Kategori arşivi: Film

Scott Pilgrim vs. the World (Scott Pilgrim Dünyaya Karşı)

TÜR: Aksiyon, Komedi, Romantik. SÜRE: 112 Dk. ÜLKE: Amerika, İngiltere, Japonya. YAPIM YILI: 2010. imdb: 7,5. rottentomatoes: %82.

Bir çizgi roman uyarlaması olan Scott Pilgrim Dünyaya Karşı, çekimleri, sahne geçişleri, şarkıları, fantastik öğeleri, görüntü üzerine yazı ve ses eklentileri ve atari dünyasının dövüş oyunları atmosferiyle oldukça fantastik ve başarılı bir aksiyon komedi filmi.

Filmin girişinde ekrana gelen düşük çözünürlüklü Universal’in logosu ve bu arada atari oyunlarının cızırtılı müziği sizi yanıltmasın!

Konu

22 yaşında, Kanadalı, Sex Bob-omb adlı grubun bass gitaristi Scott Pilgrim (Michael Cera), gizemli Amerikalı Ramona Victoria Flowers’a (Mary Elizabeth Winstead) âşıktır. Fakat Pilgrim, Ramona’ya ulaşabilmesi için önce onun geçmişinde yer alan birbirinden zorlu 7 eski sevgilisini alt etmesi gerekmektedir.

Hakkında

Edgar Wright’ın yönettiği Scott Pilgram Dünyaya Karşı, Bryan Lee O’Malley’nin aynı adlı çizgi romanından Michael Bacall ve Edgar Wright tarafından uyarlandı.

Film toplam 60 dalda ödüle adaya olmuş ve bunlardan 15 tanesini kazandı.

rottentomatoes’de hakkında yazılan 245 eleştirinin 200 tanesinden olumlu yorum alan film %82 taze olarak değerlendiriliyor.

60 milyon dolar bütçesi olan film ancak 48 milyon dolar gişe hasılatı elde etmiş fakat hem filmin medya satışları, hem de fan edinme konusunda başarı sağladı.

Ivır Zıvır

Filmin ilk gösterimi, dünyaca ünlü çizgi roman fuarı olan San Diego Comic-Con International’da yapıldı.

Filmdeki Sex Bob-Omb grubunun üyelerinden Mark Webber, Alison Pill ve Johnny Simmons sıfırdan ve Michael Cera ise onlardan bir adım önde enstrüman çalma dersleri aldılar.

Stacy Pilgrim rolünü oynayan Anna Kendrick, bu rolü oynamadan önce Bryan Lee O’Malley’in yarattığı Stacy karakterinin rozetini kullanıyor.

Edgar Wright filmde kullanmak üzere, Nintendo’nun 1991’deki oyunu The Legend of Zelda: A Link to the Past’ın tema müziği satın aldı ve şarkıyı, “atari kuşağının tekerlemesi” olarak tanımladı.

Ramona’nın Scott’ın sevgilisi/askıntısı Knives’ın kaç yaşında olduğunu sorduğu sahnede ekrana gelen, Scott’un düşence ruletinde, “O bir hiç!”, “Kırk yaşında!”, “aptal!”, “İngilizce konuşamıyor”, “akşam yemeği ne zaman?”, “Hıım…”, “Pac Man’in hikâyesini anlat”, “Hayır, o sensin”, “Bayıl”, “Önemsizdi”, “Kim?” ve “Çişim var” yazıyor.

Mary Elizabeth Winstead (Ramona) rolü gereği çayların tüm türlerini ezberledi. Çekim ekibinin “bir kâğıttan okuyabilirsin” önerisine rağmen, oyuncu hepsinin ezberleme konusunda ısrar etti.

Yönetmen Edgar Wright, filmin bir nevi müzikal olduğunu, ama karakterlerin müzikle dans etmek yerine dövüşmeyi tercih ettiklerini söyledi. Ayrıca Scott Pilgrim ve Matthew Patel’in dansının Bollywood tarzı dövüş sahnesi olduğunu belirtti.

Bryan Lee O’Malley, eşi Hope Larson ile çıkmaya başladığında, onun Matthew adında üç eski sevgilisi olduğunu öğrenmiş. Bunun üzerine aklında bir tür “Matthew Ligi” oluşturma fikri doğmuş. Zamanla fikir gelişerek, “Şeytan Eski Sevgililer Ligi ve Tek Şeytan Eski Sevgili Matthew Olmaya Çalışan Matthew Patel” haline dönüştürdü.

Ramona’nın çantasındaki yıldızın rengi, saç rengine uygun olarak değişiyor.

Çizgi romanda olduğu gibi Scott Piligrim, üzerinde isminin baş harfleri SP yazan tişört giyiyor. Aslında bu fikir, çizgi romanın yazarı Bryan Lee O’Malley’in ünlü alternatif rock grubu Smashing Pumpkins’e bir gönderme. Hatta Scott’un giydiği “Zero” tişörtü de yine grubun lideri Billy Corgan’ın bolca giydiği tişörte gönderme. Zero aynı zamanda, grubun en ünlü şarkılarından birisi.

Filmin ilk senaryosu Bryan Lee O’Malley’in çizdiği ilk iki çizgi romandan yazıldı.

Dip Not: 1 Mayıs 2011’de yayımlandı, 14 Ocak 2015’de güncellendi.

Hævnen (In a Better World / Daha İyi Bir Dünyada)

TÜR: Dram. SÜRE: 119 Dk. ÜLKE: Danimarka, İsveç. YAPIM YILI: 2010. imdb: 7,7. rottentomatoes: %77.

2011’de Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ını kazanan Danimarka-İsveç yapımı Daha İyi Bir Dünyada, Danimarka’da küçük bir kasabada ve Afrika’daki bir mülteci kampında, işlenen suçların cezasız kalması durumda yaşananları konu alan, başarılı bir drama filmi.

Filmdeki iki çocuk oyuncunun performansları oldukça etkileyici. Özellikle annesinin ölümünden babasını sorumlu tutan Christian’ı canlandıran William Jøhnk Nielsen’ın mimikleri çok güzel.

