Kategori arşivi: BAFTA – İngilizce Olmayan En İyi Film Ödülüne Aday/Kazanan

Das Leben der Anderen (The Lives of Others / Başkalarının Hayatı)

Das Leben der Anderen aka The Lives of Others aka Baskalarinin Hayati

Twitter (@izlenecekfilm) Link: #izlenecekfilm 21

TÜR: Drama, Gerilim. SÜRE: 137 Dk. ÜLKE: Almanya. YAPIM YILI: 2006. imdb: 8,5. rottentomatoes: %93.

Film şu bilgi yazısı ile başlıyor: 1984, Doğu Berlin. Düşünce özgürlüğü çok uzak. Doğu Almanya halkı Doğu Alman Gizli Servisi Stasi tarafından sıkı denetim altında tutulmaktadır. 100.000 çalışanı ve 200.000 muhbiri Proletarya Diktatörlüğünü korumaktadır. Amaç ise: “Her şeyi bilmektir.”

2007’de Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ını kazanan Başkalarının Hayatı, bir yandan 1984’de Doğu Almanya’da, insanların her türlü özgürlüğünü sınırlandırıcı, sert ve acımasız polis devletini gözler önüne sererken, bir yandan da izleyicinin kendi yaşadığı ülkeyi tartma isteğini tetikliyor.

Georg Dreyman’ın ülkedeki aydınların intiharlarını incelemeye başlaması ve “en üsttekilerin” sorgusuz sualsiz her istediklerini yapabilmeleri filmin vurucu anlarından sadece bir kaçı.

Nefis bir oyunculuk sergileyen Hauptmann Gerd Wiesler’ın sert bakışında en ufak bir değişim olmadan gözünden bir damla gözyaşının düştüğü sahne, bana göre filmin en güzel özeti…

Konu

Başkalarının Hayatı, seksenlerdeki soğuk savaş yıllarında Doğu Almanya’daki gizli istihbarat örgütünün herkesi dinleyip fişlemesini ve “en üsttekileri” her türlü koruma isteğini konu alıyor. Kurallara uymazsa çocuğunu bile hapse attıracak kadar sert ve işine “gönülden bağlı” bir ajan olan Hauptmann Gerd Wiesler’in (Ulrich Mühe) “vatanını seven” ve sürekli Doğu Almanya’yı savunan bir yazar olan Georg Dreyman’ın (Sebastian Koch) “üsttekiler” tarafından açığının bulunması için görevlendirilmesiyle başlayan hikâyede Wiesler’ın zamanla Dreyman ve sevgilisi ve aktris Christa-Maria Sieland’ın (Martina Gedeck) hayatı üzerinden kendi hayatını karşılaştırması ve “özgürlükleri” tartması ile şekilleniyor…

Hakkında

2006 Almanya yapımı Başkasının Hayatı’nı Florian Henckel von Donnersmarck yazıp yönetti.

Film “Yabancı Dilde” kategorisinde Oscar, Altın Küre ve BAFTA’ya aday gösterildi, Oscar ve BAFTA’yı kazandı.

Almanya Film Ödüllerinde rekor kırarak 11 dalda birden aday olan film, aralarında En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Senaryo ve En İyi Erkek Oyuncu’nun da bulunduğu 7 ödülü birden kazandı.

rottentomatoes’da hakkında yazılan 153 eleştirinin 143’ünden olumlu yorum alan film %93 taze olarak değerlendirilen film, 8.5 ortalama puanı ile imdb’nin En İyi 250 Film Listesinde de 53. sırada bulunuyor.

2 milyon dolar bütçesi olan film 77 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Film yönetmenin kendi başına çektiği ilk uzun metrajlı sinema filmi.

Filmde çok başarılı bir oyunculuk sergileyen Ulrich Mühe, film Oscar ödülünü kazandıktan birkaç ay sonra 54 yaşında mide kanserinden hayata gözlerini yumdu.

