Yaşlı Adam ve Deniz (İhtiyar Balıkçı) (The Old Man and the Sea, 1952), Ernest Hemingway

Sherwood Anderson’ın Kasabamız (Winesburg, Ohio) romanını okuduktan sonra yaptığı ufak araştırmada Anderson’un yazı üslubuyla içinde Ernest Hemingway’in de bulunduğu birçok yazara ilham verdiğini öğrenmiştim. Aynı günlerde Eren, hem Yaşlı Adam ve Deniz’in kitabından hem de 1958 yapımı filminden büyük bir hayranlıkla bahsetmişti. Romanın konusunu duyduğumda ise merakım daha da arttı, çünkü bir roman için elde çok az karakter vardı…

Santiago, Kübalı yaşlı bir balıkçıdır. Elinde büyümüş olan bir çocukla beraber avlanmaktadır. Fakat 84 gün boyunca balık tutamayıp, çocuğa para veremeyince artık tek başına avlanmaya başlamıştır. Çocuk onu babası gibi sevmekte ve onunla beraber ava gitmek istemektedir ama Santiago ailesine para götürmesi için başkaları ile balığa çıkmasını istemektedir. Santiago 85. gün Körfez Akıntısı’nda (Gulf Stream) bir kere daha balığa çıkar. Bir süre bekledikten sonra bir yelken balığı (çeviride kılıç balığı diye geçiyor) zokasını yutar. Fakat devasa bir avdır ve yaşlı adam günlerce onu takip etmeye başlar. Bu sırada kendi hayatıyla, avcılıkla, avla, dünyayla hesaplaşmaya başlar…

Ernest Hemingway, Yaşlı Adam ve Deniz’i 1951’de Küba’da kaleme almış ve 1952’de yayınlanmış. Roman, yazarın hayatı boyunca yayınladığı en son büyük yapıtmış. Aynı zamanda da en çok tanınan eserlerinden biri. Yaşlı Adam ve Deniz, 1953’de Pulitzer ve 1954’de Nobel ödülleri almış.

Bilgi tarafından basılan (benin okuduğum 41. baskı idi) kitabın tasarımını çok çok beğendim. Ortadaki balıkçının parlak bir pul gibi kabartma tasviri ve deniz ve gökyüzünün harika sunumu yüzünden. Ayrıca kitaptan alıntı yaptığım Deniz-Kadın tanımı inanılmaz güzel!

Bir dip not olarak: Kitabın orijinalinde Santiago’nun yakalamaya çalıştığı balık yelken balığı imiş. Fakat benim okuduğum çeviri dâhil birçok çeviride benzerliğinden ötürü kılıç balığı denmekteymiş. Bu bilgi ilk bakışta önemli gibi görünmese de devamı romandaki anlamı oldukça değiştiriyor. Çünkü yelken balığının en çok dikkat çeken ve önemli özelliği dünyadaki en hızlı balığı olmasıymış. Neredeyse çita kadar (belki daha fazla) hıza ulaşmaktaymış. Dünyadaki en hızlı balık olduğundan yakalanması çok zormuş. Bu yüzden yakalanmasını tesadüfe, şansa, ya da balığın hastalığına bağlarlarmış.

Kitaptan;

Denizi her zaman İspanyolların, sevgiyle adlandırdıkları la mar olarak düşünürdü. Onu sevenler, kimi vakit kötü şeyler de söylerler ama yine de bir kadın olarak düşünürler. Ağlarının başına şamandıra koyan, köpekbalığı ciğeri fazla para ettiği zaman motorlu kayık alan genç balıkçılardan bazıları ondan, erkek olarak el mar diye söz eder. Onu bir rakip, bir yer, bir düşman olarak görürler. Yaşlı adam onu her zaman bir kadın, her zaman veren bir şey, ya da büyük yararlar sağlayan bir kaynak olarak düşünür ve eğer azıp etrafına kötülük saçacak olursa, bunu da iradesi dışında, doğası gereği olarak kabul ederdi. Mehtap bir kadını etkilediği denli onu da değiştirir, bambaşka yapardı.

* * *

“Balık da dostum oldu” diye yüksek sesle mırıldandı. “Böyle balık ne gördüm, ne de duydum doğrusu. Ne olursa olsun onu öldürmek zorundayım. Yıldızları öldürmeye kalkmadığımıza iyi ediyoruz; ya bir de onu yapsaydık!”

“Ya bir de her gün ay’ı öldürmeye çalışsaydık.” diye düşündü. “O zaman ay kaçardı. Fakat ya her gün güneşi öldürmek gerekseydi? Şanslı adamlarız vesselam!”

Sonra yiyecek bir şeyi olmayan zavallı balığa acımaya başladı; ama bu duygu onun öldürme kararını zerre kadar sarsmıyordu. “Kim bilir kaç kişinin karnını doyuracak” diye düşündü. “Acaba onu yemeye layık mıdırlar? Hayır, ne münasebet. Bu ağırbaşlılığa, tavırlarındaki bu soyluluğa bakılırsa onu yemeye layık kimse yok.”

“Benim bunlara aklım ermez” diye düşündü.

“Ne var ki güneşi, yıldızları, ayı öldürmeye kalkmadığımıza iyi ediyoruz. Denizlere çıkıp gerçek kardeşliklerimizi öldürmek yetiyor bize.”

tr.wikipedia’dan;

Hikâyedeki olay ve kahramanlar semboliktir. Son derece koyu bir Katolik olan Hemingway kitabında İncil’den öğeleri işlemiştir. Örneğin hikâyenin son kısmında balıkçının sereni toplayıp sırtına vuruşu İsa’nın gerilmeden önce sırtında çarmıhı taşıyışını, sonra yüzükoyun kolları uzatıp avuç içleri yukarı şekilde derin bir uykuya dalışı da çarmıhtan indirilişten sonraki tabloyu anlatır. Hikâyenin baş kahramanının adı Santiago İspanyolca ‘da Aziz Yakup’a verilen isimdir ve çile çekişin sembolüdür.

“Yaşlı Adam ve Deniz (İhtiyar Balıkçı) (The Old Man and the Sea, 1952), Ernest Hemingway” üzerine 2 yorum

  1. Ağzına sağlık Mali, çok güzel yazmışsın, kitaptan yaptığın alıntılar da çok güzel, bazı yerlerde gözlerim doldu. Yeniden okumak lazım bu kitabı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.