Konu

Boşanmanın eşiğine gelen doktor çiftin büyük çocukları Elias (Markus Rygaard), sürekli okuldaki çozukların saldırısına uğramaktadır. Hayatı boyunca birçok ülkede yaşamış olan ve annesini kaybettikten sonra Danimarka’ya gelen Christian (William Jøhnk Nielsen) bu saçmalığa son vermeye karar verir. Bu arada Sudan’daki bir mülteci kampında gönüllü doktorluk yapan Elias’ın babası Anton (Mikael Persbrandt), bir yandan çatışmalarda saldırıya uğramış kadınları tedavi etmekte, bir yandan da bunlara sebebiyet e tıbbi yardım yapıp yapmama konusunda ikileme düşmektedir.

Hakkında

Anders Thomas Jensen’in senaryosunu yazdığı Daha İyi Bir Dünyada’yı Susanne Bier yönetti.

Film, Yabancı Dilde En İyi Fil Oscar’ı ve En İyi Yabancı Dilde Film Altın Küresi’ni kazandı.

5,5 milyon dolar bütçesi olan film 10 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Danimarkacada filmin adı olan “Hævnen”ın anlamı “İntikam:” Yönetmen Susanne Bier, “In a Better World / Daha İyi Bir Dünyada” olan filmin İngilizce adında “umudu” ve Danimarkaca adında ise “şiddeti” vurgulamak istediğini ifade etti.

Susanne Bier, senaryo yazarı Anders Thomas Jensen ile 4. kez ve oyuncu Ulrich Thomsen ile 3. kez çalıştı.

Yönetmen, Elias’ın annesi ile Christian’ın babasının okul müdiresinin odasındaki karşılaşma sahnesinin daha uzun olmasını ve hikâyedeki ilk sahne olmasını düşündü. Bu sahnenin aynı zamanda iki kişinin arasındaki romantizmin filizlenmesini de göstereceğini düşünüyordu fakat kurgu aşamasında birçok sahne, uzunluklarından ötürü kesilip, değiştirilirken bu sahne de benzer bir sonla karşılaştı.

Filmden;

(Öldüklerinde) çocuklar daha mı genç görünür bilmiyorum. Büyükler çocuk gibi görünürler, öldüklerinde. Biliyorum, annem öyleydi. Küçük bir kız gibiydi. Hiç büyümemiş gibi. Hiç annem değilmiş gibi. Onu çok özlüyorum.

Dip Not: 29 Nisan 2011’de yayımlandı, 13 Ocak 2015’de güncellendi.

Donnie Darko (Karanlık Yolculuk)

TÜR: Gizem, Bilim Kurgu, Dram. SÜRE: 113 Dk. ÜLKE: Amerika. YAPIM YILI: 2001. imdb: 8,1. rottentomatoes: %85.

Halüsinasyonlarıyla bağlantı kurmaya çalışan 16 yaşındaki Donnie Darko’nun hikâyesini konu alan Donnie Darko: Karanlık Yolculuk, şaşırtıcı konusu ve gizemli anlatımıyla oldukça şaşırtıcı ve ilgi çekici bir drama filmi.

Filmin tema müziği olan Gary Jules’un Mad World şarkısı takdire şayan. (Ki yönetmen aslında bitiş şarkısı olarak U2’nun MLK’sını kullanmak istedi fakat lisans hakları sorunu nedeniyle Mad World ile değiştirdi.)

Konu

16 yaşındaki Donnie Darko (Jake Gyllenhaal), bazı gerçek olmayan görüntüler görmeye başlar. Bunlardan biri de tavşan kostümü giymiş bir adamdır. Çevresiyle uyum sorunu yaşayan genç, ailesinin ve okulun kendisi için çizdiği yoldan ayrılıp, esrarengiz misafirinin izinden gitmeye karar verir…

Hakkında

Donnie Darko’yu Richard Kelly yazıp yönetti.

Film toplam 33 ödüle aday olup bunlardan 11 tanesini kazandı.

8,1 ortalama puanı ile imdb’nin en iyi 250 film listesinde 203. sırada yer alan film, rottentomaotes.com’da hakkında yapılan 108 eleştirini 92 tanesinden olumlu yorum alarak %85 taze olarak değerlendiriliyor.

3,8 milyon dolar bütçesi olan film 8 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Film sinemalarda, tıpkı filmdeki geri sayımda olduğu gibi 28 gün gösterildi.

Filmdeki bir sahnede Karen Pomeroy (Drew Barrymore), derste öğrencileriyle Graham Greene’ın The Destructors adlı romanı tartışıyor. Sonraları Pomeroy’ın uzaklaştırılmasına sebep olacak olan romanın yazarının doğum tarihi, 2 Ekim 1904. Senaryoda Tavşan Frank, Donnie’ye 2 Ekim 1988’de dünyanın 28 gün, 6 saat, 42 dakika sonra yok olacağını söylüyor.

Filmde Donnie, Married with Children dizisine atıfta bulunmaktadır ve bu atıf terapistine Christina Applegate ile seks yapmak istemesini anlatması sırasında gerçekleşmiştir. Aslında, metinde ilk olarak Donnie’nin fantezilerindeki kişi Alyssa Milano olmasına rağmen, lisans haklarının sağlanamaması yüzünden Richard Kelly tarafından değiştirilmiştir.

Filmin orijinal poster çalışmasında Arapça sitilinde bir yazı tipi kullanıldı fakat 11 Eylül 2001 olayından sonra, posterlerde kullanılmak üzere artık standart hale gelmiş Times New Roman yazı tipi seçildi.

Drew Barrymore’un canlandırdığı Karen Pomeroy’un soyadı ünlü seksolog Wardell Pomeroy’a bir gönderme.

Donnie’nin annesinin telefonda tek gecelik uçuşun nasıl olacağını anlatırken arkadan gelen havaalanı anonsunda 2806 numaralı uçuşun 42. perona yanaştığı ve öğleden sonra 12:00’da ayrılacağı duyulmaktadır. Bu sayılar Frank’in Donnie’ye verdiği zamanı (28:06:42:12) vurgulamaktadır.

Filmdeki olaylar 1988’de geçmektedir. Frank Donnie’ye geri kalan zamanı 28 gün, 6 saat, 42 dakika, 12 saniye olduğunu söylemiştir. Bu sayıların toplamı 88 eder. Samantha ne zaman çocuğunun olacağını sorduğunda Donnie 8. sınıftan önce olmayacağını söylemiştir. Donnie terapistine köpeğinin kendisi 8 yaşındayken öldüğünü söylemiştir. Televizyondaki sunucuya göre Jim Cunningham’ın evi gece saat 8’den sonra saldırıya uğramıştır. George Bush 8 Kasım 1988’de seçilmiştir (filmde yer alır).