Berlin Duvarı’nın yıkılışı ve Doğu Almanya’nın son bulmasından 17 yıl sonra çekilen film, Doğu Almanya’yı anlatan ilk ciddi drama filmi. Bu filmden önce aynı bölgeyi konu alan Elveda Lenin (Goodbye Lenin) ve Sonnenallee gibi iki tane romantik komedi drama filmi yayınlandı.

Hümanist Wiesler karakteri zaman zaman eleştiriler alsa da, film Almanya’da geniş çapta övgü kazandı. Birçok eski Doğu Alman, filmin atmosferinin gerçekçiliğinden ötürü oldukça etkilendiklerini ifade etti. Ayrıca aynı zamanda senaryo yazarı olan yönetmenin Batı Almanya’da büyüdüğü ve Berlin duvarının yıkılışında 16 yaşında olmasına rağmen böyle bir iş çıkartması övgüye değer karşılandı.

Başkalarının Hayatı, 2013’teki Küresel izleme ifşası (ABD’nin Küresel Casusluk Faaliyetleri) sırasında referans olarak gösterildi.

Filmin toplam bütçesinin sadece 2 milyon dolar olmasının sebebi, oyuncuların gönüllü olarak normal ücretlerinin sadece %20’sini kabul etmeleriyle gerçekleşti.

Filmde kullanılan elektronik dinleme ve kayıt cihazları gerçekten Stasi istihbarat teşkilatı tarafından o tarihlerde kullandıkları cihazlardandı ve çekimler için özel olarak müzelerden ve özel koleksiyonculardan temin edildiler.

Ulrich Mühe, filmin hikâyesini konu alan kitapta eski eşi Jenny Gröllmann’ı gayriresmi bir Doğu Almanya ajanı olmakla suçladı. Gröllmann, iddialı reddetti.

Filmin geçtiği dönemde, her yerde sık sık görülen Doğu Almanya bayrakları ve Doğa Almanya askeri logoları taşıyan montlar, bir sahnede, kapağında CoA’nın yer aldığı Der Spiegel dergisi dışında filmde hiç yer almadı.

Filmde Dreyman tarafından çalınan ve hikaye açısından önemli bir dönüm noktasına işaret eden piyano sonatı “İyi Bir İnsan İçin Sonat” ünlü besteci Gabriel Yared tarafından besteledi. Film müziklerine ise Yared ile Stéphane Moucha imzalarını attılar.

Filmdeki en büyük hata, Anton Grubitz’in üniformasında bulunan ve üstünde “Ulusal Halk Ordusu’nun 30. Yılı” yazan kurdele, film 1984 yılında geçmesine rağmen 1986 yılına ait olmasıydı.

Dünya ölçeğinde başarı kazanan “Başkalarının Hayatı”nı, ABD’li yönetmen Sydney Pollack tarafından bir Hollywood versiyonunun çekilmesi planlandı, fakat yönetmenin ölümüyle şimdilik bu proje rafa kalktı.

Dip Not: 18 Nisan 2011’de yayımlandı, 1 Aralık 2014’de güncellendi.

Gabriel Yared – Die Sonate vom Guten Menschen

Gabriel Yared – Das Leben der Anderen

Un Long Dimanche de Fiançailles (A Very Long Engagement / Kayıp Nişanlı)

TÜR: Romantik, Gizem, Dram. SÜRE: 133 Dk. ÜLKE: Fransa. YAPIM YILI: 2004. imdb: 7,7. rottentomatoes: %78.

I. Dünya Savaşı’na giden ancak dönmeyen nişanlısını arayan genç bir kadının öyküsünün anlatıldığı, Kayıp Nişanlı, Amélie’nin renklerine ve atmosferine sahip olan ama daha ciddi bir konuyu işleyen başarılı bir romantik drama filmi.

Savaş sahnelerinin gri-siyah, normal hayat sahnelerinin ise, Machado’nun yeşil, sarı ve kırmızı tonlarında sunulması ve bombardıman, çarpışma sahnelerinin sunumları oldukça etkileyici.

