Türkiye’den bir Stoke geçmişti

Stoke City, 29 Eylül’de ilk kez bir Türk takımı ile resmi bir maç yapacak. Ama İngiliz ekibi, bundan 49 yıl önce Türkiye’ye gelmişti. Hem de efsane sağ açığı ile birlikte… Mehmet Ali Çetinkaya yazdı.

Tarih 8 Mayıs 1962. İstanbul ve tüm Türkiye 20.30’da Mithatpaşa’da oynanacak olan Stoke City – Fenerbahçe maçının sonucunu merak ediyor…

O yıllarda, şöhreti ya da “özel” bir durumu bulunan takımlar, ülke ülke dolaşmakta ve dostluk maçları yapmaktadırlar. İngiltere İkinci Ligi’nde yer alan ve dünyanın en eski ikinci takımı olan “Çömlekçilerin” özelliği ise, bünyelerinde bulunan 47 yaşındaki “sağ açıklar kralı” Stanley Matthews’dur.

İsrail’de yaptıkları maçların ardından 7 Mayıs 1962’de İstanbul’a gelen uçağın merdivenlerinden, üzerinde gri, kumlu bir elbise ve lâcivert bir kravat, başında nefti bir şapka taşıyan uzun boylu, zayıf yüzlü, kır saçlı Matthews, ağır ağır inerken birden, çakan flâşların karşısında bir an durur. Ve sonra mağrur bir eda ile başından şapkasını çıkarıp, kendisini karşılayanları selâmlar.

Matthews, ayağının tozuyla Mithatpaşa’yı gezer ve sahanın hem pürüzlü, hem toprak, hem de sert olmasından yakınır. Sağ açık mevkisinin çim olmasına sevindiğini söyler. Karşısında oynayacak olan sol beki sorar. Rakibi Özcan’ın 20 yaşında olduğunu öğrenince, “Oo, çok genç. İkimiz de çıplak ayakla oynasak daha memnun olurum” der. Türkan Türker’e verdiği röportajda, daha uzun yıllar futbol oynamak istediğini belirtir. O sezon Real Madrid’in yaşlı bir takım olmasından dolayı Şampiyon Kulüpler Kupası’nı Benfica’ya kaybettiği eleştirilerine “ben futbolda yaş faktörünü kabul etmiyorum. Benfica kolektif futboluyla maçı kazandı” diye cevap verir. Profesyonel futbolculara, çok çalışmayı, çok antrenman yapmayı ve hayatlarını disipline sokmayı tavsiye eder.

İlginçtir, aynı günlerde Türkiye, 38 yaşındaki Lefter’in futbol oynamak için yaşlı olup olmadığını tartışmaktadır. Halit Kıvanç, Matthews’a bu durumu sorar. Matthews, “38 yaşında ha? Benim için bebek sayılır. Herhalde şu anda futbol hayatının en iyi yıllarını yaşıyordur. Daha uzun yıllar futbol oynamasını tavsiye ederim. Benim için en esaslı devre 50 yaşına vardığım devre olacaktır.” der…

Lefter cezalı olduğu için Stoke’a karşı forma giyemez. Fenerbahçe maçı 89. dakikada Şeref’in attığı kafa golü ile 1-0 kazanır. Karşılaşmadan sonra Namık Sevik, “filmlerde gördüğümüz, hayat hikâyesini okuduğumuz. Dünya sağ açıklar kralı, genç futbolculara taş çıkartırcasına gayretli ve arzuluydu” derken, Gündüz Kılıç, “1950’de izlediğim muhteşem oyuncunun güç kaybettiğini izlemek içimi burktu” diye yazar…

Stoke, sonraki maçlarda, Galatasaray’a 2-0 yenilir. Fenerbahçe’yi 1-0 yener, Altay’la İzmir’de 1-1 berabere kalır ve Matthews’un maçtan önce, “sonunda özlediğimiz çim bir sahada mücadele edeceğiz” dediği Ankara 19 Mayıs Stadında Gençlerbirliği’ni 1-0 yener.

Akıllarda Namık Sevik’in, “‘Matthews’i ben de seyrettim’ diyebilmek küçümsenecek hâtıra mıdır?” sözleri kalır.

50 yaşına kadar futbol oynayan ve “İngiltere liglerinde forma giyen en yaşlı futbolcu” ünvanını kazanan Matthews, 55 yaşında teknik direktörlük yaptığı Hibernians kulübünde de maça çıkar.

29 Eylül 2011, tr.eurosport.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.