Donnie filmde DeLorean adlı araçtan bahsetmektedir. Bu araç Geleceğe Dönüş film serisindeki zaman makinesi otomobilin markasıdır ve araç zamanda yolculuk için saatte 88 mil hıza ulaşmak zorundadır.

Rose Darko Stephen King’in It adlı kitabını okumaktadır ve kitapta küçük bir kasabada çocuklar bir palyaço tarafından dehşete düşürülmüştür. Filmde sonraları Donnie ve bir palyaço karşı karşıya gelir.

Filminin müziklerinde Ernest Hemingway’in başyapıtlarından biri olan Çanlar Kimin İçin Çalıyor romanına atıflar içermektedir.

Dip Not: 27 Nisan 2011’de yayımlandı, 13 Ocak 2015’de güncellendi.

Gary Jules – Mad World

Black Swan (Siyah Kuğ)

Black Swan aka Siyah Kugu

Twitter (@izlenecekfilm) Link: #izlenecekfilm 43

TÜR: Gizem, Gerilim, Dram. SÜRE: 108 Dk. ÜLKE: Amerika. YAPIM YILI: 2010. imdb: 8,0. rottentomatoes: %87.

İnsanın tüm hayat boyunca, yüzeye çıkmak için birbirleriyle çarpışan siyahlar ile beyazların amansız savaşını konu alan Siyah Kuğu, Bir Rüya İçin Ağıt (Requiem for a Dream) tarzı negatif havası ve Clint Mansell’in boğucu müzikleriyle oldukça etkileyici bir drama gerilim/psikolojik korku filmi.

Filmde, Natalie Portman’ın Oscar’a uzanmasını sağlayan oyunculuğu, atmosfer ve konunun işlenişi tek kelimeyle nefis.

Konu

Otoriter annesi Erica (Barbara Hershey) ile yaşayan Nina Sayers (Natalie Portman), New York’ta prestijli bir bale okulunda genç bir dansçıdır. Kuğu Gölü eseri için hazırlanmakta olan bale okulunda, oyunun yönetmeni, Thomas Leroy (Vincent Cassel), yeni bir baş dansçı seçmek zorundadır. Bu dansçı; masum, kırılgan Beyaz Kuğu ve onun karanlık şehvetli, kötü ikizi olan Siyah Kuğu ile birlikte ikisini de canlandırabilmelidir.

Hakkında

Mark Heyman, Andres Heinz ve John J. McLaughlin’in senaryosunu yazdığı Siyah Kuğu’yu Darren Aronofsky yönetti.

(En İyi Film ve Yönetmen dâhil) 5 dalda Oscar, (En İyi Film ve Yönetmen dâhil) 4 dalda Altın Küre ve (En İyi Film, Yönetmen, Senaryo dâhil) 12 dalda BAFTA ödüllerine aday olan film, üç törenden de de En İyi Kadın Oyuncu ödülünün sahibi oldu.

Siyah Kuğu, toplam 285 dalda ödüle aday olup bunların 98 tanesini kazandı.

Filmin ilk gösterimi, 67. Venedik Uluslararası Film Festivali’nde yapıldı.

13 milyon dolar bütçesi olan film 330 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Yönetmen Darren Aronofsky, film çekimleri sırasında sürekli olarak Natalie Portman ve Mila Kunis’in canlandırdığı karakterlerin arasındaki gerilimi arttırmak için uğraştı. Her iki oyuncunun sahnelerini ayrı ayrı çekmeye özen gösteren yönetmen, çekimlerin ardından diğer oyuncuya “rakibinin” performansı hakkında mesajlar attı.

Yönetmen filmin senaryosunu yazarken Dostoyevsky’nin ünlü kısa romanı Öteki’nden (The Double) de esinlendi.

Clint Mansell filmin tema müziğini bestelerken Tchaikovsky, “Kuğu Gölü” balesini temel aldı. Ama bestenin geri sesleriyle oynayarak, bozuk bir tarz yarattı.

Yönetmen Darren Aronofsky, 2011’de verdiği bir radyo röportajında, Natalie Portman’ın rolü için 1 yıl dans eğitimi aldığını ve filmin yatırımcı buluna kadar tüm ücreti kendi cebinden karşıladığını söyledi. Film başarısını, Portman’ın fedakârlığına, şevkine ve coşkusuna borçlu olduğunu ifade etti.

Natalie Portman, Charlie Rose’a verdiği bir röportajında, dans eğitimlerini bir kenara bırakırsa, en fazla, rolü için sesini değiştirmekte zorlandığını söyledi. Yönetmen, Portman’ın sesini çok çocuksu bulduğu için onun bir ses koçuyla çalışmasını ve daha yetişkin ve daha derinlikli bir ses sahip olmasını istedi. Oyuncuyu en çok zorlayan şey ise, Nina rolü için daha çocuksu, diğer rol için ise daha derinlikli ve yetişkin ses tonu kullanıp aralarında geçiş yapmak oldu.

Portman, balerin rolünü canlandırmak için 9 kilo verdi.

Senaryonun filme dönüşme aşaması yaklaşık 10 yıl sürdü.

Mila Kunis’i yönetmene Portman önerdi. Aronofsky, Kunis ile sadece Skypie üzerinden bir video görüşme yaptı ve oyuncuyu kadroya dâhil etti.

Portman sonraları evleneceği, koreograf Benjamin Millepied ile filmin setinde tanıştı.

Aslında hikâye Şampiyon’un (Wrestler) bir parçasıydı. Fakat sonraları yönetmen, bir Amerikan güreşçisi ile bir balerinin, aynı film için “çok” olacağına karar verip, balerin bölümünü ayırmaya karar verdi.

Portman, filmin senaryosu eline geçip de gerçekten filmin çekileceğine inandığı an bale eğitimine başladı.

Darren Aronofsky, film için 28-30 milyon dolarlık bir bütçe hayal etmesine rağmen ancak 13 milyon dolar bütçe sağlanabildi.

Nina’nın annesi Erica rolü için Meryl Streep, Lilly rolü için ise Blake Lively ve Eva Green düşünülenler arasındaydı.

2009’da hayatını kaybeden Brittany Murphy, Nina Sayers rolü için çekim testine katılmıştı.