Konu

I. Dünya Savaşı yıllarında, aralarında Mathilde’nin (Audrey Tautou) nişanlısı Manech’in (Gaspard Ulliel) de bulunduğu 5 Fransız asker, “evlerine dönmek için kendilerini yaralamak” suçuyla idama mahkûm edilirler. Mathilde, etrafındakilerin söylediklerine rağmen nişanlısının yaşadığına olan inancını uzun yıllar canlı tutup hayata sarılmaya çalışır.

Hakkında

Jean-Pierre Jeunet’in yönettiği film, Sébastien Japrisot’un 1991’de yayınladığı aynı adlı romandan Guillaume Laurant ve Jean-Pierre Jeunet tarafından uyarlandı.

2005 Oscar’larında En İyi Sinematografi ve Prodüksiyon Tasarımı ödüllerine aday olan film, aynı yıl En İyi Yabancı Dilde Altın Küresi ve BAFTA’da İngilizce Olmayan En İyi Film ödüllerine de aday gösterildi.

Cesar’da 12 ödüle aday gösterilen film, aralarında En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ve En İyi Sinematografi’nin bulunduğu 4 tanesini kazandı.

57 milyon dolar bütçesi olan film 70 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Yönetmen Jean-Pierre Jeunet, Jodie Foster’a rol teklifini Amelie’nin çekimlerinde de kullanılan kafelerden birinde yaptı. Görüşmeleri sırasında içeride, Amelie’den ötürü kafeyi görmeye gelen bazı turistler vardı. Jeunet ve Foster’ı tanımayan turistler, kenara çekilmelerini rica edip kafenin fotoğraflarını çekip gittiler.

Jean-Pierre Jeunet ve Jodie Foster Panik Odası’nın (Panic Room) dublaj versiyonunun hazırlanması sırasında tanıştılar. Jeunet, Foster’a başrolü önerse de, yıldız oyuncu ufak bir rolde oynamayı tercih etti ve filmde akıcı bir Fransızcayla konuştu.

Lombardi’nin idam sahnesi, 1939 yılında Fransa’da herkesin önünde gerçekleştirilen son idam olan Eugen Weidmann’ın idamından esinlenildi.

Jean-Pierre Jeunet, en başta, Germain Pire rolü için Dominique Pinon ve Sylvain’nın amcası rolünde ise Ticky Holgado’yu düşülmüştü. Fakat Holgado’ya kanser teşhisi koyulması ve stüdyonun oyuncuyu sigortalamak istememesi üzerine, yönetmen oyuncuların rollerini değiştirdi. Çekimler sırasında Holgado’nun hastalığı arttıkça arttı. Oyuncu rolüne konsantre olma ve sözlerini hatırlama konusunda zorluklar çekiyordu. Yönetmen, oyuncunun sözlerini hatırlaması için çeşitli şeyler yapsa da, bir süre sonra ünlü aktör hayatını kaybetti.

Tina Lombardi (Marion Cotillard) bir sahnede kendisine sorulan bir soruya, aynı zamanda Edith Piaf’ın şarkılarından birinin adı olan “Je ne regrette rien” (“hiçbir şeyden pişmanlık duymadım”) diye cevap veriyor. İlginçtir ki Cotillard, 3 yıl sonra Kaldırım Serçesi’nde (La Mome / La Vie En Rose) Edit Piaf’ı canlandırdı.

Kayıp Nişanlı, “yapıldığı ülke dışında gösterimi yapıldığı” gerekçesiyle Cannes’a kabul edilmedi. Ama aslında filmin çok Amerikalı bulunduğu için böyle bir karar alındığı iddia edildi.

Dip Not: 18 Nisan 2011’de yayımlandı, 12 Ocak 2015’de güncellendi.

