Kategori arşivi: BAFTA – İngilizce Olmayan En İyi Film Ödülüne Aday/Kazanan

Левиафан (Leviafan / Leviathan)

Leviathan

Twitter (@izlenecekfilm) Link: #izlenecekfilm 57

TÜR: Dram. SÜRE: 140 Dk. ÜLKE: Rusya. YAPIM YILI: 2014. imdb: 7,8. rottentomatoes: %99.

Bürokrasi ve siyasetin yarattığı sahte kralların, kendileri ve hizmet ettikleri için, diğerlerini hiçe sayarak ve sistemi kullanarak, istedikleri her şeyi elde etmelerini konu alan Leviathan, çaresiz ve mutsuz insan manzaralarıyla birlikte nefis bir drama filmi.

Filmde her şey “Rusya” olsa da, aslında anlatılan şey “her yer!”

Konu

Pribrezhny’deki ufak bir sahil kasabasında, dedelerinden kalan arazide yaşayan Kolya (Alexei Serebriakov) ve ailesinin başları, onları çıkartıp, araziyi kullanmak isteyen Belediye Başkanı Vadim (Roman Madyanov) ile beladadır. Kolya’nın avukatlığını askerlik arkadaşı Dmitriy (Vladimir Vdovichenkov) yapacaktır ve Moskova’dan gelirken yanına, Belediye Başkanı’nın kirli çamaşırları hakkında çok önemli bilgileri de alarak gelmiştir.

Hakkında

Oleg Negin ve Andrey Zvyagintsev’in Marvin Heemeyer’in bir hikâyesinden ilham alarak senaryosunu yazdıkları Leviathan’ın yönetmen koltuğunda Andrey Zvyagintsev oturuyor.

İlk gösterimi Cannes’da yapılan ve Altın Palmiye için yarışan yapım, festivalde En İyi Senaryo ödülünün sahibi oldu. Oscar, Altın Küre ve BAFTA’da En İyi Yabancı Dilde Film ödülüne aday gösterildi ve Altın Küre’de mutlu sona ulaştı.

Film, rottentomatoes’da %99 taze olarak değerlendiriliyor.

220 bin ruble bütçesi olan Leviathan, 994 bin dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Leviathan, Tevrat ve İncil’de kötülüğü temsil eden efsanevi bir deniz canavarı ve şeytanın isimlerinden biri. Ayrıca Thomas Hobbes’in kullandığı devlet metaforu.

Yönetmen Andrey Zvyagintsev, 2008’de New York, Seni Seviyorum (New York, I Love You) için (kurgu aşamasında filme dâhil edilmeyen) Apocrypha adındaki kısa filmi çekerken Marvin Heemeyer’den bir hikâye işitti ve çok heyecanlandı. İlk başlarda Amerika’da bir film yapmak istese de sonraları fikrini değiştirdi. Esnek bir şekilde, İncil’de yer alan Job’un hikâyesini ve Heinrich von Kleist’un kısa romanı Michael Kohlhaas’ı temel alarak, Leviathan’ın senaryosunu ortaya çıkarttı.

Filmdeki balina iskeleti metalden yapıldı. Yönetmen, çekimlerin sonunda iskeletin bir işadamı tarafından satın alarak, bahçesine koydurduğunu söyledi.

Leviathan, tüm dünyada övgülerle karşılanırken Rusya’da çok fazla eleştiri aldı. Film bütçesinin %35’i Rusya Kültür Bakanlığı tarafından karşılandı. Buna rağmen Kültür Bakanı Vladimir Medinsky, “Leviathan zekice kurgulanmış bir film ama ben sevmedim” dedi. Film, (Rusya adına ikinci kez) Altın Küre’yi kazandıktan sonra Medinsky, Izvestia gazetesine, “filmdeki karakterlerde, kendimi, meslektaşlarımı, eş-dostumu hatta eş-dostumun eş-dostunu bulamadım. Ayrıca karakterler arasında bir tanesinin bile iyi olmaması çok tuhaf” dedi. Ve röportajda, yönetmenin, Rus olmayı sevmediğini ama ün, kırmızı halı ve heykelcikleri sevdiğini ima etti.

Rus Ortodoks Kilesi taraftarları, yozlaşmış piskopos karakteri nedeniyle filmi çok sert eleştirdiler. Ortodoks aktivist Kirill Frolov, “Leviathan, Rus Kilisesi ve Rusya’ya çok pis iftira atıyor” dedi. Ayrıca sonradan kaldırılsa da Facebook sayfasında, “Leviathan şeytandır ve şeytanın sinemada yeri yoktur” diye yazdı. Buna rağmen bazı kilise liderleri ise filmi “dürüst” olarak tanımladılar.

Siyaset bilimci ve aynı zamanda Kremlin’in destekçilerinden Sergei Markov, Facebook sayfasında, “bu film, Batı’nın Rusya’ya karşı kullandığı yeni Soğuk Savaş. Festivallerde ödül kazanan bir Rus filmi değil, anti-Rus filmi” dedi.

Film çekimleri Rusya’nın en kuzey batısında yer alan Kirovsk, Monchegorsk, Olenegorsk’da yapıldı. Mayıs 2013’de hazırlıklara başlandı ve çekimler 3 ay sürdü.