***Filmle İlgili İçerik / Spoiler Uyarısı***

Çekim ekibi, final sahnesinde Natalie Portman’ın yaralandığı bölgeye kan sürerken, Portman, taytındaki kandan ötürü adet görmüş gibi hissettiğini ve bundan son derece rahatsız olduğunu yönetmen Darren Aronofsky’a iletti. Aronofsky ise, bu sahnenin Nina’nın kadın olmasını sembolize ettiğini bu yüzden de gerekli olduğunu anlattı. Sonuç olarak Portman, Nina’nın öldüğüne inanmadığını, fakat içindeki küçük kızı öldürdüğünü söyledi.

Dip Not: 26 Nisan 2011’de yayımlandı, 13 Ocak 2015’de güncellendi.

Clint Mansell – A Swan Song (For Nina).mp3

A Love Song for Bobby Long (Bobby Long’a Bir Aşk Şarkısı)

TÜR: Dram. SÜRE: 119 Dk. ÜLKE: Amerika. YAPIM YILI: 2004. imdb: 7,2. rottentomatoes: %43.

Bobby Long’a Bir Aşk Şarkısı, John Travolta’nın öncülüğünde sürüklenip giden, kimi zaman eğlenceli, kimi zaman duygusal, hoş bir drama filmi.

Filmin müzik albümü de güzel şarkılar barındırıyor. Bunlardan birkaçı; Los Lobos’un Someday Love Song for Bobby Long ve Theresa Andersson’ın My Heart Was a Lonely Hunter parçaları.

Konu

Sürekli annesiyle sorunlar yaşayan ve kendi hayatını ondan uzakta bir yerde kurmaya çalışan inatçı Pursy Will (Scarlett Johansson), annesinin ölüm haberi üzerine, New Orleans’a geri döner. Eve vardığında, üniversitedeki görevinden uzaklaştırılmış ve içine kapanmış huysuz bir ihtiyar olan Bobby Long (John Travolta) ve onun için kariyerini yerle bir eden Long’un peşinden giden Lawson Pines (Gabriel Macht) ile karşılaşır.

Hakkında

Bobby Long’a Bir Aşk Şarkısı, Ronald Everett Capps’ın Off Magazine Street adlı romanından Shainee Gabel uyarlayıp yönetti.

Film sadece, Altın Küre’de En İyi Kadın Oyuncu (Scarlet Johansson) ödülüne aday oldu.

rottentomatoes’de hakkında yazılan 100 eleştirinin 43 tanesinden olumlu yorum alan film, %43 taze olarak değerlendiriliyor.

Film 1,8 milyon dolar bütçeyle çekildi.

Ivır Zıvır

Film çekim aşamasındayken finansal sorunlar yaşandı. Bunun üzerine mecburen birçok kesintiye gidildi. Bu da film şirketinin çalıştığı New Orleans’daki satıcılara yansıdı. Çünkü çekilmesi planlanan birçok sahne için dikilen giysiler, alınması planlanan yemekler, kesinti nedeniyle senaryodan çıkartıldı ve yemekler iptal edilip, giysiler hiç kullanılmadan satıcıya geri gönderildi.

Shainee Gabel, filmi Ronald Everett Capps’ın yayınlanmamış romanı Off Magazine Street’den uyarladı. Filmden sonra roman da yayınlandı. Ayrıca Capps’in oğlu Grayson Capps, filmin müzik albümüne 6 tane şarkı verdi.

Dip Not: 21 Nisan 2011’de yayımlandı, 12 Ocak 2015’de güncellendi.

Los Lobos – Someday Love Song for Bobby Long

Theresa Andersson – My Heart Was a Lonely Hunter

El Secreto De Sus Ojos (The Secret In Their Eyes / Gözlerindeki Sır)

ElSecretoDeSusOjos_Poster_70x100.indd

Twitter (@izlenecekfilm) Link: #izlenecekfilm 37

TÜR: Gizem, Gerilim, Dram. SÜRE: 129 Dk. ÜLKE: Arjantin. YAPIM YILI: 2009. imdb: 8,3. rottentomatoes: %91.

2010’de Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ını kazanan Arjantin yapımı Gözlerindeki Sır, oldukça başarılı bir suç-gerilim filmi.

25 yıl önce bir cinayet davasında beraber çalışmış olan, emekli federal ajan ve bölüm şefi arasında yaşanan, unutulmuş bir aşkı yeniden yeryüzüne çıkaran hikâye örgüsü, suçların sıklıkla cezasız kaldığı, insan hakları ihlallerinin ve katliamların yaşandığı, 1976-1983 yılları arasında, Arjantin’deki askeri rejimin sergilediği “Kirli Savaş” döneminde geçiyor.

Filmin en ilgi çekici sahnesi, 1,5 dakika uzunluğundaki stadyum sahnesi. Havada asılı bir kameranın, önce stadyuma, ardından maça yaklaşıp, yaşanmakta olan atağı kuş bakışı takip ettikten sonra, tribünlere ulaştığı sahneyi, 5.1 Dolby Digital Surround ses eşliğinde yaşamak inanılmaz bir deneyim.

Konu

Yaşadıklarından yola çıkarak bir roman kaleme almaya başlayan emekli federal ajan Benjamín Espósito (Ricardo Darín), 25 yıl önce Coloto davasında beraber çalıştıkları yargıç Irene Menéndez-Hastings’le (Soledad Villamil) görüşüp, ona davayı yazacağından bahseder. Hatstings’in bölüm şefi olduğu günlerde Espósito, Liliana Coloto’nun tecavüz ve cinayet davasına atanır. Espósito, alkolik asistanı Pablo Sandoval (Guillermo Francella) ve Hastings davayaı araştırmaya başlarlar. Cinayette ilk akla gelen Coloto’nun dul eşi Ricardo Morales’dir.

Hakkında

Eduardo Sacheri’nin La Pregunta de Sus Ojos (The Question in Their Eyes) adlı romanından, kendisi ve yönetmen tarafından uyarlanan filmi, Juan José Campanella yönetti.

2010 Oscarlarında Yabancı Dilde En İyi Film ödülünü kazanan film, aynı yıl BAFTA’da da İngilizce Olmayan En İyi Film dalında aday gösterildi.

Arjantin’e Resmi Tarih’ten (La Historia Oficial / The Official Story) sonra ikinci kez Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ını kazandıran yapım, Arjantin’in bu kategoride iki kere ödül kazanan ilk Latin Amerika ülkesi olmasını sağladı.

