Futbolseverlik ve En Üst Aşamadaki Taraftarlık Üzerine

Futbol taraftarlığı ile futbolseverlik arasında hep bir ayrım olmuştur. Birçok kişi kendisinin “… taraftarı” diye tanımlanmasından büyük haz duyar. “Futbolsever” kelimesi ise daha çok “Tribünlerde binlerce futbolsever maçın başlamasını bekliyor…” gibi “genel” ve “çoğul” bir anlamda kullanılır.

Taraftarlığın birçok aşaması vardır. Bu aşamanın ilk basamağında yer alanlar sadece “… tutuyorum ama pek takip etmem” derken, son basamağındakiler “ben sadece … takımının taraftarıyım. Diğerleri umurumda bile olmaz” derler.

Bu aşamada yukarı doğru çıkarken futbolseverlik aynı oranda aşağıya iner… Çünkü basamaklar yükseldikçe futboldan çok sadece bir takıma olan sevginin şiddeti baskınlaşır. Öyle bir sevgidir ki bu, platonik bir aşk gibi yaşanır. O takım taparcasına yüceltilir. O’na şöyle ya da böyle eleştiriler sunanlar düşman ilan edilir. O’nu çağrıştıran renkler hayatın tek renkleri olur. O’nun başarısında en büyük hazlar yaşanır, başarısızlığında ise tüm dünya anlamsızlaşır…

Futbolseverlik ise en basit anlamı ile futbolu sevendir… Futbol oynamayı, futbol izlemeyi, futbol konuşmayı sevendir. Tuttuğu takımı seven ama bu sevgiyi rakipleri için nefrete dönüştürmeyendir. Futbolu kuralları içinde anlamlaştıran, kaybettiğinde üzülen ama rakibini de tebrik edendir. Çünkü takımı kaybetse de futbol oynanmış ve futbolsever de o futbolu izlemiştir…

Futbolsever yabancı bir şehre, yabancı bir ülkeye gittiğinde denk gelirse (hatta denk getirerek) hiç tanımadığı takımlar ve insanlar arasında maç izlemeyi sever. Çünkü farklı bir ülkedeki, farklı bir şehirdeki stadın, futbolun, taraftarların, futbolcuların nasıl olduğunu merak eder. Taraftar ise sadece kendi takımının başka şehirde, başka ülkede yaptığı maçları izlemek ister…

Futbolsever deplasmana gittiğinde rakip takımın atkısını / formasını hatıra diye satın alıp çantasına atar ya da maçta kendi takımının atkısı ile birlikte boynuna takar…

Futbolsever stadının dış sahasındaki amatör küme maçını Barcelona – Real Madrid maçını izliyormuş gibi dikkatlice takip edip oyunculara kendince not verir. Taraftar ise hemen stada gidip saatlerce kendi takımının sahaya çıkmasını bekler…

Futbolsever futbola ait her yazıyı, her kitabı, her araştırmayı okurken, taraftar sadece kendi takımı ile ilgili olanlara bakar…

Futbolsever dünyada tek bir takım varmış gibi davranmaz, zira futbol oynamak için en az 2 takım olması gerektiğini bilir…

30 Aralık 2010

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.