New York Times, “Leviathan, Putin’in iki yapıtaşı olan, gücün merkezileştirilmesi ve Ortodoksluğun rolüne yaptığı keskin odaklanmayla, Rusya hükümeti için zorlu bir film” diye yazdı.

Deux Jours, Une Nuit (Two Days, One Night / İki Gün, Bir Gece)

Deux Jours, Une Nuit aka Two Days, One Night aka İki Gün, Bir Gece

Twitter (@izlenecekfilm) Link: #izlenecekfilm 55

TÜR: Dram. SÜRE: 95 Dk. ÜLKE: Belçika, Fransa, İtalya. YAPIM YILI: 2014. imdb: 7,4. rottentomatoes: %97.

Tüm çalışanların ortak sorunu haline gelen, işten çıkarılma ve iş bulamama korkusunun yarattığı stresin, insanları sürüklediği depresyon ve anksiyete bozukluklarının, etkilerini konu alan İki Gün, Bir Gece, Marion Cotillard’ın nefis oyunculuğu ve drama dozunun güzel bir şekilde ayarlanmış olmasıyla birlikte başarılı bir drama filmi.

Konu

Sandra (Marion Cotillard) küçük bir güneş paneli fabrikasında çalışan genç bir eş ve annedir. Depresyon yüzünden izne çıkmak zorunda kaldığında, iş arkadaşları biraz daha uzun çalışarak, Sandra’nın iş yükünü halledebildiklerini görürler. İş patronu ise eğer Sandra’yı işten çıkarmayı kabul ederlerse, tüm çalışanlara 1000 Euro prim verileceğini açıklar. Sandra işe döndüğünde fark eder ki kaderi 16 iş arkadaşının kararına bağlıdır, ancak çoğu iş arkadaşının da bu paraya kendi aileleri için ihtiyacı vardır. Gizli oylama öncesi, Sandra’nın arkadaşlarını prim teklifini reddetmeye ikna etmesi için yalnızca bir hafta sonu kadar zamanı vardır.

Hakkında

İki Gün, Bir Gece’yi Jean-Pierre Dardenne ve Luc Dardenne yazdı ve yönetti.

Marion Cotillard, En İyi Kadın Oyuncu Oscar’ına ve film, Cannes’da Altın Palmiye’ye, Altın Küre’de En İyi Yabancı Dilde Film’e ve BAFTA’da İngilizce Olmayan En İyi Film ödüllerine aday gösterildi.

Yapım, rottentomatoes’da %97 taze olarak değerlendiriliyor.

7 milyon Euro bütçesi olan film, 6,7 milyon Euro gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Film kronolojik sıraya göre çekildi.

Marion Cotillard, senaryoyu okumadan rol teklifini kabul etti.

Marion Cotillard, çekimlerin yedişer dakika uzunluğunda yapılmasını istese de, sahne deneyimi ne kadar çok olursa o kadar iyi sonuç alındığını fark etti. Böylece bazı sahneler 50-60 kez tekrar çekildi.

Cotillard, film için Fransız aksanını bir kenara bırakıp, Belçika aksanıyla konuştu.

Filmin geçtiği ve Belçika’nın 3. büyük şehri olan Liège’de işsizlik oranı %23. Bu da Sandra’nın filmde işsiz duruma düşerse çok zor iş bulacağının da gerçek bir kanıtı.

Çekimler, 5 haftalık provalarla birlikte 11 hafta sürdü.

Cotillard, Kaldırım Serçesi ‘nden (La Môme / La Vie En Rose) sonra ikinci kez En İyi Kadın Oyuncu Oscar’ına aday oldu. İlk adaylığında ödüle ulaşmıştı.

Film, Liege’de yer alan sanayi kasabası Seraing’da çekildi. Belçika’da Fransızca konuşulan bu bölge aynı zamanda yönetmen Dardenne kardeşlerin de doğduğu ve büyüdükleri yer. Bir önceki filmleri de aynı yerde geçiyordu.

Dardenne kardeşler, Cottillard ile yardımcı yapımcı oldukları Pas ve Kemik’in (De Rouille et D’os / Rust And Bone) setinde şans eseri tanıştılar. Cottillard’ı sette bebeğiyle birlikte asansör beklerken gördüklerinde büyülendiler ve sadece “seninle çalışmak istiyoruz” dediler. İki kardeş Liege’e dönerken sürekli onun hakkında konuştular ve onu bir filmlerinde kesinlikle oynatmaya karar verdiler.

Filmin fikri, Dardenne kardeşlerin 2000’lerin başında duydukları, büyük bir Fransız şirketinde, yetersiz görülen işçi ile diğerlerinin primleri arasında yaşanan bir olaydan geliyor. Yönetmenler, sonraları farklı ülkelerden de aynı haberleri işittiler ve dayanışma sorusunu gündeme taşımak istediler.

Marion Cotillard, Dardenne kardeşlerin çalıştığı ilk uluslararası düzeydeki oyuncu ve aynı zamandan Belçikalı olmayan ilk oyuncu. Luc Dardenne ve kardeşi Jean-Pierre Dardenne, Cotillard’ın nefis bir aktris olduğunda hemfikirdiler fakat onun daha önce oynadığı film ve Dior reklamlarından daha farklı bir karakteri oynaması için uğraştılar.

