All Quiet On The Western Front (Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok)

All Quiet On The Western Front aka Bati Cephesinde Yeni Bir Sey Yok

Twitter (@izlenecekfilm) Link: #izlenecekfilm 122

TÜR: Dram, Savaş. SÜRE: 136 Dk. ÜLKE: Amerika. YAPIM YILI: 1930. imdb: 8,1. rottentomatoes: %98.

Savaşın nefret dolu hallerini tüm çıplaklığıyla gözler önüne seren ve ciddi anlamda sinir bozucu bir atmosfere sahip olan Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok, başarılı bir savaş drama filmi.

Filmin ilk bölümünde yer alan, yaklaşık 15 dakika boyunca hiç durmayan bombardıman ve çarpışma sahnesi, izleyicinin savaşın sinir bozucu atmosferini tecrübe etmesini sağlıyor.

Yıllarca cephede bulunan Paul’un, bir gece iç cephede bulunan bir barın duvarında asılı bulunan posterdeki kadına yazılma sahnesi ise nefis.

Konu

I. Dünya Savaşı’nın ilk yıllarında geçen film, Almanya’da öğretmenlerinin milliyetçilik dolu, duygusal konuşması üzerine büyük bir heyecanla askere yazılan ve cepheye giden öğrencilerin üzerinden, savaşın gerçekçi ve sinir bozucu hallerini konu ediniyor.

Hakkında

Alman yazar Erich Maria Remarque’nin aynı adlı romanından George Abbott tarafından yarlanan Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok’un yönetmen koltuğunda Lewis Milestone oturuyor.

Yapım, En İyi Film ve En İyi Yönetmen dallarında Oscar ödülünün sahibi oldu.

1.2 milyon dolar bütçesi olan film, Amerika’da 1,5 milyon dolar gişe ve 3 milyon dolar kiralama hasılatı elde etti.

Ivır Zıvır

Filmin ilk gösterimi 21 Nisan 1930’da 152 dakikalık sessiz film olarak yapıldı. İngiltere’deki gösterimi için 147 dakikası onay aldı ama sonradan 2 dakikası daha sansürlendi ve 145 dakikası gösterildi. 1939’da sesli haliyle yeniden yayınlandı. Çeşitli nedenler yüzünden bazı bölümleri kaybolduğu için günümüzde filmin sadece 133 dakikalık kısmı bulunuyor.

1930’ların ilk aylarında Almanya’da sınırlı sayıda sinemada gösterilen film, ardından Naziler tarafından yasaklandı. Benzer bir şekilde Avusturya ve İtalya’da da yayınlanmasına izin verilmedi. II. Dünya Savaşı’nın ardından, Almanya’da 1952 yılında Batı Berlin’deki Capitol Sinemasında tekrar gösterime girdi.

Filmin, I. Dünya Savaşı’nı kaybetmenin üzüntüsü hala derin bir şekilde yaşanmakta olan Almanya’daki gösterimi sırasında, Nazi taraftarları sıklıkla sinema salonuna koku bombası atarak ya da fareler salarak gösterimi engellemeye çalıştılar.

1930’larda Almanya’da düzgün bir gösterimi yapılmayan ve komşu ülkeler İsviçre, Hollanda ve Fransa’da hınca hınç dolu bir şekilde gösterilen filmi izlemek isteyenler için Almanya’dan komşu ülkelere özel tren ve otobüs seferleri düzenlendi.

İçerdiği kopmuş uzuv görüntüleri ve bol kanlı savaş sahneler yüzünden, döneminin en sert yapımı olan film, 1934’e kadar Amerika’da tam anlamıyla uygulanmayan sansür sistemi (Hays Yasası / Production Code) sayesinde yayınlanabildi. Universal, filmin içerdiği şiddetin konunun öneminden ötürü normal olduğunu ifade etti.

Yönetmen Lewis Milestone, konunun ciddiyetinden uzaklaşmamak için filmde müzik kullanmadı. Fakat bazı sinemaların müziksiz olarak filmi yayınlamak istememesi ve kendi seçtikleri bir müzik eşliğinde sessiz filmi göstermeleri, yönetmenin bir hayli canını sıkmıştı.

1,25 milyon dolar bütçesi olan yapımda 2000’den fazla ekstra oyuncu görev aldı ve 1929 ekonomik krizinin birkaç ay sonrası başlayan çekim süreci, aslında Universal için büyük bir kumardı.

Nazi Almanya’sının İç İşleri Bakanı Wilhelm Frick, Almanları korkak olarak gösterdiği gerekçesiyle filmi yasakladı. Fakat komşu Polonya’nın film, Alman yanlısı olduğu için yasaklaması büyük bir ironiydi.

Filmin otantik havasını arttırması için Lewis Milestone, Los Angeles’da yaşayan ve I. Dünya Savaşı’nda görev almış eski Alman askerlerini araştırarak onlardan dönemin üniforma ve araç gereçlerini edindi. Ulaşılan askerler filmde de Alman asker rolünü üstlendiler. Hatta Alman askerlerinin sipere iletişim telleri çektikleri sahnede, savaşta aynı görevi yapmış olan eski Alman askerleri oynadı.

19 Aralık 2014’te, filmin oyuncu kadrosunda yer alan son oyuncu Arthur Gardner hayatını kaybetti.

Yapım, çocukluğunda geçirdiği bir hastalık nedeniyle sesini kaybeden ve tüm hayatı boyunca oldukça boğuk bir sesle konuşabilen, sessiz sinemanın ünlü komedyenlerinden Raymond Griffith’in son filmi oldu.

Filmin final sahnesi kurgu aşaması sırasında çekildi.

Yapım, Universal’ın En İyi Film Oscar’ını kazandığı ilk film oldu.

Başrol için Douglas Fairbanks Jr. ve uyarlandığı romanın yazarı Erich Maria Remarque düşünülen adaylardandı.

Filmin girişinden;

Bu hikâye ne bir suçlamadır, ne de bir itiraf. Olsa olsa bir maceradır. Ama ölüm, onunla yüzleşenler için asla bir macera değildir. Bu hikâye sadece, harbin bombardımanından kurtulmuş ama tahriplerinden asla kurtulamamış bir nesli anlatmaya çalışmaktadır.

Dip Not: 16 Temmuz 2014’de yayımlandı, 3 Ağustos 2015’de güncellendi.



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir