum, ama Arafilboyu’nda kurulan takım eskisinin devamı niteliğinde olsa mutlaka amblemlerinde 1923′ü kullanırlardı, diye düşünüyorum. Bir de daha önce yazdığım gibi, ilk kurulan daha içtimai… Sonradan gelen ise bildiğim kadarıyla sadece futbolda faaliyet gösteriyor.”

Share

Eyl 16 2011

Galata Spor Kulübü, İstanbul

Tanıl abinin pası ile Kırmızı-Siyah olduğunu öğrendiğin Galata Spor Kulübün’nün Kırmızı-Siyah öykülerini bir türlü edinemedim. Araştırmalarım sürüyor, bulursam ileride paylaşacağım.

Fakat ilginç bir rastlantı olarak Galata’nın 1932′de kurulurken isminde Gençlerbirliği geçtiğini öğrendim. Bir zamanlar bile olsa “Onların Adı Gençlerbirliği” bölümüne eklemek istedim. Resmi internet sitelerinde Galata’nın kuruluş hikayesi şöyle;

Yıl 1932… Koşu sahalarının meşhur siması Suat Karaosman‘ın himayelerinde kurulan ve ilk adı “Çeşme Meydanı Gençler Birliği” olan kulüp, 1934 yılında aynı adla tescil edilmiş ve İstanbul liglerine girmiştir. 1936 yılında gelindiğinde “Çeşme Meydanı Gençler Birliği” adını beğenmemişler ve “Galata Gençlerbirliği” olsun demişlerdir. Aynı kulüp 1940 yılına gelindiğinde Bozkurt Kulübü ile birleşerek, “Galata Gençlik Kulübü” adını almıştır.

Share

Eyl 7 2011

Gençlerbirliği ASAŞ / Gençlerbirliği OFTAŞ, Ankara

Kırmızı-Siyah Öyküler” ve “Onların Adı Gençlerbirliği” bölümlerine eklenecek futbol takımlardan biri de, artık tarih olan Gençlerbirliği ASAŞ / Gençlerbirliği OFTAŞ’tır.

2003-04 sezonunda Gençlerbirliği, 3. Lig’de yer alan ASAŞ’ı satın alır. Adını Gençlerbirliği ASAŞ ve renklerini Kırmızı-Siyah yapar. Amaç futbolcu yetiştirmek için bir pilot takım oluşturmaktır. Bu kapsamda 2002-03 sezonunda şampiyon olan Gençlerbirliği PAF takımı, Gençlerbirliği ASAŞ’ın iskeletini oluşturur. Takımın renklerinin ve adındaki Gençlerbirliği’nin kısa öyküsü aslında böyle…

Fakat yazılmaya değer hikâye de aslında burada başlıyor. Zira takım 2003-04′de 3. Lig 2. Grup şampiyonu olup, 2. Lig’e çıkar. 2004-05′de 2. Lig B Kategorisi B Grubu ikincisi olur. 2005-06′da ise 2. Lig B Kategorisi 4 Grubu şampiyonu ve Yükselme Grubu ikincisi olarak Lig A’nın yolunu tutar. Bu beklenmeyen başarının ve Süper Lig’in bir alt ligi olan Lig A’da olmanın forsu ile Gençlerbirliği, adını taşıdıkları ASAŞ şirketinden daha fazla sponsorluk bedeli ister. Ret cevabı alınca takımın adı yeni sponsorlarının adı, yani Gençlerbirliği OFTAŞ olur. Aynı renkleri ve hatta Gençlerbirliği’nin logosu kullanılmaya devam edilir.

2006-07 sezonunda Gençlerbirliği OFTAŞ imkânsızı başarıp, toy takımı ile bir sürü şehir ve köklü takımı alt edip şampiyonluğunu ilan eder ve Süper Lig’e çıkar. Bunun üzerine Gençlerbirliği OFTAŞ için yeni bir logo tasarlanır. Çünkü artık abileri ile aynı ligde yer alacaklardır. Tartışmalar arasında takım, A takımı olan Gençlerbirliği ile aynı ligde yer alır. Efsaneye devam ederler ve 2007-08 sezonunu A takımının 4 sıra üstünde 11. sırada tamamlarlar.

Bu durumla ilgili olarak Orcan bir muhabbetimiz esnasında, bazı İngiliz arkadaşları ile yaptığı muhabetlerde Gençlerbirliği ile OFTAŞ’ın aynı renkler, aynı isim ve aynı tesisleri kullanarak, aynı ligde yer alamasını bir türlü anlatamadığından bahsetmişti…

Zaten benim de dahil olduğum birçok Gençlerbirlikli, bu süreç boyunca, pilot takımının hiçbir tecrübesi olmayan oyunculardan kurulu olmasına rağmen “sadece takım ruhu” ile efsanevi başarılara imza atmasıyla, bir yandan gurur duyarken bir yandan da A takımı ile aynı ligde yer almalarının hem mantıklı olmadığını hem de çok ironik bir durum olduğunu düşünüyorduk.

Yılsonunda ise, bir sürü tartışma olur. Bunun üzerine federasyonun baskıları ile takımın adı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı’nın bir zamanlar Keçiören Belediye Başkanıyken yok ettiği efsanevi Ankara takımı olan Hacettepe olarak değiştirilir. Renkleri de Hacettepe’nin Mor-Beyazını alır. Benim gibi futbolun romantik yüzünü seven insanlar için güzel bir gelişmedir aslında bu. Çünkü Mor Menekşeler ne olursa olsun küllerinden doğup tekrar en üst ligde yer alacaklardır…

2008-09 sezonu ile birlikte Gençlerbirliği yönetiminin yanlış müdahaleleri ile takım olmaktan uzaklaşan Hacettepe’de düşüş başlar. Her yıl Gençlerbirliği ASAŞ / Gençlerbirliği OFTAŞ’ın geldiği basamaklardan inişe geçer…

Bu süreçte belki de sevinilecek tek şey, 2011-12 sezonunda Gençlerbirliği ASAŞ’ın doğduğu ligin bir alt kademesinde mücadele edecek olan Mor Menekşelerin her şeye rağmen tekrar doğmasıdır herhalde…

Hacettepe… Hüzünlü Bir Hikayedir Bu…

Share

Eyl 2 2011

Gençlerbirliği, Ankara

 

Abreg Çelem ile yaptığımız Doğu Karadeniz turu dönüşünde aklımıza blogda yazmak için iki konu geldi. Bunlardan biri renkleri Kırmızı-Siyah olan futbol takımlarının renklerinin öyküsü. Bir diğeri ise isminde Gençlerbirliği olan takımların kısa hikayeleri…

Kırmızı-Siyah diyince Gençlerbirliği’nden başlamakta yarar var. Tanıl Bora’nın Ankara Rüzgarı’ndaki anlatımından Gençlerbirliği’nin hem Kırmızı-Siyah’ının, hem de  isminin hikayesi…

Ankara’nın ilk takımlarından biri, “Sultani” takımıdır: Ankara Sultanisi. Diğer adıyla Ankara Erkek Lisesi, veya “taş mektep”. Bugünkü adıyla: Atatürk Lisesi. Ankara Sultanisi o zaman, şimdiki Yüksek İhtisas Hastanesi’nin olduğu yerdedir. Sultani müdürü Münif Kemal (Ak), spora ve futbole meraklı bir eğitimcidir. Daha bu okula atanmadan önce, “okullu” bir futbol kulübü kurmayı arzulamaktadır. Kafasında, “Muallimler Birliği” adı vardır.Münif Kemal beyin Ankara Sultanisi’ne atanmasından sonra, beden eğitimi hocası Ekrem beyin yönetiminde iddialı bir okul takımı oluşur. Ekrem bey’in, İstanbul’un iddialı takımlarından Altınordu’da santrhaf oynamışlığı vardır.

Ancak Ekrem beyin bazı yetenekli oyuncuları takıma almaması, futbola tutkun öğrenciler arasında huzursuzluk yaratacaktır. İşte bu huzursuzluk ve öğrencilerin gösterdiği tepki açacaktır Gençlerbirliği’nin kuruluşuna giden yolu!

Beden eğitimi hocası Ekrem beyin takıma almadığı çocuklardan biri, Ramiz Eren, şöyle anlatıyor: “Ben iki üç arkadaşla beraber birinci takımda oynardım. O zaman daha yaşım küçük ama, 1.80 boyundaydım. Ekrem bey, bizi takıma almadı. Biz de kızdık. Arkadaşlarımızdan Asım adında bir çocuk vardı. Bunun babası Muş mebusuydu.* Babasına anlatmış. Babası ‘sen çocukları çağır’ demiş. Çağırdı, Asım’ın evine gittik. ‘Ne diyorsunuz çocuklar?’ dedi. ‘Amca’, dedik, ‘bizim yerimize aldıkları o oyuncular iyi oyuncular değil. Biz de kızdık, ne yapalım diye düşünüyoruz.’ ‘Çocuklar, ben size bir kulüp kuruvereyim mi?’ dedi. ‘Yalnız’, dedi, ‘kulübün bir forması lâzım. Tüzüğe yazacağız. Gidin bir forma alın’. Eskiden bedediyenin üzerinde bir dükkâncı vardı. Oraya gittik. Orada siyah-kırmızılı bir forma bulduk. Hepimiz parayı verdik, birer forma aldık. Gittik eve. Dedi ki Asım’ın babası, ‘tamam, madem ki gençsiniz, ‘Gençlerbirliği’ yapıyorum.’ Gitti bu, Gençlerbirliği kulübünü tescil ettirdi.”Gençlerbirliği’nin resmî kuruluş tarihi, 14 Mart 1923’tür.

