Ankara Rüzgârı Söyleşisi ve Gençlerbirliğ’nin İlk Logosu

Tanil Bora - Ankara Ruzgari - Genclerbirligi, Ankara Kulubu

13 Nisan 2013, Cumartesi günü Ankara Kulübü Derneği’nin düzenlediği bir söyleşi vardı. Davetiyede, “Cumhuriyet’in ilanı ve Ankara’nın Başkent oluşuyla yaşıt bir Ankara Markası’dır Gençlerbirliği… Gençlerbirliği Spor Kulübü’nün kuruluşunun 90. yıldönümünü Tanıl Bora’nın “Ankara Rüzgârı: Gençlerbirliği” konulu söyleşisi ile kutluyoruz…” diyordu.

Saat 16:15 civarlarında Ankaray’ın Dikimevi çıkışında, Hakan Karakoca ile karşılaştım. Gençlerbirliği rozetleri, anahtarları, atkıları ve Tanıl Bora’nın Gençlerbirliği’nin tarihini yazdığı Ankara Rüzgârı kitaplarını yüklenmiş Köşk’e doğru tırmanıyordu. Bir torbayı da ben aldım ve laklak ederek yukarıya doğru adımladık.

Ankara Kulubu Dernegi, Abadin Pasa Kosku

Daha önce birkaç kez karşısındaki askerlik şubesine gelmiş olsam da Abidinpaşa Köşkü’ne ilk kez geliyordum. 1860’da Vali Konağı olarak yapılan ve dönemin valisi Abidinpaşa’nın konutu olan köşk son yıllarda Ankara Kulübü’ne ev sahipliği yapıyordu. Bahçeye girip merhabalaştıktan sonra etrafı dolaşmaya başladım. Köşkün arka bahçesinden Ankara Kalesi net bir şekilde görünüyordu. Bu da köşkün oldukça yüksekte olduğunun kanıtıydı.

Köşkün içine girdiğimde ilk ilgimi çeken duvarda asılı olan ve futbolcularının imzalarını taşıyan Gençlerbirliği, Ankaragücü ve Hacettepe formaları idi. Onun hemen altında ise davetiyeler bulunuyordu. Bugünkü söyleyişinin davetiyesinde Gençlerbirliği’yle ilgili daha önce görmediğim iki tane siyah beyaz fotoğraf vardı. Acayip hoşuma gitmişti. Merakla fotoğraflar hakkında bir bilgi olup olmadığını araştırmaya başladım ve buldum!

1922 - Tas Mektep 7. Sinif, Genclerbirliginin Cekirdegi

“Ön kapak fotoğrafı Gençlerbirliği’nin bilinen ilk fotoğrafıdır. 1922 yılına ait fotoğrafta, Gençlerbirliği Spor Kulübü kurulmadan önceki Gençlerbirliği’nin çekirdeğini oluşturan Taş Mektep’in 7. Sınıf futbolcuları yer almaktadır.”

2 Agustos 1924 - Genclerbirligi

“Arka kapak fotoğrafı ise 2 Ağustos 1924 yılındaki Numan’lı, Halid’li, Celâl’li, Mustafa’lı kadrosu belgelenmektedir. (Turan Tanyer Arşivi)”

Biraz sonra, Tanıl abi, eski başkan Hasan Şengel, “son Hacettepeli” Lütfü Yanar, eski futbolculardan birkaçı, en eski Gençlerbirliklilerden bazıları ve taraftarlar geldi.

Hacettepe ve Ankara futbolu aşığı Lütfü amca ile bir süre muhabbet ettik. Gençlerbirliği OFTAŞ’ın adının Hacettepe yapılmasında ön ayak olan ve Ankara’nın en önemli ama unutulan değerlerinden biri olan Hacettepe Spor Kulübü’nün adını yaşatmak için çırpınan Lütfü amca, yanında Tanıl abiye iletmek üzere, 1940’larda, şu anda Ahmetler’deki benzinliğin bulunduğu yerde, o günlerde bulunan futbol sahasında Gençlerbirlikli ve Hacettepe’li futbolcuların bir fotoğrafını gösterdi. Uzun uzun ve iştahla o günleri, futbolcuları anlattı. Bir kere daha, bitmez tükenmez azmine saygı duydum. Ve bir kez daha, birileri tarafından kapatılmış, yok edilmiş bir kulübü yaşatmak için uğraşan ve bunu başaran Lütfü amcanın karşılıksız sevgisine hayran oldum

İçeri geçtik. Tanıl abi, Gençlerbirliği’ni anlatmaya başladı. Nasıl kurulduğunu, renklerini nasıl seçtiğini, taraftarlarını, bazıları için “okumuş, efendi çocuklar”, bazıları için ise “züppe” olarak nitelendirilmelerini, İstanbul’a kafa tutuşlarını, düşüş yıllarını, karalık/zor günlerini, Hasan şengel’i, Rafael Demircan‘ı, Cemalettin Sakallıoğlu‘nu sonrasında da İlhan Cavcav’ı anlattı.