Män Som Hatar Kvinnor (The Girl with the Dragon Tattoo / Ejderha Dövemli Kız)

TÜR: Suç, Gizem, Dram. SÜRE: 152 Dk. ÜLKE: İsveç. YAPIM YILI: 2009. imdb: 7,8. rottentomatoes: %86.

BAFTA’da İngilizce Olmayan En İyi Film ödülünü kazanan İsveç yapımı Ejderha Dövmeli Kız, kurnazca hazırlanmış olay kurgusu, gizemli anlatımı, atmosferi ve oyunculuklarıyla, oldukça başarılı bir suç drama filmi.

Konu, Noomi Rapace’e (Lisbeth Salander) BAFTA’da En İyi Kadın Oyuncu ödülüne adaylık kazandıran performansı ve İskandinavya ile özdeşleşmiş “kış” atmosferi, sizi filmin içine çekiyor.

Konu

2002’de Millenium dergisinde yayıncı olan Mikael Blomkvist (Michael Nyqvist), milyarder Hans-Erik Wennerström (Stefan Sauk) hakkında yayınladığı yazılardan ötürü, mahkeme tarafından iftira suçuyla cezalandırılır. Bu arada, şartlı olarak tahliye edilmiş ve gözetim altında tutulan hacker Lisbeth Salander (Noomi Rapace), Henrik Venger (Sven-Bertil Taube) tarafından Blomkvist’i araştırması için kiralanmıştır. Lisbeth’in verdiği bilgilerin ışığında Venger, Blomkvist’den, 1966’da ortadan kaybolan yeğenini araştırmasını ister. Çünkü zengin ailesinden birinin yeğeninin kaybolmasından sorumlu olduğunu düşünmektedir.

Hakkında

41 ülkede 21 milyon satan İsveçli yazar Stieg Larsson’un Millennium Üçlemesinin ilk kitabından Nikolaj Arcel ve Rasmus Heisterberg tarafından uyarlanan filmi, Niels Arden Oplev yönetti.

Toplam 45 ödüle aday olan film 18 tanesini kazandı. Bunlardan en önemlisi BAFTA’da kazandığı İngilizce Olmayan En İyi Film ödülü.

13 milyon dolar bütçesi olan film 105 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Üçlemenin diğer iki filmi Ateşle Oynayan Kız (The Girl Who Played with Fire) ve Arı Kovanına Çomak Sokan Kız (The Girl Who Kicked the Hornets’ Nest) Daniel Alfredson tarafından yönetildi.

Ejderha Dövmeli Kız’ın 2011’de David Fincher tarafından Hollywood versiyonu çekildi ve pozitif eleştiriler aldı. Fincher şu anda üçlemenin ikinci filmi Ateşle Oynayan Kız (The Girl Who Played with Fire) üzerinde çalışıyor.

Ivır Zıvır

Filmin İsveççedeki adı olan “Män Som Hatar Kvinnor”un gerçek anlamı, “Kadınlardan Nefret Eden Erkekler.”

8 milyon abonesi olan Fransız kablolu TV kanalı Canal+, üçlemenin uzatılmış versiyonlarını, diğer iki filmi sinemaseverlerle buluşmadan önce 90 dakikalık 6 bölüm halinde yayınladı ve 1 milyon 100 bin izleyici sayısına ulaşarak büyük bir başarıya ulaştı. İlk bölümü Fransa’daki toplam izleyicilerinin %18’i olan 1 milyon 200 bin kişi izledi.

Lisbeth’in annesi, Agneta’yı Noomi Rapace’in gerçek annesi oynadı.

Noomi Rapace, BBC Breakfast programında, rolü için 7 ay hazırlandığını ifade etti. Bu süre zarfında sıkı bir diyet yaptığını, kick boks dersi aldığını ve kaş, burun pirsingleri yaptırdığın belirtti.

Noomi Rapace, rolü için motosiklet ehliyeti aldı.

Martin Vanger’ın evindeki akşam yemeğinde, Mikael’in sunduğu 21 yıllık viskinin markası Bushmills ve İrlanda’da satışa sunulan en eski single malt viski.

