Dexter ve 6. Sezon

Dexter Morgan ile bundan 5 yıl önce tanışmıştık. Gündüzleri LAPD’de kan analisti olarak çalışan Dexter, akşamları bir türlü önüne geçemediği “açlığını” doyurmaya çalışıyordu. Hem polis hem seri katil…

Her biri 48-55 dakika süren 12 bölümden oluşan ilk sezon her şeyi ile kusursuzdu. Hiçbir fazlalığa yer verilmeden işlenen konu, anlatım ve işleyişteki tutarlılık, ters köşe son…

Bana göre dizinin en büyük farklılığı bir seri katilin tüm uğraşlarına rağmen önüne geçemediği öldürme içgüdüsünü ve yaşadıklarını anlatıyor olması idi. Kısacası izleyiciyi bir seri katille empati kurdurmasıydı…

İlk 4 sezon arada iniş çıkışlar olsa da Dexter çok ciddi bir konu bütünlüğü izledi. Dexter ve yan karakterlerin “duruşlarında” herhangi bir değişim olmadı. Bu yüzden her zaman tutarlıydılar. Moda tabirle hiç bozmadılar.

Her sezon bir yandan Dexter’ın diğer insanlara empati kurarak ya da gözlemleyerek kendini sorgulaması, neden normal olmadığını anlamaya çalışması ve sürekli açılabileceği (aynı “kaderi” paylaşan) birini bulma çabaları işlenirken bir yandan da sezonun “kötü” seri katilini bulması konu edildi. İlk üç sezon bittiğinde genel olarak “konu” da kapanıyordu. Yani her sezonu bağımsız olarak da izleyebilirdiniz. Ama 4. sezonun finalinde çok radikal bir şey oldu. Yapımcılar Dexter’ın tüm düzenini bozacak bir hamle yaptılar. Benim gibi birçok Dexter fanı bir yandan hoşlarına giden bir şaşkınlık yaşamışlardı ama bir yandan da dizinin “konudan” ve “karakterlerden” ödün vermeyen tavrının nasıl bir seyir izleyeceğini merak etmeye başlamışlardı.

Bu yüzden 5. sezon çok önemliydi. Ama ne yazık ki ilk 4 sezona göre vasat bir sezon oldu. Bana göre bunun en büyük sebeplerinden biri Dexter karakterinin değiştirilmeye başlanması idi. İlk 4 sezon çok tutarlı ve tüm gereksizliklerden arındırılmış kurgunun yavaş yavaş bozulmaya başlaması da kötü gidişatın habercisi idi.

6. sezon başlarken benim aklımda “toparlayacaklar mı, yoksa iyice dağılacak mı” sorusu vardı. Ve maalesef 6. Sezon, 5. sezonu bile aratan bir seyir izledi. Dexter’ın inanılmaz derecede hatalar yaptığı, göstere göstere arkada izler bıraktığı, umursamaz tavırları ve tamamen tribüne oynayan saçma replikler, şirinlikler, aksiyon sahneleri derken çok boş ve kötü bir sezon geçti gitti.

Şu andan görünen, güzel bir dizinin daha sonuna geldiğimiz…

Ne yazık ki elimizden “huzur içinde yatsın” demekten başka da bir şey gelmiyor…

Bir dip not olarak: Dexter televizyon dünyasına merhaba dediği günler Lost’un en şaşalı zamanlarına denk geliyordu ve Amerika’da yayınlanan dizilerin sürekli uzun uzun aralar vermesinden ötürü izleyiciler çok kızgındı. Dexter ise ilk sezon 12 bölümü hiç ara vermeden 4 ayda yayınlayıp bitirmişti. Takdiri hak ediyordu doğrusu. Ama bunu ilk sezonun “gazı” olarak düşünmüştük.

Fakat Dexter yayın politikasını hiç bozmadan 6 sezon boyunca 12 haftada 12 bölüm olarak yayınlandı. Şu anda düşündüğümde, sanırım dizinin gidişatında hiç bozulmadan devam eden tek şey de bu oldu…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.