Ida

Ida

Twitter (@izlenecekfilm) Link: #izlenecekfilm 39

TÜR: Dram. SÜRE: 82 Dk. ÜLKE: Polonya, Danimarka. YAPIM YILI: 2013. imdb: 7,5. rottentomatoes: %96.

Oscar, Altın Küre ve BAFTA’da En İyi Yabancı Dilde Film ödüllerine aday gösterilen Polonya, Danimarka ortak yapımı Ida, 1960’lar Polonya’sında II. Dünya Savaşının izlerini konu edinen, başarılı bir drama filmi.

Geçmişiyle bir türlü hesaplaşamayan “Nazi avcısı” bir kadın savcı ve Yahudi olduğunu bilmeyen genç rahibe yeğeninin hayatlarının kesişmesini anlatan filmdeki savcı karakteri, Helena Wolińska-Brus’ın gerçek hayat hikâyesinden esinlenerek uyarlanmış.

Konu

1960’lar Polonya’sında genç bir rahibe olan Anna’nın (Agata Trzebuchowska), dini yemini öncesinde, manastır başrahibesi, Anna’nın tek akrabası olan teyzesi Wanda’yı (Agata Kulesza) ziyaret etmesini ister. Anna, alkolik bir yargıç ve “Nazi avcısı” eski bir savcı olan teyzesinden Yahudi olduğunu öğrenir.

Hakkında

Senaryosunu Rebecca Lenkiewicz ve Pawel Pawlikowski’nin yazdığı Ida’nın yönetmen koltuğunda Pawel Pawlikowski oturuyor.

Oscar, BAFTA ve Altın Küre’de Yabancı Dilde kategorisinde ödüle aday gösterilen Ida, Oscar ve BAFTA’da mutlu sona ulaştı.

rottentomatoes’da hakkında yazılan 134 eleştirinin 128 tanesinden olumlu yorum alan film, %96 taze olarak değerlendirildi.

2 milyon euro bütçesi olan Ida, 11 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Filmin senaryosunu, yazdığı İngilizce oyunlarla tanınan Rebecca Lenkiewicz ve yönetmen Paweł Pawlikowski yazdı. Wanda Gruz karakteri, yönetmenin 1980’lerde İngiltere’de görüşme şansı yakaladığı Helena Wolińska-Brus’tan esinlenilerek yaratıldı. Yahudi bir ailenin çocuğu olarak Varşova’da dünyaya gelen ve Włodzimierz Brus ile evlenen Helena, Almanya işgali sırasında kocasıyla ayrı düştü ve uzunca bir süre ondan haber alamadı. Bu sırada komünist “Halkın Koruyucuları”na katılan Wolińska-Brus, kocasının öldüğünü düşünerek 1942’de hareketin komutanlarından Franciszek Jóźwiak ile evlendi. 1944’de ilk kocasının ölmediğini öğrenen Wolińska-Brus, 1956’da onunla yeniden evlendi. II. Dünya Savaşı sonrası Polonya’sında yarbay rütbesiyle askeri yargıç olarak çalışan Wolińska-Brus, 1950’lerde Stalinci rejimin “göstermelik duruşma”larına da karışarak, “Nazi avcılığı” yaptı.

Pawel Pawlikowski, Anna rolüne uygun oyuncu bulmakta oldukça zorlandı. Arkadaşlarından role uygun olduğunu düşündükleri kişilerin gizlice fotoğrafını çekip kendisine göndermelerini rica etti. Bir arkadaşı kafede gördüğü Agata Trzebuchowska’nın fotoğrafını çekip yönetmene gönderdi. O da daha önce oyunculuk tecrübesi olmayan, öğrenci Agata’yla görüştükten sonra rolü kendisine verdi.

Sinematograf Ryszard Lenczewski, film çekimine başlanmasından kısa bir süre sonra sağlık sorunları nedeniyle görevinden ayrıldı. Yönetmen Pawel Pawlikowski, sonraları, Lenczewski’nin filmi önemsemediği için görevinden ayrıldığını ve bir daha kendisiyle çalışmayacağını söyledi. Lenczewski’nin yerine kamera operatörü Lukasz Zal görev aldı.

Pawel Pawlikowski, filmi yaparken kendi hayatından da faydalandı. Annesi Katolik ve babası Yahudi olan Pawlikowski’nin büyükannesi de Auschwitz’de öldü.

Filmi Fransa’da yaklaşık 500 bin seyirci izledi ve bu rakam Ida’yı, Fransa’da en çok izlenen Polonya filmlerinden biri yaptı.

Filmin tema müziğini Danimarkalı Kristian Eidnes Andersen yaptı ve kredi bölümünde adı geçmesine rağmen, kurgu aşamasında Mozart’ın 41. Senfonisi “Jupiter” kullanılmaya karar verildi.

***Filmle İlgili İçerik / Spoiler Uyarısı***

Filmin Polonyalı-Yahudi ve Hıristiyan-Yahudi ilişkileri bazı eleştiriler aldı. Bu konudaki eleştirilerden biri, filmdeki Polonyalıların negatif olarak resmedilmesi, Yahudi karşıtı ve “katliamdan” sorumlu gibi gösterilmesiydi. Eleştiri sahipleri, filmin aksine binlerce Polonyalının, Yahudilere yardım etmek ve/veya saklamak suçuyla Almanlar tarafından öldürüldüğünü dile getirdiler. Bir diğer eleştiri de, Ida’nın teyzesinin Sovyetlerle birlikte çalışan ve Polonyalılar tarafından eziyet gören bir Yahudi kadın gibi resmedilmesiydi.