Film, 34 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Yapım, 8,3 ortalama puanıyla imdb’nin en iyi 250 listesinde yer alıyor.

Ivır Zıvır

Stadyum sahnesindeki görüntüler Atlético Huracán’ın bir maçında çekildi. 5 dakikalık sahne için 3 ay ön çalışma, 3 gün çekim ve 9 ay düzenleme yapıldı. Ve sahnenin çok büyük bir bölümü bilgisayar efekti ile hazırlandı.

Stadyum sahnesindeki atak yapan takım Racing Club’mış ve Pablo Sandoval rolünü oynayan Guillermo Francella ve yönetmen Campanella sıkı birer Racing Club taraftarı. İşin ilginç yanı ise, romanın ve senaryonun yazarı Eduardo Sacheri’nin sahneyi, Racing’in ebedi rakibi CA Independiente’yi düşünerek kaleme almasıydı.

Gözlerindeki Sır, imdb 250 listesine giren ilk Arjantin filmi oldu.

Arjantin’de genellikle komedi filmleriyle tanınan Guillermo Francella, yönetmen Campanella’nın isteği ile rolü için 20 yıllık bıyığını kesti.

Film, 3 milyon seyirci rakamıyla, 1983’den bu yana Arjantin’de en çok izlenen sinema filmi olmayı başardı.

Bar sahnesinde Pablo Sandoval, ana karakterlerin “tutkusunu/aşkını” anlatırken, “gelin adayı” olarak Irene ile Susanita’yı karşılaştırıyor. Susanita, Arjantinli ünlü çizer Quino’nun (Joaquín Salvador Lavado) yarattığı, ülkenin en ünlü çizgi romanı Mafalda’nın başkarakteri. Susanita, komşularının evlilikleri hakkında dedikodu yapmadığı zamanlar, sürekli geleceğindeki yakışıklı kocasını ve muhteşem evliliğini anlatan, sarışın bir kız çocuğu.

2001 yapımı Gelinin Oğlu’ndan (El Hijo De La Novia / Son Of The Bride) sonra ikinci kez Campanella’nın yönettiği bir film Oscar’a aday gösterildi.

Dip Not: 20 Nisan 2011’de yayımlandı, 24 Aralık 2014’de güncellendi.

Stadyum Sahnesi

Das Leben der Anderen (The Lives of Others / Başkalarının Hayatı)

Das Leben der Anderen aka The Lives of Others aka Baskalarinin Hayati

Twitter (@izlenecekfilm) Link: #izlenecekfilm 21

TÜR: Drama, Gerilim. SÜRE: 137 Dk. ÜLKE: Almanya. YAPIM YILI: 2006. imdb: 8,5. rottentomatoes: %93.

Film şu bilgi yazısı ile başlıyor: 1984, Doğu Berlin. Düşünce özgürlüğü çok uzak. Doğu Almanya halkı Doğu Alman Gizli Servisi Stasi tarafından sıkı denetim altında tutulmaktadır. 100.000 çalışanı ve 200.000 muhbiri Proletarya Diktatörlüğünü korumaktadır. Amaç ise: “Her şeyi bilmektir.”

2007’de Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ını kazanan Başkalarının Hayatı, bir yandan 1984’de Doğu Almanya’da, insanların her türlü özgürlüğünü sınırlandırıcı, sert ve acımasız polis devletini gözler önüne sererken, bir yandan da izleyicinin kendi yaşadığı ülkeyi tartma isteğini tetikliyor.

Georg Dreyman’ın ülkedeki aydınların intiharlarını incelemeye başlaması ve “en üsttekilerin” sorgusuz sualsiz her istediklerini yapabilmeleri filmin vurucu anlarından sadece bir kaçı.

Nefis bir oyunculuk sergileyen Hauptmann Gerd Wiesler’ın sert bakışında en ufak bir değişim olmadan gözünden bir damla gözyaşının düştüğü sahne, bana göre filmin en güzel özeti…

Konu

Başkalarının Hayatı, seksenlerdeki soğuk savaş yıllarında Doğu Almanya’daki gizli istihbarat örgütünün herkesi dinleyip fişlemesini ve “en üsttekileri” her türlü koruma isteğini konu alıyor. Kurallara uymazsa çocuğunu bile hapse attıracak kadar sert ve işine “gönülden bağlı” bir ajan olan Hauptmann Gerd Wiesler’in (Ulrich Mühe) “vatanını seven” ve sürekli Doğu Almanya’yı savunan bir yazar olan Georg Dreyman’ın (Sebastian Koch) “üsttekiler” tarafından açığının bulunması için görevlendirilmesiyle başlayan hikâyede Wiesler’ın zamanla Dreyman ve sevgilisi ve aktris Christa-Maria Sieland’ın (Martina Gedeck) hayatı üzerinden kendi hayatını karşılaştırması ve “özgürlükleri” tartması ile şekilleniyor…

Hakkında

2006 Almanya yapımı Başkasının Hayatı’nı Florian Henckel von Donnersmarck yazıp yönetti.

Film “Yabancı Dilde” kategorisinde Oscar, Altın Küre ve BAFTA’ya aday gösterildi, Oscar ve BAFTA’yı kazandı.

Almanya Film Ödüllerinde rekor kırarak 11 dalda birden aday olan film, aralarında En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Senaryo ve En İyi Erkek Oyuncu’nun da bulunduğu 7 ödülü birden kazandı.

rottentomatoes’da hakkında yazılan 153 eleştirinin 143’ünden olumlu yorum alan film %93 taze olarak değerlendirilen film, 8.5 ortalama puanı ile imdb’nin En İyi 250 Film Listesinde de 53. sırada bulunuyor.

2 milyon dolar bütçesi olan film 77 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Film yönetmenin kendi başına çektiği ilk uzun metrajlı sinema filmi.

Filmde çok başarılı bir oyunculuk sergileyen Ulrich Mühe, film Oscar ödülünü kazandıktan birkaç ay sonra 54 yaşında mide kanserinden hayata gözlerini yumdu.

Berlin Duvarı’nın yıkılışı ve Doğu Almanya’nın son bulmasından 17 yıl sonra çekilen film, Doğu Almanya’yı anlatan ilk ciddi drama filmi. Bu filmden önce aynı bölgeyi konu alan Elveda Lenin (Goodbye Lenin) ve Sonnenallee gibi iki tane romantik komedi drama filmi yayınlandı.