Üçlemenin tüm filmlerinin müzikleri 4 günde kaydedildi. Besteci Jacob Groth’a göre orkestraya verilen nota belgelerinin toplam 33 kilo ağırlığındaydı.

Dip Not: 12 Nisan 2011’de yayımlandı, 12 Ocak 2015’de güncellendi.

Le Fabuleux Destin D’Amélie Poulain (Amelie from Montmartre / Amelie)

TÜR: Komedi, Romantik. SÜRE: 122 Dk. ÜLKE: Fransa. YAPIM YILI: 2001. imdb: 8,5. rottentomatoes: %89.

Nereden başlayacağıma bir türlü karar veremiyorum. Çünkü film o kadar etkileyici ki… Renkler, anlatım, hikaye, arada verilen garip/ilgi çekici bilgiler, oyunculuklar, görüntü, çekim oyunları ve elbette müziklerin ihtişamı…

Kendisini başkalarının hayatlarını toparlamaya adayan ama kendi hayatını pas geçen Amelie’nin hikâyesinin anlatıldığı filmin, sinematografisi, sahne geçişleri, oyunculuklar ve Yann Tiersen’in masalımsı atmosferi tamamladığı müzikleri tek kelimeyle harika.

Hikâyeye giren her karakterin yapmayı sevdiği ve sevmediği şeylerin anlatıldığı bölümler ise çok orijinal ve ilgi çekici.

Konu

Amélie Poulain (Audrey Tautou), bir doktor olan babası tarafından diğer çocuklardan, kalp hastalığı olduğu gerekçesiyle, uzak yetiştirilen bir çocuktur. Aslına bakılırsa babasının yanlış bir teşhisidir bu, çünkü Amélie’nin babasıyla kurduğu nadir fiziksel temas babasının sağlık kontrolleriyle gerçekleşmektedir ve bu kontroller sırasında Amélie heyecanlanmakta, kalp atışı hızlanmaktadır. Amélie’nin annesiyse, en az babası kadar nevrotik bir kadındır. Amélie küçük bir çocukken, annesi, Notre Dame Kilisesi’nin tepesinden atlayan bir kadının üzerine düşmesi sonucu vefat etmiştir. Böylece babası daha da sessiz ve silik biri olmuş, kendisini eşi için ilginç bir anıt mezar düzenlemeye adamıştır. Amélie de bu yalnızlığın ortasında kendini eğlendirebilmek için, oldukça ilginç ve derin bir hayalgücü geliştirmiştir. (tr.wikipedia)

Hakkında

Guillaume Laurant ve Jean-Pierre Jeunet’in senaryosunu yazdığı Amelie Poulain’in Masalsı Kaderi’ni Jean-Pierre Jeunet yönetiyor.

2002’de Yabancı Dilde En İyi Film, En İyi Senaryo dâhil 5 tane Oscar, En İyi Yabancı Dilde Film Altın Küresi ve BAFTA’da En İyi Film, En İyi Senaryo ve İngilizce Olmayan En İyi Film dâhil 9 ödüle aday olan Amelie, BAFTA’da En İyi Senaryo ve En İyi Prodüksiyon Tasarımı ödüllerini kazandı.

Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ını Tarafsız Bölge’ye (Ničija Zemlja / No Man’s Land) kaptırdı.

Sinema törenlerinde Toplam 117 dalda ödüle aday gösterilen film 55 tanesini kazanan film en büyük başarısını, 13 dalda aday olduğu Cesar’lardan En İyi Film ve En İyi Yönetmen dâhil dördünü kazarak elde etti.

8,5 ortalama puanı ile imdb’nin en iyi 250 film listesinde 65. sırada olan film, rottentomatoes’de hakkında yapılan 175 eleştirinin 155 tanesinde olumlu yorum alarak %89 taze olarak değerlendiriliyor.