Wadjda (Vecide)

Wadjda aka Vecide

Twitter (@izlenecekfilm) Link: #izlenecekfilm 12

TÜR: Komedi, Dram. SÜRE: 98 Dk. Ülke: Suudi Arabistan, Almanya. YAPIM YILI: 2012. imdb: 7,6. rottentomatoes: %99.

Tamamı Suudi Arabistan’da çekilen ilk film ve aynı zamanda Suudi bir kadın yönetmenin yönettiği ilk film olma özelliği taşıyan Wadjda, Suudia Arabistan’da kadın olmayı, olabildiğince objektif ve naif bir şekilde beyaz perdeye aktarıyor. Çocukluktan başlayarak kadın olmanın adeta suç olduğu bir ülkeyi ve sistemi (tekrarlamak gerek) objektif bir şekilde gözler önüne seriyor.

Konu

Riyad’da yaşayan 11 yaşında Wadjda’nın (Waad Mohammed), tek hayali bir bisikletinin olmasıdır. Oysa Suudi Arabistan’da kadınlar için birçok şey yasak olduğu gibi, bisiklet sürmek de ayıp olarak kabul edilmektedir. Annesinin de (Reem Abdullah) karşı çıkmasına rağmen Wadjda, inatla para biriktirmeye devam eder.

Hakkında

2012 Suudi Arabistan-Almanya ortak yapımı olan Wadjda’yı Haifaa Al-Mansour yazıp yönetti.

Suudi Arabistan’ın Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ına ilk aday adayı olan film, BAFTA’da İngilizce Olmayan En İyi Film dalında aday gösterildi.

Ivır Zıvır

Yönetmen Haifaa al-Mansour, bir yandan finansal zorluklarla, bir yandan da gerçekçi bir atmosfer yaratmak adına, çekimleri Suudi Arabistan’da yapmak için tam 5 yıl uğraştı. Ayrıca, Suudi Arabistan’da film sektörü ve sinema salonu olmadığı için yabancı bir yapımcı bulmak için de uzun bir uğraş verdi.

Yönetmen, senaryonun gerçek hayata uygun olması için çok özen gösterdiğini ve hikâyeyi kaleme alırken hiçbir şekilde propaganda yapmak istemediğini söyledi. Wadjda karakterini yaratırken bir kız yeğeninden ve kendi çocukluk deneyimlerinden etkilendiğini belirtti.

Filmin, Riyad sokaklarındaki çekimleri, van tipi bir arabanın arkasına kurulmuş kamerayla yapıldı. Özellikle erkeklerin yoğunlukta olduğu bölgelerde çekim yapılmamaya (mecburen) özen gösterildi. Yönetmen sıklıkla, monitörden oyuncuları izleyip, walkie-talkie yardımıyla arabadaki görevlilerle iletişim kurdu. Tüm çekimler arabayla yapıldığı için, her bir sahne çekilmeden önce oyuncularla uzunca süre prova yapmak zorunda kaldı.

rottentomatoes’de hakkında yazılan 102 eleştiriden 101’inde olumlu yorum alan Wadjda, %99 taze olarak değerlendiriliyor.

Wadjda rolünü oynayan Waad Mohammed ilk kez kameralar karşısına geçti.

Wadjda’nın müziklerine Alman müzisyen Max Richter imzasını attı.

Filmdeki en büyük hata, okulda abdest alan kızlardan birinin kollarından sonra kulağını yıkaması. Oysa kollarından sonra saçını sonrasında kulaklarını yıkaması gerekiyor.

Max Richter – The Release

Dabba (The Lunchbox / Sefer Tası)

Dabba aka Lunchbox aka Sefer Tasi

Twitter (@izlenecekfilm) Link: #izlenecekfilm 47

TÜR: Dram, Romantik. SÜRE: 104 Dk. ÜLKE: Hindistan, Fransa, Almanya. YAPIM YILI: 2013. imdb: 7,8. rottentomatoes: %96.

Hindistan’daki yaşama dair ilginç bir ayrıntıyı, romantik bir hikâyeye dönüştüren Sefer Tası, Hindistan’ın egzotik atmosferinde, naif konusu ve güzel anlatımıyla başarılı bir romantik drama filmi.

Filmdeki sefer tası ulaştırma servisi oldukça ilgi çekici.

Konu

Evli ve bir kızı olan Ila’nın (Nimrat Kaur) kocasıyla arasındaki aşk sönmeye yüz tutmuştur. Ila üst komşusunun önerisiyle kocasının kalbini yeniden kazanmak için türlü türlü ilgi çekici yemekler yapıp, sefer tası taşıması yapan bir adamla kocasının iş yerine göndermeye başlar. Fakat yemekler bir karışıklık sonucu sürekli Saajan Fernandes’e (Irrfan Khan) ulaşmaktadır.

Hakkında

2013 Hindistan yapımı Sefer Tası’nı Ritesh Batra yazıp yönetti.

Büyük çoğunluğu Asya’daki festivallerden olmak üzere toplam 25 ödül kazanan film, 2015 yılında BAFTA’da İngilizce Olmayan En İyi Film ödülüne aday gösterildi.