Hümanist Wiesler karakteri zaman zaman eleştiriler alsa da, film Almanya’da geniş çapta övgü kazandı. Birçok eski Doğu Alman, filmin atmosferinin gerçekçiliğinden ötürü oldukça etkilendiklerini ifade etti. Ayrıca aynı zamanda senaryo yazarı olan yönetmenin Batı Almanya’da büyüdüğü ve Berlin duvarının yıkılışında 16 yaşında olmasına rağmen böyle bir iş çıkartması övgüye değer karşılandı.

Başkalarının Hayatı, 2013’teki Küresel izleme ifşası (ABD’nin Küresel Casusluk Faaliyetleri) sırasında referans olarak gösterildi.

Filmin toplam bütçesinin sadece 2 milyon dolar olmasının sebebi, oyuncuların gönüllü olarak normal ücretlerinin sadece %20’sini kabul etmeleriyle gerçekleşti.

Filmde kullanılan elektronik dinleme ve kayıt cihazları gerçekten Stasi istihbarat teşkilatı tarafından o tarihlerde kullandıkları cihazlardandı ve çekimler için özel olarak müzelerden ve özel koleksiyonculardan temin edildiler.

Ulrich Mühe, filmin hikâyesini konu alan kitapta eski eşi Jenny Gröllmann’ı gayriresmi bir Doğu Almanya ajanı olmakla suçladı. Gröllmann, iddialı reddetti.

Filmin geçtiği dönemde, her yerde sık sık görülen Doğu Almanya bayrakları ve Doğa Almanya askeri logoları taşıyan montlar, bir sahnede, kapağında CoA’nın yer aldığı Der Spiegel dergisi dışında filmde hiç yer almadı.

Filmde Dreyman tarafından çalınan ve hikaye açısından önemli bir dönüm noktasına işaret eden piyano sonatı “İyi Bir İnsan İçin Sonat” ünlü besteci Gabriel Yared tarafından besteledi. Film müziklerine ise Yared ile Stéphane Moucha imzalarını attılar.

Filmdeki en büyük hata, Anton Grubitz’in üniformasında bulunan ve üstünde “Ulusal Halk Ordusu’nun 30. Yılı” yazan kurdele, film 1984 yılında geçmesine rağmen 1986 yılına ait olmasıydı.

Dünya ölçeğinde başarı kazanan “Başkalarının Hayatı”nı, ABD’li yönetmen Sydney Pollack tarafından bir Hollywood versiyonunun çekilmesi planlandı, fakat yönetmenin ölümüyle şimdilik bu proje rafa kalktı.

Dip Not: 18 Nisan 2011’de yayımlandı, 1 Aralık 2014’de güncellendi.

Gabriel Yared – Die Sonate vom Guten Menschen

Gabriel Yared – Das Leben der Anderen

Un Long Dimanche de Fiançailles (A Very Long Engagement / Kayıp Nişanlı)

TÜR: Romantik, Gizem, Dram. SÜRE: 133 Dk. ÜLKE: Fransa. YAPIM YILI: 2004. imdb: 7,7. rottentomatoes: %78.

I. Dünya Savaşı’na giden ancak dönmeyen nişanlısını arayan genç bir kadının öyküsünün anlatıldığı, Kayıp Nişanlı, Amélie’nin renklerine ve atmosferine sahip olan ama daha ciddi bir konuyu işleyen başarılı bir romantik drama filmi.

Savaş sahnelerinin gri-siyah, normal hayat sahnelerinin ise, Machado’nun yeşil, sarı ve kırmızı tonlarında sunulması ve bombardıman, çarpışma sahnelerinin sunumları oldukça etkileyici.

Konu

I. Dünya Savaşı yıllarında, aralarında Mathilde’nin (Audrey Tautou) nişanlısı Manech’in (Gaspard Ulliel) de bulunduğu 5 Fransız asker, “evlerine dönmek için kendilerini yaralamak” suçuyla idama mahkûm edilirler. Mathilde, etrafındakilerin söylediklerine rağmen nişanlısının yaşadığına olan inancını uzun yıllar canlı tutup hayata sarılmaya çalışır.

Hakkında

Jean-Pierre Jeunet’in yönettiği film, Sébastien Japrisot’un 1991’de yayınladığı aynı adlı romandan Guillaume Laurant ve Jean-Pierre Jeunet tarafından uyarlandı.

2005 Oscar’larında En İyi Sinematografi ve Prodüksiyon Tasarımı ödüllerine aday olan film, aynı yıl En İyi Yabancı Dilde Altın Küresi ve BAFTA’da İngilizce Olmayan En İyi Film ödüllerine de aday gösterildi.

Cesar’da 12 ödüle aday gösterilen film, aralarında En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ve En İyi Sinematografi’nin bulunduğu 4 tanesini kazandı.

57 milyon dolar bütçesi olan film 70 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Yönetmen Jean-Pierre Jeunet, Jodie Foster’a rol teklifini Amelie’nin çekimlerinde de kullanılan kafelerden birinde yaptı. Görüşmeleri sırasında içeride, Amelie’den ötürü kafeyi görmeye gelen bazı turistler vardı. Jeunet ve Foster’ı tanımayan turistler, kenara çekilmelerini rica edip kafenin fotoğraflarını çekip gittiler.

Jean-Pierre Jeunet ve Jodie Foster Panik Odası’nın (Panic Room) dublaj versiyonunun hazırlanması sırasında tanıştılar. Jeunet, Foster’a başrolü önerse de, yıldız oyuncu ufak bir rolde oynamayı tercih etti ve filmde akıcı bir Fransızcayla konuştu.

Lombardi’nin idam sahnesi, 1939 yılında Fransa’da herkesin önünde gerçekleştirilen son idam olan Eugen Weidmann’ın idamından esinlenildi.

Jean-Pierre Jeunet, en başta, Germain Pire rolü için Dominique Pinon ve Sylvain’nın amcası rolünde ise Ticky Holgado’yu düşülmüştü. Fakat Holgado’ya kanser teşhisi koyulması ve stüdyonun oyuncuyu sigortalamak istememesi üzerine, yönetmen oyuncuların rollerini değiştirdi. Çekimler sırasında Holgado’nun hastalığı arttıkça arttı. Oyuncu rolüne konsantre olma ve sözlerini hatırlama konusunda zorluklar çekiyordu. Yönetmen, oyuncunun sözlerini hatırlaması için çeşitli şeyler yapsa da, bir süre sonra ünlü aktör hayatını kaybetti.

