UEFA’ya Temiz Futbol Mektubu: Bu Bir Temiz Futbol Arayışıdır!

Türk futbolu, Temmuz 2011’den beri büyük bir kaos içerisinde. Türkiye’deki kirli futbolun temizlenmesini isteyen ve bir yerden başlanması gerektiğine inanan bizim gibi birçok futbolsever gelişmeleri ilgi ile takip ediyor. Fakat her geçen gün “temiz futbol” umutlarını yitiriyorlar. Çünkü yetkililer sürekli topu taca atıyorlar. Gelinen noktada, yeni futbol federasyonu başkanının “gerekirse Avrupa’ya gitmeyiz. Ne olacak?” gibi şok edici açıklamaları ile Türk futbolu Avrupa’dan dışlanma tehlikesi ile karşı karşıya.

İşte bu yüzden, önce futbolsever, ardından da iki tane Gençlerbirlikli taraftar olarak Erdem Ceydilek ile ben Mehmet Ali Çetinkaya, UEFA’ya “temiz futbol” istediğimizi dile getiren bir mektup hazırladık. İlgili mektubu kendi imzalarımızla hem postaya verdik hem de uefa.com’a e-posta attık.

Sizler de okuduktan sonra “Temiz Futbol Mektubu”na ortak olmak isterseniz, aşağıdaki yollardan biri ya da birkaçı ile birlikte “kendi imzanızla” destek verebilirsiniz;

  1. İngilizce mektubun çıktısını alıp altına isim ve soyisminizi yazıp “Route de Genève 46, Case postale, CH-1260 Nyon 2, Switzerland” adresine postalayabilirsiniz.
  2. info@uefa.com, michel.platini@uefa.ch veya gianni.infantino@uefa.ch adresine İngilizce mektubu e-posta gönderebilirsiniz.
  3. Blogunuz ya da sitenizde mektubu kendi imzanızla yayınlayabilirsiniz.
  4. Twitter’da #BuBirTemizFutbolArayisidir kanalında görüşlerinizi paylaşabilirsiniz.

Türkçe Mektup;

Konu: Bu Bir Temiz Futbol Arayışıdır!

Sayın Yetkili,

Ben Türkiye’de yaşayan bir futbolseverim. Bu ülkede futbolu takip eden herkes bugüne kadar birçok kez şike söylentisi duydu, okudu, izledi. Fakat bunların neredeyse hiçbiri yetkili makamlarca ciddiye alınmadı ve üzerine gidilmedi. Hiçbir şey yokmuş gibi davranıldı ve yola devam edildi. Bu yüzden de futbola olan güvensizlik her geçen gün büyüdü. Birçok futbolsever futbola küstü. Hatta futboldan nefret etti. Bugün ülkede oynanan hiçbir maçın hak edilerek kazanılmadığı düşünülüyor.

Temmuz 2011’de başlatılan şike soruşturması, benim gibi Türkiye’deki futbola hiçbir güveni kalmayan futbolseveri umutlandırmıştı. Çünkü soruşturma kapsamında Türkiye’nin “dokunulmazlar” dediği 3 büyük kulübünden ikisinin de adı geçiyordu. Hatta birinin başkanı ve diğerinin teknik direktörü ile önemli bir yöneticisi gözaltına alınmıştı. Büyük bir merakla soruşturmayı takip etmeye başladık.

Sadece son 4 ayın kapsama alındığı soruşturmada, tablo o kadar vahimdi ki, adeta yıllardır neden futbola güvenmediğimiz kanıtlanıyordu. Özerk futbol federasyonumuzun iş bu kadar ayyuka çıkmışken bir kere daha “onları” koruyamayacağını düşünmeye başlamıştık bile.

Ama olmadı! Futbol Federasyonu, her adımda topu taca attı. İşi sürekli uzattı ve sulandırdı. Soruşturmada adı geçen takımlar hakkında ne pozitif ne de negatif hiçbir net açıklama yapmadı. Türk futbolunda büyük bir kaos yaşanırken ligler kör-topal başlatıldı.

Son genel kurulda “benim Fenerbahçeliliğim tartışılmaz” diyerek kendini savunan özerk Futbol Federasyonumuzun başkanı, topu bir kere daha taca attı ve istifa etti. İstifasının ardından birinci tanıkların ağzından federasyon başkanının Fenerbahçe’yi düşürmemek için verdiği amansız mücadele yazılıp çizildi.