Film, rottentomatoes’da %96 taze olarak değerlendiriliyor.

1,6 milyon dolar bütçesi olan film, 13 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Daha önce kısa filmler yazıp yöneten Ritesh Batra, 2007 yılında Bombay’daki ünlü sefer tası ulaştırma servisi hakkında bir belgesel için araştırma yapmaya başladı. Bu araştırma sırasında bir sürü olay ve hikâyeye tanık oldu. Filmin senaryo fikri de bu hikâyeler üzerinden yeşerdi.

Yerel dil kullanılan Hindistan filmlerinde, bolca İngilizce kelime ve cümle kullanılmaktadır. Bunun en büyük sebebi, İngilizcenin zaman içinde, Hindistan’da çok fazla sayıda bulunan yerel diller arasındaki farkları azaltan bir işlev kazanmasıdır.

Hindistan’daki birçok kişi Sefer Tası’nın 2014 yılında Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ına Hindistan’ın adayı olmasına kesin gözüyle bakarken, Hindistan Film Federasyonu, sürpriz bir şekilde The Good Road’ı aday gösterdi. Bunun üzerine Sefer Tası’nın yapımcısı Anurag Kashyap, federasyonu sert bir şekilde eleştiren bir twit atarak durumu protesto etti. Fakat kısa bir süre sonra yazdıklarını silip, “kararı duyunca çok öfkelenerek böyle bir şey yaptım” dedi.

Dip Not: 20 Haziran 2014’de yayımlandı, 23 Şubat 2015’de güncellendi.

Jagten (The Hunt / Onur Savaşı)

Jagten aka The Hunt  aka Onur Savasi

Twitter (@izlenecekfilm) Link: #izlenecekfilm 45

TÜR: Dram. SÜRE: 115 Dk. ÜLKE: Danimarka. YAPIM YILI: 2012. imdb: 8,3. rottentomatoes: %93.

2014’de hem Oscar, hem Altın Küre, hem de BAFTA’da “en iyi yabancı dilde film” ödüllerine aday olan Danimarka yapımı Onur Savaşı, cinsel istismarla suçlanıp, toplumsal histeriye maruz kalan bir anasınıfı öğretmenin konusunu anlatıyor.

Son zamanlarda Amerikan film ve dizilerinde de bolca rol alan, Danimarkalı oyuncu Mads Mikkelsen’in filmdeki performansı göz kamaştırıcı.

Konu

Danimarka’daki küçük bir kasabada kreş öğretmeni olan Lucas’ın (Mads Mikkelsen), öğrencilerinden Klara (Annika Wedderkopp) tarafından cinsel istismarla suçlanması ve akabinde öğretmenin yaşadığı “mahalle baskısını” konu alan filmde, Kuzey Avrupa ülkelerinde güçlü bir şekilde savunulan bireysel haklar ile her an kopmaya hazır arkadaşlık/dostluk ilişkileri masaya yatırılıyor.

Hakkında

Onur Savaşı’nı Thomas Vinterberg yönetti ve senaryosunu Tobias Lindholm ile birlikte yazdı.

Film, “Yabancı Dilde” kategorisinde, Oscar, Altın Küre ve BAFTA’da ödüle aday gösterildi. Oscar’ı İtalyan yapımı La Grande Bellezza’ya kaptırdı.

Galası 2012 Toronto Uluslararası Film Festivali’nde yapılan Onur Savaşı, 2012’de Altın Palmiye ödülü için yarıştı ve Mads Mikkelsen’a En İyi Erkek Oyuncu ödülünü kazandırdı.

Film dünya genelinde 93 ödüle aday olup 41 tanesini kazandı.

Şu anda 8.3 oy ortalamasıyla imdb en iyi 250 film listesinde 125. sırada bulunan film, rottentomatoes.com’da hakkında yazılan 122 eleştirinin 114 tanesinde olumlu yorum alarak %93 taze olarak değerlendiriliyor.

3.45 milyon dolarlık bütçesi olan film 17 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Onur Savaşı, Thomas Vinterberg’in 1998’de yönettiği Şölen’den (Festen / The Celebration) sonra imdb 250 listesine giren 2. film.

Filmde birkaç tane çekim devam hatası var. Bunlardan en göze batanı; Lucas’ın Theo’ya kilisede yumruk attığı sahnede Lucas’ın gözü morarsa da, aynı gece Klara’yı ziyaret ettiği sahnede gözünün normal. Bir sonraki sahnede ise Theo’nun gözünün mor hali ekrana yansıyor.

Dip Not: 24 Nisan 2014’de yayımlandı, 01 Ocak 2015’de güncellendi.

Da Hong Deng Long Gao Gao Gua (Raise the Red Lantern / Kırmızı Fenerler)

Da Hong Deng Long Gao Gao Gua aka Raise the Red Lantern aka Kirmizi Fenerler

Twitter (@izlenecekfilm) Link: #izlenecekfilm 118

TÜR: Dram. SÜRE: 125 Dk. ÜLKE: Çin, Hong Kong, Tayvan. YAPIM YILI: 1991. imdb: 8,3. rottentomatoes: %96.