Tina Lombardi (Marion Cotillard) bir sahnede kendisine sorulan bir soruya, aynı zamanda Edith Piaf’ın şarkılarından birinin adı olan “Je ne regrette rien” (“hiçbir şeyden pişmanlık duymadım”) diye cevap veriyor. İlginçtir ki Cotillard, 3 yıl sonra Kaldırım Serçesi’nde (La Mome / La Vie En Rose) Edit Piaf’ı canlandırdı.

Kayıp Nişanlı, “yapıldığı ülke dışında gösterimi yapıldığı” gerekçesiyle Cannes’a kabul edilmedi. Ama aslında filmin çok Amerikalı bulunduğu için böyle bir karar alındığı iddia edildi.

Dip Not: 18 Nisan 2011’de yayımlandı, 12 Ocak 2015’de güncellendi.

Män Som Hatar Kvinnor (The Girl with the Dragon Tattoo / Ejderha Dövemli Kız)

TÜR: Suç, Gizem, Dram. SÜRE: 152 Dk. ÜLKE: İsveç. YAPIM YILI: 2009. imdb: 7,8. rottentomatoes: %86.

BAFTA’da İngilizce Olmayan En İyi Film ödülünü kazanan İsveç yapımı Ejderha Dövmeli Kız, kurnazca hazırlanmış olay kurgusu, gizemli anlatımı, atmosferi ve oyunculuklarıyla, oldukça başarılı bir suç drama filmi.

Konu, Noomi Rapace’e (Lisbeth Salander) BAFTA’da En İyi Kadın Oyuncu ödülüne adaylık kazandıran performansı ve İskandinavya ile özdeşleşmiş “kış” atmosferi, sizi filmin içine çekiyor.

Konu

2002’de Millenium dergisinde yayıncı olan Mikael Blomkvist (Michael Nyqvist), milyarder Hans-Erik Wennerström (Stefan Sauk) hakkında yayınladığı yazılardan ötürü, mahkeme tarafından iftira suçuyla cezalandırılır. Bu arada, şartlı olarak tahliye edilmiş ve gözetim altında tutulan hacker Lisbeth Salander (Noomi Rapace), Henrik Venger (Sven-Bertil Taube) tarafından Blomkvist’i araştırması için kiralanmıştır. Lisbeth’in verdiği bilgilerin ışığında Venger, Blomkvist’den, 1966’da ortadan kaybolan yeğenini araştırmasını ister. Çünkü zengin ailesinden birinin yeğeninin kaybolmasından sorumlu olduğunu düşünmektedir.

Hakkında

41 ülkede 21 milyon satan İsveçli yazar Stieg Larsson’un Millennium Üçlemesinin ilk kitabından Nikolaj Arcel ve Rasmus Heisterberg tarafından uyarlanan filmi, Niels Arden Oplev yönetti.

Toplam 45 ödüle aday olan film 18 tanesini kazandı. Bunlardan en önemlisi BAFTA’da kazandığı İngilizce Olmayan En İyi Film ödülü.

13 milyon dolar bütçesi olan film 105 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Üçlemenin diğer iki filmi Ateşle Oynayan Kız (The Girl Who Played with Fire) ve Arı Kovanına Çomak Sokan Kız (The Girl Who Kicked the Hornets’ Nest) Daniel Alfredson tarafından yönetildi.

Ejderha Dövmeli Kız’ın 2011’de David Fincher tarafından Hollywood versiyonu çekildi ve pozitif eleştiriler aldı. Fincher şu anda üçlemenin ikinci filmi Ateşle Oynayan Kız (The Girl Who Played with Fire) üzerinde çalışıyor.

Ivır Zıvır

Filmin İsveççedeki adı olan “Män Som Hatar Kvinnor”un gerçek anlamı, “Kadınlardan Nefret Eden Erkekler.”

8 milyon abonesi olan Fransız kablolu TV kanalı Canal+, üçlemenin uzatılmış versiyonlarını, diğer iki filmi sinemaseverlerle buluşmadan önce 90 dakikalık 6 bölüm halinde yayınladı ve 1 milyon 100 bin izleyici sayısına ulaşarak büyük bir başarıya ulaştı. İlk bölümü Fransa’daki toplam izleyicilerinin %18’i olan 1 milyon 200 bin kişi izledi.

Lisbeth’in annesi, Agneta’yı Noomi Rapace’in gerçek annesi oynadı.

Noomi Rapace, BBC Breakfast programında, rolü için 7 ay hazırlandığını ifade etti. Bu süre zarfında sıkı bir diyet yaptığını, kick boks dersi aldığını ve kaş, burun pirsingleri yaptırdığın belirtti.

Noomi Rapace, rolü için motosiklet ehliyeti aldı.

Martin Vanger’ın evindeki akşam yemeğinde, Mikael’in sunduğu 21 yıllık viskinin markası Bushmills ve İrlanda’da satışa sunulan en eski single malt viski.

Üçlemenin tüm filmlerinin müzikleri 4 günde kaydedildi. Besteci Jacob Groth’a göre orkestraya verilen nota belgelerinin toplam 33 kilo ağırlığındaydı.

Dip Not: 12 Nisan 2011’de yayımlandı, 12 Ocak 2015’de güncellendi.

Le Fabuleux Destin D’Amélie Poulain (Amelie from Montmartre / Amelie)

TÜR: Komedi, Romantik. SÜRE: 122 Dk. ÜLKE: Fransa. YAPIM YILI: 2001. imdb: 8,5. rottentomatoes: %89.

Nereden başlayacağıma bir türlü karar veremiyorum. Çünkü film o kadar etkileyici ki… Renkler, anlatım, hikaye, arada verilen garip/ilgi çekici bilgiler, oyunculuklar, görüntü, çekim oyunları ve elbette müziklerin ihtişamı…

Kendisini başkalarının hayatlarını toparlamaya adayan ama kendi hayatını pas geçen Amelie’nin hikâyesinin anlatıldığı filmin, sinematografisi, sahne geçişleri, oyunculuklar ve Yann Tiersen’in masalımsı atmosferi tamamladığı müzikleri tek kelimeyle harika.

Hikâyeye giren her karakterin yapmayı sevdiği ve sevmediği şeylerin anlatıldığı bölümler ise çok orijinal ve ilgi çekici.