“Her futbol kulübü bir roman kahramanıdır. Bazıları piyasa romanının, bazıları ise polisiye. Ama Gençlerbirliği büyük bir romanın kahramanıdır.” dedi. Ve ekledi, “kulüpler kendi kimliklerine sahip çıkmalı. Gençlerbirliği’nin tarihi kendi hazinesidir.”

Konuşması bittikten sonra sözü izleyicilere verdi. Biri, 1960’larda Küçük Esat’ta otururken komşuları olan Gençlerbirliği futbolcularını ve nasıl Gençlerbirlikli olduğunu anlattı. Seyfi Bey, Rafael Demircan’ın Cebeci’deki dükkanını 17 bin 500 liraya satın aldıklarını, Rafi abinin de parayı Gençlerbirliği’ne verdiğini söyledi. “Biz de destek olmak için bin lira fazla vermiştik” dedi.

Genclerbirligi Eski Logo

Sonrasında ise, bizi büyük bir sürpriz bekliyordu. Emekli Profesör Mustafa Akbulut söz aldı. Önce Tanıl Bora’ya teşekkür etti ve koleksiyoner bir arkadaşında Gençlerbirliği’nin ilk kurulduğu yıllara ait bir üyelik cüzdanı olduğunu anlattı. Onu arkadaşından alıp Gençlerbirliği Spor Kulübü’ne armağan etmek istediğini ama arkadaşını bir türlü ikna edemediğini söyledi. Sonra da, Tanıl abiye takdim etmek için cüzdanın renkli fotokopisini çektirdiğini söyledi ve ona uzattı. Çok heyecanlanmıştım. Çünkü fotokopide Gençlerbirliği’nin üzerinde Osmanlıca olarak, “Ankara, Gençlerbirliği Spor Kulübü, Tarih-i Tesisi: 1339” yazan kırmızı-siyah çubuklu ilk logosu vardı. Ve bu armayı bugüne kadar hiçbir yerde görmemiştim! İçim içime sığmıyor ve söyleşi bitse de gidip şu logoya yakından baksam diyordum.

Muhittin Bey, 226 Numarali Genclerbirligi Uyesi

Söyleşi bittikten sonra hızlıca Tanıl abinin yanına gidip fotokopiyi istedim. Fotoğrafını çektikten sonra Mustafa Bey ile konuşmaya başladım. Üyelik cüzdanındaki Osmanlıca yazıları benim için okudu.

Adı: Muhittin
Baba Adı: Ahmet
Meşguliyeti: Muallim (Öğretmen)
Doğum Yeri: Beypazarı
Doğum Tarihi: 1319 (1903)
Üye No: 226
Tarih: 1344 (21 Nisan 1928)

Ankaray’a doğru Hakan’la yürürken, bir süre önce tekrar satışa çıkartılan Ankara Rüzgârı kitaplarının son nüshasının da bugün satıldığını öğrendim.

Genclerbirligi.Osmanlica.Eski.Logo.x400

Pazartesi günü, Türkiye’deki futbol kulüplerinin bir çoğunun logosunu tekrardan çizenlerden (temize geçirenlerden) biri olan, futbollogo.com‘un yürütücülerinden Mehmet İmamoğlu, Gençlerbirliği’nin ilk logosunu tekrardan çizdi. Tasarımcı arkadaşım Onur Mermer ise dış çerçeve renginde destek oldu ve ortaya bu güzel çalışma çıktı…

Logonun küçük halini macanilari.com’a kayıtlı Gençlerbirliği’nin 1929 öncesi maçlarına da ekledim. Örneğin: 1925 Sezonu Ankara Ligi 3. Hafta Maçı Anadolu Turan Sanatkarangücü 2-0 Gençlerbirliği

gencler_org_yeni_header

Salı günü ise Osmanlıca logoyu Onur Mermer’in katkısıyla www.gencler.org : Gençlerbirliği Taraftarlarının Haber ve İstatistik Sitesi‘nin headerına da ekledim.

Eklenti notu (14 Mart 2019): Bu hikayeyi bloguma yazıp yayınladıktan sonra bir anda logonun her yere dağılması oldu. Birileri wikipediaya koydu, birileri tişörtlere basıp satmaya başladı…

Birkaç ay sonra Ozan Güler Abi’nin logonun camlattırılmış halini satın alıp bana armağan etmesi ise olayın zirve noktasıydı…

Uzun lafın kısası; paylaşmak güzeldir… 🙂

“Ankara Rüzgârı Söyleşisi ve Gençlerbirliğ’nin İlk Logosu” üzerine bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.