Tek çıkışın (o da belki) erkek çocuk doğurmak olduğu, soylu tarafından her gün (gelenek adı altında) psikolojik baskının yürütüldüğü, öne çıkmak için birbirlerinden nefret eden, komplo kuran ve hatta büyü yapanlarla kardeş gibi görünmek zorunda kalan, 19 yaşında bir cariyenin başından geçenleri konu alan Kırmızı Fenerler, oldukça etkileyici bir drama film.

Her sabah hazır olda bekleyen cariyelere, soylunun akşam birlikte olacağı kadının açıklanması ve tüm gün boyunca askeri bir disiplinle, fenerlerin taşınması, yakılması ve yerlerine yerleştirilme seremonisi ile seçilen kadına (bilinçli olarak) bol gürültülü bir aletle yapılan ayak masajı sahneleri filmin en ilginç anları.

Konu

Toprakları askeri zümreler arasında bölüşülmüş olan Çin’de (Warlord Dönemi, 1916-1928) geçen film, babası öldüğü için okulunu yarıda bırakmak zorunda kalan, 19 yaşındaki Songlian’ın (Li Gong) varlıklı bir adamın 4. cariyesi olduktan sonra yaşadıklarını konu ediniyor.

Hakkında

Su Tong’un Eşler ve Cariyeler (Wives and Concubines) romanından Ni Zhen tarafından uyarlanan Kırmızı Fenerler’in yönetmen koltuğunda Zhang Yimou oturuyor.

BAFTA’da İngilizce Olmayan En iyi Film ödülünü kazanan yapım, Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ına aday gösterildi ama ödülü İtalya yapımı Akdeniz’e (Mediterraneo) kaptırdı.

Film, Amerika’da 2,6 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Filmde Efendi’nin yüzü hiç görünmüyor.

Film, 1990’ların başında kısa bir süre Çin’de yasaklandı.

Film, 1989’daki Tiananmen Meydanı olaylarından sonra düşüşe geçen Çin turizminin yeniden canlanmasını sağladı.

Kırmızı Fenerler, 2010’da Empire Dergisi tarafından Dünya Sinemasının En İyi 100 Filmi listesinde 28. sırada gösterildi.

Filmin girişinden;

– Anne, kes! Üç gündür konuşup duruyorsun. Bitirdiğini sanıyordum. Tamam, evleneceğim.

– Güzel! Nasıl birisiyle?

– Nasıl birisiyle mi? Benden daha üst sınıftan biriyle olur mu? Her zaman paradan bahsediyorsun. Niçin zengin bir erkek olmasın?

– Zengin bir adamla evlenerek onun sadece kuması olabilirsin.

– Bırak da kuması olayım. Bu bir kadının alınyazısı değil mi?

Dip Not: 7 Şubat 2014’de yayımlandı, 5 Temmuz 2015’de güncellendi.

Der Baader Meinhof Komplex (The Baader Meinhof Complex / Bir Terör Filmi)

Der Baader Meinhof Komplex aka The Baader Meinhof Complex aka Bir Teror Filmi

Twitter (@izlenecekfilm) Link: #izlenecekfilm 101

TÜR: Aksiyon, Biyografi, Suç. SÜRE: 150 Dk. ÜLKE: Almanya, Fransa, Çek Cumhuriyeti. YAPIM YILI: 2008. imdb: 7,4. rottentomatoes: %85.

Kızıl Ordu Fraksiyonu’nu (RAF) konu alan Bir Terör Filmi, çekimleri, sinematografisi ve özellikle patlama sahnelerinin gerçekçiliğiyle, başarılı bir biyografik aksiyon suç filmi.

Türkiye ve dünyada izleyicilerin büyük bölümü yakın oldukları ideolojiye göre filmi değerlendirdikleri için iki farklı uçtan eleştiri yapıldı. Kimileri, RAF üyelerini ve oluşumunu ezik gösterdiği için, kimileri de gerçekte terörist olan RAF üyelerini şirin gösterdiği için filmi eleştirdiler.

Konu

Film, Silahlı eylemler dışında hedeflerine ulaşamayacaklarını düşünen RAF (Red Army Faction / Kızıl Ordu Fraksiyonu) ya da Baader-Meinhof Grubu’nun 1970’lerde bolca ses getiren eylemlerini ve ardından yakalanan elebaşlarının yargılanma süreçlerini konu alıyor.

Hakkında

Senaryosunu Bernd Eichinger’in yazdığı Bir Terör Filmi’ni Uli Edel yönetti.

Yapım, “Yabancı Dilde En İyi Film” kategorisinde, Oscar, Altın Küre ve BAFTA’da ödüle aday gösterildi. Oscar’ı Japon yapımı Son Veda’ya (Okuribito / Departures) kaptırdı.

19.7 milyon dolar bütçesi olan film, 17 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Filmi ilk tepki gösterenlerden biri, RAF’ın suikastı ile öldürülen Jürgen Ponto’nun dul eşi Ignes Ponto idi. Ponto, Almanya Federal Cumhuriyeti Liyakat Nişanı’nı iade etti. RAF kurbanlarına herhangi bir anma düzenlemediği için ülkesine kızgın olan Ponto, buna rağmen RAF üyelerini hakkında yapılan bazı filmlere finansal destek vermişti. Filmin ilk gösterimine davet edildiğinde eşinin suikast sahnesi hakkında uyarılmadığını söyleyen Ponto, sahneyi izlerken yapımcılar tarafından küçük düşürüldüğünü hissettiğini ifade etti. Bir ay sonra, filmdeki birçok şeyin gerçeklere uygun olduğunu ama gözü önünde işlenen suikastın doğru işlenmediği iddiasıyla, sahnenin çıkarılması için mahkemeye başvurdu. Yapımcılar yapım sürecinde sahnenin doğruluğu hakkında kendisine ulaşmak istediklerini ama Ponot’nun işbirliğine yanaşmadığını söylediler.