Konu

Amélie Poulain (Audrey Tautou), bir doktor olan babası tarafından diğer çocuklardan, kalp hastalığı olduğu gerekçesiyle, uzak yetiştirilen bir çocuktur. Aslına bakılırsa babasının yanlış bir teşhisidir bu, çünkü Amélie’nin babasıyla kurduğu nadir fiziksel temas babasının sağlık kontrolleriyle gerçekleşmektedir ve bu kontroller sırasında Amélie heyecanlanmakta, kalp atışı hızlanmaktadır. Amélie’nin annesiyse, en az babası kadar nevrotik bir kadındır. Amélie küçük bir çocukken, annesi, Notre Dame Kilisesi’nin tepesinden atlayan bir kadının üzerine düşmesi sonucu vefat etmiştir. Böylece babası daha da sessiz ve silik biri olmuş, kendisini eşi için ilginç bir anıt mezar düzenlemeye adamıştır. Amélie de bu yalnızlığın ortasında kendini eğlendirebilmek için, oldukça ilginç ve derin bir hayalgücü geliştirmiştir. (tr.wikipedia)

Hakkında

Guillaume Laurant ve Jean-Pierre Jeunet’in senaryosunu yazdığı Amelie Poulain’in Masalsı Kaderi’ni Jean-Pierre Jeunet yönetiyor.

2002’de Yabancı Dilde En İyi Film, En İyi Senaryo dâhil 5 tane Oscar, En İyi Yabancı Dilde Film Altın Küresi ve BAFTA’da En İyi Film, En İyi Senaryo ve İngilizce Olmayan En İyi Film dâhil 9 ödüle aday olan Amelie, BAFTA’da En İyi Senaryo ve En İyi Prodüksiyon Tasarımı ödüllerini kazandı.

Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ını Tarafsız Bölge’ye (Ničija Zemlja / No Man’s Land) kaptırdı.

Sinema törenlerinde Toplam 117 dalda ödüle aday gösterilen film 55 tanesini kazanan film en büyük başarısını, 13 dalda aday olduğu Cesar’lardan En İyi Film ve En İyi Yönetmen dâhil dördünü kazarak elde etti.

8,5 ortalama puanı ile imdb’nin en iyi 250 film listesinde 65. sırada olan film, rottentomatoes’de hakkında yapılan 175 eleştirinin 155 tanesinde olumlu yorum alarak %89 taze olarak değerlendiriliyor.

10 milyon dolar bütçesi olan film 174 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Jean-Pierre Jeunet, Amelie’nin hikâye örgüsünü oluşturan anı ve olayları 1974’te biriktirmeye başlamıştı.

Yönetmen, hayalindeki fantezi dünyasını filme tam anlamıyla yansıtmak amacıyla, çekimlerin yapıldığı yerlerdeki çöp, enkaz ve grafitileri temizlediler. Bu işlemi yaparken en çok zorlandıkları yer büyük tren istasyonu oldu.

Filmde yoğun bir şekilde kullanılan yeşil, sarı ve kırmızı renkler, Brezilyalı ressam Juarez Machado’un çalışmalarından esinlenildi.

Audrey Tautou taş sektirmeyi bilmediği için sahne özel efektle filme eklendi.

Amelie’nin bazı bölümleri Emily Watsın için yazılmış fakat oyuncu Fransızca bilmediği ve Gosford Park’ta oynamayı kabul ettiği için gerçekleşmedi.

Cücenin dünyayı dolaşma fikri, 1990’larda İngiltere ve Fransa’da “bahçe cücelerini” çalıp başka yerlere bırakan ve lideri 150 tane cüce çalmak suçundan Fransa’da cezalandırılan Garden Gnome Liberation Front’un eylemlerinden esinlenildi.

Yönetmen filmin müzikleri için Michael Nyman’la çalışmayı çok istiyordu ama bunda başarılı olamadı. Bir arkadaşından edindiği Yann Tiersen’in, ufak melodileri kurnazca farklı enstrümanlarla elektronik miksler yapmasına bayıldı ve sanatçının bazı şarkıların yayın haklarını satın aldı. Tiersen de filmin tema müziğini ve onun varyasyonlarını besteledi.

Nino’nun soyadını Paris’in 60 mil kuzeybatısında yer alan Quincampoix köyünden almasının sebebi, 1957 ile 1961’den 1964’e Tour de France’ı 5 defa kazanmış olan ilk bisikletçi Jacques Anquetil’in mezarının orada bulunması ve sporcuya bir gönderme yapmaktı.

Filmde Amelie’nin annesi öldükten sonra babası hayatta olmasına rağmen “öksüz” olarak anlatılıyor. Jean-Pierre Jeunet filmlerinde, sıklıkla ebeveynlerinden birini ya da ikisini birden kaybeden çocukları resmediyor.

Amélie Cannes Film Festivali’nde gösterilmedi. Jenuet, bir önceki filmi Kayıp Çocuklar Şehri’ne (La Cité des enfants perdus) karşı gelen soğuk tepkilerden sonra Amélie’yi festivale çıkarmamaya karar vermişti. Fakat Amélie’nin festivaldeki yoksunluğu, filmi oldukça beğenen medya ve izleyiciler tarafından tepki topladı.

Bir sahnede, Amélie, oturduğu binanın eski yöneticisine giderken, sokakta yeni bir Volksvagen Beetle’ın önünden geçmektedir. Oysa filmin geçtiği zamanlarda bu araba henüz üretimde değildi. Jenuet filmle ilgili yorumlarında, bu arabanın olduğu sahneyi değiştirmediğini, bu sahnenin Amélie’nin tarihle uyuşmaz kimliğinin bir göstergesi olduğunu belirtti.

Filmin İngilizce altyazılı versiyonlarında, apartman yöneticisi Madeleine Wallace, Madeleine Wells olarak adlandırılmıştır. Filmin orijinalinde, Madeleine, soyadının Paris’teki Wallace Şelalesi’yle aynı olduğunu belirterek ağlamaya mahkûm olduğunu söyler. İngilizce versiyonda da aynı replik, “Wells Şelalesi” ile değiştirilerek aktarılmıştır.

Öyküyü yumuşatmak ve samimileştirmek amacıyla tungsten kullanılarak istenilen renk sağlandı.

Dip Not: 11 Nisan 2011’de yayımlandı, 8 Ocak 2015’de güncellendi.

Yann Tiersen – Amelie