10 milyon dolar bütçesi olan film 174 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Jean-Pierre Jeunet, Amelie’nin hikâye örgüsünü oluşturan anı ve olayları 1974’te biriktirmeye başlamıştı.

Yönetmen, hayalindeki fantezi dünyasını filme tam anlamıyla yansıtmak amacıyla, çekimlerin yapıldığı yerlerdeki çöp, enkaz ve grafitileri temizlediler. Bu işlemi yaparken en çok zorlandıkları yer büyük tren istasyonu oldu.

Filmde yoğun bir şekilde kullanılan yeşil, sarı ve kırmızı renkler, Brezilyalı ressam Juarez Machado’un çalışmalarından esinlenildi.

Audrey Tautou taş sektirmeyi bilmediği için sahne özel efektle filme eklendi.

Amelie’nin bazı bölümleri Emily Watsın için yazılmış fakat oyuncu Fransızca bilmediği ve Gosford Park’ta oynamayı kabul ettiği için gerçekleşmedi.

Cücenin dünyayı dolaşma fikri, 1990’larda İngiltere ve Fransa’da “bahçe cücelerini” çalıp başka yerlere bırakan ve lideri 150 tane cüce çalmak suçundan Fransa’da cezalandırılan Garden Gnome Liberation Front’un eylemlerinden esinlenildi.

Yönetmen filmin müzikleri için Michael Nyman’la çalışmayı çok istiyordu ama bunda başarılı olamadı. Bir arkadaşından edindiği Yann Tiersen’in, ufak melodileri kurnazca farklı enstrümanlarla elektronik miksler yapmasına bayıldı ve sanatçının bazı şarkıların yayın haklarını satın aldı. Tiersen de filmin tema müziğini ve onun varyasyonlarını besteledi.

Nino’nun soyadını Paris’in 60 mil kuzeybatısında yer alan Quincampoix köyünden almasının sebebi, 1957 ile 1961’den 1964’e Tour de France’ı 5 defa kazanmış olan ilk bisikletçi Jacques Anquetil’in mezarının orada bulunması ve sporcuya bir gönderme yapmaktı.

Filmde Amelie’nin annesi öldükten sonra babası hayatta olmasına rağmen “öksüz” olarak anlatılıyor. Jean-Pierre Jeunet filmlerinde, sıklıkla ebeveynlerinden birini ya da ikisini birden kaybeden çocukları resmediyor.

Amélie Cannes Film Festivali’nde gösterilmedi. Jenuet, bir önceki filmi Kayıp Çocuklar Şehri’ne (La Cité des enfants perdus) karşı gelen soğuk tepkilerden sonra Amélie’yi festivale çıkarmamaya karar vermişti. Fakat Amélie’nin festivaldeki yoksunluğu, filmi oldukça beğenen medya ve izleyiciler tarafından tepki topladı.

Bir sahnede, Amélie, oturduğu binanın eski yöneticisine giderken, sokakta yeni bir Volksvagen Beetle’ın önünden geçmektedir. Oysa filmin geçtiği zamanlarda bu araba henüz üretimde değildi. Jenuet filmle ilgili yorumlarında, bu arabanın olduğu sahneyi değiştirmediğini, bu sahnenin Amélie’nin tarihle uyuşmaz kimliğinin bir göstergesi olduğunu belirtti.

Filmin İngilizce altyazılı versiyonlarında, apartman yöneticisi Madeleine Wallace, Madeleine Wells olarak adlandırılmıştır. Filmin orijinalinde, Madeleine, soyadının Paris’teki Wallace Şelalesi’yle aynı olduğunu belirterek ağlamaya mahkûm olduğunu söyler. İngilizce versiyonda da aynı replik, “Wells Şelalesi” ile değiştirilerek aktarılmıştır.

Öyküyü yumuşatmak ve samimileştirmek amacıyla tungsten kullanılarak istenilen renk sağlandı.

Dip Not: 11 Nisan 2011’de yayımlandı, 8 Ocak 2015’de güncellendi.

Yann Tiersen – Amelie