Susanne Albrecht’ı canlandıran Hannah Herzsprung’ın annesi Barbara Herzsprung, gerçek Susanne Albrecht’ın yatılı okulda oda arkadaşıydı.

RAF üyesi Brigitte Mohnhaupt, 24 yıl ceza evinde hapis yattıktan sonra, 2008 baharında hapishaneden salıverildi. Filmde kendisini canlandıran karakterin seks sahnesinin silinmesi istemiyle yapımcı firmayı dava etti fakat Aralık 2008’de dava reddedildi.

RAF’ın üyelerinden Brigitte Mohnhaupt’ı canlandıran Nadja Uhl, 2008’de televizyon için çekilen Mogadischu filminde Gabriele Dillmann adında bir hostesi canlandırdı. Dillmann, 1977’de hapishanedeki RAF üyelerinin serbest bırakılması isteğiyle kaçırılan Lufthansa’ya ait Landshut uçağında görev alan hosteslerden biri.

RAF üyelerinden Astrid’i canlandıran Katharina Wackernagel, gerçek hayatta RAF üyesi olan aktör Christof Wackernagel’in yeğeni.

Dip Not: 21 Ocak 2014’de yayımlandı, 4 Temmuz 2015’de güncellendi.

Salaam Bombay! (Selam Bombay!)

Salaam Bombay!

Twitter (@izlenecekfilm) Link: #izlenecekfilm 113

TÜR: Suç, Dram. SÜRE: 113 Dk. ÜLKE: Hindistan. YAPIM YILI: 1988. imdb: 8,0. rottentomatoes: %92.

Hindistan sokaklarında yaşam mücadelesi veren çocukların hayatını konu alan Selam Bombay!, oldukça başarılı ve etkileyici bir suç drama filmi.

Filmi izlerken, dil, din, ırk ve kültürlerin dünyanın her yerinde değişiklik gösteriyor olsa da, fakirliğin her yerde aynı şekilde ve olabildiğince zalim bir şekilde yaşandığına bir kere daha tanık oluyorsunuz.

Konu

Babası öldükten sonra evin reisi olan abisine kızan Krishna (Shafiq Syed), bir gün abisinin tamir etmek için eve getirdiği motosikleti yakar. Annesi çalışması için onu sirke verirken, “500 rupi biriktirmeden sakın eve geri dönme!” demeyi de ihmal etmez. Sirkin taşındığı bir gün patronu tarafından tütün almaya gönderilen Krishna, döndüğünde kimseyi bulamaz ve cebindeki parayla en yakın şehir olan Bombay’a gider ve sokakta yaşamaya başlar. Şiddet, uyuşturucu, çeteler ve hayat kadınları arasında yaşam savaşı vermeye başlar.

Hakkında

Senaryosunu Sooni Taraporevala’nın yazdığı Selam Bombay’ı Mira Nair yönetti.

Yapım, “Yabancı Dilde” kategorisinde Oscar, Altın Küre ve BAFTA’da ödüle aday gösterildi. Oscar’ı Fatih Pelle‘ye (Pelle Erobreren / Pelle the Conqueror) kaptırdı.

Film, 22 milyon dolar gişe hasılatı elde etmiş.

Ivır Zıvır

Krishna rolünde oynayan Shafiq Syed, Bangalore’de Tuk-Tuk (Autorickshaw, Uzak doğu ülkelerinde şehir içi ulaşımı sağlamak için kullanılan bir tür motor taksi) kullanarak geçimini sağlıyor.

Yönetmen Mira Nair, 1989 yılında Bombay’daki sokak çocukları için Salaam Baalak Trust adında bir organizasyon kurdu. 2005 yılında Hindistan genelinde 17 tane olan SBT’lerde eğitim, barınak ve sağlık hizmeti veriliyor.

Filmde yer alan çocukların büyük bölümü gerçek sokak çocukları. Filmde görünmeden önce onların gerçek hayatta “drama eğitimi” aldıkları düşünüldü.

Hint sinemasının ünlü oyuncularında Irrfan Khan’ın beyaz perdede görünmeye başladığı ilk filmlerden biri.

Raghuvir Yadav gerçekten de Shafiq Syed’ı gıdıklıyor. Bu yüzden sahnede yer alan kahkahalar tamamen gerçek. (Aksini kim düşünebilir ki?)

Dip Not: 2 Ocak 2014’de yayımlandı, 2 Temmuz 2015’de güncellendi.

Amores Perros (Love’s a Bitch / Paramparça Aşklar Köpekler)

Amores Perros

TÜR: Dram, Gerilim. SÜRE: 154 Dk. ÜLKE: Meksika. YAPIM YILI: 2000. imdb: 8,1. rottentomatoes: %92.

Meksikalı yönetmen Alejandro González Iñárritu’nun ilk kez beyaz perdeye adım attığı ve tarzıyla olay yarattığı Paramparça Aşklar ve Köpekler, karakterlerin gerçekçiliği, hikâyelerin kesiştiği sahneler ve kurgusuyla oldukça başarılı bir gerilim drama filmi.