Gençlerbirliği renklerini, kıtlığa, darlığa, müşkülâta borçludur buna göre; Halin yanında yer alan Karaoğlan Çarşısındaki o dükkânda, kırmızı-siyahtan başka forma (veya başka anlatımlara göre öğrencilerin evde diktirecekleri kırmızı-siyah basmadan başka uygun malzeme) bulunmamasına… Bir başka kaynakta, kırmızı-siyahın hikâyesi şöyle anlatılır: “Kulübün kuruluşu sıralarında İstanbul’daki Altınordu kulübünün çok kuvvetli bulunması ve bilhassa Anadolu’da sevilmesi, Sultani beden terbiyesi öğrnetmeni bulunan Ekrem ile Yüzbaşı Mümin’in Altınordu’da oynamaları kırmızı-siyah renge karşı gençler üzerinde bir ilgi uyandırmıştır. Bu sırada kulübün müessislerinden Nuri ile Mennan Ankara’da bir tuhafiye dükkânının vitrininde gördükleri kırmızı-siyah amudi çubuklu formadan on tane satın almışlar ve bu suretle Gençler Birliği rengi kırmızı-siyah olarak kabul edilmiştir.”

Sultani’nin bu “asi” 8. sınıf öğrencileri, 20-25 kişidir. Aralarında, Ramiz’in yanısıra, Mennan, Mazhar, Sait, Kenan, Nuri, iki Namık, Rıdvan, Hafi, Ruhi, “Sarı” Ziya, Hakkı beyler vardır. İlerki yıllarda Ramiz (Eren) savcı ve Ankara milletvekili, Mennan (İz) komple bir sporcu, Namık (Katoğlu) spor yöneticisi, Namık (Ambarcıoğlu) matbaa sahibi, Rıdvan (Kırmacı) Ankara’nın ilk fotoğrafçılarından, Hafi (Araç) spor mağazası sahibi olacaktır. Kulübün ilk başkanlığını, Sarı Ziya’nın babası, Mülkiye Müfettişi Faik Bey üstlenir.

Okul dışında kulüp kurmaya girişen öğrencilerin “kırmızı-siyah amudi çubuklu formayı” sırtlarına geçirdikten sonra ilk işleri, Sultani takımıyla boy ölçüşmektir. Yine Ramiz Eren anlatıyor: “Ankara Lisesi’ni maça çağırdık. Şimdiki Doğumevi’nin karşısında mezarlık vardı, belediye orasını kaldırdı, boş bir saha oldu orası. Orada maça çağırdık Ankara Lisesi’ni. Direk mirek yok, ceketleri çıkardık koyduk, kale yaptık, öyle oynadık. 0-3 yendik şampiyon takımı! Yenince maneviyatımız yükseldi, çok yükseldi. Ondan sonra işte, Gençlerbirliği takım oldu.”

“Hamit tarlası” denen arazide yapılan bu maçtan sonra resmî lise takımıyla “Gençler”in birleşmesi eğilimi belirir. Hatta bir rivayete göre, Gençlerbirliği’ni kuran öğrenciler kırmızı-siyah Ankara gelinciklerinden bir buket yaparak hocalarının gönlünü almaya gidecekler; kulübün rengi o gelinciklerin kırmızı-siyahıyla pekişecektir…

Ayrıca, Tanıl Bora’nın “Renklerin Rengi” yazısında Gençlerbirliği’nin renkleri ile ilgili şöyle 2 not var;

Gençlerbirliği’nin kırmızı-siyahının da, kendilerini okul takımından tart ederek bu kulübü kurmalarına vesile olan öğretmenlerinin gönlünü almaya giden Ankara Sultanisi talebelerinin ‘derdiği’ Ankara gelinciklerinden geldiği rivayet olunur. (İlk takımdan hayatta kalan son kişi olan Ramiz Eren ise çarşıda kırmızı-siyah kumaş buldukları için kırmızı-siyahı seçtiklerini hatırlıyor! Ne yaparsınız, efsaneler hep biraz kırılgandır.)

Gençlerbirliği 1970’lerde 2. Ligde sürünürken, ona dayanma gücü aşılamaya çalışanlar şöyle bir renk kozmolojisi geliştirmişlerdi: “Siyah: Tarih boyunca zafer, başarı demektir. Siyah bir asil renktir, gururdur, inançtır, vefadır… Kırmızı: Kan demektir, can demektir..” Velhâsıl, renk bir olsa da, manâsına dair rivayet muhteliftir.

 Gençlerbirliği’nin Kuruluş Hikayesinin tamamı için tıklayın…

Kaynak : “Ankara Rüzgarı : Gençlerbirliği Spor Kulübü Tarihi” Kitabı, Tanıl BORA

Share