Bugün şike soruşturması kapsamında teknik direktörü ve önemli bir yöneticisi yargılanan Beşiktaş’ın başkanı, federasyon başkanı seçildi. Seçim öncesi basına yansıyan ilk açıklamalarında “UEFA ile anlaşacağız. Anlaşamazsak Türk takımları Avrupa’ya gitmez ne olacak!” gibi inanılmaz sözler sarf ediyor.

Türk futbolunun temizleneceğine olan inancımız gün geçtikçe azalıyor. İlk günlerde “Bu ülkede büyüklere hiçbir şey yapılmaz!” diyenler, ne yazık ki bir kere daha haklı çıkmak üzereler. Ortada kimsenin üstünü örtemediği bir şeyler var ama kimse bunun adını koymaya cesaret bile edemiyor.

Bu dramatik süreç, Türkiye’de futbolu yönetenlerin temiz futbolu ve güven ortamını futbol sahalarına getiremeyeceklerini bir kere daha kanıtlanmıştır. Bu yüzden temiz futbol isteyenler olarak UEFA’nın bu oyuna ortak olmamasını istiyoruz. UEFA’nın Türkiye’ye temiz futbolun gelmesi için sonuna kadar mücadele edeceğine ve gerekeni yapacağına inanıyoruz. Ve yaşananları takip etmeye devam ediyoruz.

Saygılarımla,

İngilizce Mektup;

Subject: A Quest for Fairplay!

Dear Sir/Madam,

I’m a football fan living in Turkey. It is not a secret that football in Turkey has been full of match-fixing. Everyone has either heard or read or watched the match-fixing stories. Unfortunately, none of the competent authorities has taken these claims serious and cracked down on them. All of the actors in the competent authorities have pretended as if everything is fine and by the book of the universal football norms, intentionally or willy-nilly. As a result of this “collective” neglect, so many football fans have turned their back to the games, even started to hate the game. You cannot even find a single football fan who thinks that the games are won deservingly in Turkey.

The match-fixing scandal erupted in July 2011 and the following investigation and case gave hope to millions of football-lovers including me as two of the three “untouchables” of football in Turkey were also in the investigation file. Moreover, Fenerbahçe president on the one hand, and Beşiktaş coach and member of board on the other, were taken into custody. We started to follow up the investigation with curiosity and hope.

Although the investigation only covered the last 4 months, the picture was so calamitous that it was proved that we were so right in having second thoughts about the football in Turkey. With a slice of hope, we just started to think that our “self-governing” and “autonomous” football federation will not dare to protect “them” once more, while all the mess was so overt.

But the hopes were destroyed again! Football Federation preferred to throw the ball out of bounds. They chose to play for the time and to sidestep instead of taking necessary actions. Federation did not even make a statement about the mentioned clubs, either positively or negatively. The leagues started perfunctorily despite the chaos.

In the last general assembly of Football Federation, the former president defended himself through rising that no one should have a suspicion on his fanship for Fenerbahçe, and then resigned. Following his resignation, the media was full of primary witnesses who were talking about how the former president spent effort to prevent Fenerbahçe from relegation.

Today, Football Federation has elected the new head of the federation: The former Beşiktaş president, whose coach and an important member of board were judged within the investigation. He was also the one who declared that “We will have an agreement with UEFA. If not, Turkish teams will not participate to the UEFA competitions. It’s not a big deal!”

Our belief in a possible cleanup in football in Turkey is diminishing each day. The recent investigation has shown that “no one can touch the three bigs” is still a valid and right statement in Turkey. There is a mess around that nobody can suppress, but the competent authorities cannot even dare to name it!

The dramatic period of match-fixing investigation has proven that the competent authorities and competent people in Turkey lack the capacity and courage to provide a fair play environment. This is why we, as fairplay seekers, want UEFA to take an active role in this chaos. We believe that UEFA will do its best to bring fairplay to Turkey.

We also declare that we will be attentive followers of the process, both in national and international level.

Sincerely yours,

“UEFA’ya Temiz Futbol Mektubu: Bu Bir Temiz Futbol Arayışıdır!” üzerine 2 yorum

  1. lütfen uefa şu şike yapanları küme düşürün ve türk futboluna müsamaha göstermeyin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.