Sadakat ile sadakatsizliğin insanlar ile köpekler üzerinden anlatılması da başlı başına çok başarılı.

Konu

Paramparça Aşklar Köpekler, 3 farklı hikâyeyi ve onların kesişimlerini konu alıyor. Annesi, abisi ve yengesiyle birlikte fakir bir hayat süren Octavio’nın (Gael Garcia Bernal) kurtuluş olarak gördüğü ve uğrunda her şeyi göze aldığı gizli aşkı… Model Valeria (Goya Toledo) ile gizli bir aşk yaşayan ve karısı ile çocuklarını terk etmeyi göze alan Daniel (Alvaro Guerrero)… Yıllarca hapis yatmış kiralık katil olarak çalışan eski komünist gerilla El Chivo’nun (Emilio Echevarria) gizlice takip ettiği genç kız…

Hakkında

Guillermo Arriaga’nın senaryosunu yazdığı Paramparça Aşklar ve Köpekler’in yönetmen koltuğunda Alejandro González Iñárritu oturuyor.

“Yabancı Dilde” kategorisinde Oscar, Altın Küre ve BAFTA’ya aday gösterilen yapım, BAFTA’daki ödülün sahibi oldu. Oscar ödülünü Tayvan yapımı Kaplan ve Ejderha’ya (Wo Hu Cang Long / Crouching Tiger, Hidden Dragon) kaptırdı.

8,1 ortalama puanı ile film, imdb’nin en iyi 250 film listesinde yer alıyor.

2,4 milyon dolar bütçesi olan Paramparça Aşklar ve Köpekler, 21 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Inarritu’nun ilk uzun metrajlı filmi olan Paramparça Aşklar Köpekler, aynı zamanda “ölüm üçlemesinin” ilk filmi. Yapımı üçer yıl arayla 21 Gram – Hayatın Ağırlığı Ne Kadardır? (21 Grams – How Much Does Life Weigh?) ve Babil (Babel) takip ediyor. Üçlemenin tüm filmlerini Guillermo Arriaga yazdı. Filmler toplam 10 dalda Oscar’a aday gösterildiler.

Filmde bolca yer alan ve tartışmalara sebebiyet veren köpek dövüştürme sahneleri ile ilgili olarak yönetmen Inarritu, hiçbir köpeğin zarar görmediğini ve çekimlerin çok dikkatli bir şekilde yapıldığını, yaralanma ve ölüm sahnelerinin ise uyuşturucu iğne ve efektlerle daha gerçekçi hale getirildiğini söyledi.

Meksiko şehrinin fakir bölgelerindeki çekimler sırasında yönetmen ve bazı çalışanlar sokak çeteleri tarafından soyuldular.

Filmin ilk kurgusu normalden 10 dakika fazlaydı ve yönetmen bu durumdan hiç hoşnut değildi. Bir arkadaşıyla sorun hakkındaki çekincelerini paylaştıktan sonra onun önerisiyle deneyimli film yapımcısı Guillermo del Toro’ya filmi göstermeye karar verdiler. Del Toro filmi izledikten sonra, Inarritu’ya bir şaheser gördüğünü fakat ufak bir kısaltma yapması gerektiğini söyledi ve izin verirse ona yardım edebileceğini söyledi. Yönetmen izni verince filmin son hali ortaya çıktı.

Octavio’nın (Gael García Bernal) otobüse binmemeye karar verdiği sahnedeki otobüs şoförü Bernal’in babası José Ángel García.

Film sırasında televizyonda görüntülenen şeyler Inarritu’nun yönetmenliğini üstlendiği reklam filmleri.

Araba çarpışma sahnesinde, ikisi binada ve biri çöp tenekesinde olmak üzere 9 tane kamera kullanıldı. Dublör şoför siyah arabayı kullandı ve mankenin arabası uzaktan kumandayla yönetildi. İlk çekimde siyah araba yanlışlıkla diğer arabaya çarptı. Bir sonraki denemede ise mankenin arabası etrafında döndü, en az 100 metre hedeflenen çekim alanından dışarı çıktı ve park halindeki bir taksiye çarptı. Kurguda bu çekim kullanıldı.

Filmin İngilizce adı olan “Love’s a Bitch” üç hikâyenin de köpeklerle ilgili olmasından türetildi.

El Chivo’nun filmin sonunda köpeğini koyduğu “Negro” ismi gerçekte yönetmen Alejandro González Iñárritu’nun en bilindik lakabı.

Valeri’nin dairesinde dergiyi kurcaladığı sahnede Brad Pitt hakkında bir makale görüntüleniyor. Inarritu, üçlemenin son filmi Babil’de oyuncuyla çalıştı.

Yönetmen Alejandro González Iñárritu, dergideki çalışanlardan biri olarak ufak bir rolde filmde yer aldı.

Alejandro González Iñárritu beklediği ödüle 6 yıl sonra 2006’da Cannes Film Festivali’nde Babil filmi ile kavuştu; En iyi yönetmen ödülünü aldı.

Film 2001’de İstanbul Film Festivali’nde gösterildi ve beğeni kazandı.

Dip Not: 22 Ekim 2013’de yayımlandı, 23 Haziran 2015’de güncellendi.